1
00:00:02,000 --> 00:00:07,000
Downloaded from
YTS.MX

2
00:00:02,002 --> 00:00:03,697
<i>Kefaret Günü tanışmıştık</i>

3
00:00:03,722 --> 00:00:06,454
<i>Göğün İsrail'in gözyaşlarıyla
dolup taştığı gün...</i>

4
00:00:06,479 --> 00:00:08,216
<i>İlk kez beraber inceledik...</i>

5
00:00:08,000 --> 00:00:13,000
Official YIFY movies site:
YTS.MX

6
00:00:08,258 --> 00:00:10,051
<i>...ruhlarımızın topraktan yapısını.</i>

7
00:00:10,093 --> 00:00:12,220
<i>O eski ve antik kalıntıları...</i>

8
00:00:12,262 --> 00:00:14,222
<i>Sizinkinde belli bir şeffaflık vardı.</i>

9
00:00:14,264 --> 00:00:16,339
<i>Ve içinden ışıyan bir ametist parıltısı...</i>

10
00:00:16,364 --> 00:00:18,308
<i>Bilinçlerimiz ustaca ikna etti bizi...</i>

11
00:00:18,333 --> 00:00:20,315
<i>...gölün üzerinde bir parkta olduğumuza.</i>

12
00:00:20,340 --> 00:00:22,232
<i>Alev rengi sonbahar ağaçları vardı.</i>

13
00:00:22,272 --> 00:00:24,232
<i>Ruhlarımız morarmıştı
acı çekmekten...</i>

14
00:00:24,274 --> 00:00:26,234
<i>Ama oraya henüz varmamıştık.</i>

15
00:00:26,276 --> 00:00:28,236
<i>Bulutlu gökyüzünden duyuldu şiddetle...</i>

16
00:00:28,278 --> 00:00:30,238
<i>...Kudüs'ün Sur sesinin yüksek melodisi.</i>

17
00:00:30,280 --> 00:00:32,240
<i>Başmelek güneşi söndürdü önce.</i>

18
00:00:32,282 --> 00:00:34,242
<i>Ve kasvetli yeryüzü infilak ediyordu.</i>

19
00:00:34,284 --> 00:00:39,028
<i>Bu ilk buluşmamızdı.
Bir sonrakiyse Kıyamet Günü'nde olacak.</i>

20
00:04:38,066 --> 00:04:40,784
Harvard Üniversitesi
Houghton Kütüphanesi'nde...

21
00:04:40,809 --> 00:04:43,088
...Polonyalı şair Zofia Bohdanowiczowa...

22
00:04:43,113 --> 00:04:45,437
...tarafından yazılmış ve
Polonyalı yazar Jozef Wittlin'e...

23
00:04:45,461 --> 00:04:47,565
...gönderilmiş 25 mektup bulunmakta.

24
00:04:47,590 --> 00:04:49,821
Her iki yazar da İkinci Dünya Savaşı
sırasında Polonya'dan sürülmüş.

25
00:04:49,845 --> 00:04:52,370
Zofia, Galler, Penrhos'a taşınmış...

26
00:04:52,480 --> 00:04:54,589
...sonra da Kanada, Toronto'ya yerleşmiş.

27
00:04:54,683 --> 00:04:59,985
Jozef New York'ta yaşamış. Mektuplaşmaları
1957'den 1964'e kadar sürmüştür.

28
00:05:03,887 --> 00:05:06,082
Merhaba. Birkaç mektup
bakmaya gelmiştim...

29
00:05:06,107 --> 00:05:08,581
...Józef Wittlin'in yazışmaları
ve derlemeleri bölümünden.

30
00:05:08,606 --> 00:05:10,453
Daha önce Houghton Kütüphanesi'nde
bulunmuş muydunuz?

31
00:05:10,477 --> 00:05:11,686
Ah, hayır.

32
00:05:11,728 --> 00:05:13,456
- Peki kütüphane kartınız var mı?
- Evet, şimdi aldım.

33
00:05:13,480 --> 00:05:14,689
Görebilir miyim, lütfen?

34
00:05:17,901 --> 00:05:21,596
Aradığınız koleksiyonun
numarasını söyleyebilir misiniz acaba?

35
00:05:27,661 --> 00:05:29,746
Adı... MS Slavic 7.

36
00:05:31,956 --> 00:05:35,502
Tam olarak 446 eser bulunmakta...

37
00:05:35,543 --> 00:05:38,171
...Wittlin yazışmaları ve
derlemeleri bölümünde.

38
00:05:38,213 --> 00:05:40,215
Sıra numarası var mı elinizde?

39
00:05:40,256 --> 00:05:44,052
Sıra numarası 23,
Zofia Bohdanowiczowa.

40
00:05:44,094 --> 00:05:46,596
Gayet güzel.

41
00:05:46,638 --> 00:05:48,473
Sandık bu kütüphanede.

42
00:05:48,515 --> 00:05:51,226
Sizin için hazırlamam
15 dakika kadar sürer.

43
00:05:51,267 --> 00:05:53,019
Süper.

44
00:05:53,061 --> 00:05:56,439
Montunuzu ve çantanızı
vestiyere bırakmanız gerekecek.

45
00:05:56,481 --> 00:05:59,776
Araştırma yapmanız için sadece
minimum sayıda eşyaya izin veriyoruz.

46
00:05:59,818 --> 00:06:01,569
Ayrıca, not alacak mısınız bugün?

47
00:06:01,611 --> 00:06:03,238
- Evet.
- Bilgisayarda mı?

48
00:06:03,279 --> 00:06:04,823
Hayır, deftere.

49
00:06:04,864 --> 00:06:06,866
Peki,
bu kalemi kullanmanız gerekecek.

50
00:06:08,284 --> 00:06:11,204
Aslında kurşun kalem hiç sevmem.
Tükenmez kullanmayı tercih ederim.

51
00:06:11,246 --> 00:06:14,874
Hayır, okuma salonunda tükenmez
kalem kullanımına asla izin veremeyiz.

52
00:06:14,916 --> 00:06:17,711
Lütfen montunuzu ve çantanızı
emanet bölümüne bırakın...

53
00:06:17,752 --> 00:06:20,213
...ve 15 dakika içerisinde sizinle
okuma odasında buluşacağım.

54
00:06:20,255 --> 00:06:24,169
Ve, eğer hâlâ yapmadıysanız,
lütfen cep telefonunuzu sessize alın.

55
00:07:34,591 --> 00:07:41,716
<i>Kamptayken benim de yaşadığım
pişmanlık dokunuşuyla yazıyorsunuz...</i>

56
00:07:41,741 --> 00:07:48,812
<i>...ama burada olmak Tanrı'nın
evinde, yuvada olmak gibi.</i>

57
00:07:50,921 --> 00:07:56,954
<i>Dişbudak ağacı manzaralı
ağaçtan bir evde yaşıyorum.</i>

58
00:07:58,701 --> 00:08:06,155
<i>Polonya'yla ve göçle ilgili
kitapların olduğu bir kütüphane var...</i>

59
00:08:06,180 --> 00:08:12,453
<i>...ve daha ileride Polonyalı
bir rahibin olduğu şapel.</i>

60
00:08:14,511 --> 00:08:19,052
<i>Diyorlar ki köyümüz,
Galler'deki Penrhos...</i>

61
00:08:19,077 --> 00:08:23,782
<i>...dünyanın gerçek
Polonya olan tek köşesi.</i>

62
00:08:38,731 --> 00:08:43,966
<i>Siz adeta bir bahar kuşu gibi
tüm Amerika'da uçuyorsunuz.</i>

63
00:08:43,991 --> 00:08:49,053
<i>Bu uçuşların yorgun kanatları güçlü
bir şekilde zayıflattığını görebiliyorum.</i>

64
00:08:49,662 --> 00:08:54,456
<i>Sizi sıklıkla, büyük bir
sevgiyle düşünüyorum.</i>

65
00:08:54,481 --> 00:08:59,417
<i>Bu kadar ihmalden sonra,
bu göçmen kader sizi de buldu.</i>

66
00:09:01,073 --> 00:09:09,073
<i>Sessiz bir köşede oturun ve ruhunuzun
- yaratıcılığınızın keyfini çıkarın.</i>

67
00:09:25,191 --> 00:09:29,515
<i>Şehir; yaşadığımız zamanın
en şeytani şeyi, sizi tüketmiş.</i>

68
00:09:30,551 --> 00:09:34,496
<i>Ruhunuza zarar veren bir iklim bu.</i>

69
00:09:34,521 --> 00:09:39,147
<i>Fiziksel rahatsızlıklara,
sinirsel üzüntüye neden oluyor ve...</i>

70
00:09:39,171 --> 00:09:44,243
<i>...yaratıcılığınızın
kanatlarını kırıyor.</i>

71
00:09:49,771 --> 00:09:53,767
<i>Oğlum ve kız kardeşim Toronto'da yaşıyor...</i>

72
00:09:53,791 --> 00:09:58,294
<i>...biz de oraya taşınacağız,
muhtemelen bir yıl içinde.</i>

73
00:10:00,821 --> 00:10:05,956
<i>Şu an bulunduğum yer
benim için o kadar iyi ki...</i>

74
00:10:05,981 --> 00:10:10,555
<i>...burada ölene kadar oturabilirdim.</i>

75
00:10:13,421 --> 00:10:17,546
<i>Ama eğer Kanada'ya taşınırsam,
sizinle er ya da geç buluşacağım.</i>

76
00:10:17,571 --> 00:10:21,316
<i>Bu dört gözle beklediğim
cezbedici anlardan biri...</i>

77
00:10:21,341 --> 00:10:24,903
<i>...bambaşka bir diyarda.</i>

78
00:10:44,102 --> 00:10:46,211
Bir...

