1
00:00:02,000 --> 00:00:07,000
Downloaded from
YTS.MX

2
00:00:08,000 --> 00:00:13,000
Official YIFY movies site:
YTS.MX

3
00:00:24,566 --> 00:00:29,238
Genelde nereden
başlayacağımı hiç bilemem

4
00:00:29,238 --> 00:00:31,865
ama sen bana bir fikir verdin.

5
00:00:33,617 --> 00:00:34,826
Neydi o?

6
00:00:36,537 --> 00:00:41,250
Bana ilişkimizin doğasını sordun.

7
00:00:41,250 --> 00:00:43,836
Bence daha da öteydi.
"Sen kimsin?" diyordu.

8
00:00:43,836 --> 00:00:46,630
Çünkü işlerinin çoğuna baktım.

9
00:00:46,630 --> 00:00:51,635
Bazen hayalî bir figürsün, bazen tanrısın.

10
00:00:51,635 --> 00:00:53,762
Bazen de şu andasın.

11
00:00:58,100 --> 00:01:03,146
Kimle konuştuğumu bilmeliydim.
Ateş hattında dostum muydun?

12
00:01:03,146 --> 00:01:06,066
Otobüsteki bir yabancı mıydın?

13
00:01:06,817 --> 00:01:08,193
Kimsin sen?

14
00:01:09,444 --> 00:01:11,613
Bu bir performans sanatı.

15
00:01:11,613 --> 00:01:18,078
Bir sendikaya mı elit bir seyirciye mi
oynadığını bilmelisin.

16
00:01:20,080 --> 00:01:24,877
Konuştuğun insanların hırsları hakkında
bir şey bilmelisin.

17
00:01:25,836 --> 00:01:28,172
Ya bu soruya cevap veremezsem?

18
00:01:28,172 --> 00:01:30,841
Vermeyeceğim değil de belki veremem.

19
00:01:31,884 --> 00:01:35,762
O zaman uğraşıp kim olduğunu bulacağız.

20
00:01:52,279 --> 00:01:54,656
Askerî İstihbarat'a ilk girdiğimde

21
00:01:54,656 --> 00:01:58,952
aynı zamanda sorgulama olan
birçok görüşme yaptım.

22
00:01:58,952 --> 00:02:04,416
İlişkide hemen bana,
sorgulayıcıya bir güven olur.

23
00:02:05,834 --> 00:02:09,545
"Annen iyi mi? Evini aramamı ister misin?"

24
00:02:09,545 --> 00:02:14,885
Konuşmayı açan gerçek veya sahte bağdır.

25
00:02:16,053 --> 00:02:19,806
İlk olarak, güvenebileceğin tek kişinin
ben olduğumun ifadesi.

26
00:02:20,933 --> 00:02:23,268
Güven sağlamak mı?

27
00:02:24,144 --> 00:02:27,648
Sorgulayıcıya güvenmelerini
sağlamak, evet.

28
00:02:29,149 --> 00:02:33,153
Doğru olmayabilen bir şeyin
ifade edilmesini istediğinde

29
00:02:33,153 --> 00:02:36,907
doğru olmadığını bilirsin,
bu bir başlangıçtır.

30
00:02:36,907 --> 00:02:39,910
SIKI DOSTLAR

31
00:02:39,910 --> 00:02:40,994
{\an8}KÖSTEBEK

32
00:02:40,994 --> 00:02:44,164
{\an8}"Kitaplarımda
geçici ismi <i>Güvercin Tüneli</i>

33
00:02:44,164 --> 00:02:45,874
olmayan çok azdır."

34
00:02:45,874 --> 00:02:50,754
GÜVERCİN TÜNELİ
YAZAR JOHN LE CARRÉ

35
00:02:52,214 --> 00:02:54,883
"İsmin kökeni,
çok kolay açıklanabilir.

36
00:02:55,551 --> 00:02:58,929
Babam beni Monte Carlo'daki
kumar partilerinden birine

37
00:02:58,929 --> 00:03:02,599
götürmeye karar verdiğinde
ergenlik yaşlarındaydım.

38
00:03:05,519 --> 00:03:08,981
Eski kumarhanenin yakınında
atış kulübü vardı."

