1
00:00:02,000 --> 00:00:07,000
Downloaded from
YTS.MX

2
00:00:08,000 --> 00:00:13,000
Official YIFY movies site:
YTS.MX

3
00:00:27,611 --> 00:00:29,488
Yaşamam beklenmiyordu.

4
00:00:36,828 --> 00:00:39,748
İki ay erken doğmuşum.

5
00:00:44,294 --> 00:00:47,047
Hayatta kalamayacağıma
kanaat getirildiğinde…

6
00:00:49,091 --> 00:00:52,386
babam eve elinde bir ayakkabı kutusuyla…

7
00:00:54,638 --> 00:00:55,722
…geri dönmüş.

8
00:01:02,688 --> 00:01:04,857
Beni gömmeye hazırlarmış.

9
00:01:12,531 --> 00:01:15,200
Bence benim hayatımda

10
00:01:15,284 --> 00:01:19,705
birden fazla muhteşem, anlatılamaz
dönüm noktaları olmuş.

11
00:01:35,554 --> 00:01:37,764
Benim bildiğim dünya çok basitti.

12
00:01:40,809 --> 00:01:44,188
Elektrik diye bir şey olduğunu
bilmiyordum.

13
00:01:44,271 --> 00:01:46,899
CAT ADASI, BAHAMALAR

14
00:01:47,774 --> 00:01:50,194
Eve bir borudan

15
00:01:50,277 --> 00:01:54,281
su gelebildiğini bilmiyordum.

16
00:01:56,950 --> 00:02:00,871
Dünyanın nasıl bir yer olduğunu,
gözlemleyerek öğrendim.

17
00:02:00,954 --> 00:02:03,332
Canlıları gördüm. Kuşları gördüm.

18
00:02:03,415 --> 00:02:06,668
Ne olduklarını kendim öğrenmem gerekti.

19
00:02:12,257 --> 00:02:15,135
Kardeşlerin en küçüğü bendim.

20
00:02:15,219 --> 00:02:19,097
Ve tabii ki onlardan en çok ben çektim.

21
00:02:19,181 --> 00:02:21,308
Ama ben… Ben en küçüktüm

22
00:02:21,391 --> 00:02:25,312
ve beni sık sık evde bırakırlardı.

23
00:02:26,605 --> 00:02:27,981
Tarlaya gittikleri zaman.

24
00:02:28,065 --> 00:02:30,025
Bizimkiler domates üreticisiydi.

25
00:02:32,277 --> 00:02:35,572
Eğitim çok azdı. Çok az.

26
00:02:37,157 --> 00:02:41,203
Değerler anlamında,
yanlış ve doğru anlamında,

27
00:02:41,286 --> 00:02:46,083
değer anlamında kim olduğum konusunda
bildiğim her şey annemle babamdandı.

28
00:02:47,459 --> 00:02:49,461
Hep onları izliyordum.

29
00:02:49,545 --> 00:02:50,796
REGINALD VE EVELYN POITIER

30
00:02:50,879 --> 00:02:53,590
Birbirlerine nasıl davrandıklarını,
birbirleriyle nasıl ilgilendiklerini.

31
00:02:53,674 --> 00:02:55,509
Arkadaşlarına nasıl davrandıklarını.

32
00:02:56,176 --> 00:02:59,179
Köydeki diğer insanlara
nasıl davrandıklarını.

33
00:03:00,305 --> 00:03:03,183
Elimden geldiğince öyle davranırdım

34
00:03:03,267 --> 00:03:06,728
çünkü onların davranışlarının
sonuçlarını görüyordum.

35
00:03:08,772 --> 00:03:12,442
Florida hükûmeti, Bahamalar'dan gelen

36
00:03:12,526 --> 00:03:15,279
domateslere ambargo koymuştu.

37
00:03:16,113 --> 00:03:17,906
Babamın işi bozuldu.

38
00:03:18,574 --> 00:03:21,827
Annemle beni Nassau'ya

39
00:03:21,910 --> 00:03:24,288
paramızın yeteceği bir ev bulmaya yolladı.

40
00:03:24,371 --> 00:03:25,622
NASSAU, BAHAMALAR

41
00:03:25,706 --> 00:03:29,042
Limana girerken
bir şeyin hareket ettiğini gördüm.

42
00:03:29,126 --> 00:03:32,171
Caddeden sanki bir böcek geliyordu.

43
00:03:35,591 --> 00:03:37,634
Anneme "Bu ne?" dedim.

44
00:03:38,343 --> 00:03:41,263
O da "Araba" dedi.

45
00:03:42,264 --> 00:03:44,892
"Araba ne?" dedim.

46
00:03:45,976 --> 00:03:49,605
Bana anlattı. Büyülenmiştim.

47
00:03:51,732 --> 00:03:54,193
Caddelerde dolanırken
cam vitrinler gördüm,

48
00:03:54,276 --> 00:03:56,945
vitrinlerin arkasında
muhteşem şeyler vardı.

49
00:03:57,029 --> 00:03:59,114
Ama sonra bir kadın gördüm.

50
00:03:59,198 --> 00:04:04,953
Ama tıpkı kendisine benzeyen bir kadınla
karşı karşıya duruyordu.

51
00:04:05,662 --> 00:04:09,958
Bir kadın ne yaparsa,
diğeri de onu yapıyordu.

52
00:04:10,918 --> 00:04:12,419
Meğer ayna varmış.

53
00:04:12,503 --> 00:04:15,631
Ama ben ayna diye bir şey olduğunu
bilmiyordum.

54
00:04:15,714 --> 00:04:19,051
Anlatabiliyor muyum?
Aynanın ne olduğunu bilmiyordum.

55
00:04:20,093 --> 00:04:22,262
Neye benzediğimi hiç düşünmemiştim.

56
00:04:22,346 --> 00:04:25,098
Ne gördüysem oydu.

57
00:04:26,225 --> 00:04:29,811
Cat Adası'nda tek bir beyaz insan vardı.

58
00:04:29,895 --> 00:04:33,690
Nassau'ya gittiğimde başka beyazlar gördüm

59
00:04:33,774 --> 00:04:36,652
ama azınlıktılar.

60
00:04:36,735 --> 00:04:41,073
Nüfusun yüzde 90'ı siyahilerdi.

61
00:04:43,033 --> 00:04:46,787
Benim yaşlarımda bir grup çocukla
takılıyordum.

62
00:04:46,870 --> 00:04:49,456
Aylar içinde,

63
00:04:49,540 --> 00:04:51,959
o çocuklardan üçü ya da dördü
reform okuluna düştü.

64
00:04:52,042 --> 00:04:53,585
Ve babam

65
00:04:53,669 --> 00:04:57,089
benim de başımı derde sokacağıma
karar verdi.

66
00:04:58,048 --> 00:04:59,967
Beni Florida, Miami'ye yolladılar.

67
00:05:03,846 --> 00:05:08,392
Bahamalar'dan 15 yaşında
kendimin farkında olarak ayrıldım.

68
00:05:08,475 --> 00:05:12,563
Bunun 10,5 yılı Cat Adası'nda geçmişti.

69
00:05:12,646 --> 00:05:15,190
Dört buçuk yılı da Nassau'da.

70
00:05:15,274 --> 00:05:18,777
Dolayısıyla Florida, Miami'ye
kendimi bilerek gittim.

71
00:05:19,611 --> 00:05:24,992
Ve gemiden indiğim andan itibaren
Florida bana şöyle demeye başladı:

72
00:05:25,075 --> 00:05:27,202
"Sen zannettiğin kişi değilsin."

73
00:05:27,286 --> 00:05:29,162
SADECE SİYAHİLER

74
00:05:29,246 --> 00:05:31,582
Cat Adası'nda herkesin siyahi olduğu bir…

75
00:05:31,665 --> 00:05:34,001
…toplulukta büyüyünce

76
00:05:34,084 --> 00:05:37,212
bildiğiniz ve etrafınızda gördüğünüz
her şey çok güçlü,

77
00:05:37,296 --> 00:05:39,214
iyi ve korumacı

78
00:05:39,298 --> 00:05:40,549
ve siyahidir.

79
00:05:40,632 --> 00:05:44,303
Ama aslında bir ırk algısı yoktur.

80
00:05:44,386 --> 00:05:47,848
Çünkü bu onun dünya görüşü,
şahsi görüşüydü,

81
00:05:47,931 --> 00:05:51,226
o dünyada bu şekilde hareket ediyordu.

82
00:05:51,310 --> 00:05:54,271
Hep neyse o olduğunu düşünüyordu.

83
00:05:54,354 --> 00:05:58,692
Ve tabii bu,
onun başını kimi zaman derde soktu.

84
00:05:59,359 --> 00:06:04,615
Beni abimin yanına yollamışlardı,
oradaki tek akrabamız oydu.

85
00:06:05,407 --> 00:06:09,119
Burdines mağazasında bana bir iş buldu.

86
00:06:09,203 --> 00:06:11,622
Florida, Miami'de. Teslimat yapacaktım.

87
00:06:11,705 --> 00:06:14,416
Ve bana kadının adını söylemişlerdi…

88
00:06:14,499 --> 00:06:18,504
Ben de bisiklete atladım,
Miami Beach'e gittim.

89
00:06:18,587 --> 00:06:23,967
Adrese vardım ve ön kapıya gidip

90
00:06:24,051 --> 00:06:26,345
zili çaldım.

91
00:06:27,513 --> 00:06:30,516
Evin hanımı kapıyı açtı ve şöyle dedi:

92
00:06:30,599 --> 00:06:32,726
"Ön kapıda ne işin var senin?"

93
00:06:33,477 --> 00:06:39,191
Ben de dedim ki… "Bu paketi getirmiştim."

94
00:06:39,274 --> 00:06:42,277
"Arka kapıya geç" dedi.

95
00:06:42,361 --> 00:06:44,196
Kapıyı suratıma kapattı.

96
00:06:44,279 --> 00:06:49,535
ABD'deki bu ırk deneyimine yeniydim ben.

97
00:06:51,161 --> 00:06:53,163
Bir türlü anlamıyordum.

98
00:06:53,247 --> 00:06:56,333
Ben neden arka kapıya gitmek zorundayım da
o orada duruyor?

99
00:06:56,416 --> 00:07:00,379
Ama kapıyı yüzüme çarptı
ve ben ne yapacağımı bilmiyordum.

100
00:07:00,462 --> 00:07:05,467
Ben de paketi kapının eşiğine koymaya
karar verdim.

101
00:07:05,551 --> 00:07:09,680
Akşam olunca abimin evine gittim.

102
00:07:10,889 --> 00:07:13,100
Eve vardım, karanlıktı.

103
00:07:14,935 --> 00:07:16,979
Eve yaklaşıyordum, ışıklar kapalıydı.

104
00:07:17,062 --> 00:07:20,983
Neden ışık yok diye düşündüm
ama ön kapıya doğru gittim.

105
00:07:21,066 --> 00:07:23,193
Karısı kapıyı açtı, beni tuttu,

106
00:07:23,277 --> 00:07:25,404
içeri çekip yere fırlattı

107
00:07:25,487 --> 00:07:26,905
ve kapıyı çarptı.

108
00:07:29,116 --> 00:07:34,162
Ve ben… Şöyle dedi:
"Ne yaptın? Sen bugün ne yaptın?"

109
00:07:34,246 --> 00:07:39,334
Ben de şöyle dedim:
"Bir şey yapmadım. Ne yapmışım ki?"

110
00:07:40,169 --> 00:07:45,674
Şöyle dedi:
"Klan buradaydı. Sen ne yaptın?"

111
00:07:54,975 --> 00:08:00,189
Şehirden ayrılmam gerektiğine karar
verdim. Şehirden ayrılmak istiyordum.

112
00:08:02,149 --> 00:08:05,319
Kuru temizleyiciye birkaç parça

113
00:08:06,028 --> 00:08:08,405
kıyafet bırakmıştım.

114
00:08:08,488 --> 00:08:11,950
Oraya gittim.
Beyazların olduğu bir yerdeydi.

115
00:08:12,534 --> 00:08:16,121
Dönerken otobüs durağına gittim

116
00:08:16,205 --> 00:08:17,998
ama otobüs seferleri bitmişti.

117
00:08:20,042 --> 00:08:23,212
Bir araba durdu, yanıma çekti

118
00:08:23,295 --> 00:08:25,714
ve içi polis doluydu.

119
00:08:28,759 --> 00:08:31,178
"Ne yapıyorsun?" diye sordular.

120
00:08:31,261 --> 00:08:35,349
Otostopla şehre dönmeye çalıştığımı
söyledim.

121
00:08:35,432 --> 00:08:38,184
"Burada ne yapıyorsun?" dediler.
Ben de her şeyi anlattım.

122
00:08:38,809 --> 00:08:41,104
Silahını çıkardı,

123
00:08:41,188 --> 00:08:46,610
arabanın camından çıkardı.

124
00:08:48,362 --> 00:08:51,406
Kafama dayadı.

125
00:08:52,741 --> 00:08:53,742
Buraya.

126
00:08:55,869 --> 00:08:58,121
İş arkadaşlarına şöyle dedi:

127
00:08:59,039 --> 00:09:03,335
"Bu şahsı ne yapalım?"

128
00:09:03,919 --> 00:09:05,629
"Şahıs" lafını kullanmamışlardı.

129
00:09:06,463 --> 00:09:08,590
Şöyle dedi: "Seni bırakırsak

130
00:09:08,674 --> 00:09:14,054
geldiğin yere kadar arkana hiç bakmadan

131
00:09:15,806 --> 00:09:18,141
yürüyerek gidebilir misin?
Bunu yapabilir misin?"

132
00:09:19,726 --> 00:09:24,064
Ben de "Evet, yapabilirim" dedim.

133
00:09:25,023 --> 00:09:29,152
"Bir kere bile arkana bakarsan
seni vururuz" dedi.

134
00:09:32,573 --> 00:09:36,159
Sonraki 50 küsur sokak boyunca

135
00:09:36,243 --> 00:09:42,040
ne zaman bir vitrinin yanından geçsem
sadece gözlerimi kaydırıyordum

136
00:09:42,124 --> 00:09:48,088
ve arkamdaki o polis arabasını
fark ediyordum.

137
00:09:53,510 --> 00:09:55,304
Hiç ayrılmadılar.

138
00:09:59,141 --> 00:10:03,228
Akrabalarımın oturduğu

139
00:10:04,479 --> 00:10:07,858
o küçük sokağa kadar.

140
00:10:09,651 --> 00:10:12,696
O noktada da arabayla devam ettiler.

141
00:10:14,239 --> 00:10:17,659
Birkaç ay içinde

142
00:10:17,743 --> 00:10:23,373
hayata tüm bakışımı
değiştirmek zorunda kaldım.

143
00:10:25,209 --> 00:10:28,045
Gücün kimde olduğunu öğrenmeye başladım.

144
00:10:28,128 --> 00:10:33,509
O gücün nasıl uygulandığına tanık oldum.

145
00:10:44,686 --> 00:10:48,649
O zaman
şehri terk etmem gerektiğini anlamıştım.

146
00:10:48,732 --> 00:10:50,275
Gitmem gerektiğini biliyordum.

147
00:10:50,817 --> 00:10:54,321
Florida'dan farklı bir yer

148
00:10:54,404 --> 00:10:57,407
bulabilecek miydim, bilmiyordum.

149
00:11:00,369 --> 00:11:03,580
Birilerinden bizim için
farklı fırsatların olduğu

150
00:11:03,664 --> 00:11:07,167
bir yer olduğunu duydum.

151
00:11:07,251 --> 00:11:08,252
New York.

152
00:11:11,672 --> 00:11:14,925
Greyhound otobüs garından
New York'a gittim.

153
00:11:15,008 --> 00:11:16,677
50. Cadde ve 8. Bulvar.

154
00:11:16,760 --> 00:11:19,638
Caddeye çıktığım an

155
00:11:20,305 --> 00:11:23,308
o yer beni hayrete düşürmüştü.

156
00:11:24,059 --> 00:11:26,979
Bir siyahi Amerikalı yanıma geldi.

157
00:11:27,062 --> 00:11:29,147
"Nasılsın?" dedi. "İyiyim" dedim.

158
00:11:29,231 --> 00:11:30,524
"Nereye gidiyorsun?" dedi.

159
00:11:30,607 --> 00:11:33,944
"Harlem'a nasıl gideceğimi
söyler misiniz?" dedim.

160
00:11:34,027 --> 00:11:35,237
"Tabii ki" dedi.

161
00:11:35,320 --> 00:11:38,782
"Buradan aşağı in ve A trenine bin" dedi.

162
00:11:38,866 --> 00:11:40,868
HIZLI TAŞIMA ŞİRKETİ

163
00:11:40,951 --> 00:11:44,204
Çok şüphelenmiştim
çünkü şöyle demişti: "Buradan aşağı in.

164
00:11:44,288 --> 00:11:46,373
Yerin altına giden merdivenler var."

165
00:11:49,626 --> 00:11:51,253
Ben de "Tamam" dedim.

166
00:11:53,005 --> 00:11:56,633
Çok temkinli bir şekilde
merdivenlerden indim.

167
00:11:56,717 --> 00:12:00,179
Sonra gümbür gümbür bir ses duydum.

168
00:12:00,262 --> 00:12:02,973
Ve çok geçmeden tren geldi…

169
00:12:14,860 --> 00:12:17,529
116. Cadde'ye gelince indim.

170
00:12:17,613 --> 00:12:19,865
İnen insanları takip ettim

171
00:12:19,948 --> 00:12:21,283
ve merdivenlerden çıktım.

172
00:12:21,366 --> 00:12:24,286
Ve işte Harlem'daydım.

173
00:12:35,797 --> 00:12:37,674
Nereye baksam siyahiler vardı.

174
00:12:37,758 --> 00:12:39,676
"Merhaba" diyordum, "Merhaba" diyorlardı.

175
00:12:39,760 --> 00:12:41,762
Çok heyecanlanmıştım.

176
00:12:49,895 --> 00:12:51,897
Siyahi sanatçılar
Harlem'da varlık gösteriyordu.

177
00:12:51,980 --> 00:12:53,440
KÜLTÜR ELEŞTİRMENİ, MÜZİSYEN

178
00:12:53,524 --> 00:12:55,943
Etraftaki azametin farkındaydınız.

179
00:12:56,026 --> 00:12:57,361
Ellington vardı.

180
00:12:57,444 --> 00:12:59,488
Lena Horne. Billie Holiday.

181
00:12:59,571 --> 00:13:01,949
Her yerde yıldızlar vardı.

182
00:13:02,032 --> 00:13:05,160
O zaman sanatçının değeri biliniyordu.

183
00:13:05,244 --> 00:13:07,621
Filtresiz, gözünüzün önündeydi.

184
00:13:08,622 --> 00:13:10,832
Yani Sidney Poitier'yi bekleyen

185
00:13:10,916 --> 00:13:12,960
böyle bir dönemdi.

186
00:13:14,127 --> 00:13:16,004
Şöhret ve para arayışı için buradaydınız.

187
00:13:16,088 --> 00:13:18,924
-Arayış için buradaydım.
-Arayış.

188
00:13:19,007 --> 00:13:22,052
Doğrusu arayışım
uzun zaman sonuçsuz kaldı.

189
00:13:22,135 --> 00:13:25,806
49. Cadde ve Broadway'de

190
00:13:25,889 --> 00:13:27,808
bar ve ızgara yemek yapan bir yer vardı.

191
00:13:28,308 --> 00:13:30,561
Vitrinde "Bulaşıkçı aranıyor" yazıyordu.

192
00:13:30,644 --> 00:13:33,188
İçeri girdim.
Adam "Ne zaman başlarsın?" dedi.

193
00:13:33,772 --> 00:13:36,066
"Hemen başlayabilirim" dedim.

194
00:13:36,149 --> 00:13:37,484
Ve beni işe aldı.

195
00:13:38,569 --> 00:13:41,655
Bana iş vermekle kalmadılar,
gecede dört dolar veriyorlardı.

196
00:13:41,738 --> 00:13:43,323
Ve yemek yiyordum.

197
00:13:43,407 --> 00:13:45,701
İlk gece iş bittiğinde

198
00:13:46,869 --> 00:13:48,453
otobüs durağına gittim.

199
00:13:48,537 --> 00:13:49,538
GREYHOUND OTOBÜS GARI
RESTORAN

200
00:13:49,621 --> 00:13:52,249
Uyumak için tuvalete girdim.

201
00:13:52,332 --> 00:13:55,419
Paralı tuvaletler vardı, beş sentti.

202
00:13:55,502 --> 00:13:58,255
Beş sent attım. Ve içeri girdim.

203
00:13:58,338 --> 00:14:02,009
Oturağı indirir, oturur,
ayaklarımı kaldırıp kapıya yaslar

204
00:14:02,092 --> 00:14:03,260
ve uyurdum.

205
00:14:03,343 --> 00:14:05,888
Rahatsız bir şekilde elbette.

206
00:14:07,264 --> 00:14:08,891
Bir akşam

207
00:14:08,974 --> 00:14:11,894
mutfağın hemen yanında oturmuş

208
00:14:11,977 --> 00:14:13,854
gazete okuyordum.

209
00:14:13,937 --> 00:14:17,065
Garsonlardan biri baktı
ve orada oturduğumu gördü.

210
00:14:17,149 --> 00:14:20,068
"Okumamı ilerletmeye çalışıyorum" dedim.

211
00:14:20,152 --> 00:14:23,238
O da "Seninle okumamı ister misin?" dedi.

212
00:14:23,906 --> 00:14:26,200
Her gece,

213
00:14:26,992 --> 00:14:30,996
o adam, o Yahudi garson

214
00:14:31,663 --> 00:14:34,917
nerede gazete okuyorsam oraya geldi

215
00:14:35,000 --> 00:14:41,924
ve ben okumayı gerçekten öğreninceye kadar
benimle oturdu.

216
00:14:42,007 --> 00:14:45,928
Bu benim için
bir yolculuğun başlangıcı gibiydi.

217
00:14:46,011 --> 00:14:49,181
Mücadeleyi bırakırsan
insanlar yanından geçer gider.

218
00:14:49,890 --> 00:14:51,433
Ama uğraştığını görürlerse…

219
00:14:51,975 --> 00:14:54,061
…biri senin elinden tutar

220
00:14:54,144 --> 00:14:57,022
ve devam etmek için ihtiyacın olan
o desteği sana verir.

221
00:14:57,731 --> 00:14:58,982
Bu hep olacaktır.

222
00:15:01,318 --> 00:15:04,363
Harlem'da 125. Cadde'deydim

223
00:15:04,446 --> 00:15:07,574
ve Amsterdam News adında bir gazete aldım.

224
00:15:07,658 --> 00:15:10,244
Siyahilerin gazetesiydi
çünkü ilanlar sayfası vardı.

225
00:15:10,327 --> 00:15:14,081
İlanlar sayfasında
yapmış olduğum işler vardı.

226
00:15:14,164 --> 00:15:16,291
Bulaşıkçılık işleri, hamallık işleri,

227
00:15:16,375 --> 00:15:18,752
yapabileceğim her tür iş vardı.

228
00:15:18,836 --> 00:15:20,379
OYUNCULAR ARANIYOR
AMERICAN NEGRO TİYATROSU

229
00:15:20,462 --> 00:15:23,090
Diğer sayfada
"Oyuncular aranıyor" yazıyordu.

230
00:15:23,674 --> 00:15:28,178
Kendi kendime şöyle dedim:
"Tanrım. Oyuncu mu arıyorlar?

231
00:15:28,262 --> 00:15:31,014
Oyunculukta ne yapabilirim?"

232
00:15:32,307 --> 00:15:35,269
O adrese gittim. Kapıyı çaldım.

233
00:15:35,352 --> 00:15:37,271
Bir süre sonra bir adam geldi.

234
00:15:37,354 --> 00:15:40,023
İri yarı bir adamdı. Kocamandı.
O adam Frederick O'Neal'dı.

235
00:15:40,107 --> 00:15:42,401
AMERICAN NEGRO TİYATROSU
ORTAK KURUCUSU

236
00:15:43,068 --> 00:15:46,864
İçeri girdim, sahneye çıktım
ve falanca sayfayı açtım.

237
00:15:46,947 --> 00:15:49,950
Başka bir senaryoyu açtı.
Seyirciler arasında oturuyordu.

238
00:15:50,033 --> 00:15:52,703
Sayfayı çevirip
"Şimdi John'ın repliklerini oku" dedi.

239
00:15:52,786 --> 00:15:55,581
Bakıp, John'ı gördüm ve "Tamam" dedim.

240
00:15:56,164 --> 00:16:01,587
Diyordu ki, 'Nereye gidiyorsun?'"

241
00:16:01,670 --> 00:16:04,798
Ve o… Kızmıştı, sinirlenmişti

242
00:16:04,882 --> 00:16:07,467
ve beni oradan kovdu.

243
00:16:07,551 --> 00:16:09,720
Şöyle dedi: "Milletin vaktini harcama da

244
00:16:09,803 --> 00:16:12,181
kendine bulaşıkçı olarak falan iş bul."

245
00:16:12,264 --> 00:16:14,766
Oyuncu olduğum an o andır.

246
00:16:15,267 --> 00:16:18,187
Şöyle dedim: "Ben oyuncu olacağım.