79
00:10:48,055 --> 00:10:50,775
...mektup okuduğunuzda...

80
00:10:50,817 --> 00:10:53,403
...o kadar çok farkına varıyorsunuz ki...

81
00:10:54,446 --> 00:10:56,622
...iletişim kurmanın ve...

82
00:10:56,647 --> 00:11:01,274
...kayıt altına alma
isteğinin en yalın hâlinin.

83
00:11:02,412 --> 00:11:05,040
Ve bir tür...

84
00:11:06,541 --> 00:11:09,252
...sanki...

85
00:11:09,294 --> 00:11:11,880
...yürek parçalayıcı bir şekilde...

86
00:11:11,921 --> 00:11:14,841
...çaresiz, ne kadar doğrudan...

87
00:11:14,883 --> 00:11:16,885
...yazıldığını görüyorsunuz.

88
00:11:21,556 --> 00:11:24,059
Ve bence...

89
00:11:24,100 --> 00:11:27,395
...bu bir şekilde...

90
00:11:27,437 --> 00:11:31,274
...mektubu bir nesne hâline getiriyor...

91
00:11:31,316 --> 00:11:35,352
...ve sanki, bir mektubun ne
anlama geldiğini açıklıyor...

92
00:11:36,237 --> 00:11:38,615
...ki bu...

93
00:11:40,492 --> 00:11:46,206
...ulaşım sistemleri
boyunca yol kateden...

94
00:11:46,247 --> 00:11:49,376
...ve alıcısıyla buluşan bir mesaj.

95
00:11:49,417 --> 00:11:53,713
Uzak mesafeleri aşıp oraya varıyor...

96
00:11:55,382 --> 00:11:56,925
...ve bu...

97
00:11:56,967 --> 00:12:00,793
...bu eylemin kendisi,
mektubun anlamının ta kendisi...

98
00:12:00,818 --> 00:12:05,007
...sanki, mektubun içeriğinden
tamamen başka bir şey...

99
00:12:09,437 --> 00:12:11,940
...yol katedip, teslim ediliyor.

100
00:12:13,525 --> 00:12:15,735
Ve bence...

101
00:12:17,445 --> 00:12:20,198
...bir mektup o kadar...

102
00:12:20,240 --> 00:12:21,574
...şey...

103
00:12:21,616 --> 00:12:25,325
...bir nesneden ibaret olma
durumuna o kadar bağlı ki...

104
00:12:25,350 --> 00:12:27,205
...bu...

105
00:12:30,646 --> 00:12:34,045
...sanki onun nesneden
ibaret olması, nesnenin anlamı...

106
00:12:34,087 --> 00:12:38,508
...mektubun içeriğini güçlü kılıyor...

107
00:12:38,550 --> 00:12:42,304
...ve birbiriyle tamamen iç
içe geçmiş bir anlamdalar...

108
00:12:47,017 --> 00:12:49,462
Bu yüzden onları görmek...

109
00:12:50,562 --> 00:12:54,941
...gerçek, fiziksel nesneleri görmek...

110
00:12:58,194 --> 00:13:02,449
...bunda kesinlikle
bozulmamış bir saflık var...

111
00:13:02,490 --> 00:13:06,154
...bir tür, korkutucu bir saflık.

112
00:13:11,249 --> 00:13:13,710
Bu...

113
00:13:13,752 --> 00:13:17,547
...On Kawara'nın yaptığı bu projede...

114
00:13:17,589 --> 00:13:20,133
..."Uyandım" ismini verdiği...

115
00:13:22,719 --> 00:13:26,973
...her gün "Uyandım" mesajını ve
hangi saatte uyandıysa o saati yazıyor...

116
00:13:27,015 --> 00:13:29,017
...ve bir arkadaşına
kartpostal olarak gönderiyor.

117
00:13:30,477 --> 00:13:34,117
Ve bu şekilde kartpostalın içeriğini...

118
00:13:34,142 --> 00:13:37,442
...bu tekrarlayan mesaja indirgediğinde...

119
00:13:37,484 --> 00:13:41,404
...hiçbir sembolizmi ya da
anlatıcılığı olmayan bir şeye...

120
00:13:41,446 --> 00:13:43,323
...o...

121
00:13:43,365 --> 00:13:45,533
...kartpostalı sadece...

122
00:13:45,575 --> 00:13:48,703
...bir nesne hâline indirgiyor.

123
00:13:48,745 --> 00:13:54,084
Ve bence bunu yaparak,
gerçekten görebiliyorsun...

124
00:13:56,928 --> 00:14:01,435
...bir kartpostalın veya
mektubun ne anlama geldiğini.

125
00:14:03,971 --> 00:14:05,939
Neredeyse...

126
00:14:06,017 --> 00:14:13,812
....Zofia'nın tüm mektuplarında
tekrarlayan bir mesaj var.

127
00:14:13,853 --> 00:14:17,524
İlki...

128
00:14:17,565 --> 00:14:20,110
...şehrin ruhunu öldüreceği.

129
00:14:22,070 --> 00:14:24,781
İkincisi de şey...

130
00:14:24,823 --> 00:14:27,784
...kırsal kesimin bir yazar için...

131
00:14:27,826 --> 00:14:31,768
...sessizlik ve dinginlik
bulabileceği tek yer olduğu.

132
00:14:32,706 --> 00:14:35,208
Ve üçüncüsü...

133
00:14:35,250 --> 00:14:38,503
...onun yeteneğine yaptığı yatırımla...

134
00:14:38,545 --> 00:14:40,715
...kendinde bu...

135
00:14:40,740 --> 00:14:46,822
...eğer o ülkeye giderse en büyük
eserini yazabilecek olma inancının olduğu.

136
00:14:47,679 --> 00:14:49,889
Ve bu görünüşe göre...

137
00:14:51,725 --> 00:14:53,893
...onun istediği şey.

138
00:14:55,937 --> 00:14:58,481
Onun eserlerine hayran.

139
00:14:58,523 --> 00:15:02,905
Ve mektuplardaki bu müthiş
tekrarlayan mesajlar var...

140
00:15:04,029 --> 00:15:09,784
...ve yanı sıra onun yazılı
kelimelere olan inanılmaz inancı, ki...

141
00:15:13,747 --> 00:15:18,473
...bu onun şiir, roman ve
mektuplara olan aşkında mevcut.

142
00:15:19,518 --> 00:15:21,875
Gerçekten hissetmek, bir duyguyu...

143
00:15:21,900 --> 00:15:27,844
...bir düşünceyi karşındaki
insana aktarabilmenin tek yolu.

144
00:15:29,929 --> 00:15:32,724
Ve bu nedenle...

145
00:15:34,768 --> 00:15:39,272
...onun yazmasını istemesi,
ve onun...

146
00:15:39,314 --> 00:15:42,275
...özellikle en iyi eserini
yazmasını istemesi...

147
00:15:43,587 --> 00:15:50,517
...bence, sanki, iletişimde kalmanın
gerçekten yoğun bir arzusundan kaynaklı.

148
00:15:51,868 --> 00:15:55,497
Ve bu yüzden mektupların...

149
00:15:55,522 --> 00:16:00,376
...içeriğinin bu iletişim
arzusuna bağlı olması ve...

150
00:16:02,045 --> 00:16:06,591
...bir mektubun gönderilmek
üzere postalanması eylemi...

151
00:16:07,801 --> 00:16:11,680
...birbirlerine o kadar paralel ki.

152
00:16:16,393 --> 00:16:23,775
Zofia hız ve kuşlar üzerine o
kadar çok atıfta bulunmuş ki...

153
00:16:23,817 --> 00:16:26,111
Diyor ki...

154
00:16:28,822 --> 00:16:33,226
...onların bağlantısı doğrudan
ve gecikmeden oluyor...