39
00:03:11,275 --> 00:03:13,986
"Zemini çimenlikti,

40
00:03:13,986 --> 00:03:16,321
denize bakan bir atış poligonu vardı."

41
00:03:28,917 --> 00:03:31,378
{\an8}"Çimenliğin altında,
deniz kıyısına...

42
00:03:31,378 --> 00:03:32,838
{\an8}SOĞUKTAN GELEN CASUS
YÖN. MARTIN RITT

43
00:03:32,838 --> 00:03:35,507
{\an8}...uzanan paralel, küçük tüneller vardı.

44
00:03:40,179 --> 00:03:44,183
İçlerine kumarhanenin damında...

45
00:03:44,183 --> 00:03:47,769
...kapana kısılan, yumurtadan çıkmış,
canlı güvercinler konmuştu.

46
00:03:52,608 --> 00:03:56,653
Görevleri, zifirî karanlık tünel boyunca
kanat çırpıp

47
00:03:56,653 --> 00:03:59,656
Akdeniz semalarına ulaşarak

48
00:03:59,656 --> 00:04:03,702
ellerinde tüfeklerle bekleyen..."

49
00:04:03,702 --> 00:04:04,995
"Dur!"

50
00:04:04,995 --> 00:04:08,248
"...besili, sporcu beyefendilere
hedef olmaktı."

51
00:04:18,132 --> 00:04:21,094
"Iskalanan ya da yaralanan güvercinler

52
00:04:21,094 --> 00:04:24,932
doğdukları yere, aynı kapanların
kendilerini beklediği

53
00:04:24,932 --> 00:04:27,768
kumarhanenin damına dönerlerdi.

54
00:04:31,063 --> 00:04:34,441
Bu görüntünün bunca zamandır
aklımdan çıkmama nedenini,

55
00:04:35,609 --> 00:04:37,528
belki de dinleyici...

56
00:04:38,403 --> 00:04:41,698
...benden daha iyi anlayabilir."

57
00:04:52,960 --> 00:04:57,339
<i>David Cornwell ismi muhtemelen
çoğunuza yabancıdır.</i>

58
00:04:57,339 --> 00:05:01,176
<i>Kendisi, sırlar konusunda usta olan
eski bir casus</i>

59
00:05:01,176 --> 00:05:04,888
<i>ve John le Carré mahlasıyla yazılmış,
hepsi çok satan,</i>

60
00:05:04,888 --> 00:05:07,808
{\an8}<i>iki düzine kitabın yazarıdır.</i>

61
00:05:07,808 --> 00:05:09,309
{\an8}SEÇKİN BİR YAZAR

62
00:05:09,309 --> 00:05:13,188
{\an8}<i>Cornwell 50 yıldan uzun süredir
çifte hayat sürüyor</i>

63
00:05:13,188 --> 00:05:14,606
{\an8}<i>ve nadiren röportaj veriyor.</i>

64
00:05:14,606 --> 00:05:16,900
CASUSLUK, ANCAK LE CARRE'IN
ANLATABİLECEĞİ GİBİ

65
00:05:16,900 --> 00:05:19,444
İhanet ilgimi çeker.

66
00:05:20,028 --> 00:05:23,824
Sonsuz bir ihanet döneminde yaşadım.

67
00:05:26,243 --> 00:05:29,913
Gizli dünyaya girdiğimde üst üste
iki başarılı teşkilatta çalıştım.

68
00:05:29,913 --> 00:05:32,416
İkisi de sapına kadar ihanete uğradı.

69
00:05:33,333 --> 00:05:35,794
Çocukken ihanete uğramış hissettim.

70
00:05:37,462 --> 00:05:39,882
İnsanlara ihanet ettiğimi hissettim.

71
00:05:48,223 --> 00:05:49,975
Birçok sanatçı gibi

72
00:05:51,351 --> 00:05:57,691
küçüklükten itibaren hayalî bir baloncuğun
içinde yaşardım.

73
00:06:00,235 --> 00:06:03,155
Gizli dünyada olmak
benim için yeterli olmadı.

74
00:06:03,155 --> 00:06:07,326
Çok az iş yaptım, çok kıdemsizdim,
pek bilgi verilmiyordu.