247
00:16:18,812 --> 00:16:24,443
Olduğumda da geri dönüp
o adama göstereceğim."

248
00:16:24,526 --> 00:16:25,944
New York'ta

249
00:16:26,028 --> 00:16:27,988
çalışmaya başladığınızda
aksan sorununuz varmış.

250
00:16:28,071 --> 00:16:30,991
Konuşmanız aslen nasıldı?

251
00:16:31,074 --> 00:16:35,245
"Eve gidiyorum" gibi bir cümle mesela.

252
00:16:36,079 --> 00:16:39,082
Çocukken yuvarlayarak söylerdim.

253
00:16:39,166 --> 00:16:42,085
Oyuncu olmak istiyorsam
bunu bırakmamı söylediler.

254
00:16:42,711 --> 00:16:44,421
Ben de bıraktım.

255
00:16:45,214 --> 00:16:47,841
On dört dolara radyo aldım.

256
00:16:47,925 --> 00:16:51,678
Norman Brokenshire adındaki adamı arardım.

257
00:16:51,762 --> 00:16:56,642
Norman Brokenshire haber spikeriydi.

258
00:16:57,976 --> 00:16:59,478
Muhteşem bir sesi vardı.

259
00:16:59,561 --> 00:17:00,395
YAYINDA

260
00:17:00,479 --> 00:17:02,731
Nasılsınız hanımlar ve beyler? Nasılsınız?

261
00:17:02,814 --> 00:17:04,233
Ben, Norman Brokenshire.

262
00:17:04,316 --> 00:17:08,444
Onu dinlerdim.
Bir süre sonra tekrar ederdim.

263
00:17:08,529 --> 00:17:11,949
Yirmi beş yıldır mikrofon başındayım

264
00:17:12,031 --> 00:17:14,660
ve bunun gerilimli bir iş olduğunu
söyleyebilirim.

265
00:17:14,742 --> 00:17:19,080
Aksanım hemen hiç kalmadı.

266
00:17:19,164 --> 00:17:21,375
Gidip kitap aldım,

267
00:17:21,458 --> 00:17:24,377
replikleri zar zor okumayı öğrendim.

268
00:17:24,461 --> 00:17:27,631
Tekrar bir seçmeye katıldım.

269
00:17:27,714 --> 00:17:28,966
Ve kabul edildim.

270
00:17:29,049 --> 00:17:30,050
AMERICAN NEGRO TİYATROSU

271
00:17:30,133 --> 00:17:34,805
Tiyatroyu, oyunculuğu ve oyunculuk
derslerini terapi olarak kullandım.

272
00:17:36,557 --> 00:17:39,101
Garment Bölgesi'ndeki işimden çıkınca
oraya giderdim

273
00:17:39,184 --> 00:17:42,563
ya da çalıştığım diğer
14, 18 iş yerimden çıkınca.

274
00:17:43,397 --> 00:17:44,690
Akşam derse giderdim

275
00:17:44,773 --> 00:17:47,776
ve oturur çalışır, sahneleri oynardım.

276
00:17:47,860 --> 00:17:50,737
O zamanlar, ben 17, 18 yaşlarındayken

277
00:17:50,821 --> 00:17:54,575
oyunculuk bana
kendimi teşhir edeceğim bir alan vermişti.

278
00:17:54,658 --> 00:17:57,202
Bazı öfkelerimi dışa vurabiliyordum,

279
00:17:57,286 --> 00:18:01,957
bazı kafa karışıklıklarımı
ya da diğer kötücül şeyleri,

280
00:18:02,666 --> 00:18:04,877
kurgusal bir karaktere dökebiliyordum.

281
00:18:04,960 --> 00:18:08,672
Bunun beni
başkalarından ayırdığını düşünüyordum.

282
00:18:08,755 --> 00:18:10,799
Burada birçok şey olabiliyordum,

283
00:18:10,883 --> 00:18:13,510
o zamanlar sosyal ve diğer anlamda

284
00:18:13,594 --> 00:18:15,512
hayatın bana yasak olan alanları…

285
00:18:15,596 --> 00:18:20,017
Bu illüzyon içinde
misilleme yapma yollarım vardı.

286
00:18:21,852 --> 00:18:24,313
Zorba, yüzünü göster.

287
00:18:24,396 --> 00:18:25,731
Adın ne?

288
00:18:27,024 --> 00:18:30,485
Kaybolan şeylerden biri de
siyahi tiyatrosu bence.

289
00:18:31,570 --> 00:18:33,113
Benim adım Macbeth.

290
00:18:33,197 --> 00:18:37,534
Muhtemelen savaştan sonra
80'li yıllara kadar

291
00:18:37,618 --> 00:18:39,786
siyahi tiyatrosu, siyahi sanatın sesiydi.

292
00:18:39,870 --> 00:18:41,538
American Negro Tiyatrosu öncüydü.

293
00:18:41,622 --> 00:18:42,789
YAZAR, TARİHÇİ

294
00:18:42,873 --> 00:18:45,417
Negro Ensemble Topluluğuna
ve başkalarına öncülük etti.

295
00:18:45,501 --> 00:18:47,669
AMERICAN NEGRO TİYATROSU

296
00:18:47,753 --> 00:18:51,048
Orası gençlerin sahneye çıkabildiği

297
00:18:51,632 --> 00:18:52,841
ve hünerlerini gösterebildiği bir yerdi.

298
00:18:52,925 --> 00:18:54,510
Herkes siyahi tiyatrolarından gelmiştir.

299
00:18:54,593 --> 00:18:57,554
Muhtemelen siyahi tiyatrodan gelmemiş
siyahi oyunculara

300
00:18:57,638 --> 00:18:59,806
ancak 90'lı yıllarda rol verilmiştir.

301
00:18:59,890 --> 00:19:01,767
Oraya seçmelere gitmiştim.

302
00:19:01,850 --> 00:19:02,851
HARRY BELAFONTE'NİN SESİ

303
00:19:02,935 --> 00:19:03,769
Oraya vardığımda,

304
00:19:03,852 --> 00:19:07,105
odanın karşı tarafında
asık suratlı bir siyahi adam gördüm.

305
00:19:07,189 --> 00:19:11,610
Beni gördüğüne pek mutlu olmamıştı.

306
00:19:11,693 --> 00:19:13,153
Ona baktım ve anladım,

307
00:19:13,237 --> 00:19:15,989
ömrümün geri kalanında bu adamla

308
00:19:16,073 --> 00:19:17,866
rekabet edecektim.

309
00:19:18,367 --> 00:19:22,621
Sırtımı Sidney'ye yaslamam gerektiğine
karar verdim.

310
00:19:23,705 --> 00:19:26,500
Böylelikle muazzam tecrübeler
yaşayabilirim.

311
00:19:27,000 --> 00:19:28,418
Ve ben…

312
00:19:28,502 --> 00:19:30,170
Ortam çok gergin.

313
00:19:31,046 --> 00:19:34,091
Babam ve Harry çok yakındı. İnanılmazdı.

314
00:19:34,174 --> 00:19:35,217
Beraberlikleri

315
00:19:35,300 --> 00:19:38,178
American Negro Tiyatro Topluluğu'nun
ilk yıllarına dayanıyor.

316
00:19:38,262 --> 00:19:39,263
KIZI

317
00:19:39,346 --> 00:19:42,140
Çok yakın arkadaşlardı,

318
00:19:42,933 --> 00:19:45,686
küslükleri de oldu,
periyodik olarak küserlerdi.

319
00:19:45,769 --> 00:19:48,730
Evli çift gibiydiler. Yani…

320
00:19:48,814 --> 00:19:52,109
Ayrılırlardı, boşanırlardı,
sonra tekrar evlenirlerdi.

321
00:19:52,192 --> 00:19:54,278
-Arada fikir ayrılığımız oluyor.
-Evet.

322
00:19:54,361 --> 00:19:57,531
Şaka değil, arada sırada
fikir ayrılığımız oluyor,

323
00:19:57,614 --> 00:20:00,325
hem de birçok konuda.

324
00:20:00,409 --> 00:20:03,161
Ama bu konularda
fikir alışverişi yapıyoruz.

325
00:20:03,245 --> 00:20:06,707
Bu adamdan 26 yıl içinde çok şey öğrendim.

326
00:20:06,790 --> 00:20:09,626
Onun da benden bazı şeyler öğrendiğini
düşünüyorum.

327
00:20:10,502 --> 00:20:13,839
Biz sanatçıyız.
Benim egom var, onun egosu var.

328
00:20:13,922 --> 00:20:14,965
Anlat canım.

329
00:20:18,385 --> 00:20:19,386
Yani…

330
00:20:20,345 --> 00:20:24,433
On sekiz yaşındaydım,
Birdland'den çıkmıştım.

331
00:20:24,516 --> 00:20:29,188
Sidney, Harry Belafonte
ve Marlon Brando'yu gördüm.

332
00:20:29,271 --> 00:20:33,108
Hadi ama. Tarih gibiydi bu. Tarih.

333
00:20:33,734 --> 00:20:36,320
Çok çılgındık. O zamanlar herkes çılgındı.

334
00:20:36,403 --> 00:20:38,697
Birbirlerini severlerdi,
kavga da ederlerdi.

335
00:20:39,323 --> 00:20:41,783
Yakınlaştılar. Yakın da kaldılar.

336
00:20:42,618 --> 00:20:43,619
Yakın çalıştılar.

337
00:20:43,702 --> 00:20:45,829
Birbirlerine gücenip durdular da.

338
00:20:46,705 --> 00:20:48,498
Hâlâ öyleler.

339
00:20:48,582 --> 00:20:50,792
Days of Our Youth adında
bir oyun sahneliyorduk.

340
00:20:50,876 --> 00:20:52,503
Sidney Poitier yedeğimdi.

341
00:20:52,586 --> 00:20:54,463
Çok az paraya çalışırdık tabii.

342
00:20:54,546 --> 00:20:55,631
Benim işim de vardı.

343
00:20:56,798 --> 00:20:58,467
Kapıcı yardımcısıydım.

344
00:20:58,550 --> 00:21:00,302
Bir gece, sahneleri vardı.

345
00:21:00,385 --> 00:21:03,138
Harry Belafonte başroldü.
O sahneye çıkacaktı.

346
00:21:03,222 --> 00:21:05,015
Bir yandan çöpçülük yapıyordu.

347
00:21:05,098 --> 00:21:07,935
İşe çağırdılar, gitmesi gerekti.

348
00:21:08,018 --> 00:21:10,687
Babam da yedeği olduğu için yerine geçti.

349
00:21:10,771 --> 00:21:13,440
İşe bakın ki bir Broadway yapımcısı

350
00:21:13,524 --> 00:21:15,359
o gece seyirciler arasındaymış,

351
00:21:15,442 --> 00:21:17,694
sanıyorum Lysistrata'ya oyuncu seçiyormuş.

352
00:21:19,029 --> 00:21:21,240
Ve babamı seçmiş.

353
00:21:21,323 --> 00:21:23,659
Harry muhtemelen buna çok gıcık olmuştu.

354
00:21:23,742 --> 00:21:27,329
20th Century Fox
oyuncu bulmak için Doğu'ya

355
00:21:27,412 --> 00:21:28,664
yetenek avcıları yollamış.

356
00:21:28,747 --> 00:21:30,040
Sidney Poitier'yi görmüşler.

357
00:21:30,123 --> 00:21:31,625
Onu, Kaliforniya'ya getirmişler,

358
00:21:31,708 --> 00:21:33,794
deneme çekimi yaptırmışlar,
sonrasını biliyoruz.

359
00:21:33,877 --> 00:21:36,797
Ne zaman bir şey söylese,
havalanmasın diye

360
00:21:36,880 --> 00:21:40,259
kariyerini çöpe borçlu olduğunu
söylüyorum.

361
00:21:40,342 --> 00:21:43,262
Başarılı biri olmasan,
ki sen oldun, insan buna

362
00:21:43,345 --> 00:21:44,263
çok içerleyebilir.

363
00:21:44,346 --> 00:21:46,181
Hayır, ben hem başarılı oldum,
hem içerledim.

364
00:21:57,651 --> 00:21:58,819
-Selam, Lefty.
-Selam, Luth.

365
00:21:58,902 --> 00:22:02,364
Şu işe bak. Ben de seni arıyordum.

366
00:22:02,447 --> 00:22:04,950
Kariyerim,
Joe Mankiewicz sayesinde başladı.

367
00:22:05,033 --> 00:22:06,076
YÖNETMEN

368
00:22:06,159 --> 00:22:07,828
-Merhaba, Brooks.
-İyi akşamlar, doktor.

369
00:22:07,911 --> 00:22:10,956
Amerika'daki siyahilerle ilgili
bir film yapmak istiyordu.

370
00:22:12,416 --> 00:22:16,837
Çok da ilginç bir filmdi.
Türünün ilk örneğiydi.

371
00:22:16,920 --> 00:22:21,800
Los Angeles'ta bir hastanede görevli
genç bir siyahi doktoru canlandırıyordum.

372
00:22:21,884 --> 00:22:23,260
Ben, Dr. Brooks.

373
00:22:23,343 --> 00:22:25,220
Evet, burada olacağını söylemişlerdi.

374
00:22:25,304 --> 00:22:28,056
Gerçekten çok etkileyiciydi.

375
00:22:28,140 --> 00:22:29,892
Onu istemiyorum. Beyaz doktor istiyorum.

376
00:22:29,975 --> 00:22:31,977
Işıkları kapatırız. Farkı anlamazsın.

377
00:22:32,060 --> 00:22:34,146
-Benim haklarım yok mu?
-Yok!

378
00:22:34,229 --> 00:22:35,981
Sektörde siyahilerle ilgili

379
00:22:36,064 --> 00:22:37,733
öyle bir film çekecek

380
00:22:37,816 --> 00:22:40,736
cesareti olmayan insanlar vardı.

381
00:22:40,819 --> 00:22:43,822
Siyahileri çok saygısız

382
00:22:43,906 --> 00:22:48,702
bir şekilde kullanma alışkanlığı
düzeni vardı.

383
00:22:48,785 --> 00:22:51,288
Patates püremi
bıçaksız yiyebileceğimi biliyorum ve…

384
00:22:51,371 --> 00:22:54,041
-Kes şu saçmalığı.
-Ben…

385
00:22:54,124 --> 00:22:55,834
40'lardan bahsediyoruz.

386
00:22:55,918 --> 00:22:58,545
Filmlerde oynayacaksan, komik olmalıydın.

387
00:22:58,629 --> 00:22:59,963
Stepin Fetchit.

388
00:23:00,464 --> 00:23:01,673
Mantan Moreland.

389
00:23:01,757 --> 00:23:05,427
Bay Bill, mecbur muyum?
Burada sizinle kalsam?

390
00:23:05,511 --> 00:23:08,889
Olmaz. Diğer hizmetkârlara
kötü örnek olur.

391
00:23:08,972 --> 00:23:09,973
Elbette.

392
00:23:10,057 --> 00:23:12,851
Onlar dönemlerinin…
Dönemlerinin siyahi yıldızlarıydı.

393
00:23:12,935 --> 00:23:15,103
Komik değilsen sana iş yok.

394
00:23:15,687 --> 00:23:19,399
Mantan Moreland,
Stepin Fetchit ve Hattie McDaniel.

395
00:23:19,483 --> 00:23:22,152
Sinemaya başladığımda
bazı şeyleri söylemelerinin…

396
00:23:22,236 --> 00:23:28,075
…bazı şeyleri yapmalarının
ne kadar zor olduğunu anlamıştım.

397
00:23:28,784 --> 00:23:30,744
Aman, Jeff.
Sen gördüğüm en tembel adamsın.

398
00:23:31,328 --> 00:23:35,082
Bay Frank, ben tembel değilim.
Dinleniyorum sadece.

399
00:23:35,165 --> 00:23:39,753
Hollywood, söz konusu siyahiler olduğunda

400
00:23:39,837 --> 00:23:41,505
gerçekten çok duyarsız bir yerdi.

401
00:23:41,588 --> 00:23:42,881
Dur. Beni burada bırakma.

402
00:23:42,965 --> 00:23:45,425
Hattie McDaniel 1939'da aday gösterildi

403
00:23:45,509 --> 00:23:47,386
ve 1939'da kazandı.

404
00:23:47,469 --> 00:23:50,889
Otellere falan girmesinin
yasak olduğunu biliyordum.

405
00:23:50,973 --> 00:23:52,391
KIZI

406
00:23:52,474 --> 00:23:54,601
Ve tabii hizmetçiyi canlandırdığı için,

407
00:23:55,394 --> 00:23:57,062
ki muazzam canlandırmıştı,

408
00:23:57,938 --> 00:24:02,609
insanların ondan tek istediği
aslında buydu.

409
00:24:02,693 --> 00:24:03,694
Teşekkür ederim…

410
00:24:03,777 --> 00:24:08,365
Sidney uşak rolü canlandırmadı galiba.

411
00:24:08,448 --> 00:24:10,534
Gözlerini hiç pörtletmedi.

412
00:24:11,285 --> 00:24:12,578
Başını hiç eğmedi.

413
00:24:13,120 --> 00:24:15,289
Komik bir şey hiç söylemedi.

414
00:24:15,372 --> 00:24:17,749
Söyleyecek çok bir şeyi olmayan

415
00:24:17,833 --> 00:24:20,627
bir dünyada bir adamı izliyordunuz.

416
00:24:21,670 --> 00:24:24,256
Ama meğer evet, varmış.

417
00:24:25,299 --> 00:24:28,177
İlçe hastanesinde ne zaman biri ölse
cinayet diyorlar.

418
00:24:28,260 --> 00:24:29,887
Bana bağırmaları aynı şey değil.

419
00:24:29,970 --> 00:24:31,305
Olmalı. Doktorsun sen.

420
00:24:31,388 --> 00:24:34,308
Onlar doktora değil, zenciye bağırıyor.

421
00:24:34,892 --> 00:24:37,436
O, oyunculuğa başladığında sinema değişti.

422
00:24:37,519 --> 00:24:38,520
Anlatabiliyor muyum?

423
00:24:38,604 --> 00:24:40,939
Onun… Onun gibisini hiç görmemiştim.

424
00:24:41,023 --> 00:24:42,024
O… Evet, yani

425
00:24:42,107 --> 00:24:45,277
emsali olmayan bir şey yarattı.

426
00:24:45,819 --> 00:24:47,571
Beni motive eden şeyler vardı.

427
00:24:48,071 --> 00:24:50,782
Fakir bir aileden geldim.
Çok fakir bir aileden.

428
00:24:50,866 --> 00:24:53,702
Karayipler'de fakir ve eğitimsiz
bir aileden geldim.

429
00:24:54,203 --> 00:24:58,665
Ve benim Karayipler'deki
fakir, eğitimsiz ailem Amerika'yı

430
00:24:58,749 --> 00:25:01,084
sokaklarda altın olan
bir yer olarak görürdü.

431
00:25:01,919 --> 00:25:05,506
Biraz topladığında
kesinlikle eve yollamalısın.

432
00:25:06,298 --> 00:25:08,300
Ben eve altın yollayamadığım için

433
00:25:08,383 --> 00:25:12,304
eve karşı berbat,
nevrotik bir tavır geliştirdim.

434
00:25:12,387 --> 00:25:13,472
Evimi aramayı bıraktım.

435
00:25:13,555 --> 00:25:17,100
Mektup yazmadım
çünkü mektubun içine bir şey koyamıyordum.

436
00:25:17,184 --> 00:25:20,521
Anne babasına
derin bir sevgi ve saygı duyuyor

437
00:25:20,604 --> 00:25:23,232
ve sanırım hep bunun ağırlığını hissetti,

438
00:25:23,315 --> 00:25:24,983
sekiz yılı uzakta geçirmesinin.

439
00:25:26,318 --> 00:25:30,322
Sekiz yıl sonra ilk kez
annemle babamı gördüm.

440
00:25:30,405 --> 00:25:32,533
Ailem, Nassau'da bir sinema salonunda

441
00:25:32,616 --> 00:25:35,744
ilk filmim No Way Out'u
izlemek için toplandı.

442
00:25:35,827 --> 00:25:37,246
Evet, çok önemli.

443
00:25:37,329 --> 00:25:38,664
Annemle babam

444
00:25:38,747 --> 00:25:41,667
ilk kez bir sinema filmi izlemişti.

445
00:25:42,167 --> 00:25:45,420
Onlar için hayal gibi bir şey olmalı.
Bir rüya.

446
00:25:45,504 --> 00:25:49,508
Konuyu ne kadar anladılar
tam emin değilim.

447
00:25:49,591 --> 00:25:52,135
Kesinlikle büyülenmişlerdi.

448
00:25:52,219 --> 00:25:57,057
"O benim çocuğum!" falan diyorlardı.

449
00:25:57,641 --> 00:26:02,604
O ilk başarımdan sonra, tekrar
Harlem'da bulaşık yıkamaya dönmüştüm.

450
00:26:02,688 --> 00:26:04,022
Engellere rağmen

451
00:26:04,106 --> 00:26:06,733
kendime ve geleceğe dair inancım vardı.

452
00:26:06,817 --> 00:26:10,237
Öyle ki, Juanita adında
güzel bir genç kızla evlenmiştim…

453
00:26:10,320 --> 00:26:11,321
29 NİSAN 1950

454
00:26:11,405 --> 00:26:13,115
…ve hayatıma devam etmeye çalışıyordum.

455
00:26:13,198 --> 00:26:16,368
Çok geçmeden ilk çocuğumuz doğdu,

456
00:26:16,451 --> 00:26:18,829
sonra bir diğerine hamile kaldı.

457
00:26:19,538 --> 00:26:22,624
Sanırım annem tam bir iyimserdi

458
00:26:22,708 --> 00:26:25,252
ve babam da biraz kötümserdi.

459
00:26:26,044 --> 00:26:29,673
Ama annemin iyimserliği
babamı bastırmıştı.

460
00:26:29,756 --> 00:26:33,218
Annem insanları okuyabilen biriydi,

461
00:26:33,302 --> 00:26:34,845
babam bundan çok etkileniyordu.

462
00:26:34,928 --> 00:26:38,807
Ve annemin…
Annemin insanları koşulsuz sevmesi

463
00:26:38,891 --> 00:26:41,101
babamın hayal gücünü cezbediyordu.

464
00:26:42,644 --> 00:26:47,191
Columbia Üniversitesindeki sınıfımdaki
tek kız…

465
00:26:48,442 --> 00:26:50,903
…ve tek siyahi kişiydim.

466
00:26:50,986 --> 00:26:53,572
İki engelim vardı yani…

467
00:26:54,323 --> 00:26:57,034
Amerika Birleşik Devletleri'ndeki

468
00:26:57,117 --> 00:27:01,496
siyahi ve beyaz durumuyla ilgili
bir kompozisyon yazmıştım.

469
00:27:01,580 --> 00:27:04,541
"Bu fikirleri nereden edindin?" dediler.

470
00:27:04,625 --> 00:27:07,127
"Yaşayan insanlardan" dedim.

471
00:27:07,211 --> 00:27:11,381
Sidney'yle tanıştığımda
sadece üçüncü sınıfa kadar okumuştu.

472
00:27:11,465 --> 00:27:14,384
Hep öğrenme peşindeydi.

473
00:27:14,468 --> 00:27:16,345
Aklına koyduğu

474
00:27:16,428 --> 00:27:20,682
her şeyi bilmesi gerekiyordu.

475
00:27:21,725 --> 00:27:25,938
Ona sürekli, bilmediğini düşündüğüm,

476
00:27:26,021 --> 00:27:28,690
bilirse işine yarayacak

477
00:27:28,774 --> 00:27:30,901
şeyler öğretmeye çalışıyordum.

478
00:27:30,984 --> 00:27:34,404
O zaman teklif edilen filmleri hissetmeye

479
00:27:34,488 --> 00:27:37,282
ve onlara tepki vermeye başlayabilirdi.

480
00:27:37,366 --> 00:27:39,618
"Her şey para değil" dedim.

481
00:27:40,369 --> 00:27:44,915
Bir rol teklifi gelmiş.
Marty Baum teklif etmiş galiba.

482
00:27:44,998 --> 00:27:46,959
KIZI

483
00:27:47,042 --> 00:27:48,210
Kabul etmemiş.

484
00:27:48,293 --> 00:27:50,754
Marty Baum şöyle demiş:
"Affedersin, anlamadım.

485
00:27:50,838 --> 00:27:54,925
Bir yılda kazandığın paradan
daha çok kazanacaksın."

486
00:27:55,509 --> 00:27:57,469
İkinci kızım doğmak üzereydi.

487
00:27:57,553 --> 00:27:58,679
İkinci çocuğum.

488
00:27:59,346 --> 00:28:00,639
Ve param yoktu.

489
00:28:02,808 --> 00:28:04,935
Role göre apartman görevlisi olacaktım.

490
00:28:05,018 --> 00:28:07,354
Apartman görevlisini oynamak sorun değil.

491
00:28:07,437 --> 00:28:10,941
Ama bu senaryoda bir cinayet işleniyordu.

492
00:28:11,441 --> 00:28:14,361
Ve katiller
ya da cinayetten haberi olanlar

493
00:28:14,444 --> 00:28:17,114
veya katillerle ilgisi olan kişiler

494
00:28:17,990 --> 00:28:21,201
benim, görevlinin,
buna şahit olduğunu düşünüyordu.