155
00:16:33,785 --> 00:16:37,122
...ve hız mesafeleri
katedebilecek tek şey.

156
00:16:37,163 --> 00:16:39,541
Yani bu fikir...

157
00:16:45,130 --> 00:16:47,215
...onların bağlanışı...

158
00:16:47,257 --> 00:16:50,343
...mesafelerin ötesine geçiyor...

159
00:16:51,882 --> 00:16:56,655
...dil sayesinde bağlanıyorlar, bu
mektup sayesinde bağlanıyorlar.

160
00:17:05,525 --> 00:17:07,485
<i>- Bir tane daha getireyim mi?</i>

161
00:17:07,527 --> 00:17:09,696
Ah, olur, aynısından. Teşekkürler.

162
00:19:04,269 --> 00:19:08,315
Pardon, selam. Ben Angela.
Annem Christine.

163
00:19:08,356 --> 00:19:14,321
Annem ve ben, Eddie, Lina
ve Jan'la Polonya'ya gitmiştik.

164
00:19:14,362 --> 00:19:16,740
Ah, neredeyse on sene önce.

165
00:19:16,781 --> 00:19:21,786
Jan bizim korkusuz liderimizdi
ve bizi ailenin yanına...

166
00:19:21,828 --> 00:19:23,288
...ve birçok yere götürüp gezdirdi.

167
00:19:23,330 --> 00:19:25,498
Ve çok net görülüyordu...

168
00:19:25,540 --> 00:19:27,876
...birbirlerine olan
sevgileri ve alakaları.

169
00:19:27,917 --> 00:19:31,379
Bu yüzden herkes
kadehlerini kaldırabilir mi...

170
00:19:31,421 --> 00:19:36,010
...Jan ve Lina'nın 60.
mutlu yıldönümü için.

171
00:19:43,558 --> 00:19:49,814
Bayanlar baylar,
lütfen bu harika melodiye kulak verin.

172
00:19:49,856 --> 00:19:53,818
Polonyalı bestekâr
Andrzej Kurylewicz'in eseri.

173
00:19:55,320 --> 00:19:57,906
"Polskie drogi" olarak isimlendirilmiş.

174
00:19:57,948 --> 00:20:01,534
Polonya... yolları anlamında.

175
00:20:03,244 --> 00:20:05,789
Polonya gezileri.

176
00:20:05,830 --> 00:20:12,128
Bu çok güzel, nostaljik
ve vatansever bir melodi.

177
00:20:13,254 --> 00:20:17,634
Çok uygun olacağını düşündüm.

178
00:20:17,676 --> 00:20:19,386
"Polskie drogi."

179
00:20:48,999 --> 00:20:51,209
Anya teyze, burada olduğuna çok sevindim.

180
00:20:51,251 --> 00:20:53,420
Audrey, merhaba.

181
00:20:53,461 --> 00:20:55,213
Bu... müthiş bir şey değil mi?

182
00:20:55,255 --> 00:20:57,424
Gerçekten öyle!

183
00:20:57,465 --> 00:21:00,510
Şey, aslında seninle
konuşmak istediğim bir şey var.

184
00:21:00,552 --> 00:21:02,053
Nasılsın?

185
00:21:02,095 --> 00:21:04,764
Aile partisi işte.

186
00:21:04,806 --> 00:21:06,391
Evet.

187
00:21:06,433 --> 00:21:08,184
Bu yaz neler yaptın?

188
00:21:08,226 --> 00:21:11,271
Oh, eminim duymuşsundur, Berlin'deydim.

189
00:21:11,313 --> 00:21:12,814
Hayır, bilmiyordum.
Hiç haberim yoktu.

190
00:21:12,856 --> 00:21:17,319
Oh! Yani, ben genellikle yazları Berlin'de
geçiriyorum sonbahar gelene kadar...

191
00:21:17,360 --> 00:21:22,324
...ama, korkarım ki bu seferki
gezim en iyilerinden biri değildi.

192
00:21:22,365 --> 00:21:24,451
Normal bir gün geçiriyordum.

193
00:21:24,492 --> 00:21:28,330
Hamburger Bahnhof'a gittim
ve oranın küratörüyle tanıştım...

194
00:21:28,371 --> 00:21:32,042
...ve sonra Hanne Darboven
sergisini de görebildim...

195
00:21:32,083 --> 00:21:34,127
Çok kıskandım.
Ben de onu çok görmek istemiştim.

196
00:21:34,169 --> 00:21:35,962
Harika bir sergiydi.

197
00:21:36,004 --> 00:21:40,133
Tiergarten'a yürüdüm
sonra, ve sonra yoruldum...

198
00:21:40,175 --> 00:21:43,612
...dedim ki Holokost Anıtı'nda dinleneyim.

199
00:21:43,637 --> 00:21:45,472
Pek dinlenecek bir yermiş gibi gelmedi.

200
00:21:45,513 --> 00:21:48,475
- Yani, sanırım huzur veren bir yer.
- Tabi.

201
00:21:48,516 --> 00:21:53,063
Ve, sonra, iki dakika
falan orada kaldım ve...

202
00:21:53,104 --> 00:21:56,024
...bir grup yakışıklı çocuk
bana doğru yaklaştı...

203
00:21:56,066 --> 00:21:58,276
...11-12 yaşlarında.

204
00:21:58,318 --> 00:22:01,905
Gayet şık giyimli, sonra,
bana bir kağıt uzattılar...

205
00:22:01,947 --> 00:22:04,908
...üstünde sağır oldukları yazıyordu...

206
00:22:04,950 --> 00:22:07,535
...ve dernekleri için bağış istiyorlardı.

207
00:22:07,577 --> 00:22:09,520
Ben de, çantama doğru uzandım...

208
00:22:09,545 --> 00:22:12,290
...ve onlara galiba ne
varsa verdim, 10 Euro falan.

209
00:22:12,332 --> 00:22:17,170
Ve sonra bana bir kağıt daha uzattılar,
sözleşme mi neymiş imzalamam için...

210
00:22:17,212 --> 00:22:19,172
Ve, sonra... Sanırım...

211
00:22:19,214 --> 00:22:22,425
...cebimdeki iPhone'umu görmüş olmalılar.

212
00:22:22,467 --> 00:22:25,178
Biri onu kaptı ve koşmaya başladılar.

213
00:22:25,220 --> 00:22:28,348
Ve tahmin edersin ya, şoktaydım.

214
00:22:28,390 --> 00:22:32,394
Ve, ve "Hey!" diye
bağırdım, yüksek sesle tabi.

215
00:22:32,435 --> 00:22:37,440
Ama, sonra bir tanesi geri koştu
ve bana kalemimi geri verdi...

216
00:22:37,482 --> 00:22:39,651
...sağır olsa yapmazdı.

217
00:22:39,693 --> 00:22:42,904
Ama, ben sadece... ne
yapacağımı bilmiyordum.

218
00:22:42,946 --> 00:22:45,782
Anıtın o kısmında beton
sütunlar o kadar yüksek ki...

219
00:22:45,824 --> 00:22:49,119
Peşlerinden koşamadım,
kendimi çok salak hissettim.

220
00:22:49,160 --> 00:22:51,788
- Kabus gibi.
- Öyleydi gerçekten.

221
00:24:04,069 --> 00:24:05,445
Anya.

222
00:24:05,487 --> 00:24:09,699
Ben aslında sana büyükannen Zofia'nın
mirası hakkında bir şey sormak istiyordum.

223
00:24:09,741 --> 00:24:12,077
Bir tür envanter listesi vardı...

224
00:24:12,118 --> 00:24:14,245
...ve o listede bir şey eksik...

225
00:24:14,287 --> 00:24:16,915
...o da bu...

226
00:24:16,957 --> 00:24:19,250
...Józef Wittlen'dan gelen mektuplar.

227
00:24:19,292 --> 00:24:21,419
O ünlü Polonyalı bir şairdi.

228
00:24:21,461 --> 00:24:24,547
Bir keresinde Nobel ödülüne de aday oldu.

229
00:24:24,589 --> 00:24:28,259
Her neyse, onunla Zofia
arasında bu mektuplaşmalar var.

230
00:24:28,301 --> 00:24:33,807
Bütün eşyalara baktım ama o
mektupları hiçbir yerde bulamadım.

231
00:24:33,848 --> 00:24:36,017
Mektupların nerede
olacağına dair bir fikrin yok mu?

232
00:24:36,059 --> 00:24:40,272
Hayır. Hayır. Üzgünüm, yok.

233
00:24:40,313 --> 00:24:42,357
Peki mümkünse...

234
00:24:42,399 --> 00:24:45,068
...onun evini temizlediğin zaman, belki...

235
00:24:45,110 --> 00:24:46,903
Yani, o kadar çok şey vardı ki...