75
00:06:07,326 --> 00:06:11,538
O yüzden gizli dünyayı yeniden yarattım
ve tanıdıklarımla doldurdum.

76
00:06:11,538 --> 00:06:13,832
ÖLÜME ÇAĞRI

77
00:06:13,832 --> 00:06:19,796
Hikâyelerin çoğunda kandırılanlar
ve kukla oynatıcıları vardır.

78
00:06:19,796 --> 00:06:20,923
SMILEY'NİN İNSANLARI

79
00:06:22,216 --> 00:06:26,136
Kontrolü elinde tutanlar ve
diğerleri tarafından kontrol edilenler.

80
00:06:29,890 --> 00:06:31,975
Şimdi çocukluğumdan bahsediyoruz.

81
00:06:38,815 --> 00:06:41,527
Babam bir dolandırıcıydı.

82
00:06:41,527 --> 00:06:45,030
Hayat bir sahneydi.

83
00:06:47,199 --> 00:06:49,159
Rol yapmak çok önemliydi.

84
00:06:50,494 --> 00:06:53,539
Sahneden inmek sıkıcıydı.

85
00:06:53,539 --> 00:06:56,041
Ve risk çok çekiciydi.

86
00:06:56,041 --> 00:07:00,379
Ama her şeyden öte, çekici olan
karakter etkisiydi.

87
00:07:02,673 --> 00:07:04,800
Gerçeklerden konuşmadık.

88
00:07:04,800 --> 00:07:06,760
Mahkûmiyetten konuşmadık.

89
00:07:06,760 --> 00:07:09,429
Yani kandırılmış gibi mi
hissettin?

90
00:07:10,764 --> 00:07:13,684
Hayır, ben de katıldım. Katıldım.

91
00:07:16,061 --> 00:07:20,524
Rol yapmayı geliştirip komik hikâyeler
anlatmayı öğreniyorsun. Şov yapıyorsun.

92
00:07:22,109 --> 00:07:25,279
İnsanın hiçbir merkezi olmadığını
erken keşfediyorsun.

93
00:07:27,906 --> 00:07:31,535
Kandırılmış değildim. Başkalarını
kandırmak için davet edilmiştim.

94
00:07:32,661 --> 00:07:36,790
Bir yerden diğerine taşındıysak
faturalarını ödemedik.

95
00:07:36,790 --> 00:07:39,168
Biri, babam Ronnie'nin peşinde olduğu için

96
00:07:39,168 --> 00:07:43,505
evin ışıklarını söndürmemiz gerektiyse

97
00:07:43,505 --> 00:07:47,593
o dönemde insanlar
öyle yaşıyormuş gibi gelirdi.

98
00:07:47,593 --> 00:07:49,970
Bunlar talihsizlik hikâyeleri değil.

99
00:07:50,721 --> 00:07:53,849
Graham Green'den sık sık
alıntı yaparım, şöyle demiş,

100
00:07:53,849 --> 00:07:57,269
"Çocukluk, yazarın kredi bakiyesidir."

101
00:07:57,269 --> 00:08:00,981
Ağıt değil,
sadece bir öz değerlendirme.

102
00:08:08,739 --> 00:08:11,491
"Doğduğum evi gördüm

103
00:08:11,491 --> 00:08:14,745
ama doğduğum ev için tercihim

104
00:08:14,745 --> 00:08:18,582
farklı, hayalimde yaratılmış.

105
00:08:20,959 --> 00:08:24,713
Kırmızı tuğlalı, çatlak
ve kırık pencereleri,

106
00:08:24,713 --> 00:08:30,260
'Satılık' tabelası ve bahçede eski bir
küvetle yıkılmak üzere.

107
00:08:30,260 --> 00:08:33,722
Çocukların içinde doğmak yerine
saklanacağı bir yer.

108
00:08:35,390 --> 00:08:39,645
Ama ben orada doğmuştum
veya hayal gücüm öyle ısrar ediyor."

109
00:08:40,395 --> 00:08:42,563
"Tavan arasında

110
00:08:42,563 --> 00:08:44,566
babamın kaçarken taşıdığı

111
00:08:44,566 --> 00:08:48,320
kutu yığınları arasında doğmuşum."