495
00:28:21,285 --> 00:28:25,455
Hikâyeye göre
apartman görevlisinin kızı öldürülüyor.

496
00:28:26,206 --> 00:28:31,712
Ve apartman görevlisinin, kızının
cesedinin çimenlere atılmasına dair

497
00:28:31,795 --> 00:28:35,465
ne hissettiğini anlatabileceği
bir merci yok.

498
00:28:35,549 --> 00:28:37,009
Buna tepki verebilmesi için

499
00:28:37,092 --> 00:28:39,511
senaryoyu değiştirecek değiller.

500
00:28:41,180 --> 00:28:42,347
Ve şöyle demiş:

501
00:28:42,431 --> 00:28:46,059
"Reginald Poitier asla bir çocuğunun

502
00:28:46,143 --> 00:28:49,563
çimlere atılmasına müsaade edip

503
00:28:49,646 --> 00:28:51,690
bir şey söylemezlik etmez."

504
00:28:51,773 --> 00:28:54,234
Hayatta yaptığı her şeyin
babası tarafından…

505
00:28:54,318 --> 00:28:55,319
KIZI

506
00:28:55,402 --> 00:28:57,196
…hoş karşılanmasını isterdi.

507
00:28:57,696 --> 00:28:59,990
Kafasını kaldırıp

508
00:29:00,073 --> 00:29:04,953
ekranda ya da tabelada adını gördüğünde,
kendi adını değil

509
00:29:05,037 --> 00:29:07,539
babasının adını gördüğünü söylerdi.

510
00:29:08,123 --> 00:29:09,917
Oğlu olduğuma inandığım

511
00:29:11,043 --> 00:29:16,048
adamın oğluysam o rolü oynayamam.

512
00:29:16,882 --> 00:29:18,550
Annem, düşündüğüm gibi

513
00:29:18,634 --> 00:29:24,139
bir anneyse o rolü oynayamazdım.

514
00:29:24,223 --> 00:29:26,934
O da rolü kabul etmiyor.

515
00:29:27,643 --> 00:29:31,271
Kabul etmiyor
ve bebeğinin hastane masrafları için

516
00:29:31,355 --> 00:29:33,982
gidip kredi çekiyor.

517
00:29:34,483 --> 00:29:36,902
Babam yapması gerekeni yaptı.

518
00:29:36,985 --> 00:29:37,986
KIZI

519
00:29:38,070 --> 00:29:43,033
İnsanların ondan beklediklerinden ziyade

520
00:29:43,116 --> 00:29:45,911
kendinden beklediği şeyleri yaptı.

521
00:29:46,453 --> 00:29:50,958
Değerlerime inancım annemden geliyor.

522
00:29:57,422 --> 00:29:58,799
Ve babamdan.

523
00:30:10,269 --> 00:30:13,564
Önce eğilir, sonra siper alırsınız.

524
00:30:15,899 --> 00:30:18,819
2. Dünya Savaşı'ndan sonraki
Soğuk Savaş, Amerika'da

525
00:30:18,902 --> 00:30:21,154
komünizmle ilgili bir paranoya yarattı.

526
00:30:21,238 --> 00:30:22,239
YAZAR, TARİHÇİ

527
00:30:22,322 --> 00:30:25,367
Amerika'daki hayatı her anlamda etkiledi.

528
00:30:25,450 --> 00:30:30,330
Komünist yeraltı,
Hollywood'a sızmaları için

529
00:30:30,414 --> 00:30:32,541
ve sinemayı zehirlemek için

530
00:30:32,624 --> 00:30:36,253
mümkün olan her şeyi yapmaları için
ajanlarını yönlendirdi.

531
00:30:36,336 --> 00:30:38,672
Onlar düşman! Amerikalı değil!

532
00:30:38,755 --> 00:30:40,382
-Onlar homoseksüel.
-Bu doğru!

533
00:30:40,465 --> 00:30:41,884
-Komünist onlar!
-Öyleler!

534
00:30:41,967 --> 00:30:43,385
Komünistler!

535
00:30:43,468 --> 00:30:47,264
Dış İşleri Bakanlığında
bir komüniste bile olsa…

536
00:30:47,347 --> 00:30:49,308
…bu bile fazla demekti.

537
00:30:49,391 --> 00:30:52,477
O dönemi hatırlıyorum
çünkü Howard Üniversitesine

538
00:30:52,561 --> 00:30:53,729
yeni başlayacaktım.

539
00:30:53,812 --> 00:30:55,522
McCarthy duruşmalarını…

540
00:30:55,606 --> 00:30:57,566
BÜYÜKELÇİ ANDREW YOUNG
SİYASETÇİ, AKTİVİST

541
00:30:57,649 --> 00:30:59,818
…gördüğüm ilk televizyonda izlemiştim,

542
00:30:59,902 --> 00:31:02,237
yurt salonundaydı.

543
00:31:02,321 --> 00:31:03,697
Gerçekten korkutucuydu.

544
00:31:03,780 --> 00:31:05,782
Sadakat yemini gerekliliği

545
00:31:05,866 --> 00:31:08,368
hükûmette ve yurt çapında

546
00:31:08,452 --> 00:31:09,620
giderek yayılıyor.

547
00:31:09,703 --> 00:31:10,746
ÜLKEMİZİ KOMÜNİZMDEN KORUYUN

548
00:31:10,829 --> 00:31:14,333
Olası komünist ve komünist sempatizanları
listeleri yapılıyordu.

549
00:31:14,416 --> 00:31:16,877
Listeye çok kişi girdi,
Paul Robeson da onlardandı.

550
00:31:16,960 --> 00:31:20,255
Moskova'dan ikna olmuş bir
komünist olarak mı döndünüz?

551
00:31:20,339 --> 00:31:22,341
Bunu bana nasıl sorarsınız?
Komünist olduğumu ne biliyorsunuz?

552
00:31:22,424 --> 00:31:24,343
-Başka kimse bilmiyor.
-Öyle misiniz?

553
00:31:24,426 --> 00:31:26,386
-Bu soruya alındım.
-Affedersiniz.

554
00:31:26,470 --> 00:31:28,096
Tekrar sorar mısınız lütfen? Evet.

555
00:31:34,102 --> 00:31:36,188
Paul Robeson, 1930'ların

556
00:31:36,271 --> 00:31:39,733
en önemli siyahi Amerikalı
kültürel şahsiyetlerindendi.

557
00:31:39,816 --> 00:31:41,568
Siyahi eğlence dünyasının zirvesindeydi.

558
00:31:41,652 --> 00:31:42,653
POITIER BİYOGRAFİ YAZARI

559
00:31:42,736 --> 00:31:44,530
Sidney Poitier ve Harry Belafonte da

560
00:31:44,613 --> 00:31:45,614
bunun bir parçası oluyordu.

561
00:31:45,697 --> 00:31:48,033
Ve onlar Paul Robeson'a hayrandı.

562
00:31:50,035 --> 00:31:52,120
Amerika adamın ensesindeydi

563
00:31:52,204 --> 00:31:54,915
çünkü o, proletaryayı destekliyordu.

564
00:31:54,998 --> 00:31:56,917
"Evet ama onlar komünist." E?

565
00:31:58,126 --> 00:32:01,880
Robeson, Poitier ve Belafonte için

566
00:32:02,589 --> 00:32:05,425
ilginç bir ikili örnek oldu.

567
00:32:05,509 --> 00:32:10,806
Hangi tarafta
mücadele verecekleri anlamında.

568
00:32:10,889 --> 00:32:13,225
BAY TRUMAN, AMERİKAN DOLARINDAN
AYRIMCILIĞI KALDIR

569
00:32:13,308 --> 00:32:15,853
Robeson dışlandı, dışlanmakla da kalmadı.

570
00:32:15,936 --> 00:32:17,563
Çalışmak için Avrupa'ya gidebilirdi

571
00:32:17,646 --> 00:32:19,439
ama Amerikan hükûmeti pasaportunu aldı.

572
00:32:19,523 --> 00:32:23,652
Gördük ki,
insanlar özgürlükleri için savaşacak.

573
00:32:23,735 --> 00:32:27,072
Özgürlükleri verilmediği takdirde
bunu onlar alacak.

574
00:32:27,155 --> 00:32:31,827
Sidney, Paul Robeson'a
nasıl saygısızlık edildiğini,

575
00:32:31,910 --> 00:32:33,662
ona kötü davranıldığını gördü.

576
00:32:34,246 --> 00:32:36,540
İnsan böyle bir şey görünce…

577
00:32:39,334 --> 00:32:41,295
…bu, yol haritası olabilir.

578
00:32:41,879 --> 00:32:45,507
Evet, dikkatini vermeye çalış Santini.

579
00:32:45,591 --> 00:32:46,884
Dikkatimi veriyorum ben.

580
00:32:51,221 --> 00:32:54,308
Hey, Miller. Buraya gel.
Seninle konuşmak istiyorum Miller.

581
00:32:54,391 --> 00:32:55,976
Hangi filmi, Blackboard Jungle mıydı?

582
00:32:56,727 --> 00:32:58,187
Sadakat yemini imzalamanız istendi.

583
00:32:58,270 --> 00:33:00,022
-Birkaç defa.
-Neden?

584
00:33:00,105 --> 00:33:01,440
STUDS TERKEL'LA RADYO RÖPORTAJI

585
00:33:01,523 --> 00:33:03,942
Bence Paul Robeson'ı tanıdığım içindi,

586
00:33:04,026 --> 00:33:07,446
ona hayranlığım da sır değildi.

587
00:33:07,529 --> 00:33:10,782
Bu beni şüpheli yapmak için yeterliydi.

588
00:33:11,408 --> 00:33:13,118
Mütevazılık etme Miller.

589
00:33:13,202 --> 00:33:14,536
O çocuklardan daha parlak,

590
00:33:14,620 --> 00:33:16,371
daha zeki olduğunu biliyorsun.

591
00:33:16,455 --> 00:33:17,664
-Ben mi?
-Evet.

592
00:33:18,248 --> 00:33:19,958
Her sınıfa lider lazımdır.

593
00:33:20,042 --> 00:33:22,294
Poitier Counterattack'in
sayfalarında yer aldı.

594
00:33:22,377 --> 00:33:24,505
Bu, muhafazakârların gözlemci yayımıydı.

595
00:33:24,588 --> 00:33:26,381
SIDNEY POITIER
KOMÜNİST CEPHENİN DAVASINI DESTEKLİYOR

596
00:33:26,465 --> 00:33:28,717
Amerikan kamusal hayatındaki
çeşitli şahısların

597
00:33:28,800 --> 00:33:30,511
çeşitli sol ilişkilerini araştırıyordu.

598
00:33:30,594 --> 00:33:34,014
Belli ki biri Poitier'yi
1950'ler boyunca takip etmiş.

599
00:33:34,598 --> 00:33:37,059
O sırada sinemada bir politika vardı,

600
00:33:37,142 --> 00:33:39,353
çalışmak istiyorsanız

601
00:33:39,436 --> 00:33:42,481
insanları kara listeye alan güçlerle

602
00:33:42,564 --> 00:33:46,443
aranız çok iyi olmalıydı.

603
00:33:46,527 --> 00:33:47,528
Siz hayır dediniz.

604
00:33:48,862 --> 00:33:49,988
Gidelim, parlak çocuk.

605
00:33:50,614 --> 00:33:52,574
Hey, dur. Beni kastediyor.

606
00:33:53,075 --> 00:33:55,786
Kariyerinizi, her şeyinizi
tehlikeye atacaktınız.

607
00:33:55,869 --> 00:33:59,373
Evet ama hayır demeniz gereken
bazı şeyler var.

608
00:33:59,456 --> 00:34:03,168
Namusum, siyasetçilik oynamaktan
daha önemliydi.

609
00:34:03,919 --> 00:34:06,421
Çok cesurca. Her şeyiniz söz konusuyken…

610
00:34:07,005 --> 00:34:08,924
Kolaylıkla dışlanabilirdi.

611
00:34:09,007 --> 00:34:13,262
O günlerde sesini çıkarmanın
nasıl olduğunu hayal bile edemiyorum.

612
00:34:15,681 --> 00:34:17,266
Babamın öğrettiklerinin

613
00:34:17,349 --> 00:34:21,812
en baki kalanı,
erkek olmanın gerçek ölçüsüydü.

614
00:34:22,312 --> 00:34:26,108
O ölçü,
çocuklarına ne kadar iyi baktığıydı.

615
00:34:26,190 --> 00:34:30,237
Ve beynime kazınmış gibi
hiç aklımdan çıkmadı.

616
00:34:30,904 --> 00:34:32,947
Nereye gideceğimi bilmiyordum

617
00:34:33,031 --> 00:34:36,243
ama başarısızlık bir seçenek değildi.

618
00:34:37,411 --> 00:34:39,996
O zaman Richard Brooks aradı.

619
00:34:40,080 --> 00:34:42,623
Kenya'da Something of Value filmini
çekmek için.

620
00:34:42,708 --> 00:34:45,835
Sonrasında kariyerim yükselişe geçti.

621
00:34:45,918 --> 00:34:49,380
Kendime şöyle dedim mi? "Bu ülke uyanıyor

622
00:34:49,464 --> 00:34:52,259
ve belli değişimlerin kaçınılmaz olduğunu
anlamaya başlıyor."

623
00:34:52,342 --> 00:34:53,844
BEYAZLARIN BEKLEME SALONU
EYALETLERARASI YOLCULAR

624
00:34:53,927 --> 00:34:55,429
Hayır, demedim.

625
00:34:55,512 --> 00:34:59,558
Zenci bir çocuk okula girdiğinde

626
00:34:59,641 --> 00:35:02,311
her düzgün, kendine saygısı olan,
sevgi dolu ebeveyn…

627
00:35:02,394 --> 00:35:03,395
YARGIÇ LEANDER PEREZ

628
00:35:03,478 --> 00:35:06,899
…beyaz çocuğunu o çürümüş okuldan almalı.

629
00:35:08,066 --> 00:35:10,360
Bu hâlâ 1950'lerin Amerika'sıydı.

630
00:35:10,444 --> 00:35:11,612
SİYAHİ SALONU

631
00:35:11,695 --> 00:35:12,696
Böyle bir kariyerin

632
00:35:12,779 --> 00:35:15,991
hayal bile edilmediği bir Amerika.

633
00:35:16,074 --> 00:35:20,120
Sinema sektörünün geçmişinde
daha önce hiç olmamıştı.

634
00:35:20,204 --> 00:35:22,372
Siyahi bir başrol erkek oyuncu.

635
00:35:28,170 --> 00:35:30,589
Adamın dediğini duydun zenci. Kes sesini.

636
00:35:33,258 --> 00:35:34,676
YÖNETMEN

637
00:35:34,760 --> 00:35:37,387
Bana bir daha zenci dersen Joker,
seni öldürürüm.

638
00:35:38,013 --> 00:35:39,223
Yap hamleni.

639
00:35:40,474 --> 00:35:41,892
Dikkat et!

640
00:35:50,192 --> 00:35:53,529
Hep, Yahudiler ve siyahiler arasında

641
00:35:53,612 --> 00:35:56,114
büyük bağ olduğunu düşündüm.

642
00:35:56,198 --> 00:36:00,702
The Defiant Ones'ı izlediğimde,
Tony Curtis, Yahudi'ydi…

643
00:36:00,786 --> 00:36:04,248
…ve Sidney Poitier de siyahiydi.

644
00:36:04,331 --> 00:36:08,252
Aralarında büyük bir çekim vardı,
zincirli insanlar.

645
00:36:08,335 --> 00:36:10,838
Biz geçmişimizden bunu biliyoruz.

646
00:36:11,797 --> 00:36:14,925
The Defiant Ones. İlk izlediğim oydu.

647
00:36:15,008 --> 00:36:16,927
Ve gerçekten çok etkileyiciydi.

648
00:36:17,010 --> 00:36:19,388
Bugün bile Tony Curtis'e
şöyle dediğini hatırlıyorum…

649
00:36:19,471 --> 00:36:22,850
"Şu anda da iğne batıyor,
bana 'oğlum' deme."

650
00:36:22,933 --> 00:36:25,769
Evet. Şu anda da iğne batıyor.

651
00:36:25,853 --> 00:36:27,521
Bak Joker, bana "oğlum" deme.

652
00:36:28,105 --> 00:36:30,190
İlk kez siyahi bir adamın

653
00:36:30,274 --> 00:36:34,820
bir filmde hakkını savunup
beyaz bir adamdan

654
00:36:35,320 --> 00:36:36,738
saygı gördüğünü gördüm.

655
00:36:36,822 --> 00:36:40,701
Filmde, Sidney'nin özgürlük ihtimalini…

656
00:36:44,580 --> 00:36:47,082
…beyaz arkadaşını kurtarmak için…

657
00:36:47,165 --> 00:36:48,417
Hadi!

658
00:36:48,500 --> 00:36:51,461
Yapamayacağım! Yapamayacağım!

659
00:36:51,545 --> 00:36:53,255
…feda ettiği an…

660
00:36:58,927 --> 00:37:02,973
…siyahilerin hâlâ sevmediği
ve hâlâ inanmadığı bir şey.

661
00:37:03,473 --> 00:37:04,808
Sihirli Zenci anı.

662
00:37:04,892 --> 00:37:07,561
Bu bir film klişesi…

663
00:37:07,644 --> 00:37:10,606
The Defiant Ones siyahi bir karakterin

664
00:37:10,689 --> 00:37:14,484
zor durumdaki beyaz bir karaktere

665
00:37:14,568 --> 00:37:15,903
yardım etmek için

666
00:37:15,986 --> 00:37:17,529
refahını feda ettiği ya da

667
00:37:17,613 --> 00:37:20,657
riske girdiyi veya çok zahmete girdiği
ilk filmlerden biri.

668
00:37:20,741 --> 00:37:26,413
Hollywood hikâye anlatımının
yıllar boyunca önemli bir klişesiydi bu.

669
00:37:26,914 --> 00:37:29,333
Onlar için siyahi insanların

670
00:37:29,416 --> 00:37:32,169
kendi zor zamanlarında bile
insanlığını, empatisini

671
00:37:32,252 --> 00:37:33,921
gösterme şekliydi bu.

672
00:37:35,047 --> 00:37:38,634
Ama siyahiler için bu şöyle bir şeydi:
"Hey, bunlar serseri."

673
00:37:38,717 --> 00:37:41,637
Birazcık ben de sorguladım.

674
00:37:42,304 --> 00:37:44,848
"Ben ne yapardım?" Anlarsınız ya?

675
00:37:47,226 --> 00:37:48,727
Ben de atlardım herhâlde.

676
00:37:50,145 --> 00:37:52,439
Birbirimize zincirliyken neler yaşamışız.

677
00:37:54,191 --> 00:37:56,068
Seni yalnız bırakmam.

678
00:37:57,027 --> 00:37:58,654
James Baldwin programdaydı.

679
00:37:59,112 --> 00:38:02,282
Şöyle dedi: "Defiant Ones mı?
Orta sınıf buna bayıldı

680
00:38:02,366 --> 00:38:03,951
ama kuzeyde, siyahi muhitlerde

681
00:38:04,034 --> 00:38:06,245
'Binsene trene sersem'" diye bağırdılar.

682
00:38:06,870 --> 00:38:08,247
Sizin tepkiniz ne oldu?

683
00:38:08,330 --> 00:38:09,915
Benim bir tepkim yok.

684
00:38:09,998 --> 00:38:12,584
Bakın, bu film o zamanlar
devrimsel bir filmdi.

685
00:38:12,668 --> 00:38:14,044
-Öyleydi.
-Anlatabiliyor muyum?

686
00:38:14,127 --> 00:38:16,964
Bugün de devrimsel bir film.

687
00:38:17,756 --> 00:38:19,424
Gayet iyiyiz Joker.

688
00:38:19,508 --> 00:38:20,509
Evet.

689
00:38:22,302 --> 00:38:23,929
Defiant Ones,

690
00:38:24,012 --> 00:38:26,849
Sidney Poitier'yi bildiğimiz,
bu son derece güçlü oyuncu

691
00:38:26,932 --> 00:38:28,851
yapan filmdir.

692
00:38:28,934 --> 00:38:32,312
Tony Curtis'le birlikte isimleri
filmin üstünde yer almıştı.

693
00:38:32,396 --> 00:38:35,649
Bu, gerçek bir Hollywood jönü olmanın
sembolüydü.

694
00:38:35,732 --> 00:38:39,987
Babam ve Tony Curtis
Oscar'a aday gösterildi.

695
00:38:40,070 --> 00:38:43,156
Hattie McDaniel'dan bu yana
ilk kez bir siyahi, Oscar Ödülü'ne

696
00:38:43,240 --> 00:38:44,491
aday gösterilmişti.

697
00:38:44,575 --> 00:38:46,910
Babamın eve bir plaketle gelip

698
00:38:46,994 --> 00:38:50,581
aday olduğunu
ve onu duvara asabileceğini söylemesi bile

699
00:38:50,664 --> 00:38:51,957
onun için çok önemliydi.

700
00:38:53,041 --> 00:38:55,002
Medyanın ilgisi,

701
00:38:55,085 --> 00:38:57,671
profiller, dergi kapakları…

702
00:38:57,754 --> 00:39:00,716
Ebony dergisine kapak olmuştu.
Artık yıldız olmuştu.

703
00:39:03,760 --> 00:39:06,388
Birçok açıdan güzel biriydi.

704
00:39:06,471 --> 00:39:08,640
Öncelikle, öyle gülüş kimde var?

705
00:39:08,724 --> 00:39:11,560
Belki sadece Brando'da. Hadi ama.

706
00:39:15,856 --> 00:39:18,483
Yani Sidney'nin güzelliğinin bir yanı da

707
00:39:18,567 --> 00:39:21,987
ayaklı Yoruba maskesi gibi olması.

708
00:39:22,070 --> 00:39:24,114
Anlatabiliyor muyum? Benin bronzu gibi.

709
00:39:24,698 --> 00:39:25,908
Adam heykel gibi.

710
00:39:25,991 --> 00:39:28,827
Çok yakışıklı biriydi.

711
00:39:28,911 --> 00:39:32,497
Sidney Poitier'yle evlenmek isterdim.
Anlatabiliyor muyum?

712
00:39:32,581 --> 00:39:37,920
Aklımdaki kusursuz siyahi erkek oydu.

713
00:39:38,003 --> 00:39:39,546
Sidney kararlı biriydi.

714
00:39:40,047 --> 00:39:45,010
Görüntünün anlamını,
görüntünün gücünü bilirdi.

715
00:39:45,677 --> 00:39:47,804
İnsanların ağladığını gördüm.

716
00:39:47,888 --> 00:39:49,723
Kadınların bayıldığını gördüm.

717
00:39:49,806 --> 00:39:51,892
Kocalarının da bayıldığını gördüm.

718
00:39:51,975 --> 00:39:56,438
Bulunduğu yerde
herkesin bir nevi eridiğini gördüm.

719
00:39:57,022 --> 00:40:00,817
Çok zarifti, çok endamlıydı.

720
00:40:00,901 --> 00:40:04,780
"Vay canına" dedirtiyordu.
Film yıldızları "vay canına" dedirtmeli.

721
00:40:08,867 --> 00:40:11,787
1959'da Raisin in the Sun'ı çektim.
Sidney'yi iyi tanıdım yani.

722
00:40:11,870 --> 00:40:14,748
Birbirimizi iyi tanıdık.

723
00:40:18,961 --> 00:40:20,879
Her siyahi insan
Raisin in the Sun'ı okumuştur

724
00:40:20,963 --> 00:40:23,257
çünkü okulda siyahi eserlerini okumamıza

725
00:40:23,340 --> 00:40:25,551
izin verdiklerinde
okuduğunuz oyunlardandı.

726
00:40:33,600 --> 00:40:37,312
Sidney bana vizon kaban almıştı.

727
00:40:37,813 --> 00:40:40,107
"Vizon kabana ihtiyacım yok ki" demiştim.

728
00:40:40,190 --> 00:40:41,650
"Ben sadece…"

729
00:40:42,192 --> 00:40:45,028
Mağazaya iade ettim, parasını geri aldım

730
00:40:45,112 --> 00:40:48,240
ve Raisin in the Sun'a yatırım yaptım.

731
00:40:48,323 --> 00:40:50,492
Broadway'de oynadığı oyuna

732
00:40:50,576 --> 00:40:53,620
en büyük yatırımı yapan bendim.

733
00:40:54,246 --> 00:40:55,831
Daha önce Broadway oyununda oynamıştım.

734
00:40:55,914 --> 00:40:57,791
İyi mi, kötü mü olacaktı bilmiyordum.

735
00:40:57,875 --> 00:40:58,709
İyi gibiydi.

736
00:40:58,792 --> 00:41:01,378
İlk perdeden sonra araya girdiğimizde,
perde indiğinde

737
00:41:01,461 --> 00:41:02,629
iğne atsanız duyulacaktı.

738
00:41:03,213 --> 00:41:05,090
Çuvalladığımızı düşündük.

739
00:41:05,174 --> 00:41:07,384
İkinci arayı verdiğimizde

740
00:41:07,926 --> 00:41:12,431
seyirci bize kendini o kadar vermişti ki
oyun bittiğinde

741
00:41:13,098 --> 00:41:14,349
böyle olmuşlardı…

742
00:41:14,433 --> 00:41:18,145
Derin bir nefes, bir çığlık, bir "Bravo!"