236
00:24:46,945 --> 00:24:49,531
...o öldüğünde ilgilenilecek.

237
00:24:49,572 --> 00:24:51,241
- Çok fazla eşya vardı, ben...
- Evet.

238
00:24:51,283 --> 00:24:53,868
- Bilmiyorum.
- Yani...

239
00:24:53,910 --> 00:24:57,122
Yani, birkaç mektup
vardı tabi, ama onlar...

240
00:24:57,163 --> 00:24:59,791
...benim çocukların
anneme yazdığı şeylerdi...

241
00:24:59,833 --> 00:25:03,545
...ya da benim çocukken yazdığım şeylerdi,
ben de onları Mark ve David'e verdim.

242
00:25:03,586 --> 00:25:04,963
Belki, onların arasındadır?

243
00:25:05,005 --> 00:25:07,590
Yani, Mark ve David'e verdiğin
mektuplara bakabilir misin?

244
00:25:07,632 --> 00:25:09,175
Onların arasına karışmış olabilir.

245
00:25:09,217 --> 00:25:10,677
Kesinlikle orada değiller.

246
00:25:12,304 --> 00:25:14,306
Yani, eğer bir
bakabilirsen çok iyi olurdu...

247
00:25:14,347 --> 00:25:16,742
...çünkü ben gerçekten tüm
eserlerini derlemeye çalışıyorum...

248
00:25:16,766 --> 00:25:18,768
...ve tüm nesneleri... bir araya getirmeye.

249
00:25:18,810 --> 00:25:21,205
...böylece bir sonraki aşamada
ne yapmak istediği belirleyebilirim.

250
00:25:21,229 --> 00:25:24,816
Yani, şey, birileri olabilir...

251
00:25:24,858 --> 00:25:27,694
...Harvard'a sorup mektupların
peşinde olan veya...

252
00:25:27,736 --> 00:25:29,821
Harvard mı? İlginçmiş bu.

253
00:25:29,863 --> 00:25:31,239
Yani, sana diyebilirim ki...

254
00:25:31,281 --> 00:25:34,451
...tüm sene oranın her yerindeydim
ve tamamen bir çöplüğe dönüşüyor.

255
00:25:34,492 --> 00:25:38,187
Ayrıca bir de projeksiyon
makinesi ayırtmıştım.

256
00:25:47,297 --> 00:25:49,174
Ama yanınızda götüremezsiniz.

257
00:25:49,215 --> 00:25:51,386
Biliyorum, bitireceğim zaten.

258
00:30:28,495 --> 00:30:31,915
Zofia şiirlerinde...

259
00:30:32,958 --> 00:30:35,085
...kuşlar hakkında çok fazla yazmış...

260
00:30:35,126 --> 00:30:39,344
...kuşlar bir bakıma...mesajları iletirler.

261
00:30:45,929 --> 00:30:50,725
Ve bu açıdan kuş sembolü...

262
00:30:51,768 --> 00:30:58,266
...bu iletim fikrine dayanır...

263
00:30:58,291 --> 00:31:00,360
...ve bir kuş...

264
00:31:04,114 --> 00:31:06,074
...bir kuş ötmeye başladığında...

265
00:31:06,116 --> 00:31:10,120
...bu, dilin anlaşılmayışını gösterir...

266
00:31:10,161 --> 00:31:13,248
...ve sonra, bir kuş uçmaya başlayınca...

267
00:31:13,290 --> 00:31:16,418
...gökyüzünde bir gözden
kaybolma noktası vardır...

268
00:31:16,459 --> 00:31:19,296
...artık kuşu görmek mümkün değildir.

269
00:31:22,465 --> 00:31:24,217
Tabii...

270
00:31:24,259 --> 00:31:27,696
...kuşun yankı belleği hariç...

271
00:31:28,847 --> 00:31:31,182
...ki bu da pek uzun sürmez.

272
00:31:33,018 --> 00:31:35,020
Burada...

273
00:31:37,355 --> 00:31:39,399
...Susan Howe'dan birçok eser okuyorum.

274
00:31:40,567 --> 00:31:43,069
Ve harika eserleri...

275
00:31:43,111 --> 00:31:46,364
"The Quarry" adında bir
denemesi var ve bunda...

276
00:31:48,074 --> 00:31:51,995
...bir tür, Wallace Stevens
hakkında bir deneme ve bunda...

277
00:31:52,037 --> 00:31:54,039
...şey...

278
00:31:57,417 --> 00:32:00,213
...temel olarak bir şeyi ifade etmeye...

279
00:32:00,238 --> 00:32:02,672
...çalışırken neler olduğunu anlatıyor...

280
00:32:02,714 --> 00:32:06,051
...ve bir bakıma olayı
kavramaktan bahsediyorum.

281
00:32:06,092 --> 00:32:08,929
Şey...

282
00:32:08,970 --> 00:32:11,514
Bir tür...

283
00:32:14,851 --> 00:32:17,938
...bir şeyi kavrayıp,
sonrasında kaybetme hissi...

284
00:32:17,979 --> 00:32:21,002
...bir bakıma gerçek dışılığın duygusu.

285
00:32:21,691 --> 00:32:24,569
Şey...

286
00:32:24,611 --> 00:32:29,734
Ve bu gerçek dışılık hissi...

287
00:32:29,759 --> 00:32:31,660
...esasında...

288
00:32:31,701 --> 00:32:36,324
...şiirlerin tüm o dizelerinin arasında
nelerin var olduğuyla alakalı...

289
00:32:36,490 --> 00:32:39,201
...bir bakıma hissettiğin...

290
00:32:39,250 --> 00:32:41,874
...herhangi bir...

291
00:32:41,899 --> 00:32:46,049
...coşku hissinin ardından duyduğun...

292
00:32:46,091 --> 00:32:49,159
...yaşama hissi gibi,
sanki anın duygusu gibi.

293
00:32:49,844 --> 00:32:51,846
Bulabilirsem eğer...

294
00:33:10,490 --> 00:33:15,870
Howe doğadan bahsediyor,
bir parkta gezmekten...

295
00:33:15,912 --> 00:33:18,415
...tanımadığı bir şehirde.

296
00:33:18,456 --> 00:33:21,668
Ve parkın atmosferinden
öyle bir şekilde bahsediyor ki...

297
00:33:23,878 --> 00:33:29,595
...bana Zofia'nın doğadan
nasıl bahsettiğini anımsatıyor.

298
00:33:29,620 --> 00:33:31,595
Diyor ki...

299
00:33:31,636 --> 00:33:34,806
"Her şeyin her köşesindeki
bu kaçınılmaz, sakin çekicilik...

300
00:33:34,848 --> 00:33:38,101
...zamana dalıp gitmiş;
yeniden yorumlanmak üzere."

301
00:33:51,114 --> 00:33:53,908
Wallace Stevens'ın şiirinden
alıntı yapmış.

302
00:34:00,206 --> 00:34:04,294
"Bir duygudan daha az,
bir konuşmadan daha az...

303
00:34:04,336 --> 00:34:07,742
"...konuşup konuşup durmak
nesnelerin konuşma biçimi gibi..."

304
00:34:07,767 --> 00:34:12,761
"...henüz bir bilgiye
dönüşmemiş seviyedeki hâlini."

305
00:34:17,140 --> 00:34:18,952
Sanki neredeyse...

306
00:34:18,977 --> 00:34:24,922
...her şeyin bir dile dönüşme çabası gibi.

307
00:35:24,362 --> 00:35:26,991
<i>"Kafesteki kuşlar"</i>

308
00:35:27,697 --> 00:35:34,671
<i>Ignacy Krasicki şiirinden uyarlanmıştır.</i>

309
00:35:53,441 --> 00:35:56,345
<i>Genç saka kuşu yaşlı olana sorar.</i>

310
00:35:56,452 --> 00:35:59,552
<i>"Ne diye ağlıyorsun?</i>

311
00:36:02,566 --> 00:36:08,885
<i>"Bu kafeste dışarıda
olduğundan daha rahatsın."</i>

312
00:36:09,240 --> 00:36:11,685
<i>"Sen bu kafeste doğdun..."</i>

313
00:36:16,976 --> 00:36:20,085
<i>...böylece seni bağışlayabilirim."</i>

314
00:36:20,265 --> 00:36:22,374
<i>"Ama ben özgürdüm!"</i>

315
00:37:01,377 --> 00:37:03,311
<i>"Şimdi kafese kapatıldım..."</i>

316
00:37:03,354 --> 00:37:06,049
<i>"...ve yaşamak bile istemiyorum."</i>

317
00:37:08,249 --> 00:37:10,522
Gerçekten tavsiyen
çok faydalı olurdu.