112
00:08:52,783 --> 00:08:57,162
"Annem bir kamp yatağında uzanmış,
acıklı bir şekilde elinden geleni yapıyor,

113
00:08:57,162 --> 00:08:59,289
elinden gelen ne gerektiriyorsa."

114
00:09:13,303 --> 00:09:14,721
"Böylece doğmuşum..."

115
00:09:15,681 --> 00:09:18,809
"...ve annemin birkaç eşyasıyla sarılmışım
çünkü yakında

116
00:09:18,809 --> 00:09:22,062
yine bir icra memuru ziyareti yaşamışız
ve az eşyayla

117
00:09:22,062 --> 00:09:23,814
seyahat ediyormuşuz."

118
00:09:29,152 --> 00:09:31,405
"Bagajın kapağı dışarıdan kilitlenmiş."

119
00:09:34,366 --> 00:09:39,705
"Daha şimdiden firardayım.
O andan beri de firardayım."

120
00:10:00,142 --> 00:10:02,644
Beş yaşımdayken
annem kayboldu.

121
00:10:04,188 --> 00:10:06,398
Onunla hiçbir ilişkim olmadı.

122
00:10:07,900 --> 00:10:11,445
Babamın ellerinden geçen
birçok vekil anne vardı.

123
00:10:11,445 --> 00:10:15,616
{\an8}Özellikle bir üvey anne,
kendine göre çok kahramanca bir tarzla

124
00:10:15,616 --> 00:10:17,409
{\an8}biraz istikrarlıydı.

125
00:10:24,208 --> 00:10:25,209
{\an8}ANNEM OLIVE

126
00:10:25,209 --> 00:10:27,294
{\an8}Annem bir sırdı.

127
00:10:27,294 --> 00:10:31,006
{\an8}Çünkü ona ne olduğu hiçbir zaman
tam olarak ortaya çıkmadı.

128
00:10:31,006 --> 00:10:33,050
Ölmüş müydü, yaşıyor muydu?

129
00:10:38,639 --> 00:10:41,016
Ronnie acı gerçekleri sevmezdi.

130
00:10:41,016 --> 00:10:44,311
{\an8}KÖSTEBEK
BBC - YÖNETMEN JOHN IRVIN

131
00:10:46,855 --> 00:10:49,149
Onunla 21 yaşımda tekrar karşılaştım.

132
00:10:51,735 --> 00:10:54,696
Erkek kardeşine yazdım, o da cevap yazdı,

133
00:10:54,696 --> 00:10:58,492
"İşte adresi bu.
Benim söylediğimi sakın söyleme."

134
00:10:59,159 --> 00:11:01,578
Ben de anneme yazdım, "Kardeşin diyor ki..."

135
00:11:01,578 --> 00:11:04,414
Yani o uyarıya tamamen kayıtsız hissettim.

136
00:11:09,002 --> 00:11:13,882
Seni ve kardeşini bıraktığı için
pişmanlık duyduğunu mu düşündün?

137
00:11:15,092 --> 00:11:19,388
Onunla buluştuğumda,
ona bu konuda ne hissettiğini sordum.

138
00:11:20,264 --> 00:11:23,892
O da cevap verdi ve her zamanki yanıtıydı,

139
00:11:24,852 --> 00:11:27,646
babamla yaşamak çekilmezmiş,

140
00:11:27,646 --> 00:11:31,483
eve getirdiği metreslerden bıkmış.

141
00:11:31,483 --> 00:11:34,528
Eve hiç para gelmiyormuş.

142
00:11:34,528 --> 00:11:37,948
Ve babamın hayatına giren
düzenbazlardan hoşlanmıyormuş.

143
00:11:37,948 --> 00:11:42,369
Başka bir yola başvursaymış

144
00:11:42,369 --> 00:11:45,706
babam birçok iyi avukat tanıyormuş,
ki tanıyordu,

145
00:11:45,706 --> 00:11:49,293
boşanma mahkemesinde
hiç şansı olmayacakmış.

146
00:11:49,293 --> 00:11:53,172
O yüzden hepsinden vazgeçmiş
ve çekip gitmeyi düşünmüş.

147
00:11:59,887 --> 00:12:02,472
Gittiği günü hatırlıyor musun?