743
00:41:18,228 --> 00:41:19,313
İnanılmazdı.

744
00:41:20,063 --> 00:41:22,316
Oyunculuğun kaderimde olduğunu…

745
00:41:22,399 --> 00:41:23,817
EN İYİ TİYATRO OYUNU
N.Y. DRAMA ELEŞTİRMENLERİ ÖDÜLÜ

746
00:41:23,901 --> 00:41:25,736
…New York'taki açılış gecesinde
perde kapanınca anladım.

747
00:41:25,819 --> 00:41:28,155
Ben ve American Negro Tiyatrosu'ndaki
o beyle

748
00:41:28,238 --> 00:41:29,948
beni dışarı atıp

749
00:41:30,032 --> 00:41:33,202
kapıyı çarptığı zaman
tesadüfen tanışmamızdan sonra

750
00:41:33,285 --> 00:41:35,412
oluşan tüm şüphelerin adından

751
00:41:35,996 --> 00:41:38,123
o gece asıl misyonumu

752
00:41:38,207 --> 00:41:42,586
resmî olarak bulduğumdan emin olmuştum.

753
00:41:42,669 --> 00:41:43,837
Ben oyuncuydum.

754
00:41:46,006 --> 00:41:47,382
Bazı planlarım var dostum.

755
00:41:48,550 --> 00:41:51,094
Bu şehrin altını üstüne getirecek
planlarım var.

756
00:41:51,178 --> 00:41:52,179
Anlatabiliyor muyum?

757
00:41:52,262 --> 00:41:53,096
YÖNETMEN

758
00:41:53,180 --> 00:41:54,765
Ertesi sene filmi çekilince

759
00:41:54,848 --> 00:41:56,600
oyun çok daha geniş bir kitleye ulaştı.

760
00:41:56,683 --> 00:41:59,061
Tartışmasız Poitier'nin
en heyecan verici performansıydı.

761
00:41:59,144 --> 00:42:02,940
Sivil Haklar Hareketi'nin başlarındaki
hengâmede bir siyahi Amerikalı

762
00:42:03,023 --> 00:42:05,025
tarafından yazılması da tesadüf değil.

763
00:42:05,108 --> 00:42:06,443
Diğer rollerinin aksine,

764
00:42:06,527 --> 00:42:09,404
onları beyaz, erkek,
liberal senaristler yazmıştı.

765
00:42:09,488 --> 00:42:10,864
Lorraine Hansberry, siyahi tecrübesinin…

766
00:42:10,948 --> 00:42:13,700
…belli bir gerçekliğini yakalamıştı,

767
00:42:13,784 --> 00:42:15,827
hiçbir Hollywood'lu yazar
bunu yapamamıştı.

768
00:42:15,911 --> 00:42:19,790
-Çok meşgul bir çocuk olduğunu biliyorum.
-Walter, lütfen.

769
00:42:21,208 --> 00:42:24,169
Siz siyahi üniversiteli çocuklar kadar
yoğunu yok.

770
00:42:25,379 --> 00:42:27,297
Kulüp rozetlerinizle
ve beyaz ayakkabılarınızla meşgulsünüz.

771
00:42:27,381 --> 00:42:28,215
Wally.

772
00:42:28,298 --> 00:42:30,926
Seni sürekli kitapların kolunun altında,

773
00:42:31,009 --> 00:42:33,136
derse giderken görüyorum.

774
00:42:33,762 --> 00:42:36,473
Orada ne öğreniyorsun?
Kafanı nelerle dolduruyorlar?

775
00:42:36,557 --> 00:42:40,769
Siyahilerin sahip olduğu imkânların sınırı

776
00:42:40,853 --> 00:42:44,231
ve özellikle dönemin agresif,
genç siyahi erkeklerinin imkânları…

777
00:42:44,314 --> 00:42:46,733
Orada ve siz… Buna hayat veriyor.

778
00:42:46,817 --> 00:42:50,529
Raisin in the Sun'daki Sidney'yle
Boyz n the Hood'daki çocukların arasında

779
00:42:50,612 --> 00:42:53,991
aslında çok da büyük bir fark yok.

780
00:42:54,074 --> 00:42:56,827
Bak dostum, sen öfkeyle dolmuşsun.

781
00:42:58,620 --> 00:43:00,372
Ya sen? Sen öfkeli değil misin?

782
00:43:00,873 --> 00:43:04,376
Erişip tutamayacağın yıldız yok,
görmüyor musun?

783
00:43:05,419 --> 00:43:06,420
Seninle…

784
00:43:09,131 --> 00:43:10,132
Öfkeli mi?

785
00:43:11,049 --> 00:43:14,386
Volkanım.
Devim ve etrafım karıncalarla sarılı.

786
00:43:14,469 --> 00:43:17,306
Neden bahsettiğimi bile
bilmeyen karıncalar. Bu nasıl?

787
00:43:17,389 --> 00:43:20,726
Bu, anı yaratma, ne yapacağını bilme
ve kameranın

788
00:43:20,809 --> 00:43:22,477
nereye gideceğini bilme,

789
00:43:22,561 --> 00:43:23,729
o hareketleri öğrenme sanatı.

790
00:43:23,812 --> 00:43:25,480
O hepsini çözmüştü.

791
00:43:25,564 --> 00:43:28,483
O adamı taklit etmemek çok zor.

792
00:43:38,452 --> 00:43:40,746
YÖNETMEN

793
00:43:41,330 --> 00:43:43,165
Sidney'yle tanıştığımda

794
00:43:43,248 --> 00:43:44,541
çok küçüktüm

795
00:43:44,625 --> 00:43:47,503
çünkü o ve teyzem Diahann beraberdi.

796
00:43:47,586 --> 00:43:48,837
Beş yaşında olmalıyım.

797
00:43:49,338 --> 00:43:52,216
O ilişkiyi yaşım ilerlediğinde…

798
00:43:53,383 --> 00:43:57,554
…Sidney'nin kitabını okuyunca öğrendim

799
00:43:58,180 --> 00:44:02,935
çünkü Diahann teyzem
o dönem bundan pek bahsetmezdi.

800
00:44:03,435 --> 00:44:07,648
Yaşım ilerledikçe bazı şeyler konuşuldu,

801
00:44:08,440 --> 00:44:09,942
artık yaşım uygundu.

802
00:44:10,692 --> 00:44:13,487
Şaşırmıştım
çünkü öyle olduğunu bilmiyordum.

803
00:44:14,029 --> 00:44:16,323
Birbirlerine yoğun duygular beslemişler.

804
00:44:17,449 --> 00:44:18,575
-Çok güzelsin.
-Öyle mi?

805
00:44:18,659 --> 00:44:19,826
Evet.

806
00:44:19,910 --> 00:44:21,828
Bana kendimi güzel hissettiriyorsun.

807
00:44:22,329 --> 00:44:24,164
Seninle kendimi vasat hissetmiyorum.

808
00:44:24,248 --> 00:44:27,459
Kendimi çok ama çok özel hissediyorum.

809
00:44:27,543 --> 00:44:29,545
Çok seksi bir film.

810
00:44:29,628 --> 00:44:31,922
Siyah beyaz muhteşem.

811
00:44:32,005 --> 00:44:34,091
Paris şehri muhteşem.

812
00:44:34,174 --> 00:44:37,594
Mağaralardasınız, caz mağaralarında.

813
00:44:37,678 --> 00:44:38,846
Paul Newman var.

814
00:44:40,013 --> 00:44:41,723
Diahann teyzem var,

815
00:44:41,807 --> 00:44:46,562
ki kendisi o filmde görüp görebileceğiniz
en çarpıcı kadın.

816
00:44:46,645 --> 00:44:49,231
O ve Diahann Carroll sinema tarihinin

817
00:44:49,314 --> 00:44:50,566
en güzel çiftlerinden biri.

818
00:44:50,649 --> 00:44:51,859
Üstlerinde trençkot var

819
00:44:51,942 --> 00:44:53,944
ve geceleyin Paris'te yürüyorlar.

820
00:44:54,027 --> 00:44:57,322
Sivil Haklar Hareketi
ve aşktan bahsediyorlar.

821
00:44:57,406 --> 00:45:00,242
Biraz Paris'te kal ve kafanı dinle.

822
00:45:00,325 --> 00:45:02,703
Bir yerlerde dayak yemeden öğle yemeği ye.

823
00:45:02,786 --> 00:45:04,830
Bir gün uyanıp okyanusa bakacaksın

824
00:45:04,913 --> 00:45:06,290
ve "Kimin ihtiyacı var?" diyeceksin.

825
00:45:06,790 --> 00:45:10,794
Poitier
tüm ülkenin sembolü hâline gelirken

826
00:45:10,878 --> 00:45:13,255
kişisel de bir kriz yaşıyordu.

827
00:45:13,338 --> 00:45:14,339
Bir yandan

828
00:45:14,423 --> 00:45:16,967
Diahann Carroll'a karşı
evliliğinde eksik gördüğü

829
00:45:17,050 --> 00:45:18,969
yoğun bir bağ ve sevgi besliyordu.

830
00:45:19,052 --> 00:45:20,512
Diğer yandan tabii babaydı.

831
00:45:20,596 --> 00:45:23,182
Onu babası Reginald Poitier eğitmişti,

832
00:45:23,265 --> 00:45:25,767
erkekliğin ölçüsü
çocuklarına ne kadar iyi baktığı demişti.

833
00:45:25,851 --> 00:45:29,188
Bu ilişkiye girerek
o değerleri terk mi ediyordu?

834
00:45:29,897 --> 00:45:31,648
Gitmene izin veremem.

835
00:45:32,858 --> 00:45:34,234
O zaman benimle gel.

836
00:45:35,402 --> 00:45:37,654
Paris Blues'un çekimleri bittiğinde

837
00:45:37,738 --> 00:45:39,281
ikisinin de kafası karışıktı.

838
00:45:39,364 --> 00:45:41,241
Hayatlarının sıradaki adımından
emin değillerdi.

839
00:45:41,325 --> 00:45:43,285
İlişkiye devam edecekler mi
emin değillerdi.

840
00:45:43,368 --> 00:45:46,330
Aileleri konusunda ne yapacaklarından
emin değillerdi.

841
00:45:46,830 --> 00:45:49,249
Meşguldü. Gitmesi gerektiğini söyledi.

842
00:45:49,333 --> 00:45:52,920
Evde kalamadığını… söyledi

843
00:45:53,003 --> 00:45:56,673
çünkü yazmak için ev tutması gerekiyordu.

844
00:45:56,757 --> 00:45:59,092
Arada sırada yazıyordu.

845
00:45:59,676 --> 00:46:02,012
Ve tabii durum

846
00:46:02,095 --> 00:46:04,765
bambaşka bir şey çıktı,

847
00:46:04,848 --> 00:46:08,060
dediği şey çıkmadı.

848
00:46:15,025 --> 00:46:17,236
Şimdi Özgürlük Hareketi, beni dinleyin.

849
00:46:17,319 --> 00:46:19,446
SİVİL HAKLAR ŞİMDİ!
ÖZGÜRLÜK YÜRÜYÜŞÜNE HEMEN KATILIN!

850
00:46:19,530 --> 00:46:21,865
Tüm vatandaşlardan
Washington'a gelmesini istiyoruz.

851
00:46:21,949 --> 00:46:23,325
Uçakla, arabayla, otobüsle gidin.

852
00:46:23,408 --> 00:46:24,743
WASHINGTON'DA
İŞ VE ÖZGÜRLÜK İÇİN YÜRÜYÜŞ!

853
00:46:24,826 --> 00:46:26,203
Nasıl gelebiliyorsanız.

854
00:46:29,331 --> 00:46:31,959
HER YERDEN GELİYORLAR

855
00:46:35,337 --> 00:46:38,882
Zenciler de, beyaz vatandaşların
sahip olduğu şeyleri istiyor.

856
00:46:38,966 --> 00:46:40,300
Tüm haklarını.

857
00:46:40,384 --> 00:46:43,011
Özgürlük! Özgürlük!

858
00:46:52,312 --> 00:46:56,275
WASHINGTON'A YÜRÜYÜŞ

859
00:46:56,358 --> 00:46:59,403
Bu yürüyüşün amacı, Başkan Kennedy'nin

860
00:46:59,486 --> 00:47:02,281
Sivil Haklar Yasa Tasarısı'na
destek vermek.

861
00:47:02,364 --> 00:47:05,242
Güney Siyahi hareketiydik aslında,

862
00:47:05,325 --> 00:47:07,619
ta ki 1963 Ağustos'una kadar.

863
00:47:07,703 --> 00:47:08,996
BERABER YAŞAYIP ÇALIŞALIM

864
00:47:09,079 --> 00:47:12,040
Güney'deki siyahi
Amerikalıların hayallerini

865
00:47:12,124 --> 00:47:14,251
sadece Dr. King anlatmıyordu,

866
00:47:14,334 --> 00:47:19,131
Hollywood yıldızları da vardı.

867
00:47:35,606 --> 00:47:40,027
Harry ve Sidney Poitier
bunu küresel bir olaya çevirdi.

868
00:47:40,110 --> 00:47:42,279
Bu, Martin Luther King
tek kelime etmeden öceydi.

869
00:47:44,281 --> 00:47:47,075
Dr. King, Marlon Brando'yu tanımıyordu.

870
00:47:48,285 --> 00:47:50,370
Paul Newman'ı tanımıyordu.

871
00:47:51,496 --> 00:47:55,792
Hollywood yıldızları,
Dr. King'in gösterilerinde yürüdü.

872
00:47:55,876 --> 00:48:00,047
Bunu, Sidney ve Harry yaptı.
Bağlantı buydu.

873
00:48:00,130 --> 00:48:01,924
Bugün, gün boyunca

874
00:48:02,007 --> 00:48:04,343
tüm konuşmalarda,
pankartlarda şunu fark ettim:

875
00:48:04,426 --> 00:48:07,888
Tekrar tekrar "şimdi, şimdi, şimdi"
kelimesini ya gördüm ya duydum.

876
00:48:07,971 --> 00:48:08,972
-Israrla.
-Şimdi!

877
00:48:09,056 --> 00:48:13,185
Bugün bariz olan o aciliyet
şahsen yıllardır

878
00:48:13,268 --> 00:48:14,478
içimde kaynıyordu.

879
00:48:14,561 --> 00:48:17,022
En azından yetişkinlik yıllarımın çoğunda.

880
00:48:17,105 --> 00:48:19,066
Sivil Haklar mücadelesiyle hayatta kalma

881
00:48:19,149 --> 00:48:20,901
gerekliliğinden ilgilenmeye başladım.

882
00:48:20,984 --> 00:48:25,489
Ve bence ilgim uzun yıllar önce başlamıştı

883
00:48:25,572 --> 00:48:29,326
fakat bugünkü kadar yoğun değildi.

884
00:48:29,409 --> 00:48:30,994
Beyler, bence vakti geldi…

885
00:48:31,078 --> 00:48:33,789
Sidney'nin aktivistliğinden
etkilenmekle kalmamış,

886
00:48:33,872 --> 00:48:36,333
ondan ilham da almıştım…

887
00:48:36,416 --> 00:48:38,961
…çünkü şöyle düşünmüştüm:
"Bunu ben de yapabilirim. Kendimce.

888
00:48:39,044 --> 00:48:41,922
Kendimce bir yol bulmalıyım
ama bunu yapabilirim."

889
00:48:42,005 --> 00:48:44,216
"Sesimi çıkarabilirim,
onu kullanabilirim."

890
00:48:44,299 --> 00:48:46,134
Büyük engellerle karşı karşıyaydı.

891
00:48:46,218 --> 00:48:48,345
İnsanlar şöyle deyip onu suçlayacaktı
çünkü:

892
00:48:48,428 --> 00:48:49,471
"Sen kimsin de konuşuyorsun?"

893
00:48:49,555 --> 00:48:51,014
Bu haksızlık.

894
00:48:51,098 --> 00:48:53,350
Onun da sesi vardı, kullanmak hakkıydı.

895
00:48:53,433 --> 00:48:55,352
O sesi hak etti o.

896
00:48:55,435 --> 00:48:58,188
Oyuncu olman
konuşmayacaksın anlamına gelmez.

897
00:48:58,689 --> 00:49:03,193
Ne yazık ki ortalama Amerikalıların

898
00:49:04,069 --> 00:49:07,030
beni görmeleri imkânsızdı.

899
00:49:07,739 --> 00:49:10,742
Bazen buna çok sinir olurdum.

900
00:49:10,826 --> 00:49:14,454
Bunun anlamı, siyahilerin kullanılmasını,

901
00:49:14,955 --> 00:49:17,666
gördüğü muameleyi değiştiremeyeceğimdi.

902
00:49:18,250 --> 00:49:20,711
Hollywood o noktada

903
00:49:20,794 --> 00:49:23,672
birden fazla siyahi yıldıza bile
hazır değildi.

904
00:49:23,755 --> 00:49:26,258
Bir siyahi yıldız varken
artık başka siyahi oyuncular vardı.

905
00:49:26,341 --> 00:49:27,342
ÖZEL PARTİ

906
00:49:27,426 --> 00:49:30,345
Ama çoğunlukla,
günümüze ayak uydurmak zorunda kalan

907
00:49:30,429 --> 00:49:32,389
çok muhafazakâr bir sektördü

908
00:49:32,472 --> 00:49:33,932
ve bu çok uzun zaman aldı.

909
00:49:34,433 --> 00:49:36,894
Aslında hiç kimse yeni bir

910
00:49:36,977 --> 00:49:39,188
Sidney Poitier yetiştirmiyor
anlıyor musunuz?

911
00:49:39,271 --> 00:49:41,398
Sidney çok… Kompleks gibi.

912
00:49:41,481 --> 00:49:44,484
Sidney Poitier kompleksi var. Matris gibi.

913
00:49:44,568 --> 00:49:46,195
Ve ırkçılık dâhilinde

914
00:49:46,278 --> 00:49:48,280
aslında Highlander gibiydi.

915
00:49:48,363 --> 00:49:49,656
Sidney var.

916
00:49:49,740 --> 00:49:52,451
Diğer zencileri ne yapalım?

917
00:49:52,534 --> 00:49:57,706
Diğer herkes için orduyu yöneten
bir ırk askeriydi

918
00:49:58,457 --> 00:50:03,337
ama onu, renginin tanımladığını
çok iyi biliyordu.

919
00:50:04,004 --> 00:50:09,718
Bunu bir direniş ya da açıklama olarak
söylemiyordu.

920
00:50:09,801 --> 00:50:11,595
Bu sadece gerçekti.

921
00:50:11,678 --> 00:50:14,806
Bizimle ilgili, bizim etrafımızda

922
00:50:14,890 --> 00:50:19,102
yaptığım bazı değişiklikler için,
bazı tercihler için

923
00:50:19,186 --> 00:50:21,104
çok önemli şeyler var.

924
00:50:21,188 --> 00:50:23,023
Ve o seçimlerin bazıları

925
00:50:23,106 --> 00:50:27,778
sadece kendi başarılarıma bakarak
şöyle dememle olmadı:

926
00:50:27,861 --> 00:50:30,822
"Yapmam gereken bu,
bunu yapma niyetindeyim."

927
00:50:30,906 --> 00:50:35,244
Hayır. İnsan kendini motive eden

928
00:50:35,327 --> 00:50:38,121
değerlerle yaşar.

929
00:50:49,550 --> 00:50:52,719
YÖNETMEN

930
00:50:52,803 --> 00:50:55,305
Lilies of the Field
düşük bütçeli bir yapımdı,

931
00:50:55,389 --> 00:50:57,808
siyahi bir tamircinin
mütevazı hikâyesiydi.

932
00:50:57,891 --> 00:51:00,853
Güneybatı Amerika'da bir manastıra,
rahibelerin yanına gidiyor

933
00:51:00,936 --> 00:51:02,604
ve kilise yapmalarına yardımcı oluyor.

934
00:51:02,688 --> 00:51:06,608
Tanrı çok yüce.
Bana iri, güçlü bir adam yolladı.

935
00:51:06,692 --> 00:51:09,069
Bana beni bir yere yollayacağını
söylemedi.

936
00:51:09,152 --> 00:51:10,279
Buradan geçiyordum.

937
00:51:10,362 --> 00:51:13,115
63'te ben altı yaşındaydım.

938
00:51:13,198 --> 00:51:17,035
Şöyle demiştim: "Sidney, gitsene.
Neden onlarla takılıyorsun?"

939
00:51:18,245 --> 00:51:20,455
"Bin arabana." Ve… Ve ben…

940
00:51:20,539 --> 00:51:22,833
Altı yaşında böyle düşünmüştüm.

941
00:51:22,916 --> 00:51:28,922
Şöyle dedi: "Yeterli para veremiyorlar.
Bir şey sunmuyorlar."

942
00:51:29,006 --> 00:51:31,008
Ben de "Sidney, ne yap biliyor musun?

943
00:51:31,091 --> 00:51:34,469
Filmde para için oynama,

944
00:51:34,553 --> 00:51:38,515
haklarının bir kısmı için oyna" dedim.

945
00:51:38,599 --> 00:51:42,144
"Hiç aklıma gelmemişti" dedi.
"Düşün ve bil" dedim.

946
00:51:42,227 --> 00:51:44,313
Rol ilk başta
Harry Belafonte'ye teklif edilmişti.

947
00:51:44,396 --> 00:51:45,480
Reddetti. Şöyle dedi:

948
00:51:45,564 --> 00:51:48,400
"Bu adamın dünyayla bir bağlantısı yok."

949
00:51:48,483 --> 00:51:50,110
Berbat bir film. Berbat.

950
00:51:50,194 --> 00:51:51,195
HARRY BELAFONTE'NİN SESİ

951
00:51:51,278 --> 00:51:52,905
Okuduğum en berbat filmdi.

952
00:51:52,988 --> 00:51:55,866
Anında reddettim.

953
00:51:56,450 --> 00:51:58,368
Ve Sidney Poitier rolü kabul etti.

954
00:51:59,453 --> 00:52:01,455
O filmde muhteşemdi.

955
00:52:01,538 --> 00:52:03,874
Harry şarkı da söylüyordu.
Başka kariyeri vardı.

956
00:52:03,957 --> 00:52:05,542
Harry'nin durumu fena değildi.

957
00:52:05,626 --> 00:52:07,544
Harry'nin rol reddetme lüksü vardı.

958
00:52:07,628 --> 00:52:10,923
Evin parasını ödüyorsan
bir şeyleri reddedebilirsin.

959
00:52:11,006 --> 00:52:15,302
Harry'ye saygısızlık olmasın
ama Harry çalışıyordu.

960
00:52:16,887 --> 00:52:17,930
Tamam mı?

961
00:52:20,307 --> 00:52:21,934
Hello, Dolly!'yi oynarken

962
00:52:22,017 --> 00:52:24,353
Broadway'de Pearl Bailey'yle beraberdim.

963
00:52:24,436 --> 00:52:27,898
Ve gösteriye kim gelirse

964
00:52:27,981 --> 00:52:29,942
onu sahneye davet ederdi.

965
00:52:30,025 --> 00:52:31,610
Ve onlar da şeyi söylerdi…

966
00:52:34,863 --> 00:52:37,616
Geldiğinde Sidney'yi sahneye çağırdı.

967
00:52:37,699 --> 00:52:40,244
"Hadi, Sidney. Söyleyelim" dedi.

968
00:52:40,327 --> 00:52:43,288
O da "Ben şarkı söyleyemem" dedi.

969
00:52:43,789 --> 00:52:45,040
Tamam. Hadi bakalım.

970
00:52:47,960 --> 00:52:50,087
Pearl, "Sen neden bahsediyorsun?

971
00:52:50,170 --> 00:52:52,339
Lilies of the Field'da
söylediğini gördüm" dedi.

972
00:52:52,422 --> 00:52:54,132
Sidney de "O başkasıydı!" dedi.

973
00:53:01,348 --> 00:53:02,432
Hadi bakalım.

974
00:53:05,143 --> 00:53:08,188
Bu ufak çaplı, düşük
bütçeli film zamanla bir kitle oluşturdu.

975
00:53:08,272 --> 00:53:10,691
Ülkedeki belli bir ruh hâlini
yansıtıyordu.

976
00:53:10,774 --> 00:53:11,775
Bir de özellikle

977
00:53:11,859 --> 00:53:14,736
Poitier'nin karakteri Homer Smith
ve performansı

978
00:53:14,820 --> 00:53:16,071
takdir ediliyordu.

979
00:53:16,154 --> 00:53:19,366
Filme çok tatlı,
sevimli bir tarz katmıştı.

980
00:53:19,449 --> 00:53:21,493
Doğru ruh hâlini yakalıyordu.

981
00:53:21,577 --> 00:53:23,203
Bence bu rol

982
00:53:23,287 --> 00:53:28,125
çok sevimli, muhteşem,
neşe verici bir karakterdi,

983
00:53:28,208 --> 00:53:31,044
yansıması tüm insanların

984
00:53:31,128 --> 00:53:33,505
daha büyük kısmında var.

985
00:53:35,591 --> 00:53:38,343
OSCAR ÖDÜLLERİ

986
00:53:38,427 --> 00:53:39,803
Hollywood'un büyük gecesi.