318
00:37:10,564 --> 00:37:13,650
Onun eserlerinden oluşan bir
tür sergi derlemekle ilgileniyorum.

319
00:37:13,692 --> 00:37:15,569
Oh, bir aile etkinliği gibi mi?

320
00:37:15,610 --> 00:37:18,738
Burada mı? Biraz pahalı
olduğunu söylemeliyim sana.

321
00:37:18,780 --> 00:37:21,908
Ben daha çok halka açık
bir sergi düşünüyordum.

322
00:37:21,950 --> 00:37:24,202
Oh, demek bu senin
için bir tür hobi oldu.

323
00:37:24,244 --> 00:37:27,247
Yani, hobi değil, bu bir iş.

324
00:37:27,289 --> 00:37:30,417
- Ben onun edebi vasisiyim.
- Peki kim sana ödeme yapıyor?

325
00:37:30,458 --> 00:37:33,253
Yani, mirastan gelen bir para yok...

326
00:37:33,295 --> 00:37:36,590
...çünkü kimse bunun için uğraşmıyor.

327
00:37:36,631 --> 00:37:41,219
Eğer yayınevlerine yazıp,
yeniden basılmasını denersen...

328
00:37:41,261 --> 00:37:43,889
...ya da yeni çevirilerini istersen,
o zaman bir ihtimal olur...

329
00:37:43,930 --> 00:37:45,599
...bu işten para kazanmak için.

330
00:37:45,640 --> 00:37:48,977
Yani sen ailemizin geçmişi üzerinden
bir iş mi yapmaya çalışıyorsun?

331
00:37:49,019 --> 00:37:53,106
Hobileri olan biri miyim
yoksa şeytani bir kapitalist mi?

332
00:37:53,148 --> 00:37:56,151
Beni tam olarak neyle
suçladığını bile bilmiyorum.

333
00:37:56,193 --> 00:37:59,404
Bak, Audrey,
günümüzde bir yanılgı var...

334
00:37:59,446 --> 00:38:02,365
...sanki herkes bir şekilde
küratör olabilirmiş gibi.

335
00:38:02,407 --> 00:38:05,452
Ama ben sana söyleyeyim,
bu iş çok fazla eğitim...

336
00:38:05,493 --> 00:38:08,679
...çalışma ister, ve lisans
eğitimi almak zorundasın...

337
00:38:08,704 --> 00:38:10,457
...sonra da yüksek lisans diploması...

338
00:38:10,498 --> 00:38:12,834
...sonra da önemli bir
galeriye atanman gerek ki...

339
00:38:12,876 --> 00:38:16,338
...bu iş nasıl yapılır öğrenebilesin.
Öylece gidip bu işe kalkışamazsın.

340
00:38:16,379 --> 00:38:21,509
Yani, büyük annemin eserleriyle
alakalı hiçbir şey deneyip yapamam...

341
00:38:21,551 --> 00:38:24,340
...çünkü yüksek lisans
diplomam yok, öyle mi?

342
00:38:24,394 --> 00:38:27,439
Hay, kimin umrunda! Mali
bir mirasla ilgilenirken...

343
00:38:27,474 --> 00:38:29,935
...kaç tane şeyle uğraşmak
zorundasın, biliyor musun sen?

344
00:38:29,976 --> 00:38:32,896
Ve biri öldüğünde neler yapılacağını?

345
00:38:32,938 --> 00:38:38,318
Ama, bu sana ait değil zaten.
Yani, bana ait.

346
00:38:38,360 --> 00:38:42,197
Yani, bunun hakkında
kararları ben vermeliyim.

347
00:38:42,239 --> 00:38:45,659
Sen salakça ya da ilginç
olmadığını düşünsen de...

348
00:38:45,700 --> 00:38:48,830
...bir bakıma sen bu konunun dışındasın.

349
00:40:37,220 --> 00:40:40,142
Bir grev yüzünden gemi kalkmayınca,
Kanada'ya olan yolculuğumuz...

350
00:40:40,220 --> 00:40:41,696
...tam bir maceraya dönüştü.

351
00:40:41,775 --> 00:40:43,532
Tam 3 gün boyunca
Liverpool'da kaldık.

352
00:40:43,634 --> 00:40:45,298
Sonunda bizi bir uçağa bindirdiler.

353
00:40:45,392 --> 00:40:47,832
Montreal'e geldik, oradan
bir trene atlayıp Toronto'ya geçtik.

354
00:41:14,812 --> 00:41:17,155
Hâlâ yazmaya başlamadım.

355
00:41:17,341 --> 00:41:21,526
Yaşadığım bu ortam değişikliği yüzünden,
sudan çıkmış balığa dönmüş durumdayım.

356
00:41:32,484 --> 00:41:35,257
Pek muhterem Bay Jozef, mektubunuz
o kadar cömertlikle dolu ki!

357
00:41:35,451 --> 00:41:38,476
Doğrudan memleketinizdeki bahçelerden,
mis gibi kokan şerbetçi otlarından...

358
00:41:38,630 --> 00:41:41,998
...arıların topladığı nektarlarla yapılan
halis muhlis Polonya balı gibi âdeta.

359
00:41:42,139 --> 00:41:45,388
Size ne kadar minnettar olduğumu
tahmin bile edemezsiniz, Bay Jozef.

360
00:42:55,922 --> 00:42:58,530
Bu satırları çalakalem ve
allak bullak olmuş bir hâlde yazıyorum.

361
00:42:58,640 --> 00:43:01,629
17 Mart'ta kocam fücceten vefat etti.

362
00:43:01,880 --> 00:43:03,825
Perişan ve allak bullak olmuş
bir hâldeyim.

363
00:43:03,996 --> 00:43:06,512
Size ve eşinize, uzun ve
sağlıklı ömürler diliyorum.

364
00:43:06,754 --> 00:43:09,617
Tanrı size ayrılık ve
yalnızlık acısı yaşatmasın.

365
00:43:48,181 --> 00:43:51,423
Bu gri şehirde
düşmancıl bir hava seziyorum.

366
00:43:51,602 --> 00:43:56,352
İnsanların hareketlerinde ve trafiğin
gürültüsünde tehditkâr bir hava var.

367
00:43:56,728 --> 00:44:01,899
Umarım bu verimsiz ve aptalca
dönemim yakında sona erer.

368
00:45:23,330 --> 00:45:25,619
<i>Houghton Kütüphanesi Malıdır</i>

369
00:45:26,434 --> 00:45:28,979
Selam, bugünlük işim bitti.

370
00:45:29,020 --> 00:45:32,816
Merak ettim de, yapılan bağışlar hakkında
bilgiye ulaşma erişiminiz var mı?

371
00:45:32,858 --> 00:45:36,194
Yani, ne zaman bağışlanmış
ya da kim tarafından?

372
00:45:36,236 --> 00:45:39,573
Ah, evet, bakayım...

373
00:45:39,614 --> 00:45:44,452
Evet. Evet, görüyorum, bir
buçuk yıl önce bağışlanmış.

374
00:45:44,494 --> 00:45:48,415
- Hiç mantıklı gelmiyor.
- Neden ki?

375
00:45:48,456 --> 00:45:51,167
Anneannem iki sene önce öldü.

376
00:45:51,209 --> 00:45:54,546
Maria Bohdanowicz,
bir önceki edebi vasisi oydu.

377
00:45:54,588 --> 00:45:56,590
Hım.

378
00:45:59,217 --> 00:46:02,679
Hayır, Maria görmüyorum burada,
Bohdanowicz doğru.

379
00:46:02,721 --> 00:46:05,307
- Ah, Anya isminde bir kadınmış.
- Anya!

380
00:46:05,348 --> 00:46:07,893
- Evet, doğru, Anya Bohdanowicz.
- Anya...

381
00:46:09,686 --> 00:46:12,731
Anya benim teyzem ve
o edebi vasi falan değil.

382
00:46:12,772 --> 00:46:15,609
- O da mı öldü?
- Henüz değil.

383
00:46:20,697 --> 00:46:23,575
Maria Bohdanowicz
edebi vasiydi...

384
00:46:23,617 --> 00:46:27,787
...ve vasiyetinde isteği üzerine
mirasının bana ait olduğunu belirtmişti.

385
00:46:27,829 --> 00:46:30,874
Eğer elinizde Anya'nın edebi vasi
olduğunu söyleyen bir belge varsa...

386
00:46:30,916 --> 00:46:32,709
...onun bir bağlayıcılığı yok.

387
00:46:32,751 --> 00:46:35,795
Ve isteseydim bugün mektupları
eve götürebiliyor olmam lazımdı.

388
00:46:35,837 --> 00:46:39,758
Bak, eğer dediğin doğruysa...

389
00:46:39,799 --> 00:46:43,428
...evet, bir noktada onları
alıp eve götürebilirsin.