148
00:12:02,472 --> 00:12:03,640
Hayır.

149
00:12:06,101 --> 00:12:10,355
Çocuklarını terk edeceksen o gece,

150
00:12:11,690 --> 00:12:13,483
toplanmış beyaz bavulunla onlara

151
00:12:15,485 --> 00:12:17,070
veda öpücüğü verir misin?

152
00:12:20,699 --> 00:12:24,453
Uyuduğumuz odaya geldi mi?
Bize son bir kez baktı mı?

153
00:12:31,919 --> 00:12:35,923
Yani hayal ediyorum.
Öyle yaptığını hayal ediyorum.

154
00:12:56,276 --> 00:12:59,530
Bu bavulu sen sahiplendin.

155
00:12:59,530 --> 00:13:01,031
Annem öldüğünde

156
00:13:01,865 --> 00:13:05,619
Harrods'dan içi ipek astarlı,

157
00:13:05,619 --> 00:13:07,955
bu güzel, beyaz bavulu gördüm.

158
00:13:07,955 --> 00:13:12,751
{\an8}Dışında isminin ilk harfleri vardı,
"O.M.C." Olive Moore Cornwell.

159
00:13:14,169 --> 00:13:20,133
{\an8}Kıyafetlerini koyduğu bavul bu olmalıydı.

160
00:13:21,593 --> 00:13:25,222
İçindeki narin eşyaları hayal ettim.

161
00:13:27,140 --> 00:13:29,017
{\an8}Ve en seçkin kıyafetleri.

162
00:13:29,017 --> 00:13:31,770
Madam, zemin katta, ihtiyacı olan
tüm bavulları bulacak.

163
00:13:34,648 --> 00:13:37,734
{\an8}Bir tür yoksulluğa gitmiş.

164
00:13:37,734 --> 00:13:40,112
Meteliksiz bir adamla kaçmış.

165
00:13:40,112 --> 00:13:42,114
Bavulun açıldığını

166
00:13:42,114 --> 00:13:45,200
ve son lüksün yavaş yavaş
kaybolduğunu hayal ettim.

167
00:13:46,410 --> 00:13:48,787
Bavulu sakladım. Ona ait tek hatıra.

168
00:13:48,787 --> 00:13:51,748
O olayın olduğuna dair fiziki kanıt.

169
00:13:53,166 --> 00:13:57,546
Bavulun senin için anlamı neydi?
Niye sakladın?

170
00:13:58,338 --> 00:14:01,925
Zihnimde onu,
bir gece evden gizlice gidişinin

171
00:14:01,925 --> 00:14:05,012
komplocusuymuş gibi suçladım.

172
00:14:07,556 --> 00:14:09,057
Bana göre tarihî.

173
00:14:13,353 --> 00:14:17,107
Duygusal açıdan anlaşılmazdı.

174
00:14:17,107 --> 00:14:21,695
Ciddi bir duygu ifade ettiğini
hiç duymadım.

175
00:14:21,695 --> 00:14:26,950
Ama son yılında bakımevine gittiğinde

176
00:14:27,784 --> 00:14:31,413
hemşirelerle bir hayal yarattı.

177
00:14:31,413 --> 00:14:37,586
Hemşirelere bize duyduğu anne sadakatinin
resmini çizdi.

178
00:14:37,586 --> 00:14:41,340
Paylaştığımız uzun hayatları,
yaşadığımız tüm eğlenceleri.

179
00:14:41,340 --> 00:14:44,468
Yani boş yılları doldurdu denilebilir.

180
00:14:44,468 --> 00:14:47,262
Ve ölümüne eşlik ettiğimde

181
00:14:49,348 --> 00:14:52,809
anın ironisi, beni babam sanmasıydı.

182
00:14:59,608 --> 00:15:03,987
"Bana hiç
orkide getirmedin." dedi.

183
00:15:05,864 --> 00:15:09,576
Sanırım babamın
başka bir aşkına göndermeydi.

184
00:15:10,369 --> 00:15:11,703
Hiç bilemeyeceğim.

185
00:15:13,038 --> 00:15:14,623
"Hangi renk seversin?" dedim.