987
00:53:39,887 --> 00:53:42,055
Otuz altıncı kez dünyanın eğlence başkenti

988
00:53:42,139 --> 00:53:44,933
bu yılın en iyi sanatçılarını
ve başarılarını

989
00:53:45,017 --> 00:53:47,728
gıpta edilen Oscar'larla ödüllendirecek.

990
00:53:47,811 --> 00:53:50,772
Milwaukee'de on yaşında bir çocuktum.

991
00:53:50,856 --> 00:53:53,108
Oscar Ödülleri diye bir şey izliyordum

992
00:53:53,192 --> 00:53:58,113
ve insanların limuzinlerle falan geldiğini
görüyordunuz.

993
00:53:58,697 --> 00:54:02,159
Ne zaman televizyona siyahi biri çıksa

994
00:54:02,242 --> 00:54:04,703
resmen telefonu elime alır şöyle derdim:

995
00:54:04,786 --> 00:54:06,830
"Siyahi çıktı. Siyahi çıktı.

996
00:54:06,914 --> 00:54:08,207
Siyahi. Hemen açın."

997
00:54:08,290 --> 00:54:10,000
Sonunda TV'dekini kaçırırdım.

998
00:54:10,667 --> 00:54:12,836
En İyi Erkek Oyuncu adayları şöyle:

999
00:54:12,920 --> 00:54:15,047
Tom Jones'la Albert Finney.

1000
00:54:16,173 --> 00:54:18,175
This Sporting Life'la Richard Harris.

1001
00:54:19,301 --> 00:54:21,053
Cleopatra'yla Rex Harrison.

1002
00:54:23,013 --> 00:54:24,556
Hud'la Paul Newman.

1003
00:54:25,390 --> 00:54:27,559
Lilies of the Field'la Sidney Poitier.

1004
00:54:29,561 --> 00:54:32,022
Kazanan Lilies of the Field'la
Sidney Poitier.

1005
00:54:33,398 --> 00:54:34,816
Adım söylendiğinde

1006
00:54:34,900 --> 00:54:37,110
yerimden zıplayıp şöyle dedim:

1007
00:54:37,194 --> 00:54:41,490
"Ben kazandım! Ben kazandım!
Ben kazandım!"

1008
00:54:41,573 --> 00:54:43,492
Yani kendime hâkim olamadım.

1009
00:54:44,076 --> 00:54:46,912
Bu, kendimin dışavurumuydu

1010
00:54:46,995 --> 00:54:49,289
ama aynı zamanda çok sayıda insanın da

1011
00:54:49,373 --> 00:54:51,667
kendilerinin dışavurumuydu.

1012
00:54:51,750 --> 00:54:53,418
Düşünebiliyor musunuz?

1013
00:54:53,502 --> 00:54:56,171
Sivil Haklar Yasası geçmeden önceydi bu.

1014
00:54:56,255 --> 00:54:58,215
Salondaki şoku düşünebiliyor musunuz?

1015
00:54:58,298 --> 00:55:03,720
O an yaşanan ve kültürümüzde olan biten
diğer her şeyi

1016
00:55:03,804 --> 00:55:07,975
gölgede bırakan o saf neşeyi,
o büyüleyiciliği,

1017
00:55:08,058 --> 00:55:12,938
o ilahi şeyi düşünebiliyor musunuz?

1018
00:55:13,021 --> 00:55:16,108
Bay Poitier
böyle büyük bir ödül kazanan ilk zenci

1019
00:55:16,191 --> 00:55:18,819
ve açıklama, seyirci tarafından
çok sıcak karşılandı.

1020
00:55:24,658 --> 00:55:27,244
O bir dönüm noktasıydı,

1021
00:55:27,327 --> 00:55:28,912
gerçekten dönüm noktasıydı.

1022
00:55:28,996 --> 00:55:32,457
Bizi, biz siyahileri

1023
00:55:32,541 --> 00:55:36,879
olduğumuzdan tamamen farklı bir şekilde

1024
00:55:37,713 --> 00:55:41,842
ifade etmeyi seçen bir Hollywood'da.

1025
00:55:42,384 --> 00:55:48,348
Bu an için çok uzun yollar katettim,

1026
00:55:49,391 --> 00:55:52,436
doğal olarak da

1027
00:55:52,519 --> 00:55:56,106
çok sayıda insana borçluyum.

1028
00:55:56,190 --> 00:55:58,734
O benim için büyük, siyahi umuttu.

1029
00:55:58,817 --> 00:56:01,236
O an benim için büyük, siyahi umut oldu.

1030
00:56:01,320 --> 00:56:03,614
Hayal meyal hatırlıyorum,

1031
00:56:04,615 --> 00:56:06,909
bu siyahi bir adama oluyorsa

1032
00:56:06,992 --> 00:56:10,120
kim bilir bana neler olur
diye düşünmüştüm.

1033
00:56:10,204 --> 00:56:14,041
Söyleyebileceğim tek şey
çok teşekkür ederim.

1034
00:56:44,655 --> 00:56:46,240
Çok kişi adına başardı,

1035
00:56:46,323 --> 00:56:48,742
sadece ondan sonra gelen
bizler için değil.

1036
00:56:48,825 --> 00:56:50,744
Ama Sidney'nin anne babası,
büyükanne ve babası

1037
00:56:50,827 --> 00:56:53,121
kölelikten gelen insanlar.

1038
00:56:53,205 --> 00:56:57,209
Başardığında kim bilir onlar ne düşündü?

1039
00:56:57,876 --> 00:57:00,295
NASSAU, BAHAMALAR

1040
00:57:04,383 --> 00:57:08,387
Resmen imkânsız olan bir zamanda

1041
00:57:08,470 --> 00:57:10,305
En İyi Erkek Oyuncu Ödülünü kazanan

1042
00:57:10,389 --> 00:57:13,600
ilk siyahi erkek,
ilk Bahamalı erkek olmak için

1043
00:57:13,684 --> 00:57:16,353
diğer herkesten
100 kat daha iyi olmalısınız.

1044
00:57:21,066 --> 00:57:23,318
O dönem için olağanüstüydü,

1045
00:57:23,402 --> 00:57:26,572
ben çok iyi ve çok saf olduğum için değil
aslında.

1046
00:57:26,655 --> 00:57:29,950
Ben o kadar iyi
ya da o kadar saf değildim.

1047
00:57:30,826 --> 00:57:34,329
Ama içimde taşıdığım bir şey vardı,

1048
00:57:34,413 --> 00:57:36,373
annemde olan bir şeydi bu,

1049
00:57:36,957 --> 00:57:42,129
hayatta kalmam için
anne olarak yaptığı şey.

1050
00:57:44,464 --> 00:57:46,550
Yaşamam beklenmiyordu, hayır.

1051
00:57:46,633 --> 00:57:48,635
Doğduğumda yaşamam beklenmiyordu.

1052
00:57:48,719 --> 00:57:52,639
İki ay erken doğmuşum.

1053
00:57:53,140 --> 00:57:56,059
Oradakilerce hayatta kalamayacağıma
kanaat getirildiğinde,

1054
00:57:56,143 --> 00:57:58,896
ki bunlar arasında ebe de var,

1055
00:57:58,979 --> 00:58:01,648
babam ertesi sabah evden çıkmış.

1056
00:58:02,733 --> 00:58:08,155
Eve elinde bir ayakkabı kutusuyla
geri dönmüş.

1057
00:58:10,574 --> 00:58:11,658
Ve…

1058
00:58:14,411 --> 00:58:17,289
Beni gömmeye hazırlarmış.

1059
00:58:18,874 --> 00:58:21,043
Annem bunu kabul etmemiş.

1060
00:58:21,126 --> 00:58:22,961
"Hayır, bunu yapamazsın" demiş.

1061
00:58:23,837 --> 00:58:25,130
Ve evden çıkmış.

1062
00:58:25,214 --> 00:58:29,801
Destek bulabileceğini düşündüğü
her yere gitmiş.

1063
00:58:29,885 --> 00:58:34,806
Bir falcının evinin önünden geçmiş.

1064
00:58:34,890 --> 00:58:36,225
MADAM BESS
ÖZEL ŞANS GÜÇLERİ

1065
00:58:36,308 --> 00:58:38,268
Annem şöyle demiş:
"Yeni doğan bir çocuğum var.

1066
00:58:38,352 --> 00:58:39,895
Erken doğdu,

1067
00:58:39,978 --> 00:58:43,106
bana oğlumu anlatmanı istiyorum."

1068
00:58:44,358 --> 00:58:49,112
Falcı gözlerini kapatmış
ve yüzü seğirmeye başlamış.

1069
00:58:49,196 --> 00:58:52,241
Gözleri, göz kapağının ardında dönüyormuş.

1070
00:58:54,660 --> 00:58:58,205
Sonra bir anda falcının gözleri açılmış

1071
00:58:58,288 --> 00:59:00,999
ve şöyle demiş: "Oğlun için endişelenme.

1072
00:59:04,336 --> 00:59:05,546
Kurtulacak.

1073
00:59:06,380 --> 00:59:11,802
Dünyanın birçok yerine gidecek.

1074
00:59:11,885 --> 00:59:13,470
Zengin ve ünlü olacak."

1075
00:59:14,304 --> 00:59:17,099
Adını dünyanın her yerine
taşıyacağımı söylemiş.

1076
00:59:18,308 --> 00:59:21,812
Ve söylediği her şeyi…

1077
00:59:23,939 --> 00:59:25,566
…yaşadım ben.

1078
00:59:27,818 --> 00:59:32,155
NBC Haber sunar,
Chaney, Goodman, Schwerner.

1079
00:59:32,239 --> 00:59:35,075
Mississippi'de hâlâ kayıp olan
üç sivil haklar çalışanı hakkında

1080
00:59:35,158 --> 00:59:36,994
özel haber.

1081
00:59:37,077 --> 00:59:40,372
James Chaney, Andrew Goodman
ve Michael Schwerner

1082
00:59:40,455 --> 00:59:43,000
Mississippi'ye zencilere seçmen kaydı
yapmaya gitmişti.

1083
00:59:43,083 --> 00:59:45,002
Harekete yeni dâhil olmuştum.

1084
00:59:45,085 --> 00:59:46,879
PAPAZ WILLIE BLUE
SİVİL HAKLAR AKTİVİSTİ

1085
00:59:46,962 --> 00:59:49,006
Kamyonetten yeni inmiştim.

1086
00:59:49,089 --> 00:59:51,758
Goodman hariç hepsini tanıyordum.

1087
00:59:52,342 --> 00:59:53,802
Öğretmendiler.

1088
00:59:53,886 --> 00:59:57,097
İnsanlara oyun ne olduğunu öğretiyorlardı,

1089
00:59:57,181 --> 00:59:59,224
nasıl oy olduğunu çünkü biz bilmiyorduk.

1090
00:59:59,308 --> 01:00:00,350
BİR İNSAN, BİR OY
KAYDINIZI YAPTIRIN!

1091
01:00:00,434 --> 01:00:04,104
Gördüğüm kadarıyla
Amerikan Rüyası'nı öğretiyorlardı.

1092
01:00:04,188 --> 01:00:07,316
Oy verirseniz siz seçersiniz.

1093
01:00:08,025 --> 01:00:09,902
Oy vermezseniz onlar seçer.

1094
01:00:09,985 --> 01:00:13,280
Oy vermeyi unutmayın ki seçim sizin olsun.

1095
01:00:13,363 --> 01:00:16,200
Bir keresinde güneydeyken başınıza

1096
01:00:16,283 --> 01:00:17,326
korkutucu bir şey gelmiş.

1097
01:00:17,409 --> 01:00:19,369
Ben muğlak detaylar duydum ama siz…

1098
01:00:19,453 --> 01:00:21,330
Bunu anlattığınızı hiç duymadım.

1099
01:00:21,413 --> 01:00:23,498
Sidney'yle 26 yıldır arkadaşız.

1100
01:00:24,583 --> 01:00:26,960
Bence aramızda bizi
o andan daha fazla birbirimize bağlayan

1101
01:00:27,044 --> 01:00:30,422
daha başka bir tecrübe yaşanmamıştır.

1102
01:00:31,089 --> 01:00:34,009
Yakın arkadaşım Harry Belafonte
arayıp şöyle dedi:

1103
01:00:34,092 --> 01:00:36,929
"Benimle, Mississippi'ye gelmeni
istiyorum.

1104
01:00:37,012 --> 01:00:40,265
Sivil Haklar Hareketi'ne para vermeliyiz."

1105
01:00:40,349 --> 01:00:41,892
Grubun o bölgede

1106
01:00:41,975 --> 01:00:45,312
çok az parası vardı ve yardım gerekiyordu.

1107
01:00:45,395 --> 01:00:48,440
Mississippi'de herkese
saygılı davranacağız.

1108
01:00:48,524 --> 01:00:49,525
VALİ ROSS BARNETT

1109
01:00:49,608 --> 01:00:52,319
Buraya gelen herkese,
tabii ki yasalarımızı

1110
01:00:52,402 --> 01:00:53,946
çiğnemedikleri sürece.

1111
01:00:54,029 --> 01:00:57,824
Gece gündüz telefonlar,
tehditler geliyordu.

1112
01:00:57,908 --> 01:01:02,621
Belafonte ve Poitier'yi
öldürmek istiyorlardı.

1113
01:01:02,704 --> 01:01:03,705
Şu kelimeleri kullanıyorlardı:

1114
01:01:03,789 --> 01:01:06,333
"Bu zencileri öldürmezsek
Greenwood'a gelirler."

1115
01:01:06,416 --> 01:01:08,418
Sanmıştım ki

1116
01:01:08,502 --> 01:01:10,546
Bobby Kennedy'yi tanıdığım için

1117
01:01:10,629 --> 01:01:12,548
Adalet Bakanlığını arar…

1118
01:01:12,631 --> 01:01:13,632
SİVİL HAKLAR BİRİMİ

1119
01:01:13,715 --> 01:01:16,093
…onlara gideceğimi, yerimi söylersem

1120
01:01:16,176 --> 01:01:18,345
federal koruma alabiliriz.

1121
01:01:18,428 --> 01:01:19,721
Oraya vardığımızda

1122
01:01:19,805 --> 01:01:23,183
federal polis de
herhangi bir koruma da yoktu.

1123
01:01:23,267 --> 01:01:25,435
Bir arabaya bindik.
Bizi iki araba karşıladı.

1124
01:01:25,519 --> 01:01:29,022
Birine bindik, diğeri de destek araçtı.

1125
01:01:29,106 --> 01:01:31,108
Arabayı kimse kullanmak istemedi.

1126
01:01:32,234 --> 01:01:33,777
"Ben kullanırım" dedim

1127
01:01:33,861 --> 01:01:38,407
ve tokalaşmaların, merhabaların,
takdimlerin ardından

1128
01:01:38,490 --> 01:01:41,368
valizler benim arabama kondu.

1129
01:01:42,160 --> 01:01:45,914
Ve Poitier'yle Belafonte

1130
01:01:45,998 --> 01:01:48,458
öndeki arabadaydı.

1131
01:01:49,042 --> 01:01:50,627
Tam arabaya binerken

1132
01:01:50,711 --> 01:01:52,713
biri şöyle dedi: "İşte şuradalar."

1133
01:01:54,673 --> 01:01:57,968
Farlar yandı.
Ku Klux Klan üyeleri olduklarını gördük.

1134
01:01:59,803 --> 01:02:01,346
Hemen yola çıktık.

1135
01:02:01,430 --> 01:02:03,307
Kamyonetler bizi yakalamaya çalışırken

1136
01:02:03,390 --> 01:02:07,644
üçüncü araba, sollama girişimlerini
engellemek için yana kayıyordu.

1137
01:02:10,230 --> 01:02:12,357
Arabaya arkadan girdiler.

1138
01:02:12,441 --> 01:02:15,861
İlk düşüncem şu oldu:
"Geçmelerine izin verme."

1139
01:02:17,070 --> 01:02:20,616
Sürekli olarak arkamızdaki arabaya çarpıp
bize ulaşmak için

1140
01:02:20,699 --> 01:02:23,952
onları kaydırmak
ya da otoyoldan çıkarmak istiyorlardı.

1141
01:02:24,036 --> 01:02:25,829
Ne olursa olsun geçmelerine izin verme.

1142
01:02:25,913 --> 01:02:28,957
Arkadan vururlarsa
demek ki öyle ölmem gerekiyor.

1143
01:02:34,671 --> 01:02:37,966
Birkaç kilometre boyunca vur-kaç oynadık.

1144
01:02:38,550 --> 01:02:41,386
Beni geçemediler, gittiler.

1145
01:02:42,638 --> 01:02:46,475
Müsait otomobillere yığınla öğrenci bindi

1146
01:02:46,558 --> 01:02:48,477
ve hepsi otoyolda karşımıza çıktı

1147
01:02:48,560 --> 01:02:51,980
ve parayla birlikte
bizi Greenwood'a getirdiler.

1148
01:02:52,064 --> 01:02:53,774
Sağ salim vardık.

1149
01:02:53,857 --> 01:02:55,859
İncil'den fırlamış bir şeydi.

1150
01:02:55,943 --> 01:02:57,986
İnsanlar ağaçlara çıkmıştı.

1151
01:02:58,862 --> 01:03:03,367
O sokak boyunca her yerde insan vardı.

1152
01:03:04,284 --> 01:03:08,497
Ve bu… Bu beni ağlattı.

1153
01:03:09,665 --> 01:03:14,753
Ağaçlardaki, çatılardaki insanlar

1154
01:03:15,921 --> 01:03:17,381
büyüleyiciydi.

1155
01:03:19,091 --> 01:03:20,968
Poitier'yi görünce

1156
01:03:21,051 --> 01:03:24,471
Lilies of the Field'daki
o şarkıyı söylemeye başladılar.

1157
01:03:24,555 --> 01:03:25,639
"Amen."

1158
01:03:28,308 --> 01:03:30,352
Çok özel bir şeydi.

1159
01:03:39,278 --> 01:03:42,990
Ve bildiğiniz gibi her yıl
mart, nisan gibi…

1160
01:03:44,491 --> 01:03:49,329
…gazeteler bizi bekleyen
uzun, sıcak yazdan bahsetmeye başlar.

1161
01:03:53,625 --> 01:03:57,754
Yağma, cinayet ve kundaklamanın
sivil haklarla ilgisi yok.

1162
01:04:04,303 --> 01:04:05,888
Bıkkın ve yorgunuz.

1163
01:04:05,971 --> 01:04:08,432
Beyazlar bizi hiçbir yerden atamayacak.

1164
01:04:09,600 --> 01:04:10,601
Çok ciddiyiz.

1165
01:04:10,684 --> 01:04:14,730
Çok net bir şekilde hatırlıyorum,
on yaşında falandım,

1166
01:04:14,813 --> 01:04:17,983
1967'ydi ve bir nevi Sidney'nin yazıydı.

1167
01:04:18,066 --> 01:04:20,819
Annem beni To Sir, with Love'ı
izlemeye götürdü.

1168
01:04:20,903 --> 01:04:23,363
In the Heat of the Night,
Guess Who's Coming to Dinner'ı da.

1169
01:04:23,447 --> 01:04:25,657
Filmlerde siyahi yıldızlar vardı

1170
01:04:25,741 --> 01:04:27,659
ama Sidney muhtemelen ilk Hollywood…

1171
01:04:27,743 --> 01:04:29,453
Gerçek bir siyahi
Hollywood film yıldızıydı.

1172
01:04:29,536 --> 01:04:32,831
İnsanlar Sidney Poitier filmleri
izlemek için sinemaya gidiyordu.

1173
01:04:32,915 --> 01:04:33,999
Böyle bir şey olmamıştı.

1174
01:04:34,082 --> 01:04:36,919
Beyazlar Sidney Poitier filmlerini
izlemek için sinemaya gidiyordu.

1175
01:04:37,002 --> 01:04:38,837
Daha da önemlisi buydu. Hele ki

1176
01:04:38,921 --> 01:04:40,756
Sivil Haklar Hareketi yaşanırken

1177
01:04:40,839 --> 01:04:42,758
ve Sidney onu sembolüyken.

1178
01:04:42,841 --> 01:04:47,638
1967'den 68'e kadar
en çok gişe getiren oydu ve siyahiydi.

1179
01:04:47,721 --> 01:04:51,433
Tüm ülke onun etrafında pervaneydi.

1180
01:05:04,530 --> 01:05:06,031
Kalk ayağa evlat.

1181
01:05:06,114 --> 01:05:09,618
YÖNETMEN

1182
01:05:09,701 --> 01:05:11,370
Hemen diyorum.

1183
01:05:11,453 --> 01:05:13,497
Bu adamın

1184
01:05:13,580 --> 01:05:16,959
sugötürmez vakurluğundan
etkilendiğimi hatırlıyorum.

1185
01:05:17,042 --> 01:05:19,086
Bu film beklentilerinizle oynuyordu.

1186
01:05:19,169 --> 01:05:20,629
Buna katlanmayacaktı.

1187
01:05:20,712 --> 01:05:23,924
Ama patlayana dek ne kadar katlanacağını…

1188
01:05:24,550 --> 01:05:25,676
…merak ediyordunuz.

1189
01:05:26,426 --> 01:05:28,679
Kendinden çok eminsin, değil mi Virgil?

1190
01:05:28,762 --> 01:05:30,430
Philadelphia'lı bir zenci için

1191
01:05:30,514 --> 01:05:32,558
Virgil tuhaf isim. Sana orada ne diyorlar?

1192
01:05:32,641 --> 01:05:35,602
Bana, Bay Tibbs diyorlar.

1193
01:05:35,686 --> 01:05:37,813
"Bana, Bay Tibbs diyorlar."

1194
01:05:37,896 --> 01:05:40,148
Ben bayıldım
çünkü ekrana karşı cevap vermiştim.

1195
01:05:40,232 --> 01:05:42,442
Seyirci de büyük oranda siyahiydi.

1196
01:05:42,526 --> 01:05:46,697
Alkış koptu, çok sevinmişlerdi.

1197
01:05:46,780 --> 01:05:49,366
Seradaki meşhur sahne,

1198
01:05:49,449 --> 01:05:51,660
beyaz plantasyon sahibi onu tokatlıyor,

1199
01:05:51,743 --> 01:05:53,787
Sidney de onu tokatlıyordu.

1200
01:05:53,871 --> 01:05:57,499
1967'de bir tiyatro salonunda
bunun etkisi muazzamdı.

1201
01:05:57,583 --> 01:06:00,169
Bay Colbert seraya dün gece,

1202
01:06:00,252 --> 01:06:02,629
gece yarısı civarı hiç geldi mi?

1203
01:06:06,592 --> 01:06:08,302
İğne atsanız duyulurdu.

1204
01:06:08,385 --> 01:06:10,804
Bir sinema salonunda gördüğüm
en gürültülü sessizlikti.

1205
01:06:10,888 --> 01:06:12,556
Bazılarından şu ses geldi… Anlarsınız ya?

1206
01:06:12,639 --> 01:06:14,266
İnsanlar birbirlerine bakıyordu.

1207
01:06:14,349 --> 01:06:17,895
Siyahiler çıldırdı çünkü
daha önce öyle bir şey görmemişlerdi.

1208
01:06:21,607 --> 01:06:23,817
Daha önce ekranda böyle bir şey olmamıştı.

1209
01:06:23,901 --> 01:06:25,485
O adam başka bir şeydi dostum.

1210
01:06:25,569 --> 01:06:27,529
Ne yapacaksın?

1211
01:06:29,907 --> 01:06:31,158
Bilmiyorum.

1212
01:06:32,826 --> 01:06:34,244
Biz ne yaptık peki?

1213
01:06:34,328 --> 01:06:35,454
"Evet!"

1214
01:06:38,081 --> 01:06:41,126
İlk senaryoda ona küçümseyerek bakıyordum,

1215
01:06:41,210 --> 01:06:44,254
güçlü ideallerimle birlikte
çıkıp gidiyordum.

1216
01:06:44,755 --> 01:06:47,216
O rolü oynayan
başka bir oyuncu olsa olabilirdi

1217
01:06:47,299 --> 01:06:49,176
ama benimle olamazdı.

1218
01:06:49,259 --> 01:06:52,221
Alnıma silah doğrultulan o Miami gecesini

1219
01:06:52,304 --> 01:06:54,556
çok net hatırlıyorum.

1220
01:06:54,640 --> 01:06:58,685
Yönetmene senaryonun
değişmesi gerektiğini söyledim.

1221
01:06:59,311 --> 01:07:01,605
Yemin ederim, bunu ancak Sidney yapardı.

1222
01:07:01,688 --> 01:07:03,732
O bir yıldızdı. Sugötürmez.

1223
01:07:03,815 --> 01:07:06,151
Yani buna hiç şüphe yoktu.

1224
01:07:06,235 --> 01:07:08,946
Hiçbir engel tanımadan
hayatını sürdürüyordu.

1225
01:07:09,029 --> 01:07:10,113
"Çekilin yolumdan."

1226
01:07:11,949 --> 01:07:13,909
Ve gerçekten de filmin

1227
01:07:13,992 --> 01:07:15,994
çok önemli bir anı oldu.

1228
01:07:16,078 --> 01:07:18,205
Ama günümüzü de işaret ediyordu.