390
00:46:43,470 --> 00:46:46,598
Bunu açığa kavuşturmak için
zaman ve yasal işlemler gerekecek.

391
00:46:46,640 --> 00:46:48,988
Eğer bu öğleden sonra onlarla
eve dönmeyi düşünüyorsan...

392
00:46:49,013 --> 00:46:51,770
...üzgünüm, bu gerçekleşmeyecek.

393
00:47:02,948 --> 00:47:06,201
Çok teşekkür ederim benimle
buluştuğunuz için, ve çevirileriniz için.

394
00:47:06,243 --> 00:47:08,203
Gerçekten çok faydalı oldular.

395
00:47:08,245 --> 00:47:11,164
Şey, birkaç spesifik sorum olacak...

396
00:47:11,206 --> 00:47:13,542
...kelime seçimleriyle falan alakalı.

397
00:47:13,583 --> 00:47:15,210
Şey...

398
00:47:15,252 --> 00:47:18,213
Mesela, daha ilk mektubunda diyor ki...

399
00:47:18,255 --> 00:47:20,507
"Sizin için üzülüyorum nane."

400
00:47:20,549 --> 00:47:23,552
Yani, ben sadece İngilizce biliyorum...

401
00:47:23,593 --> 00:47:27,138
Lehçe diline ait en basit
grameri bile bilmiyorum.

402
00:47:27,180 --> 00:47:30,267
O yüzden merak ettim...

403
00:47:30,308 --> 00:47:36,189
...Lehçe'de metaforlar ve
teşbihler nasıl kullanılıyor?

404
00:47:36,231 --> 00:47:37,858
Şey...

405
00:47:37,899 --> 00:47:44,364
...İngilizce'de şöyle demek gerekir, "Sizin
için naneye üzüldüğüm gibi üzülüyorum."

406
00:47:44,406 --> 00:47:47,617
Yani... Lehçe'de bu farklı mı?

407
00:47:47,659 --> 00:47:50,078
Sorum bu tarz bir şey.

408
00:47:50,120 --> 00:47:53,164
Bunun için gerçekten kısa bir cevabım var.
Hiçbir fikrim yok.

409
00:47:53,206 --> 00:47:55,083
Hım.

410
00:47:55,125 --> 00:47:57,127
Gerçekten çok dert etmedim ben...

411
00:47:57,168 --> 00:48:00,297
...metafor ya da gramer kurallarını.

412
00:48:00,338 --> 00:48:05,135
Şimdi o burada yazdığı bir
şiire atıfta bulunuyor, değil mi?

413
00:48:05,176 --> 00:48:08,388
"Nane Nane Kekik" adındaki şiiri.

414
00:48:08,430 --> 00:48:11,725
Yani, "Sizin için üzülüyorum nane."

415
00:48:11,766 --> 00:48:15,270
Nane bir çeşni, bir baharat,
değil mi? Bir nebât?

416
00:48:15,312 --> 00:48:18,190
- Bir nebat.
- Bir nebat, ya da "nebât".

417
00:48:18,231 --> 00:48:20,192
Gerçekten güçlü değil mi?
Hemen anlaşılıyor...

418
00:48:20,233 --> 00:48:22,360
...yoğun, çok yoğun bir tadı var.

419
00:48:22,402 --> 00:48:23,945
Yani... Ne pişirirsen pişir...

420
00:48:23,987 --> 00:48:26,198
...sarımsaklı ya da
başka bir şeyli olsun...

421
00:48:26,239 --> 00:48:29,367
...nane eklediğinde,
nane tadı gelir, değil mi?

422
00:48:29,409 --> 00:48:33,288
Burada da o, ona yazdığı bir
şiirden bahsediyor, değil mi?

423
00:48:33,330 --> 00:48:36,499
Ama buradaki espri,
ona 'nane' adını vermiş.

424
00:48:36,541 --> 00:48:39,002
...yani şu anlamda,
o hayatında ne yaşarsa yaşasın...

425
00:48:39,044 --> 00:48:41,630
...ya da, o da kendi hayatında
ne yaşarsa yaşasın...

426
00:48:41,671 --> 00:48:43,757
...ve şuna dikkat et...

427
00:48:43,805 --> 00:48:46,391
Tüm mektuplardaki satırlarda
başından sonuna kadar...

428
00:48:46,426 --> 00:48:48,386
...şey...

429
00:48:48,428 --> 00:48:51,890
...suçluyor demek istemiyorum, ama onu
yaşadığı hayat yüzünden suçluyor gibi...

430
00:48:51,932 --> 00:48:53,892
...yani o şehirde çok
meşgul olduğu için...

431
00:48:53,934 --> 00:48:57,437
...daha sakin bir yere taşınıp
kendini şiire adamak yerine.

432
00:48:57,479 --> 00:49:00,463
Yani, demek istediği şu,
o görüyor...

433
00:49:00,488 --> 00:49:03,401
...onun nasıl güzel bir anlatımı olduğunu.

434
00:49:03,443 --> 00:49:08,615
Onu görüyor, ve ayrıca ona
olan sevgisini dile getiriyor...

435
00:49:08,657 --> 00:49:10,617
...her zorluğa rağmen,
o ne gerekirse...

436
00:49:10,659 --> 00:49:12,100
Peki ama şu açıdan...

437
00:49:12,125 --> 00:49:14,454
...cümle yapısı açısından...

438
00:49:14,496 --> 00:49:16,331
"Sizin için üzülüyorum nane."

439
00:49:16,373 --> 00:49:18,792
Şunu diyebilir miyiz mesela,
"Sizin için üzülüyorum güneş."

440
00:49:18,833 --> 00:49:20,502
"Sizin için üzülüyorum köpek."

441
00:49:20,544 --> 00:49:22,546
- Yani...
- Yapabilirsin, eğer...

442
00:49:22,587 --> 00:49:24,589
...daha önce yazdığı şey...

443
00:49:24,631 --> 00:49:26,995
...bir köpeğe ya da güneşe
atıfta bulunmuş olsaydı...

444
00:49:27,020 --> 00:49:29,469
...o derin sevgisini ifade
edecek bir şekilde...

445
00:49:29,511 --> 00:49:34,224
...çünkü... yani bu onun daha önce
yazdığı bir şeye dayanıyor, biliyorsun.

446
00:49:34,266 --> 00:49:38,311
Ben çok takılmazdım...

447
00:49:38,353 --> 00:49:41,798
...biliyorsun, yapısal
şeylere falan, çünkü burada...

448
00:49:41,823 --> 00:49:45,193
...önemli olan içerik,
sevginin ve aşkın anlatımı...

449
00:49:45,235 --> 00:49:48,363
...tüm bu mektuplarda yapılan.

450
00:49:48,405 --> 00:49:51,116
- Yani... böyle.
- Yani, sanırım...

451
00:49:54,077 --> 00:49:57,747
Yani, ben kendimi çok ayrıntıcı
bir okur olarak nitelendiriyorum.

452
00:49:57,789 --> 00:50:00,959
Ben daha çok...
Benim sorguladığım şu...

453
00:50:02,627 --> 00:50:05,630
- ...gramer, ve...
- Evet.

454
00:50:05,672 --> 00:50:11,553
Ve, yani, ben daha çok mektuplarla
nesne olarak ilgileniyorum.

455
00:50:11,595 --> 00:50:12,721
Yani...

456
00:50:12,762 --> 00:50:16,099
Bundan daha fazlası var, onun
yazdıklarının içeriği, değil mi?

457
00:50:16,141 --> 00:50:21,188
Bu, bu daha çok...
o mektupların özü.

458
00:50:21,229 --> 00:50:23,064
Anlıyor musun? Yani...

459
00:50:25,442 --> 00:50:26,985
O sevgisini ifade ediyor.

460
00:50:27,027 --> 00:50:28,778
- Evet.
- Bunu anladın mı?

461
00:50:29,542 --> 00:50:30,822
Evet...

462
00:50:30,864 --> 00:50:33,575
Sanki tüm mektuplarda bir
yolculuk var gibi, değil mi?

463
00:50:33,617 --> 00:50:36,995
Fiziksel bir yolculuk, o Galler'den
kalkıp Kanada'ya gidiyor gibi.

464
00:50:37,037 --> 00:50:38,371
Ve, aynı zamanda...

465
00:50:38,413 --> 00:50:41,750
...başka bir yolculuk
var, ona olan uzaklığı.

466
00:50:41,791 --> 00:50:46,296
O bunu her zaman dile getiriyor.
Bundan bahsediyor birçok sefer...

467
00:50:46,338 --> 00:50:49,049
"Toronto'ya geldiğim zaman,
fiziksel olarak daha da yakınlaşacağız."

468
00:50:49,090 --> 00:50:52,510
Evet, yani, görüyorum...