186
00:15:14,623 --> 00:15:17,751
"Fark etmez. Hiç görmedim.
Bana orkide getir." dedi.

187
00:15:21,380 --> 00:15:23,340
{\an8}RONNIE'NİN MAHKEMESİNDE
BİR OĞULUN KRİMİNAL ARAŞTIRMASI

188
00:15:23,340 --> 00:15:25,259
{\an8}YAZAR JOHN LE CARRÉ

189
00:15:25,259 --> 00:15:29,596
{\an8}İnsanlar Ronnie'yi son günlerine
kadar sevdi, soyduğu insanlar bile.

190
00:15:29,596 --> 00:15:32,516
{\an8}BİR DOLANDIRICININ OĞLU
YAZAR JOHN LE CARRE

191
00:15:32,516 --> 00:15:34,017
{\an8}RONNIE CORNWELL'A OY VERİN

192
00:15:34,017 --> 00:15:37,145
{\an8}Sahnede insanları kandırırken

193
00:15:37,145 --> 00:15:40,732
yaptığı ve söylediği şeye
kesinlikle inanıyordu.

194
00:15:42,317 --> 00:15:47,155
{\an8}Bu sınırsız sihir spazmları

195
00:15:47,155 --> 00:15:53,579
ve ikna edicilik,
onun gerçek hissettiği anlardı.

196
00:15:53,579 --> 00:15:58,750
"Evlat? Ben yargılandığımda,
ki kesin yargılanacağım,

197
00:15:59,751 --> 00:16:04,715
sana ve kardeşin Tony'ye davranış
şeklimden dolayı yargılanacağım.

198
00:16:04,715 --> 00:16:06,175
Tanrı'nın iradesi olacak."

199
00:16:06,175 --> 00:16:08,760
Tanrı, büyük dostuydu.

200
00:16:10,971 --> 00:16:15,893
Tanrı'ya inanıp inanmadığı bir sır
ama Tanrı'nın ona inandığına emindi.

201
00:16:19,605 --> 00:16:24,318
Bu olağanüstü, ustaca güven numaraları

202
00:16:24,318 --> 00:16:27,487
Tanrı'yla yaptığı bir sohbetin parçasıydı.

203
00:16:29,823 --> 00:16:34,661
"Bunu yaparsam paçayı kurtarabilir miyim?
Şunu yaparsam paçayı kurtarabilir miyim?"

204
00:16:34,661 --> 00:16:36,747
Tanrı'yla pazarlık ediyor.

205
00:16:36,747 --> 00:16:40,918
Evet, bence daha çok
Tanrı'yla iddiaya giriyor.

206
00:16:40,918 --> 00:16:44,004
"Masaya şu kadar koyarsam nasıl olur?"

207
00:16:47,299 --> 00:16:51,678
Okul müdüründen çalması, ödünç
alması ya da ona rüşvet vermesi gerekse de

208
00:16:51,678 --> 00:16:54,389
Ronnie hep en gösterişli eğitimi
almamı istedi.

209
00:16:55,807 --> 00:17:00,395
Ait olmadığım bir sınıfın görgüsünü
ve davranışlarını öğrendim.

210
00:17:04,858 --> 00:17:08,654
Eğitim aldım ve sık sık
aşağılandığımı hissettim.

211
00:17:14,117 --> 00:17:18,539
Atandığım sınıftan nefret ettiğim
zamanlar oldu.

212
00:17:18,539 --> 00:17:20,249
Düşman bölgesindeydim.

213
00:17:20,249 --> 00:17:23,627
Ama uygun giyinmeyi öğrendim.
Uygun konuşmayı öğrendim.

214
00:17:23,627 --> 00:17:27,673
Kendimi onlardan birine dönüştürdüm
ama onlardan biri gibi hissetmedim.

215
00:17:29,132 --> 00:17:31,510
{\an8}OĞULLAR VE CASUSLAR
'Kim olduğunu biliyorum,'

216
00:17:31,510 --> 00:17:34,513
{\an8}Çok küçük yaştan
itibaren küçük bir casustum.

217
00:17:37,015 --> 00:17:40,185
Ronnie ne zaman evden gitse araştırırdım.