1229
01:07:18,288 --> 01:07:23,085
En azından filmlerde
Amerika'daki bazı gerçekleri

1230
01:07:23,168 --> 01:07:26,046
görmemizi sağlıyordu.

1231
01:07:26,129 --> 01:07:27,172
Herkesin dediği gibi,

1232
01:07:27,256 --> 01:07:29,633
sesi tüm dünyada duyulan bir tokattı.
Benzeri yoktu.

1233
01:07:29,716 --> 01:07:32,094
Onu bir anda zirveye taşıdı.

1234
01:07:32,177 --> 01:07:34,847
İlginç bir paralellik olmuştu,

1235
01:07:34,930 --> 01:07:36,682
Sidney'nin o andaki hâli

1236
01:07:36,765 --> 01:07:39,268
ve ön cephelerde olanlar arasında.

1237
01:07:47,901 --> 01:07:49,695
YÖNETMEN

1238
01:07:51,947 --> 01:07:55,158
Bu siyahi adamın

1239
01:07:55,242 --> 01:07:59,580
bu çocukların öğretmeni,
akıl hocası olduğunu görmek…

1240
01:07:59,663 --> 01:08:03,625
Yani bu genelde beyaz biri olurdu
ve kahraman olurdu

1241
01:08:03,709 --> 01:08:08,463
ve siyahiler de ya kurtarılanlar
ya da sorun çıkaranlar olurdu.

1242
01:08:08,547 --> 01:08:10,966
Bu, o hikâyeyi tepetaklak etmişti.

1243
01:08:11,550 --> 01:08:12,634
Oturun.

1244
01:08:14,595 --> 01:08:17,555
To Sir, with Love, gerçekten favorimdi

1245
01:08:17,639 --> 01:08:22,269
çünkü babamı, bize verdiği gibi tepkiler

1246
01:08:22,352 --> 01:08:25,147
verirken izlemiştim.

1247
01:08:25,229 --> 01:08:30,652
Sadece çocuklarına değil
herkese ders verdi.

1248
01:08:30,736 --> 01:08:32,613
Onu gördüm.

1249
01:08:33,613 --> 01:08:35,908
Herkes oyuncuyu görürken

1250
01:08:35,991 --> 01:08:37,868
ben baba yanını gördüm.

1251
01:08:37,951 --> 01:08:41,830
Hepimiz bu sınıfta kibar olacağız.

1252
01:08:42,497 --> 01:08:44,750
Siz bana "Bayım" ya da "Bay Thackeray"
diyeceksiniz.

1253
01:08:44,832 --> 01:08:47,336
Genç hanımlara "Bayan" denecek,

1254
01:08:47,836 --> 01:08:49,587
erkeklere soyadıyla hitap edilecek.

1255
01:08:49,671 --> 01:08:52,674
Hep omuzlarımda melekler var derim…

1256
01:08:52,758 --> 01:08:54,510
…çünkü çok şanslıyımdır.

1257
01:08:54,593 --> 01:08:56,345
Sanatçıydım. Müzisyendim.

1258
01:08:56,428 --> 01:08:58,680
Şarkıcıydım. Hiç oyunculuk yapmamıştım.

1259
01:08:58,764 --> 01:08:59,765
Evet.

1260
01:08:59,848 --> 01:09:01,558
Menajerim çok zekiydi.

1261
01:09:01,642 --> 01:09:03,560
Filmde oynamamı istediklerinde

1262
01:09:03,644 --> 01:09:06,188
"Tamam ama filmin şarkısını o söylemeli"
demiş.

1263
01:09:24,413 --> 01:09:25,457
Yani…

1264
01:09:39,513 --> 01:09:42,640
Benim için o mesajla anılmak…

1265
01:09:42,724 --> 01:09:46,603
O çok güçlü bir mesajdı.

1266
01:09:46,687 --> 01:09:49,398
Tamamen sevgiyle alakalıydı.

1267
01:09:49,481 --> 01:09:50,899
Black Lives Matter'la alakalıydı.

1268
01:09:50,983 --> 01:09:54,194
O da okuldaki beyaz çocuklar kadar önemli.

1269
01:09:54,278 --> 01:09:58,866
O okulun hayatında,
ömürleri boyunca karşılaşacakları

1270
01:09:58,949 --> 01:10:01,994
herkesten daha önemli biri hatta.

1271
01:10:02,661 --> 01:10:05,372
Çok sayıda hit albümüm çıkmıştı

1272
01:10:05,455 --> 01:10:08,417
ve ondan sonra da
çok sayıda hit albümüm çıktı.

1273
01:10:08,500 --> 01:10:10,252
Ama onun yeri ayrı

1274
01:10:11,128 --> 01:10:13,213
çünkü o yalnız bir şarkıyla
ilgili değildi.

1275
01:10:13,881 --> 01:10:19,136
Sidney Poitier
ve filmin mesajıyla ilgiliydi.

1276
01:10:21,388 --> 01:10:23,307
Konuşma! Konuşma!

1277
01:10:23,974 --> 01:10:25,267
Bu filmlerin

1278
01:10:25,350 --> 01:10:27,144
siyahiler için yapılmadığını
söylemek önemli.

1279
01:10:27,227 --> 01:10:28,478
Bunlar, onun

1280
01:10:28,562 --> 01:10:31,899
hangi hikâyeyi anlattığının
farkında olarak çekilmişti,

1281
01:10:31,982 --> 01:10:34,568
hareketle ilgili neler olduğunun
farkındaydı,

1282
01:10:34,651 --> 01:10:36,612
özellikle Dr. King'in hareketi.

1283
01:10:36,695 --> 01:10:40,741
Ama kitlesel iletişim konusunda
öncü o sayılırdı,

1284
01:10:40,824 --> 01:10:43,327
siyahilerin de insan olduğunu kanıtladı.

1285
01:10:43,994 --> 01:10:47,456
Siyah olmayı insanlaştırmanız,

1286
01:10:47,539 --> 01:10:49,666
insan olduğumuzu bile düşünmeyen

1287
01:10:49,750 --> 01:10:55,088
bir dünya için bunu insanlaştırıp
normalleştirmenizin bile

1288
01:10:55,172 --> 01:10:56,465
davaya katkısı oluyor…

1289
01:10:57,007 --> 01:10:59,676
…çünkü önemli olan bu.

1290
01:10:59,760 --> 01:11:01,929
İnsanların, içimizdeki insanlığı
görmesini sağlamak.

1291
01:11:02,012 --> 01:11:03,847
YÖNETMEN

1292
01:11:03,931 --> 01:11:06,934
John Wade Prentice.

1293
01:11:07,017 --> 01:11:08,977
Şahane bir isim değil mi?

1294
01:11:09,061 --> 01:11:10,604
John Wade…

1295
01:11:12,314 --> 01:11:14,399
Joanna Prentice olacağım.

1296
01:11:20,197 --> 01:11:21,406
John bu.

1297
01:11:23,700 --> 01:11:26,411
Tanıştığıma çok memnun oldum.

1298
01:11:27,454 --> 01:11:29,581
Ben de memnun oldum Bayan Drayton.

1299
01:11:33,085 --> 01:11:35,254
Bayan Drayton, tıp diplomam var,

1300
01:11:35,337 --> 01:11:37,130
o yüzden umarım düşmeden önce

1301
01:11:37,214 --> 01:11:40,175
oturmanız gerekiyor desem
küstahlık algılamazsınız.

1302
01:11:40,259 --> 01:11:42,594
Zenci olduğu için bayılacağını düşünüyor.

1303
01:11:43,178 --> 01:11:47,391
Ben, 22 yaşındaydım, Sidney çok tatlıydı.

1304
01:11:48,308 --> 01:11:50,352
Ben de çok naiftim.

1305
01:11:50,435 --> 01:11:54,606
O sahne, öpüşme sahnesi çekildiğinde

1306
01:11:54,690 --> 01:11:58,485
ben büyütülecek bir şey olduğunu
düşünmemiştim.

1307
01:11:58,569 --> 01:12:00,988
Kamera "Tamam, hazırız" dedi.

1308
01:12:01,071 --> 01:12:05,200
Sonra etrafıma, stüdyoya baktım

1309
01:12:05,284 --> 01:12:09,496
ve insanların fena fena baktığını gördüm.

1310
01:12:11,206 --> 01:12:12,833
Neler olduğunu anlamamıştım.

1311
01:12:12,916 --> 01:12:15,294
Ancak sonra,

1312
01:12:15,377 --> 01:12:18,755
makyajımı çıkarmaya gittiğimde anladım.

1313
01:12:18,839 --> 01:12:20,549
Makyöz kadına sordum.

1314
01:12:20,632 --> 01:12:23,051
"Orada neler oluyordu?" dedim.

1315
01:12:23,802 --> 01:12:27,431
O da şöyle dedi: "Çok naifsin.

1316
01:12:27,514 --> 01:12:28,974
Bilmiyor musun?"

1317
01:12:29,057 --> 01:12:31,852
Ben de "Hayır, bilmiyorum.
Neler oluyordu?" dedim.

1318
01:12:31,935 --> 01:12:33,395
Pek çok kişi şoke edici bir çift

1319
01:12:33,478 --> 01:12:34,730
olduğumuzu düşünecek.

1320
01:12:34,813 --> 01:12:36,023
Öyle değil mi Bayan Drayton?

1321
01:12:36,607 --> 01:12:38,317
Ne demek istediğini anlıyorum.

1322
01:12:38,901 --> 01:12:40,360
Bence, o dönemin

1323
01:12:40,444 --> 01:12:44,531
kültürel çalışmalarına katılmayan kişiler

1324
01:12:44,615 --> 01:12:49,578
Guess Who's Coming to Dinner gibi filmleri
haksızca göz ardı edebilir,

1325
01:12:49,661 --> 01:12:52,956
kendi zamanları bağlamında düşünerek
o filmlerin

1326
01:12:53,040 --> 01:12:55,042
ne kadar devrimsel olduğunu unutabilir.

1327
01:12:55,125 --> 01:12:57,461
Bu ilişki çok hızlı gelişti.

1328
01:12:57,544 --> 01:12:58,629
Sen de öyle dedin.

1329
01:12:58,712 --> 01:13:01,173
İnsanlar, hakkında ne der hiç düşündün mü?

1330
01:13:01,256 --> 01:13:03,759
Yani 16 veya 17 eyalette
yasaları çiğnemiş olursun.

1331
01:13:03,842 --> 01:13:04,843
Suçlu olursun.

1332
01:13:04,927 --> 01:13:07,012
Guess Who's Coming to Dinner'da
şöyle dediği

1333
01:13:07,095 --> 01:13:10,015
o sahne: "Sen kendini
siyahi biri insan olarak görüyorsun.

1334
01:13:10,098 --> 01:13:11,725
Ben kendimi insan olarak görüyorum."

1335
01:13:11,808 --> 01:13:13,685
Sidney Poitier'yi tanımlayan bu oldu.

1336
01:13:14,269 --> 01:13:15,479
Babamsın sen benim.

1337
01:13:17,105 --> 01:13:19,525
Ben senin oğlunum. Seni seviyorum.

1338
01:13:20,651 --> 01:13:23,529
Hep sevdim, hep seveceğim.

1339
01:13:25,697 --> 01:13:28,909
Ama sen kendini
siyahi biri insan olarak görüyorsun.

1340
01:13:30,244 --> 01:13:33,372
Ben kendimi insan olarak görüyorum.

1341
01:13:35,290 --> 01:13:37,334
Bu onun repliği bile değildi

1342
01:13:37,417 --> 01:13:40,128
çünkü o böyle biri.

1343
01:13:40,212 --> 01:13:41,880
Kendini insan olarak görüyordu.

1344
01:13:48,470 --> 01:13:50,764
O üç film de maddi açıdan başarılıydı.

1345
01:13:50,848 --> 01:13:53,308
Üçünde de beyaz bir gömlek giyip
kravat takmıştı.

1346
01:13:53,392 --> 01:13:54,977
İşte o zaman Sör Sidney oldu.

1347
01:13:55,060 --> 01:13:58,105
1963'te Lilies of the Field'la
bir iz bırakmıştı zaten.

1348
01:13:58,188 --> 01:14:00,649
Ama bir anda saygın olmakla kalmamış

1349
01:14:00,732 --> 01:14:02,192
para da kazandırır olmuştu.

1350
01:14:02,276 --> 01:14:03,694
Amerikan sineması tarihinde

1351
01:14:03,777 --> 01:14:06,113
o ana kadar bunun benzeri yoktu.

1352
01:14:06,196 --> 01:14:09,867
Ona "Bundan sonra çekeceğin
bir film var mı?" diye sordum.

1353
01:14:10,617 --> 01:14:12,119
O da "Hayır" dedi.

1354
01:14:12,202 --> 01:14:15,789
"Muhtemelen bu çekeceğim son film olacak."

1355
01:14:16,373 --> 01:14:18,125
"Neden?" dedim,

1356
01:14:18,208 --> 01:14:22,629
şöyle dedi: "Çünkü siyahi halk,

1357
01:14:22,713 --> 01:14:26,675
benim halkım,
beni Tom Amca olarak görmeye başladı.

1358
01:14:28,635 --> 01:14:31,597
Sosyal akımlar hızla değiştiği için

1359
01:14:31,680 --> 01:14:35,684
siyahi camianın belli kesimlerinde
bana karşı

1360
01:14:35,767 --> 01:14:37,769
bir hoşnutsuzluk vardı.

1361
01:14:37,853 --> 01:14:39,980
Bu kültürel dalganın zirve noktası

1362
01:14:40,063 --> 01:14:42,149
The New York Times'ın bastığı haber oldu.

1363
01:14:42,232 --> 01:14:45,360
Başlığı şuydu:
"Beyazlar Neden Sidney Poitier Seviyor?"

1364
01:14:45,444 --> 01:14:48,864
"SIDNEY POITIER SENDROMUMUZ VAR:

1365
01:14:48,947 --> 01:14:52,201
TAMAMEN BEYAZ BİR DÜNYADA
İYİ BİR ADAM."

1366
01:14:52,284 --> 01:14:53,952
Belli bir kesime göre

1367
01:14:54,036 --> 01:14:58,165
ben Tom Amca'ydım,
hatta evin kölesi bir zenciydim.

1368
01:14:58,248 --> 01:15:02,211
Beyaz seyirciler için tehdit oluşturmayan
roller oynadığım için,

1369
01:15:02,294 --> 01:15:07,674
beyaz liberal fantezilerini gerçekleştiren
asil zenciyi oynadığım için.

1370
01:15:07,758 --> 01:15:10,427
"AMA YİNE DE GERÇEK DIŞI
ÇÜNKÜ YAKLAŞIK 20 YILDIR,

1371
01:15:10,511 --> 01:15:12,554
ÖZÜNDE AYNI ROLÜ OYNUYOR,

1372
01:15:12,638 --> 01:15:15,682
TEK BOYUTLU, TEMİZ KAHRAMAN."

1373
01:15:16,308 --> 01:15:21,980
Ben sanatçıyım, insanım,
Amerikalıyım, çağdaşım.

1374
01:15:22,773 --> 01:15:24,274
Birçok şeyim,

1375
01:15:24,358 --> 01:15:25,734
o yüzden sizin de bana…

1376
01:15:27,027 --> 01:15:29,571
…gereken saygıyı göstermenizi isterim.

1377
01:15:30,572 --> 01:15:32,491
İlk olmak kolay değildir.

1378
01:15:32,574 --> 01:15:34,660
Koca bir ırkı

1379
01:15:35,244 --> 01:15:39,915
temsil etmesi gereken bir birey olunca

1380
01:15:40,415 --> 01:15:42,376
Jackie Robinson gibi oluyorsunuz.

1381
01:15:42,459 --> 01:15:45,963
Bütün ırk adına
hakaret ve baskı görüyorsunuz.

1382
01:15:46,046 --> 01:15:48,423
Sidney de çok hakaret ve baskı gördü,

1383
01:15:48,507 --> 01:15:51,176
Denzel bunları yaşamadı.

1384
01:15:51,260 --> 01:15:53,971
Gülü sevince,
dikenine de katlanmanız gerekir.

1385
01:15:55,305 --> 01:15:57,558
Ama çok güçlü ve cesurdu.

1386
01:15:57,641 --> 01:16:00,894
Çok güçlü ve cesurdu
ama çok şeye katlanması gerekti.

1387
01:16:00,978 --> 01:16:03,814
Her şeyi doğru yapmanız için
çok baskı oluyor.

1388
01:16:03,897 --> 01:16:05,315
Muhakeme etmesi zor.

1389
01:16:05,399 --> 01:16:08,777
Ama Sidney her zaman
en sevdiğim iki şeye sahipti:

1390
01:16:08,861 --> 01:16:13,657
Yaratıcılığıyla birlikte mütevazılığı
ve başarısıyla birlikte zarafeti.

1391
01:16:16,493 --> 01:16:18,036
O baskıyı hissettiniz mi?

1392
01:16:18,120 --> 01:16:19,830
Hissetmemek imkânsız.

1393
01:16:20,497 --> 01:16:22,374
Sürekli var olduğunu biliyorsunuz.

1394
01:16:22,958 --> 01:16:25,919
Koca bir camianın,

1395
01:16:26,003 --> 01:16:30,799
onların bayrağını
taşıyıp taşımadığınızı görmek için

1396
01:16:30,883 --> 01:16:35,053
ve onların size dair düşüncesini
temsil edip etmediğinize,

1397
01:16:35,137 --> 01:16:37,139
sizi kabul edip etmeyeceklerine

1398
01:16:37,222 --> 01:16:40,058
karar vermek için izlediğini biliyorsunuz.

1399
01:16:40,767 --> 01:16:43,520
-Yalnızlık çektiniz mi?
-Yalnızlık çektim mi?

1400
01:16:44,271 --> 01:16:45,856
Tabii ki çektim.

1401
01:16:46,815 --> 01:16:49,359
Yalnızlık çektim, evet.

1402
01:16:55,657 --> 01:16:56,575
4 NİSAN 1968

1403
01:16:56,658 --> 01:16:58,619
Martin Luther King'den haberleri var mı?

1404
01:16:59,912 --> 01:17:00,913
Bizim…

1405
01:17:00,996 --> 01:17:03,540
Çok üzücü bir haberimiz var.

1406
01:17:04,166 --> 01:17:08,212
Tüm vatandaşlarımız
ve dünyada barış seven insanlar adına

1407
01:17:09,087 --> 01:17:12,216
çok üzücü bir haber olduğunu düşünüyorum.

1408
01:17:13,008 --> 01:17:15,677
Martin Luther King bu akşam

1409
01:17:15,761 --> 01:17:18,222
Tennessee, Memphis'te vurularak öldürüldü.

1410
01:17:21,475 --> 01:17:23,894
NBC özel bir haber için

1411
01:17:23,977 --> 01:17:26,188
normal yayınına ara veriyor.

1412
01:17:28,899 --> 01:17:32,861
Martin Luther King Jr. bu akşam
Tennessee, Memphis'te öldürüldü.

1413
01:17:32,945 --> 01:17:36,532
Otel odasının balkonunda
tek başına dururken suratından vuruldu.

1414
01:17:36,615 --> 01:17:38,700
Bir saat sonra hastanede yaşamını yitirdi.

1415
01:17:39,952 --> 01:17:42,162
Otobüsle Pleasantville'deki evimize
döndüğümü hatırlıyorum.

1416
01:17:42,246 --> 01:17:43,247
KIZI

1417
01:17:43,330 --> 01:17:45,123
Babam garaj yolunun sonundaki

1418
01:17:45,207 --> 01:17:47,668
posta kutusunda otobüsü karşıladı.

1419
01:17:48,836 --> 01:17:50,629
Otobüse bindi,

1420
01:17:50,712 --> 01:17:53,340
çok uzun boylu olduğu için
ayakta zor duruyordu.

1421
01:17:54,132 --> 01:17:56,635
Bütün çocuklara baktı.

1422
01:17:57,970 --> 01:18:01,598
Onlara evrensel bir şey söyledi.

1423
01:18:01,682 --> 01:18:04,184
Şöyle bir şeydi: "Büyük bir adamı…

1424
01:18:06,353 --> 01:18:09,356
…bizden aldılar." Bu şekilde söyledi.

1425
01:18:09,439 --> 01:18:12,484
"Muazzam sözlerini yerine getirmeli,

1426
01:18:12,568 --> 01:18:16,071
herkese saygılı ve düzgün davranmalıyız."

1427
01:18:16,822 --> 01:18:18,365
Çocuklar hayrete düşmüştü.

1428
01:18:18,448 --> 01:18:20,242
Ona bakıyorlardı.

1429
01:18:20,325 --> 01:18:22,703
Sonra babam şöyle dedi:
"Tamam, kızlar. Gidelim.

1430
01:18:22,786 --> 01:18:24,663
Gidelim. Eve gidelim."

1431
01:18:24,746 --> 01:18:26,498
Topraktan geldik,

1432
01:18:27,541 --> 01:18:29,293
toprağa döneceğiz.

1433
01:18:29,877 --> 01:18:32,254
Tanrı'ya bize, ölmeye hevesli

1434
01:18:32,337 --> 01:18:35,841
ama öldürmek istemeyen
bir lider verdiği için teşekkür ederiz.

1435
01:18:36,842 --> 01:18:40,095
Malcolm X, 1965'te Harlem'da bir camide

1436
01:18:40,804 --> 01:18:41,930
suikasta uğramıştı.

1437
01:18:44,099 --> 01:18:47,644
Martin Luther King
1968'de suikasta uğradı.

1438
01:18:48,979 --> 01:18:51,648
Yahudi-Hristiyan toplumda

1439
01:18:51,732 --> 01:18:54,818
zannettiğimizden daha hassas
bir demokrasi var.

1440
01:18:55,903 --> 01:18:59,323
Bizi birkaç kültürel bağ
bir arada tutuyor.

1441
01:19:01,241 --> 01:19:04,661
Ve Sidney Poitier
o kültürel bağlardan biri.

1442
01:19:08,498 --> 01:19:10,876
Martin Luther King suikastı

1443
01:19:10,959 --> 01:19:14,296
birçok açıdan Poitier'nin
mesleki hayatında yeni bir dönem açtı,

1444
01:19:14,379 --> 01:19:17,549
olayın önemli kişisel boyutları da
oldu tabii.

1445
01:19:17,633 --> 01:19:19,593
Kişisel boyutu pek çok siyahi gibi

1446
01:19:19,676 --> 01:19:21,803
Martin Luther King'in suikastıyla

1447
01:19:21,887 --> 01:19:24,056
dağılmak değildi sadece,

1448
01:19:24,139 --> 01:19:27,643
en yakın arkadaşı Harry Belafonte'yle de
arası bozulmuştu.

1449
01:19:27,726 --> 01:19:30,521
King'in suikastından hemen sonra ikisi de

1450
01:19:30,604 --> 01:19:33,565
King'i en iyi nasıl anacaklarına dair
tartışmalara katıldı.

1451
01:19:33,649 --> 01:19:37,861
Belafonte, cenazeden sonra Atlanta'da
büyük bir miting düzenlemek istiyordu.

1452
01:19:37,945 --> 01:19:39,780
Poitier karşı çıktı,

1453
01:19:39,863 --> 01:19:42,157
dikkatleri King'in üzerinden
alacağını söyledi.

1454
01:19:42,241 --> 01:19:45,285
Bu, ikisi arasında bir gerilime yol açtı

1455
01:19:45,369 --> 01:19:47,412
ve uzun bir süre küstüler.

1456
01:19:47,496 --> 01:19:49,248
İki dikkafalı insan.

1457
01:19:49,873 --> 01:19:53,460
Bunu tekrar söyleyebilir miyim?
İki dikkafalı insan.

1458
01:19:53,544 --> 01:19:56,421
Ne hissettiklerini
açık açık söylüyorlardı.

1459
01:19:56,922 --> 01:20:01,051
Harry bir şey yapmak, kendi topluluğunun,
yasını ve matemini

1460
01:20:01,134 --> 01:20:05,264
bir kutlamayla göstermesine
izin vermek istiyordu.

1461
01:20:05,347 --> 01:20:07,057
Ve sanırım Poitier de

1462
01:20:07,140 --> 01:20:09,476
haklı olarak
bunun dikkat dağıtacağını düşündü.

1463
01:20:13,397 --> 01:20:14,690
İnsanların bu beklenmedik,

1464
01:20:14,773 --> 01:20:18,235
acımasız durumlarda, hızlı bir şekilde

1465
01:20:18,318 --> 01:20:23,031
ne kadar çok şey düşünmesi gerektiğinin
bir kanıtı bu.

1466
01:20:23,115 --> 01:20:25,242
Yani işin sadece travmasını bile.

1467
01:20:25,826 --> 01:20:31,123
Poitier ve Belafonte için
bir yeniden başlatma anı olmalıydı.

1468
01:20:33,000 --> 01:20:35,085
Yani her şeyin dağıldığı o dönemde

1469
01:20:35,169 --> 01:20:37,546
bir de en yakın arkadaşını kaybetti.

1470
01:20:37,629 --> 01:20:39,089
Karısından boşandı.

1471
01:20:39,173 --> 01:20:41,258
Diahann Carroll'la
bir ilişki yaşamaya çalışıyordu.