469
00:50:52,552 --> 00:50:54,721
...aşklarını bunda, ama...

470
00:50:58,141 --> 00:51:00,852
Ben hayranlık ve saygı görüyorum.

471
00:51:00,894 --> 00:51:05,148
Ve belki de birazcık
hayalimsi bir aşk...

472
00:51:05,190 --> 00:51:06,900
Yani...

473
00:51:06,942 --> 00:51:08,485
Onun açısından.

474
00:51:08,527 --> 00:51:13,114
Evet, ben büyükannemi küçümsemek...

475
00:51:13,156 --> 00:51:15,283
...falan istemiyorum, ama...

476
00:51:18,870 --> 00:51:21,289
...bunlar biraz hayal ürünü gibi geliyor.

477
00:51:21,331 --> 00:51:24,876
Onun yazdığı şiiri okudun mu peki...

478
00:51:24,918 --> 00:51:27,045
...Toronto'da buluştuklarından hemen sonra?

479
00:51:27,087 --> 00:51:29,923
- Evet, aslında yanımda.
- Şiir yanında mı? Güzel.

480
00:51:29,965 --> 00:51:31,692
- Evet, yanımda.
- Sana okuyabilir miyim peki?

481
00:51:31,716 --> 00:51:33,510
Tamam.

482
00:51:44,229 --> 00:51:46,606
Bu çok karamsarca.

483
00:51:46,648 --> 00:51:49,734
- Ne diyor?
- "Kefaret Günü tanışmıştık"

484
00:51:49,776 --> 00:51:53,113
"Göğün İsrail'in gözyaşlarıyla
dolup taştığı gün..."

485
00:51:53,154 --> 00:51:58,243
"İlk kez beraber inceledik
ruhlarımızın topraktan yapısını."

486
00:51:58,285 --> 00:52:02,914
Ve devam ediyor,
"O eski ve antik kalıntıları..."

487
00:52:02,956 --> 00:52:06,835
Bu... Bu ilk buluşmalarından hemen
sonra. Yani tüm bunlar düşünceleri...

488
00:52:06,877 --> 00:52:08,095
Mektuplarında buluştuklarında...

489
00:52:08,119 --> 00:52:10,580
...ne kadar mutlu ve mesut
olduğundan bahsediyor...

490
00:52:10,630 --> 00:52:13,300
...ama hiç konuşmamışlar.

491
00:52:13,341 --> 00:52:17,262
Sona gelmek istiyorum, diyor ki...

492
00:52:17,304 --> 00:52:21,725
"Bulutlu gökyüzünden duyuldu şiddetle
Kudüs'ün Sur sesinin yüksek melodisi."

493
00:52:21,766 --> 00:52:24,311
"Başmelek güneşi söndürdü önce."

494
00:52:24,352 --> 00:52:26,813
- Vay!
- Oh, Tanrım.

495
00:52:26,855 --> 00:52:30,150
Sanki..."Buluştuk
ve kıyamet koptu!"

496
00:52:30,192 --> 00:52:33,528
Aynen! Aynen.

497
00:52:33,570 --> 00:52:37,073
"Ve kasvetli yeryüzü infilak ediyordu."

498
00:52:37,115 --> 00:52:39,743
"Bu ilk buluşmamızdı."

499
00:52:39,784 --> 00:52:42,996
"Bir sonrakiyse
Kıyamet Günü'nde olacak."

500
00:52:47,334 --> 00:52:50,378
"26 Haziran 1958"

501
00:52:50,420 --> 00:52:52,547
Sevgili Bay Józef.

502
00:52:52,589 --> 00:52:54,758
Daha yeni bir varil
dolusu sebzeyi kazdım...

503
00:52:54,799 --> 00:52:57,886
...hasta oda arkadaşımın
bahçesinden, satmak için.

504
00:52:57,928 --> 00:53:00,847
Sebzeleri, oda arkadaşımı değil.

505
00:53:00,889 --> 00:53:06,102
200 kadar marul ektim. Şimdi de et
suyu kaynatıyor ve sana yazıyorum.

506
00:53:07,812 --> 00:53:10,106
Birbirimizi bu mektuplar
aracılığıyla tanıdıkça...

507
00:53:10,148 --> 00:53:13,068
...sizin için daha çok
endişeleniyorum, sevgili bayım.

508
00:53:13,109 --> 00:53:17,531
Siz ruhunuza zararlı bir
iklimde yaşıyorsunuz...

509
00:53:17,572 --> 00:53:21,076
...fiziksel rahatsızlıklara,
sinirsel üzüntüye neden oluyor.

510
00:53:21,117 --> 00:53:23,495
Hatta daha da önemlisi...

511
00:53:23,537 --> 00:53:26,831
...yaratıcılığınızın
kanatlarını kırıyor.

512
00:53:26,873 --> 00:53:30,460
Siz bir şair olmak için doğmuşsunuz,
bu yüzden size bu hayat verilmiş.

513
00:53:30,502 --> 00:53:34,130
Yine de beyhude şeylerin peşinde
koşuyor ve ızdırap çekiyorsunuz.

514
00:53:34,172 --> 00:53:37,115
Çünkü bir insana daha fazla
hiçbir şey işkence edemez...

515
00:53:37,140 --> 00:53:39,970
...Tanrı'nın bize verdiği
görevi ıskalamaktan başka.

516
00:53:40,011 --> 00:53:44,776
Bu biraz saçma gelebilir, ama ben yine de
bir şekilde yardımcı olmak istiyorum.

517
00:53:46,309 --> 00:53:50,063
Kırsal bölgemde sessizce otururken bazen...

518
00:53:50,105 --> 00:53:52,941
...şehirdeki insanları düşünüyorum.

519
00:53:52,983 --> 00:53:57,863
Kir, gürültü, telaş, pis hava.

520
00:53:57,904 --> 00:54:00,574
Kötü kokan tozlu yerlerde çalışıp...

521
00:54:00,615 --> 00:54:05,078
...sinema, televizyon ya da
gazetelerle dinlenmek.

522
00:54:05,120 --> 00:54:08,237
İşte bu, insanın nasıl
öldürüldüğünün bir örneği.

523
00:54:10,041 --> 00:54:12,711
Neyse bırakalım modern
yaşamdan şikâyet etmeyi.

524
00:54:12,752 --> 00:54:14,504
Bu, yaşlı insanların yapacağı bir iş.

525
00:54:14,546 --> 00:54:17,874
Sabrınızı tüketmek istemiyorum.

526
00:54:17,899 --> 00:54:21,756
Dünya ne de olsa dönüyor,
ve sızlanmanın bir faydası yok.

527
00:54:21,781 --> 00:54:27,809
Canını seviyorsan kaç diye kural vardır,
bu yüzden, lütfen kaçın, sevgili bayım.

528
00:54:27,851 --> 00:54:32,760
Ve bana daha çok kendinizden bahsedin,
çünkü ben gerçekten sizin için üzülüyorum.

529
00:54:32,981 --> 00:54:34,941
Ben ve eşim size daha iyi olmanız için...

530
00:54:34,983 --> 00:54:37,819
...binlerce içten dilek gönderiyoruz.

531
00:54:39,321 --> 00:54:41,323
"Zofia Bohdanowiczowa."

532
00:54:43,700 --> 00:54:45,702
Sıra sende.

533
00:54:50,957 --> 00:54:54,961
Ona Bay Kuş dediği
mektubu okumak istiyorum.

534
00:55:39,548 --> 00:55:43,969
23 Ocak 1959.

535
00:55:44,010 --> 00:55:46,221
Sevgili Bay Józef.

536
00:55:46,263 --> 00:55:49,766
Size çok uzun zamandır yazmıyordum.

537
00:55:49,808 --> 00:55:52,060
Yani, Avrupa'ya seyahatinizden beri.

538
00:55:52,102 --> 00:55:54,896
Münih'teki bir postaneye
sizin için bir mektup gönderdim...

539
00:55:54,938 --> 00:55:57,148
...ama elinize ulaştı mı bilmiyorum.

540
00:55:57,190 --> 00:56:00,360
Aslına bakarsanız, bir ülkeden
başkasına uçuyordunuz.

541
00:56:00,402 --> 00:56:04,155
Neredeyse bunun parlaklığını
ve büyüsünü hissedebiliyorum.

542
00:56:04,197 --> 00:56:06,658
Büyünün bozuluşunu da.

543
00:56:06,700 --> 00:56:10,996
Bazen hayallerimizde özlediğimiz
yerler gerçek hâlinden daha güzeldir.

544
00:56:11,788 --> 00:56:14,170
Yolculuktan sonra iyi dinlendiniz mi?

545
00:56:14,195 --> 00:56:17,088
Sizi hep vahşi bir kuş
olarak hayal ediyorum,

546
00:56:17,113 --> 00:56:19,729
bir gökdelenin duvarlarına
çarparak uçan.

547
00:56:19,754 --> 00:56:22,883
Öfkeli ve aynı zamanda korkmuş.

548
00:56:22,924 --> 00:56:26,595
Bu mektuba 'Sevgili Bay Kuş'
diyerek başlamalıydım...

549
00:56:26,636 --> 00:56:29,806
...çünkü tamamı Avrupa'ya
uçuşunuzla alakalı.

550
00:56:29,848 --> 00:56:34,012
Nedense bu kuşsal hisle
yazmaktan kendimi alıkoyamadım.

551
00:56:35,604 --> 00:56:37,939
Ben de kendim hakkımda
bir şeyler yazmak isterdim...

552
00:56:37,981 --> 00:56:40,118
...ama bu kırsal kesim
o kadar sıradan ki...

553
00:56:40,143 --> 00:56:42,068
...ilginç bir şey bulmak çok zor.

554
00:56:43,570 --> 00:56:45,906
Bugün özellikle daha hoş bir gün...

555
00:56:45,947 --> 00:56:48,575
...çünkü tüm bu edebi işler bitirildi...

556
00:56:48,617 --> 00:56:52,621
...çamaşır yıkandı, dikilecekler
giysiler dikildi, ve ev temizlendi.

557
00:56:52,662 --> 00:56:56,499
Oturup sevgili Bay Józef'ime yazabiliyorum.

558
00:56:56,541 --> 00:56:59,961
Eminim beni birazcık unuttu.
Bu da sonuçta benim hatam.

559
00:57:01,421 --> 00:57:03,882
Yurt dışına taşınmaya hazırlanıyoruz.

560
00:57:03,924 --> 00:57:08,511
Muhtemelen bu yaz, bir aksilik olmazsa.

561
00:57:08,553 --> 00:57:12,682
Ben pek ayrılma taraftarı değilim,
belki de burada iyi hissettiğimdendir.

562
00:57:12,724 --> 00:57:16,853
Ama eğer Kanada'ya taşınırsam,
sizinle er ya da geç buluşacağım.

563
00:57:16,895 --> 00:57:19,856
Bu dört gözle beklediğim
cezbedici anlardan biri...

564
00:57:19,898 --> 00:57:21,900
...bambaşka bir diyarda.

565
00:57:21,942 --> 00:57:24,986
"En içten sevgilerimle,
Zofia Bohdanowiczowa."

566
00:57:38,208 --> 00:57:42,161
Sabah epey erken saatte
trene binmek zorundayım.

567
00:57:43,588 --> 00:57:45,882
Peki.

568
00:58:00,313 --> 00:58:03,650
Şehre dönmek için kendi başının
çaresine bakman gerekecek.

569
00:58:03,692 --> 00:58:05,443
Parti daha bitmedi.

570
00:58:05,485 --> 00:58:07,320
Evet, bunu görebiliyorum.
Sasha beni aradı...

571
00:58:07,362 --> 00:58:10,448
...acil bir durum varmış
ve gitmek zorundayım.

572
00:58:11,491 --> 00:58:15,328
Seninle beraber gitmek üzere plan
yapmıştık ve Etobicoke'un ta ucundayız.

573
00:58:15,370 --> 00:58:16,872
Eminim bir çözüm bulursun.

574
00:58:16,913 --> 00:58:19,040
Kimse şehre geri götürmez ki...

575
01:00:05,605 --> 01:00:07,399
<i>Hatırlıyorum, küçük bir kızken...</i>

576
01:00:07,440 --> 01:00:09,234
<i>...kaleler yapmaya bayılırdın.</i>

577
01:00:09,276 --> 01:00:12,445
<i>Koltuk yastıklarının hepsini
alır üst üste yığardın...</i>

578
01:00:12,487 --> 01:00:16,032
<i>...ve evin her tarafından
bulduğun battaniyeleri alır...</i>

579
01:00:16,074 --> 01:00:20,954
<i>...ve bu, içine girdiğin
küçük kaleyi yapardın.</i>

580
01:00:20,996 --> 01:00:24,165
<i>İstediğin her şeyi yapardın orada.</i>

581
01:00:24,207 --> 01:00:28,378
<i>Uyur, kendi kendine
konuşur, şarkı söylerdin...</i>

582
01:00:28,420 --> 01:00:32,507
<i>...hayali arkadaşların olurdu...
Hatta orada yemek yemek isterdin.</i>

583
01:00:34,676 --> 01:00:36,052
<i>Ama bir sefer oldu ki...</i>

584
01:00:36,094 --> 01:00:40,640
<i>...yaptıklarının sonucunu
gerçekten ödemek zorunda kaldın.</i>

585
01:00:40,682 --> 01:00:45,228
<i>Ve annen batırdığın
ortalığı temizlemeni istedi.</i>

586
01:00:45,270 --> 01:00:47,230
<i>Ve haklıydı.</i>

587
01:00:47,272 --> 01:00:50,317
<i>Sana dedi ki, eğer
tüm o aldığın yastıkları...</i>

588
01:00:50,358 --> 01:00:52,110
<i>...ait olduğu yere geri koymazsan...</i>

589
01:00:52,152 --> 01:00:54,654
<i>...hiç akşam yemeği
yiyemeyecektin.</i>

590
01:00:56,114 --> 01:01:00,577
<i>Sen de koltuğu düzeltmeye
çalıştın ama yapamadın.</i>

591
01:01:00,619 --> 01:01:05,081
<i>Hangi yastığın alta, hangisinin üste...</i>

592
01:01:05,123 --> 01:01:07,542
<i>...konacağını çözememiştin, ve...</i>

593
01:01:07,584 --> 01:01:10,670
<i>...ve bu yüzden, şımarık
bir haylaz olduğundan...</i>

594
01:01:10,712 --> 01:01:13,715
<i>...yemeyi reddettin
ve açlık grevi başlattın.</i>

595
01:01:13,757 --> 01:01:16,259
<i>O kadar şımarıktın ki...</i>

596
01:01:16,301 --> 01:01:20,222
<i>O kadar şımartılmıştın
ve buna izin verilmişti ki...</i>

597
01:01:20,263 --> 01:01:22,933
<i>Yani, çalışmak için hiçbir kapasiten yoktu.</i>

598
01:01:22,974 --> 01:01:26,061
<i>Hiçbir şekilde anlamıyordun
senin batırdığını...</i>

599
01:01:26,102 --> 01:01:28,772
<i>...temizlemenin ne kadar sürdüğünü.</i>

600
01:01:28,813 --> 01:01:31,650
<i>Ve sanırım üç ya da dört gününü aldı...</i>

601
01:01:31,691 --> 01:01:35,028
<i>...koltuğu gerçekten nasıl
düzelteceğini çözebilmen.</i>

602
01:01:35,070 --> 01:01:38,615
<i>Ve sonra birdenbire,
anladın, gerçekten anladın...</i>

603
01:01:38,657 --> 01:01:43,411
<i>...bir şeylerin ve onunla alakalı
işlerin ne kadar zaman aldığını...</i>

604
01:01:43,453 --> 01:01:46,915
<i>Ortalığı batırmanın sonuçlarını anladın.</i>

605
01:01:46,957 --> 01:01:50,058
<i>Artık kaleler inşa etmekle ilgilenmiyordun.</i>

606
01:01:58,280 --> 01:02:03,490
<i>Yine de, siz haklısınız kesinlikle.</i>

607
01:02:05,240 --> 01:02:10,872
<i>Buluşmamızda bir hüzün maskesi vardı.</i>

608
01:02:13,140 --> 01:02:17,185
<i>Bu Toronto'nun çok hüzünlü...</i>

609
01:02:17,210 --> 01:02:21,760
<i>...bir şehir oluşundan
(bana göre) olabilir.</i>

610
01:02:23,750 --> 01:02:30,283
<i>Ya da herkesin kendi içinde
bir mutsuzluğu olduğundandır -</i>

611
01:02:30,308 --> 01:02:34,738
<i>...yoksa başka türlü nasıl olurdu...</i>

612
01:02:34,763 --> 01:02:39,369
<i>...memleketi ya da ailesi
olmayan insanlar için?</i>

613
01:02:42,410 --> 01:02:47,768
<i>Ve işte o zaman gerçekleşti buluşmamız...</i>

614
01:02:47,793 --> 01:02:52,780
<i>...birbirimizi bir daha görüp
göremeyeceğimizin belirsizliği içinde.</i>

615
01:02:54,950 --> 01:03:00,206
<i>Benim için, o zar zor kavranan hüzün...</i>

616
01:03:00,230 --> 01:03:05,311
<i>...şiirdi; çok güzeldi.</i>