1472
01:20:41,842 --> 01:20:44,469
Dediğim gibi,
babamın mirasının büyük kısmı

1473
01:20:44,553 --> 01:20:46,805
oğullarına verdiği derslerdir.

1474
01:20:46,889 --> 01:20:52,227
Öğrettikleri, ilk eşimle ayrıldığımızda
bana çok dert olmuştu.

1475
01:20:52,311 --> 01:20:57,274
Ayrılık taraflar için uzun, acı verici
ve yaralayıcı bir dönemdi.

1476
01:20:58,066 --> 01:21:00,152
Annem için gerçekten keyifli değildi

1477
01:21:00,235 --> 01:21:03,447
ve sanırım bunu en çok ben hissettim

1478
01:21:05,199 --> 01:21:07,659
çünkü babamın ne yaşadığını görmedim

1479
01:21:08,243 --> 01:21:09,703
ama anneminkini gördüm.

1480
01:21:09,786 --> 01:21:12,414
Dostları, hangi tarafı seçeceklerine
karar veriyordu.

1481
01:21:13,457 --> 01:21:17,336
Bu benim için acı vericiydi. Tamam mı?

1482
01:21:17,419 --> 01:21:19,129
Çünkü çoğunluğu babam aldı.

1483
01:21:19,213 --> 01:21:21,965
Hala yok…
Falanca amca, falanca hala yoktu,

1484
01:21:22,049 --> 01:21:23,800
vaftiz anne baba yoktu.

1485
01:21:24,718 --> 01:21:26,136
Bu gözlerimi yaşartıyor

1486
01:21:26,220 --> 01:21:29,681
ama annemi destekleyen insanlara

1487
01:21:29,765 --> 01:21:31,141
gerçekten minnettardım.

1488
01:21:31,767 --> 01:21:34,686
Tabii ben de başka bir kadına âşıktım

1489
01:21:34,770 --> 01:21:36,730
ve o vicdan azabını

1490
01:21:36,813 --> 01:21:40,234
11 yıl psikoterapi görmek bile geçirmedi.

1491
01:21:41,109 --> 01:21:43,654
"Karım beni yeterince anlamıyor" derdim

1492
01:21:43,737 --> 01:21:45,697
çok klişe bir şekilde.

1493
01:21:45,781 --> 01:21:50,202
Sonra diğer kadının
kendi gündemi olduğunu söylerdim.

1494
01:21:50,702 --> 01:21:53,455
Her ayrıldığımızda çok geçmeden

1495
01:21:53,539 --> 01:21:55,499
yeniden ilişkiye başlıyorduk.

1496
01:21:55,582 --> 01:21:58,836
Ve… Galiba ilişki bitmeden

1497
01:21:58,919 --> 01:22:01,171
çok uzun zaman önce

1498
01:22:01,255 --> 01:22:03,423
bunun sağlıklı bir ilişki olmadığını,

1499
01:22:03,507 --> 01:22:05,884
iyi bir dostluğa bile dönüşebilecek

1500
01:22:05,968 --> 01:22:09,429
bir ilişki olmadığını fark etmiştik.

1501
01:22:12,349 --> 01:22:16,270
Popüler kültürün çok çabuk değiştiğini
görmek ilginç.

1502
01:22:16,353 --> 01:22:19,565
63'teki Lilies of the Field'dan
muhtemelen 68'e kadar

1503
01:22:19,648 --> 01:22:21,567
örnek oydu, siyahi imajının

1504
01:22:21,650 --> 01:22:23,443
nasıl olduğunu o belirledi.

1505
01:22:23,527 --> 01:22:24,987
İki şey oluyor.

1506
01:22:25,070 --> 01:22:26,363
Siyahi Güç gerçekleşiyor.

1507
01:22:33,745 --> 01:22:36,623
"Yüksek sesle söyle, siyahiyim
ve gurur duyuyorum"dan bahsediyoruz.

1508
01:22:36,707 --> 01:22:39,334
Kendimizi insan hissediyorduk.

1509
01:22:39,418 --> 01:22:42,129
Afro'lar, Soul Train.

1510
01:22:44,381 --> 01:22:46,216
Siyahi istismar filmleri var.

1511
01:22:48,760 --> 01:22:50,179
Sana girsin! Çekil.

1512
01:22:55,559 --> 01:22:57,936
Artık, 67 ve 68'de onu devrimci

1513
01:22:58,020 --> 01:22:59,313
yapan şeyin

1514
01:23:01,231 --> 01:23:04,318
modası geçmişti, artık beyaz kadınlarla

1515
01:23:04,401 --> 01:23:07,154
ekranda seks yapan
bambaşka bir nesil vardı,

1516
01:23:07,237 --> 01:23:09,781
beyazlara sadece tokat atmıyor
onları vuruyorlardı.

1517
01:23:11,700 --> 01:23:13,452
Siyahi istismar filmleri

1518
01:23:13,535 --> 01:23:16,038
beyazların canına okumaktan ibaretti.

1519
01:23:16,121 --> 01:23:18,540
Yani konu tamamen buydu.

1520
01:23:19,041 --> 01:23:22,294
Ve ne yazık ki
Sidney'nin havalı olmadığını düşünen

1521
01:23:22,377 --> 01:23:25,839
siyahi bir izleyici kitlesi vardı.

1522
01:23:25,923 --> 01:23:27,007
Ben buna katılmıyorum

1523
01:23:27,090 --> 01:23:29,092
ama siyahi izleyicilere bakarsanız

1524
01:23:29,176 --> 01:23:33,597
kitleler hâlinde siyahi istismar
filmlerine gidiyorlardı. Kitleler hâlinde.

1525
01:23:34,389 --> 01:23:37,809
Quincy Jones evinde benim için
42. yaş günü partisi düzenlemişti.

1526
01:23:38,393 --> 01:23:41,230
Ve Sidney Poitier de oradaydı.

1527
01:23:41,313 --> 01:23:44,483
Aşağı inip köşeyi döndüğümü hatırlıyorum,

1528
01:23:44,566 --> 01:23:46,610
orada duruyordu.

1529
01:23:46,693 --> 01:23:50,656
Donakalmıştım çünkü o benim kahramanımdı.

1530
01:23:51,156 --> 01:23:53,909
Şöyle dedi: "Nasılsın hayatım?

1531
01:23:53,992 --> 01:23:57,120
Seninle tanışmayı çok istiyordum hayatım."

1532
01:23:59,915 --> 01:24:02,334
Ve galiba… Elbette gözüm doldu.

1533
01:24:02,417 --> 01:24:03,919
Şöyle dedim:

1534
01:24:04,002 --> 01:24:07,381
"Bu anın benim için
anlamını bilemezsiniz."

1535
01:24:07,464 --> 01:24:11,009
O sıralar siyahi camiadan
çok fazla eleştiri alıyordum,

1536
01:24:11,718 --> 01:24:15,097
yeterince siyah olmadığım,
yeterince siyahi programı yapmadığım için.

1537
01:24:15,180 --> 01:24:19,268
Kırk ikinci yaş günümde,
o partide beni bir köşeye oturttu

1538
01:24:19,351 --> 01:24:20,561
ve şöyle dedi:

1539
01:24:21,645 --> 01:24:24,606
"Başkalarının hayallerini taşımak zordur,

1540
01:24:25,190 --> 01:24:28,986
o yüzden senin içindeki hayale
tutunman lazım.

1541
01:24:29,069 --> 01:24:31,363
Ve şunu bil ki, asıl önemli olan

1542
01:24:32,197 --> 01:24:33,824
ona sadık kalman."

1543
01:24:33,907 --> 01:24:37,703
O an hayatımı değiştiren bir andı.

1544
01:24:38,287 --> 01:24:41,164
Bana kendi başına gelenleri anlatıyordu.

1545
01:24:41,248 --> 01:24:42,958
"Sidney Poitier yeterince siyah mı?

1546
01:24:43,041 --> 01:24:45,586
Yeterince iyi mi?
Bizim istediğimizi mi temsil ediyor?"

1547
01:24:45,669 --> 01:24:48,380
Bunun ona nasıl hissettirdiğini,

1548
01:24:48,463 --> 01:24:50,591
bir süre onu çok üzdüğünü.

1549
01:24:50,674 --> 01:24:54,928
Reginald ve Evelyn Poitier'nin oğlu olarak

1550
01:24:55,012 --> 01:25:00,434
her filmin ardından
en iyi kararı vermeye çalışıyordu.

1551
01:25:01,059 --> 01:25:05,314
Ve sonrasında bu şekilde saldırıya uğramak

1552
01:25:05,397 --> 01:25:07,065
karakterinize yapılan,

1553
01:25:07,149 --> 01:25:09,443
varlığınıza, değerinize,

1554
01:25:09,526 --> 01:25:13,280
insan olarak ve siyahi bir adam olarak
değerinize saldırı.

1555
01:25:20,120 --> 01:25:23,498
The Lost Man filmini çekmek için
hazırlandığım zaman

1556
01:25:24,208 --> 01:25:27,294
hayatımın aşkının çok yakınımda olduğundan

1557
01:25:27,377 --> 01:25:30,005
hiçbir şekilde şüphelenmemiştim.

1558
01:25:30,672 --> 01:25:34,259
Ablam ve ben The Lost Man'i ilk kez

1559
01:25:34,343 --> 01:25:35,844
20'li yaşlarımızda izledik.

1560
01:25:37,095 --> 01:25:40,140
Öncesinde kimse kopyasını bulamamıştı.
Neden diye sormayın.

1561
01:25:40,766 --> 01:25:42,809
Annem Kanadalıymış

1562
01:25:42,893 --> 01:25:45,187
ama Paris'te yaşıyor,
Fransız filmleri çekiyormuş,

1563
01:25:45,270 --> 01:25:47,189
o yüzden onu Fransız oyuncu sanmışlar.

1564
01:25:49,274 --> 01:25:52,986
Universal Pictures ona gittiğinde

1565
01:25:53,070 --> 01:25:57,533
ilk sorduğu soru
"Başka kim oynayacak?" olmuş.

1566
01:25:57,616 --> 01:25:59,743
Kendisine "Sidney Poitier" dediklerinde

1567
01:25:59,826 --> 01:26:01,828
"O da kim?" demiş.

1568
01:26:02,496 --> 01:26:04,414
"Sidney Poitier bu.

1569
01:26:04,498 --> 01:26:06,375
Gelmiş geçmiş en ünlü oyuncu" dediler.

1570
01:26:06,458 --> 01:26:10,420
Ben de şöyle dedim:
"Hiçbir filmini izlemedim."

1571
01:26:10,504 --> 01:26:12,548
O sırada Londra'daydım,

1572
01:26:12,631 --> 01:26:15,175
A Patch of Blue adında
bir film gösterimdeydi.

1573
01:26:16,176 --> 01:26:18,011
"Çok tatlı. Gerçekten çok tatlı"
diye düşündüm.

1574
01:26:18,095 --> 01:26:21,640
O sırada Amerika'da Vogue'a kapak olmuştum

1575
01:26:21,723 --> 01:26:24,685
ve bir sanat evinde gösterilen
bir filmde oynamıştım.

1576
01:26:24,768 --> 01:26:28,605
Sonra L.A.'e gittim
ve Sidney'yle tanıştım.

1577
01:26:28,689 --> 01:26:31,191
Çok kibardı.

1578
01:26:31,275 --> 01:26:33,694
Öğle yemeği yedik, o kadar.

1579
01:26:33,777 --> 01:26:37,072
O sırada nişanlıydım,
başkasıyla evlenecektim

1580
01:26:37,155 --> 01:26:38,156
ama…

1581
01:26:42,202 --> 01:26:43,704
Dudaklarını ısırman…

1582
01:26:46,415 --> 01:26:47,958
Çok uzun sürmedi.

1583
01:26:48,041 --> 01:26:50,544
Filmde birlikte çalışmaya başladığımızda

1584
01:26:50,627 --> 01:26:54,339
acaba bizden daha büyük bir güç mü
bizi bir araya getirdi

1585
01:26:54,423 --> 01:26:55,924
diye merak ettik.

1586
01:26:56,008 --> 01:26:59,511
Bu defa, hayatımın başlangıcında

1587
01:26:59,595 --> 01:27:02,973
annemle babamın evliliğinde gördüğüm
aşk hikâyesini

1588
01:27:03,056 --> 01:27:04,474
yaşamaya hazırdım.

1589
01:27:05,601 --> 01:27:07,269
Beraber bir filmde oynamaları

1590
01:27:07,352 --> 01:27:09,730
tanışma hikâyelerinin de bir parçası.

1591
01:27:09,813 --> 01:27:13,859
Yani ben, nasıl tanıştıklarının
hikâyesini hatırlıyorum.

1592
01:27:14,401 --> 01:27:15,569
Annemle babam

1593
01:27:15,652 --> 01:27:17,821
biz iki ve dört yaşlarındayken evlenmiş.

1594
01:27:17,905 --> 01:27:21,033
Annem bizi çocuk doktoruna götürmüş.

1595
01:27:21,116 --> 01:27:22,951
Annemi bakıcı sanmışlar.

1596
01:27:23,035 --> 01:27:27,206
O gün eve gitmiş ve "Yeter artık" demiş.

1597
01:27:27,289 --> 01:27:29,958
"Benimle evleneceksin,
benimle bu hafta evleneceksin.

1598
01:27:30,042 --> 01:27:32,503
O kadar" demiş. Ve o hafta evlenmişler.

1599
01:27:33,253 --> 01:27:34,671
Evimizde oldu.

1600
01:27:34,755 --> 01:27:36,256
Törenin ortasındaydık

1601
01:27:36,340 --> 01:27:40,344
ve 2,5 yaşında olan küçük Sydney gelip
Sidney'nin ceketini çekiştirmeye başladı.

1602
01:27:40,427 --> 01:27:42,471
"Baba, baba, ne yapıyorsun?"

1603
01:27:43,013 --> 01:27:46,099
Biri de "Baban, annenle evleniyor tatlım"
dedi.

1604
01:27:46,975 --> 01:27:47,976
O da, "Ha, tamam" dedi.

1605
01:27:48,060 --> 01:27:50,312
Öyle oldu işte. Evlendik.

1606
01:27:51,563 --> 01:27:54,483
Küçükken etrafımızdaki birçok aile,

1607
01:27:54,566 --> 01:27:56,902
arkadaşlarımızın birçoğu melezdi.

1608
01:27:56,985 --> 01:27:58,987
Annemle babam öngörülü davranıp

1609
01:27:59,071 --> 01:28:01,823
etrafımızı başka melez ailelerle çevirmiş.

1610
01:28:01,907 --> 01:28:05,536
Birbirini çok iyi tanıyan
küçük bir grubumuz vardı yani.

1611
01:28:05,619 --> 01:28:09,331
Çocukların hepsi birlikte oynardı ki
bunu normal karşılayalım.

1612
01:28:09,414 --> 01:28:11,500
Quincy ve Peggy. Kidada ve Rashida.

1613
01:28:11,583 --> 01:28:13,836
En çok onlarla takılırdık.

1614
01:28:13,919 --> 01:28:16,880
Onlar bizim vaftiz kardeşimiz,
vaftiz anne babamız ve ailemiz gibiydi.

1615
01:28:16,964 --> 01:28:19,925
Dünyanın bu konudaki fikirlerinden

1616
01:28:20,008 --> 01:28:22,386
bizi korumayı başardılar bence.

1617
01:28:23,387 --> 01:28:25,973
Babam bizi ayırmadı. Onlar… Şöyle demedi:

1618
01:28:26,056 --> 01:28:28,851
"Tamam, bu aile başka, bu aile başka."

1619
01:28:28,934 --> 01:28:30,978
"Hayır, bu benim ailem" dedi.

1620
01:28:31,562 --> 01:28:34,940
Hepimizin bir olduğunu anlamamızı sağladı.

1621
01:28:35,023 --> 01:28:37,943
Çok iyi bir baba.

1622
01:28:38,026 --> 01:28:42,364
Altı kardeşiz ve hepimiz…

1623
01:28:42,447 --> 01:28:43,907
Hepimizle ilgilenildi.

1624
01:28:43,991 --> 01:28:47,744
İki muhteşem kadınla evlenmiş olmasının da
faydası oldu tabii.

1625
01:28:47,828 --> 01:28:49,788
Birbirlerine de çok benziyorlar.

1626
01:28:49,872 --> 01:28:51,498
Joanna ve annem

1627
01:28:51,582 --> 01:28:53,500
koca yüreklilik açısından çok benzer.

1628
01:28:53,584 --> 01:28:56,879
Koca yürekliler ve ailelerine düşkünler.

1629
01:28:56,962 --> 01:28:58,672
Annesi babama hep şöyle demiş:

1630
01:28:58,755 --> 01:29:01,216
"Çocuklarına bak. Ailene bak."

1631
01:29:01,300 --> 01:29:02,342
KIZI

1632
01:29:02,426 --> 01:29:03,635
Ve bugün bile

1633
01:29:04,428 --> 01:29:06,263
bunu yapıyor.

1634
01:29:06,847 --> 01:29:11,185
Hepimize bunu yapmamızı aşıladı,

1635
01:29:11,268 --> 01:29:13,187
yani biz de birbirimizi koruyacağız.

1636
01:29:15,022 --> 01:29:17,858
1970'lerin başında
Poitier'nin karşısına birçok açıdan

1637
01:29:17,941 --> 01:29:20,068
hayatını değiştirecek bir fırsat çıkıyor.

1638
01:29:20,152 --> 01:29:22,738
Harry Belafonte arıyor, ki onunla 1968'de

1639
01:29:22,821 --> 01:29:26,200
Martin Luther King
öldürüldüğünden beri konuşmamıştı.

1640
01:29:26,283 --> 01:29:27,576
Beni nasıl buldun?

1641
01:29:28,160 --> 01:29:29,661
Atına sordum.

1642
01:29:30,370 --> 01:29:33,582
Harry Belafonte, Sidney'yi arayıp şöyle
demiş: "Senin için bir projem var."

1643
01:29:33,665 --> 01:29:36,585
Başka bir şey söylemesine gerek var mıydı
bilmiyorum.

1644
01:29:36,668 --> 01:29:38,587
Altıncı hissi devreye girmiş ve…

1645
01:29:38,670 --> 01:29:41,465
"Olur. Tamam, nerede? Ne zaman? Oradayım."

1646
01:29:49,473 --> 01:29:50,641
YÖNETMEN

1647
01:29:50,724 --> 01:29:53,060
Öncelikle, Sidney'nin ilk yönetmenlik işi.

1648
01:29:53,143 --> 01:29:54,937
Filme ilk başladığımızda

1649
01:29:55,020 --> 01:29:56,355
yönetmen Sidney değildi.

1650
01:29:56,438 --> 01:29:58,565
Bu sorumluluğu, çekimlere başladıktan

1651
01:29:58,649 --> 01:30:00,859
bir hafta sonra üstüne aldı.

1652
01:30:00,943 --> 01:30:02,653
İlk yönetmene ne oldu?

1653
01:30:09,326 --> 01:30:12,538
Çekimlerin ilk haftası bittiğinde
Harry bana şöyle dedi:

1654
01:30:12,621 --> 01:30:15,624
"Galiba başka bir yönetmen getirmemiz
gerekecek."

1655
01:30:15,707 --> 01:30:17,835
Materyalin dokusunu anlamamıştı.

1656
01:30:17,918 --> 01:30:19,169
Materyalin dokusu

1657
01:30:19,920 --> 01:30:25,217
Kızılderili kültürüyle
Siyahi kültürünü harmanlıyordu.

1658
01:30:25,968 --> 01:30:28,554
Oynadığım hiçbir filmde

1659
01:30:28,637 --> 01:30:34,184
yönetmeni yakın olarak izlemediğim
olmamıştır.

1660
01:30:34,268 --> 01:30:38,856
Yıllar, yıllar boyunca
bunu yaptıktan sonra

1661
01:30:38,939 --> 01:30:42,401
gördüklerimden bazı şeyler öğrenmiştim.

1662
01:30:46,446 --> 01:30:51,159
Yönetmen koltuğuna geçtim
ve bir hafta yönetmenlik yaptım.

1663
01:30:51,243 --> 01:30:53,829
Columbia bir haftalık çalışmama bakmış

1664
01:30:54,580 --> 01:30:57,124
ve bana bir mesaj yolladılar.

1665
01:30:57,207 --> 01:31:00,127
"Filmin yönetmenliğine
devam etmeni istiyoruz.

1666
01:31:00,210 --> 01:31:03,088
Ve bu… İzlediklerimiz bize uygun" dediler.

1667
01:31:03,172 --> 01:31:05,299
-Motor.
-O'nun adıyla kutsansınlar.

1668
01:31:05,382 --> 01:31:07,050
Ben, Papaz Willis Oaks Rutherford

1669
01:31:07,134 --> 01:31:09,928
Kutsal İkna Kilisesisin
üst düzeylerindenim.

1670
01:31:10,012 --> 01:31:11,805
Nerelisiniz papaz?

1671
01:31:11,889 --> 01:31:13,724
Büyük oranda
Mississippi, Sunflower County'li.

1672
01:31:13,807 --> 01:31:15,684
-Kestik!
-Tanrım.

1673
01:31:15,767 --> 01:31:17,436
Teşekkürler. Harikaydı.

1674
01:31:17,519 --> 01:31:19,646
-Tamam, kaldır.
-Oynatın lütfen.

1675
01:31:19,730 --> 01:31:20,939
-Baştan alalım mı?
-Olur.

1676
01:31:21,023 --> 01:31:22,608
Tamam, baştan.

1677
01:31:24,359 --> 01:31:25,986
SOUL!
ELLIS HAIZLIP'LE

1678
01:31:26,069 --> 01:31:28,655
Buck and the Preacher'dan bir sahneydi bu.

1679
01:31:28,739 --> 01:31:31,617
Filmi yakında sinemalarda
izleyebilirsiniz.

1680
01:31:31,700 --> 01:31:33,368
Yönetmenliği nasıl buldun Harry?

1681
01:31:33,452 --> 01:31:36,246
Yıldız mıydı? Başlarken ego yaptı mı?

1682
01:31:37,122 --> 01:31:38,790
İyi ki bu soruyu sordun.

1683
01:31:40,250 --> 01:31:43,879
Filmde Sidney ve Harry'nin kimyası
gerçekten harikaydı.

1684
01:31:43,962 --> 01:31:46,173
Birbirlerini çok sevdiklerini,

1685
01:31:46,256 --> 01:31:47,883
aradaki sıcaklığı görüyordunuz.

1686
01:31:47,966 --> 01:31:50,844
Pek çok kişi buna şaşıracaktır ama

1687
01:31:50,928 --> 01:31:53,680
birlikte çalıştığım en yardıma istekli

1688
01:31:53,764 --> 01:31:54,973
oyuncu kendisi.

1689
01:31:55,557 --> 01:31:59,603
Ve umarım on milyon kişinin önünde

1690
01:31:59,686 --> 01:32:01,647
sana teşekkür etmek istiyorum ihtiyar B.

1691
01:32:04,733 --> 01:32:07,152
Hollywood'daki en güçlü siyahi oyuncu

1692
01:32:07,236 --> 01:32:10,072
ve o sırada Hollywood'daki
en güçlü oyunculardan biri olarak

1693
01:32:10,155 --> 01:32:11,949
kontrolü ele alması harikaydı.

1694
01:32:12,032 --> 01:32:13,825
Ve öyle bir film çekmesi

1695
01:32:13,909 --> 01:32:16,453
çünkü filmde
Batı'daki siyahiler ele alınıyor,

1696
01:32:16,537 --> 01:32:17,538
ki yeni bir konuydu,

1697
01:32:17,621 --> 01:32:19,915
popüler kültür
bunu hiç ele almamıştı aslında,

1698
01:32:19,998 --> 01:32:21,416
sadece küçümseyen şekillerde.

1699
01:32:22,000 --> 01:32:24,962
Mesaj veren
eğlenceli bir şey olarak çektik.

1700
01:32:25,045 --> 01:32:27,339
Siyahilerin, Batı'nın inşasında
önemli bir rol

1701
01:32:27,422 --> 01:32:28,966
oynadığını düşünüyorduk.

1702
01:32:29,466 --> 01:32:31,593
Siyahi çocukların bunu görmesini istedik.

1703
01:32:31,677 --> 01:32:34,388
Sidney'nin yönetmen olarak yaptıklarını
unutamayız.

1704
01:32:35,055 --> 01:32:37,599
Fırsat elde ettiği tüm filmler…
Bu filmler…

1705
01:32:37,683 --> 01:32:39,852
Öyle bir açıdan asla göremezdik,

1706
01:32:39,935 --> 01:32:43,313
Sidney olmasa
hikâye o şekilde anlatılmazdı.

1707
01:32:43,897 --> 01:32:45,065
"Ben, Buck."

1708
01:32:47,192 --> 01:32:48,527
Ben, Buck.

1709
01:32:53,532 --> 01:32:56,159
Onu 1960'lardaki heybetli oyuncu olarak

1710
01:32:56,243 --> 01:32:57,369
bir daha göremeyecektik.

1711
01:32:57,452 --> 01:32:59,830
Bir daha o megastar olmayacaktı.

1712
01:32:59,913 --> 01:33:02,291
Diğer yandan, 1970'lerde
Siyahi Hollywood'da

1713
01:33:02,374 --> 01:33:04,376
liderlik rolü oynadı,

1714
01:33:04,459 --> 01:33:07,087
kendisinden sonra gelenler için

1715
01:33:07,171 --> 01:33:08,380
birçok fırsat yarattı.

1716
01:33:08,964 --> 01:33:12,050
Bu sektörde fırsat eşitliği olsa

1717
01:33:12,134 --> 01:33:15,888
15 Sidney Poitier,
12 Belafonte olurdu ama yok.

1718
01:33:15,971 --> 01:33:18,348
Ya da tam tersi. On beş Belafonte ve on…

1719
01:33:18,432 --> 01:33:19,433
Dikkat. Dikkat.

1720
01:33:23,437 --> 01:33:24,438
SÜİT ODA

1721
01:33:24,521 --> 01:33:27,232
1969'da Paul Newman'la beraber

1722
01:33:27,316 --> 01:33:28,734
iş ortağı olduk.

1723
01:33:28,817 --> 01:33:31,278
First Artists adında bir şirketti.

1724
01:33:31,987 --> 01:33:37,367
Yenilikçiydi
çünkü kreatif kontrol sanatçılardaydı,

1725
01:33:37,451 --> 01:33:39,995
çekilen filmlerin tam kreatif kontrolü.

1726
01:33:40,078 --> 01:33:42,372
Başta paramız yoktu,

1727
01:33:42,456 --> 01:33:46,126
ancak film başarılı olursa
para kazanıyorduk.

1728
01:33:46,210 --> 01:33:47,503
Maaş umurumda değildi.

1729
01:33:47,586 --> 01:33:50,631
Tek derdim kreatif kontroldü.

1730
01:33:50,714 --> 01:33:53,800
Tek kadın olduğum için gurur duymuştum,

1731
01:33:54,426 --> 01:33:57,971
Sidney'yle iş birliğimizle de
gurur duyuyordum.

1732
01:33:58,055 --> 01:34:01,099
Hollywood'da bir siyahi olarak
yapım şirketi kurmak

1733
01:34:01,183 --> 01:34:02,935
çok cesur bir hamleydi.

1734
01:34:04,269 --> 01:34:06,480
Bence millet şöyle düşünüyordu…

1735
01:34:07,272 --> 01:34:09,441
Sahip olduklarından mutlu olmalıydı.

1736
01:34:09,525 --> 01:34:12,486
"Bir sürü rol alıyorsun. Gayet iyisin.

1737
01:34:12,569 --> 01:34:16,240
Kendini iş yarattığın,
güç sahibi bu pozisyona

1738
01:34:16,323 --> 01:34:18,951
sokmana hiç gerek yok."

1739
01:34:19,034 --> 01:34:23,705
Mesaj vermek için yapılan
bir başka proaktif hamleydi.

1740
01:34:24,540 --> 01:34:26,458
Hepimizin istediği şey

1741
01:34:26,542 --> 01:34:31,338
kendi seçtiğimiz filmler yapabilmekti.

1742
01:34:31,421 --> 01:34:34,132
Onları biz yapacak,
materyali biz seçecektik.

1743
01:34:34,216 --> 01:34:35,592
Ben, Uptown Saturday Night,

1744
01:34:35,676 --> 01:34:37,636
Let's Do It Again,
A Piece of the Action'ı çektim.

1745
01:34:37,719 --> 01:34:39,471
Hepsi muhteşem filmlerdi.

1746
01:34:39,555 --> 01:34:41,557
Bence süper bir şeydi.

1747
01:34:42,224 --> 01:34:43,934
Tamam mı? Babamın yönetmen olması

1748
01:34:44,017 --> 01:34:45,269
süper bir şeydi.

1749
01:34:45,352 --> 01:34:47,688
Sektörü anlıyordu,

1750
01:34:47,771 --> 01:34:50,816
ne yapılması gerektiğini
ve ne yapılabileceğini de.

1751
01:34:50,899 --> 01:34:55,362
Bir noktada sette hiç, sonra da pek fazla

1752
01:34:55,445 --> 01:34:59,032
siyahi Amerikalı olmadığının farkındaydı.

1753
01:34:59,116 --> 01:35:01,451
Hiçbir yerde. Hiç yani.

1754
01:35:02,035 --> 01:35:04,788
Ve bunu düzeltmeyi görev edindi.

1755
01:35:04,872 --> 01:35:06,123
Şunun da altını çizelim,

1756
01:35:06,206 --> 01:35:09,334
kamera arkasında
çok sayıda siyahiye iş verdin.

1757
01:35:09,418 --> 01:35:12,588
Son derece yetenekli siyahiler
olmadığından değil…

1758
01:35:13,088 --> 01:35:15,674
Evet. Filmde 1.300

1759
01:35:15,757 --> 01:35:17,968
siyahi çalışıyor.

1760
01:35:18,051 --> 01:35:20,721
Ortam çalışanları, teknisyenler falan.

1761
01:35:20,804 --> 01:35:23,473
1.276'sı akrabalarım.

1762
01:35:23,974 --> 01:35:24,975
Ya, ne güzel.

1763
01:35:25,058 --> 01:35:26,852
Sidney ırk adamıydı,

1764
01:35:26,935 --> 01:35:30,272
yani kamera önündeki herkes siyahi,

1765
01:35:30,981 --> 01:35:33,192
arkasındakiler de beyazken

1766
01:35:33,275 --> 01:35:35,569
filmi nasıl yönetecekti?
Bunu yapmayacaktı.

1767
01:35:35,652 --> 01:35:38,697
Soru bile değil bu.
Sidney böyle bir şey yapmazdı.

1768
01:35:38,780 --> 01:35:42,576
Sidney siyahi insanları
kariyer yapabilecekleri yerlere

1769
01:35:42,659 --> 01:35:45,871
kamera arkasına yerleştirecekti.

1770
01:35:46,455 --> 01:35:48,332
Kamera önünden ziyade arkasında

1771
01:35:48,415 --> 01:35:49,708
daha uzun kariyeriniz olur.

1772
01:35:49,791 --> 01:35:52,294
Poitier'nin oyuncu olarak ilginç yanı

1773
01:35:52,377 --> 01:35:54,463
artık pas vermesiydi.

1774
01:35:54,546 --> 01:35:56,965
Mesele her zaman onun gözde olması değil.

1775
01:35:57,049 --> 01:35:58,675
Yönetmenlik yapmak için can atıyorum.

1776
01:35:58,759 --> 01:36:00,719
O alanda kararlar vermek için
can atıyorum.

1777
01:36:00,802 --> 01:36:03,514
Senaryolarla, oyuncularla ilgilenmek,
bir hava yaratmak için

1778
01:36:03,597 --> 01:36:04,723
can atıyorum.

1779
01:36:04,806 --> 01:36:06,266
Bir resim oluşturmak için can atıyorum.

1780
01:36:07,017 --> 01:36:09,770
Ben… Oyuncuyken böyle hayallerim olmuyor.

1781
01:36:09,853 --> 01:36:11,897
Oyuncu olarak tırmanabileceğim tüm dağlara

1782
01:36:11,980 --> 01:36:12,981
tırmandım bence.

1783
01:36:16,318 --> 01:36:18,403
New York'ta, 3. Cadde'de

1784
01:36:18,487 --> 01:36:19,613
bir gece içeri girdim.

1785
01:36:19,696 --> 01:36:22,824
Film oynuyordu. Adı, Let's Do It Again'di.

1786
01:36:23,408 --> 01:36:25,577
İçeri girdim ve arkada durdum.

1787
01:36:25,661 --> 01:36:29,581
İçerisi doluydu,
arkada durup tepkilerini izledim.

1788
01:36:30,165 --> 01:36:31,792
Siyahi kadınlar vardı.

1789
01:36:31,875 --> 01:36:35,546
Oturmuş deli gibi gülüyorlardı.

1790
01:36:36,713 --> 01:36:40,717
Yani bu karakterleri görmekten
çok keyif almışlardı

1791
01:36:40,801 --> 01:36:44,179
çünkü benimseyebilecekleri
karakterler yaratmıştık.

1792
01:36:44,263 --> 01:36:46,348
Bu tepki üstüne

1793
01:36:46,431 --> 01:36:49,643
o damarda başka şeyler bulmam gerektiğine
karar verdim.

1794
01:36:50,310 --> 01:36:53,772
Yaptığım komedileri,
oturup izleyen insanların

1795
01:36:53,856 --> 01:36:56,817
benimseyebilecekleri şekilde

1796
01:36:56,900 --> 01:36:59,778
kendilerini görmeleri

1797
01:37:00,737 --> 01:37:02,197
için tasarladık.

1798
01:37:02,281 --> 01:37:05,534
Yani, Sidney Poitier
artık komedi yönetmeniydi.

1799
01:37:06,368 --> 01:37:08,912
Yani olaylar beklenmedik şekilde gelişti.

1800
01:37:09,413 --> 01:37:13,333
Büyük bir komedi yönetmeni oldu
ve muhtemelen gelmiş geçmiş

1801
01:37:13,834 --> 01:37:19,798
en havai, en karizmatik siyahi
komedi yeteneğiyle bir film çekti.

1802
01:37:19,882 --> 01:37:24,052
Sizi 125 yıl hapis cezasına çarptırıyorum,

1803
01:37:24,136 --> 01:37:26,096
Ceza İnfaz Kurumunun

1804
01:37:26,180 --> 01:37:28,515
-nezaretinde olacaksınız…
-Ne…

1805
01:37:28,599 --> 01:37:31,894
Poitier'nin yönetmenlik yaptığı filmleri
izlediğinizde görürsünüz,

1806
01:37:31,977 --> 01:37:34,062
görsellik anlamında çok iyi değildir.

1807
01:37:34,146 --> 01:37:36,440
Ama harika bir performans yönetmenidir.

1808
01:37:36,523 --> 01:37:37,691
YÖNETMEN

1809
01:37:37,774 --> 01:37:41,820
Bir alan bırakabilir
ve Gene Wilder çok komik olabilir,

1810
01:37:41,904 --> 01:37:43,280
Richard Pryor çok komik olabilir.

1811
01:37:43,363 --> 01:37:44,364
Biz… Ben…

1812
01:37:44,448 --> 01:37:46,700
-Avukatımız dedi…
-Ben yapmadım.

1813
01:37:46,783 --> 01:37:48,994
-Ben…
-Yok, şaka yapıyor.

1814
01:37:49,077 --> 01:37:50,996
-Ona dedim.
-Biz yapmadık demek istedi.

1815
01:37:51,079 --> 01:37:53,624
-Biz yapmadık.
-Doğru dava mı bu?

1816
01:37:54,208 --> 01:37:55,334
Yönetmen olarak

1817
01:37:55,417 --> 01:37:57,753
en büyük başarısının bir komedi olacağını
tahmin edemezdiniz.

1818
01:37:57,836 --> 01:38:01,131
Bizi Denzel'e, Wesley'ye götüren adam

1819
01:38:01,215 --> 01:38:03,717
bizi aynı zamanda Robert Townsend'a

1820
01:38:03,800 --> 01:38:05,302
Keenen Ivory Wayans'a götüren adam

1821
01:38:06,094 --> 01:38:09,056
çünkü ilk Hollywood komedi yönetmeni o.

1822
01:38:09,139 --> 01:38:11,934
'STIR CRAZY'
100 MİLYON DOLAR GİŞE HASILATI

1823
01:38:19,399 --> 01:38:21,944
-Babana merhaba de.
-Merhaba baba.

1824
01:38:22,528 --> 01:38:24,071
Dur orada Anika.

1825
01:38:25,280 --> 01:38:26,907
Seni görüyorum Sydney.

1826
01:38:29,076 --> 01:38:30,452
-Ne görüyorsun?
-Seni.

1827
01:38:31,578 --> 01:38:33,747
İşte para orada…

1828
01:38:34,623 --> 01:38:35,999
…sette dediğimiz gibi.

1829
01:38:36,083 --> 01:38:39,211
Gülümse bakayım. Tamam.

1830
01:38:39,795 --> 01:38:40,796
Sydney P.?

1831
01:38:41,922 --> 01:38:44,091
Babamın hayran olduğum bir yanı şu…

1832
01:38:44,174 --> 01:38:45,884
Bilirsiniz, çoğu zaman

1833
01:38:45,968 --> 01:38:49,388
bir oyuncunun kariyeri
zayıflamaya başladığında

1834
01:38:49,471 --> 01:38:53,183
karşılarına ne çıkarsa atlarlar

1835
01:38:53,267 --> 01:38:56,186
çünkü güncelliklerini yitirmemek

1836
01:38:56,270 --> 01:38:58,522
ve oyunculuğa devam etmek isterler.

1837
01:38:58,605 --> 01:39:01,066
Babam bunların hiçbirini yapmadı.

1838
01:39:02,150 --> 01:39:03,819
Çekilmeyi seçtim.

1839
01:39:03,902 --> 01:39:08,740
İnsan hayatının son anlarına geldiğinde

1840
01:39:08,824 --> 01:39:10,576
hayatını çok dar

1841
01:39:10,659 --> 01:39:13,287
bir alanda geçirdiği gerçeğiyle

1842
01:39:13,954 --> 01:39:16,123
yüz yüze gelmemeli.

1843
01:39:16,707 --> 01:39:20,210
Yıllar boyunca
muhteşem bir kariyerim oldu.

1844
01:39:20,961 --> 01:39:25,674
Aynı hızda devam ederdi demiyorum.

1845
01:39:26,633 --> 01:39:29,803
Ama etseydi
daha tam bir insan olma fırsatımı

1846
01:39:29,887 --> 01:39:32,639
elimden almış olacaktı.

1847
01:39:32,723 --> 01:39:35,434
Başarı bizi yalıtır.

1848
01:39:36,935 --> 01:39:38,103
Ben bunu yapmak istemedim.

1849
01:39:38,187 --> 01:39:40,647
Film yönetmenin nasıl olduğunu
öğrenmek istedim

1850
01:39:40,731 --> 01:39:42,733
ve beş, altı film yönettim.

1851
01:39:42,816 --> 01:39:45,068
Film yapımcılığının
nasıl olduğunu öğrenmek istedim

1852
01:39:45,152 --> 01:39:46,445
ve birkaçının yapımcısı oldum.

1853
01:39:46,528 --> 01:39:48,488
Meraklı doğmuşum,

1854
01:39:48,572 --> 01:39:50,616
çocukken bu başımı çok belaya soktu

1855
01:39:50,699 --> 01:39:52,534
ama yetişkinliğimde de

1856
01:39:52,618 --> 01:39:53,869
çok işime yaradı.

1857
01:39:56,246 --> 01:39:58,081
E… Ama umarım o merak

1858
01:39:58,165 --> 01:39:59,583
ömür boyu beni bırakmaz.

1859
01:40:00,751 --> 01:40:04,129
1992 Hayat Boyu Başarı Ödülünü kazanan

1860
01:40:04,213 --> 01:40:05,589
Sidney Poitier.

1861
01:40:06,632 --> 01:40:10,802
AFI HAYAT BOYU BAŞARI ÖDÜLÜ

1862
01:40:14,932 --> 01:40:17,976
Sidney'yi hep karanlıkta bir yerde

1863
01:40:18,936 --> 01:40:22,231
bir dağlık burunda olan
koca bir deniz feneri gibi düşünürüm.

1864
01:40:22,898 --> 01:40:23,899
Parlak bir ışık.

1865
01:40:24,608 --> 01:40:29,321
Ona da söyledim, gelişim yıllarımda

1866
01:40:30,781 --> 01:40:34,451
bana yansıttığı o ışığa odaklanıyordum.

1867
01:40:36,161 --> 01:40:40,457
Onun kadar parlak, onun kadar kesin,

1868
01:40:40,541 --> 01:40:41,917
öyle yürekten inandığım

1869
01:40:43,043 --> 01:40:46,505
başka bir yol gösterici yoktu.

1870
01:40:47,130 --> 01:40:52,052
Kırk sekiz yıl önce, 1945 kışında

1871
01:40:52,719 --> 01:40:56,181
Sidney Poitier, Harlem'da
küçük bir tiyatrodan içeri girdi.

1872
01:40:56,265 --> 01:40:59,309
Orası, American Negro Tiyatrosuydu.

1873
01:41:02,813 --> 01:41:05,524
Sidney birçok açıdan kalıpları yıktı.

1874
01:41:05,607 --> 01:41:08,735
En iyi performansımızı sergileyebilelim
diye, önce Sidney sergiledi.

1875
01:41:09,653 --> 01:41:11,780
Bence gerçekten çok düzgün biri.

1876
01:41:11,864 --> 01:41:15,075
Erkeğin nasıl görünmesi,
nasıl olması konusunda harika bir örnek.

1877
01:41:15,158 --> 01:41:16,743
Kariyerinde çok şey yaptı.

1878
01:41:16,827 --> 01:41:18,245
Şöyle diyebileceği o yere

1879
01:41:18,328 --> 01:41:19,705
varmak için çok şey yaşadı…

1880
01:41:19,788 --> 01:41:21,790
BRİTANYA İMPARATORLUK NİŞANI
FAHRİ KOMUTAN ŞÖVALYE 1974

1881
01:41:21,874 --> 01:41:24,209
"Hey, her şeyi yaptım.
Yapabileceğim her şeyi yaptım.

1882
01:41:24,293 --> 01:41:26,837
Artık geriye bakıp
şöyle düşünmek istiyorum:

1883
01:41:26,920 --> 01:41:28,672
'Ahlaki açıdan doğru olanı yaptım.'"

1884
01:41:28,755 --> 01:41:30,090
BAHAMALAR JAPONYA BÜYÜKELÇİSİ

1885
01:41:30,174 --> 01:41:31,717
Ve yaptı da.

1886
01:41:31,800 --> 01:41:34,261
Uzun yılladır arkadaşız.

1887
01:41:34,344 --> 01:41:37,055
Sidney'yle herkesten çok şeyimi paylaştım.

1888
01:41:37,639 --> 01:41:40,100
Bir sanatçı ve vatandaş olarak
başardıklarından

1889
01:41:40,184 --> 01:41:42,644
çok gurur duyuyorum.

1890
01:41:43,395 --> 01:41:47,316
Arkadaşım olduğun için çok şanslıyım.

1891
01:41:47,399 --> 01:41:48,609
Ve seni seviyorum.

1892
01:41:54,948 --> 01:41:58,660
Oscar'ı kazanan Denzel Washington.

1893
01:42:00,120 --> 01:42:01,580
OSCAR ÖDÜLLERİ

1894
01:42:02,414 --> 01:42:05,584
Ve Oscar'ı kazanan,
Monster's Ball'la Halle Berry.

1895
01:42:05,667 --> 01:42:07,586
Tanrım. Tanrım.

1896
01:42:07,669 --> 01:42:09,588
Benim için o gece müthişti.

1897
01:42:09,671 --> 01:42:11,006
Unutulmazdı,

1898
01:42:11,089 --> 01:42:13,217
sırf ben kazandığım için değil,
Denzel kazandı

1899
01:42:13,300 --> 01:42:15,344
ve Sidney de fahri Oscar kazandı.

1900
01:42:15,427 --> 01:42:18,597
Bu anın pek çok kişiye ilham vereceğini
biliyordum.

1901
01:42:18,680 --> 01:42:20,557
Hepinize yürekten teşekkür ediyorum.

1902
01:42:21,934 --> 01:42:24,436
Kırk yıldır Sidney'nin izindeyim,
nihayet verdiler.

1903
01:42:24,520 --> 01:42:26,396
Ama ne yaptılar?
Aynı gece ona da verdiler.

1904
01:42:28,649 --> 01:42:30,108
Ayağa kalktığını hatırlıyorum.

1905
01:42:31,026 --> 01:42:33,237
Ve bir nevi uzaktan…

1906
01:42:33,320 --> 01:42:36,281
Bayrağı devretmek diyebiliriz,
öyle denebilir.

1907
01:42:36,365 --> 01:42:38,784
Daima senin izinden gideceğim.

1908
01:42:38,867 --> 01:42:41,328
Daha çok istediğim bir şey yok efendim.

1909
01:42:41,411 --> 01:42:43,956
Hiçbir şey yok. Tanrı sizi korusun.

1910
01:42:44,540 --> 01:42:48,752
Onun gibi biri yok. Bir daha olmayacak da.

1911
01:42:49,920 --> 01:42:53,006
Sidney Poitier film yapmaz denir.

1912
01:42:53,090 --> 01:42:54,550
BAŞKANLIK ÖZGÜRLÜK MADALYASI

1913
01:42:54,633 --> 01:42:56,969
Kilometre taşları yapar. Amerika'nın
ilerlemesinin kilometre taşları.

1914
01:42:57,052 --> 01:42:59,471
Poitier kendisini motive eden amacının

1915
01:42:59,555 --> 01:43:01,306
daha iyi biri olmak olduğunu söylemişti.

1916
01:43:02,015 --> 01:43:05,769
Oldu ve süreç esnasında
hepimizi biraz daha iyi biri yaptı.

1917
01:43:11,692 --> 01:43:15,279
O bu dünyaya onu oynatmak,

1918
01:43:16,780 --> 01:43:20,659
değiştirmek, sarsmak,
insanlara ihtiyacı olanı vermek

1919
01:43:21,243 --> 01:43:24,371
ve bu sayede ilerlemelerini,
kendi hayatlarında

1920
01:43:24,872 --> 01:43:29,710
değişiklik yapmalarını sağlamak için
gelmiş biri.

1921
01:43:29,793 --> 01:43:33,964
Sidney Poitier
son derece kuvvetli bir güç.

1922
01:43:34,464 --> 01:43:37,843
Ve enerjinin muhteşem yanı,

1923
01:43:37,926 --> 01:43:40,596
bunu dedem öğretmişti,
enerjiyi öldüremezsiniz.

1924
01:43:41,763 --> 01:43:43,974
Enerji asla durmaz.

1925
01:43:44,057 --> 01:43:48,061
Sidney'nin yarattığı her şey daima burada

1926
01:43:48,145 --> 01:43:51,023
ve daima da büyümeye devam edecek.

1927
01:43:51,607 --> 01:43:55,235
Ve… Ne güzel hayat.

1928
01:43:56,778 --> 01:43:59,156
Hepimiz adına tebrikler, Oprah.

1929
01:43:59,239 --> 01:44:01,450
Geçen 20 yıl için

1930
01:44:02,117 --> 01:44:05,537
ve en çok ihtiyacı olanların üstünde

1931
01:44:05,621 --> 01:44:08,582
nazikçe parlayan, getirdiğin o ışık için.

1932
01:44:11,835 --> 01:44:13,795
Onun mirasının büyük bir parçasıyım ben,

1933
01:44:13,879 --> 01:44:16,757
dokunduğu her hayat da öyle.

1934
01:44:16,840 --> 01:44:22,137
To Sir, with Love'da onu izleyip,
Guess Who's Coming to Dinner'da onu görüp

1935
01:44:22,221 --> 01:44:25,349
içinde bir şeylerin

1936
01:44:25,432 --> 01:44:28,393
oynadığını ya da açıldığını

1937
01:44:28,477 --> 01:44:32,022
ya da trenden yuvarlansa da

1938
01:44:32,606 --> 01:44:35,734
Tony Curtis'in yanında durmaya
devam ettiğini gören herkes

1939
01:44:35,817 --> 01:44:39,655
şöyle düşündü:
"A. Zenciler bunu yapar mı?"

1940
01:44:42,616 --> 01:44:44,243
Onun özeti bu.

1941
01:44:45,077 --> 01:44:47,079
Dokunduğu her hayat.

1942
01:44:47,829 --> 01:44:49,122
Benden bu kadar.

1943
01:44:54,086 --> 01:44:57,965
Onu çok seviyorum.
Onu gerçekten çok seviyorum.

1944
01:44:58,465 --> 01:44:59,800
Bu gerçekten doğru.

1945
01:44:59,883 --> 01:45:02,219
Onsuz hayatım aynı olmazdı.

1946
01:45:03,595 --> 01:45:05,055
Çok başarılı oldum.

1947
01:45:05,138 --> 01:45:07,808
Gerçekten çok başarılı oldum.

1948
01:45:07,891 --> 01:45:09,476
Ve bununla gurur duyuyorum.

1949
01:45:10,060 --> 01:45:13,647
Burada bulunma amacım…

1950
01:45:15,190 --> 01:45:18,861
…en iyi eş, en iyi büyükbaba,

1951
01:45:18,944 --> 01:45:21,780
en iyi baba, en iyi büyük büyükbaba olmak.

1952
01:45:21,864 --> 01:45:27,035
İçimdeki iyi şeyleri
onlara da aktarmaya çalışıyorum.

1953
01:45:27,619 --> 01:45:30,414
Gerçekten, gerçekten yarın

1954
01:45:30,497 --> 01:45:34,543
bugün olduğumdan daha iyi

1955
01:45:35,335 --> 01:45:36,753
olmaya çalışıyorum.

1956
01:45:36,837 --> 01:45:38,255
Daha iyi bir insan.

1957
01:45:38,755 --> 01:45:42,134
Daha iyi bir oyuncu değil,
daha iyi bir insan sadece.

1958
01:45:42,217 --> 01:45:47,222
Ve öldüğümde,
yaşamış olmaktan korkmayacağım.

1959
01:51:27,855 --> 01:51:29,857
Alt yazı çevirmeni: Orhan Cevher