218
00:17:43,105 --> 00:17:45,566
Dünyanın neler sakladığını bilmiyordum.

219
00:17:47,693 --> 00:17:49,945
10. DİLEKÇE - YNT. CORNWELL,
RONALD THOMAS ARCHIBALD

220
00:17:49,945 --> 00:17:54,241
Borç tahsildarları geldiğinde
oyuncaklarım yok oldu.

221
00:17:54,241 --> 00:17:56,827
Mobilyalar yok oldu. Kadınlar yok oldu.

222
00:17:56,827 --> 00:17:58,203
Anneler yok oldu.

223
00:17:58,203 --> 00:18:00,873
YÜKSEK İFLAS MAHKEMESİNDE

224
00:18:02,833 --> 00:18:04,710
Ronnie gerçekten korktuğu zaman

225
00:18:04,710 --> 00:18:07,004
"Evi karartın, ışıkları kapatın,

226
00:18:07,004 --> 00:18:09,047
arabaları bahçeye koyun." derdi.

227
00:18:09,923 --> 00:18:13,677
Kanundan değil, mafyadan korkuyordu.

228
00:18:15,220 --> 00:18:19,266
<i>Kıskanç kalp
Ah, kıskanç kalp</i>

229
00:18:19,266 --> 00:18:20,809
<i>Atmayı bırak</i>

230
00:18:22,519 --> 00:18:28,233
<i>Görmüyor musun
Verdiğin zararı...</i>

231
00:18:29,526 --> 00:18:34,323
Öldüğünde
Jermyn Caddesi'nde ofisleri vardı.

232
00:18:35,824 --> 00:18:38,493
Üst katta sokak kadınları yaşardı.

233
00:18:41,747 --> 00:18:45,834
Onun deyişiyle ona sosis pişirmek için
daima hazırlardı.

234
00:18:48,670 --> 00:18:51,757
İki Ford Zephyr arabası,

235
00:18:51,757 --> 00:18:56,428
Henley'de bir evi, Chelsea'de
Tite Caddesi'nde bir evi vardı.

236
00:18:56,428 --> 00:18:58,805
Hangi amaç için bilmiyorum.

237
00:18:58,805 --> 00:19:00,516
Ve bu ofisleri vardı.

238
00:19:01,683 --> 00:19:07,898
Masasının çekmecelerinde, üstünde
çalışanlarının hafta sonuna dek

239
00:19:07,898 --> 00:19:10,567
ücretini ödeyecek para bulamadık.

240
00:19:10,567 --> 00:19:12,236
Hiç para yoktu.

241
00:19:14,196 --> 00:19:17,658
Fransa'da Maisons-Laffitte'te bir at,

242
00:19:17,658 --> 00:19:19,910
İrlanda'da birkaç at vardı.

243
00:19:23,080 --> 00:19:25,666
Onlara "hiç olmayanlar" dedin.

244
00:19:25,666 --> 00:19:27,417
Hiç olmayanlar.

245
00:19:29,962 --> 00:19:33,549
Dünya şampiyonu bir jokeyi vardı,
Gordon Richards.

246
00:19:36,009 --> 00:19:41,348
Gordon emekli olunca Ronnie için
açık arttırmada at seçmeyi kabul etti

247
00:19:41,348 --> 00:19:43,183
ve bir noktada parasını
ödemiş olmalı.

248
00:19:45,853 --> 00:19:50,440
En büyük keyfi, Ascot'ta görünmek
ve yarışta bir ata sahip olmaktı.

249
00:20:00,534 --> 00:20:04,746
Ronnie, bahisçiler birliğinin
artık onu piste almadığı

250
00:20:04,746 --> 00:20:07,457
bir noktaya gelmişti

251
00:20:07,457 --> 00:20:10,252
ve bunu açıkça belirten fedailer vardı.

252
00:20:12,087 --> 00:20:14,882
Borçlarını ödemediysen
ve yarış pistine

253
00:20:14,882 --> 00:20:16,925
gidersen dikkatli olsan iyi olur.

254
00:20:19,887 --> 00:20:23,098
Bahisçilere dağıtılmak üzere

255
00:20:25,475 --> 00:20:28,395
bir bavul dolusu parayla gönderilmiştim.

256
00:20:28,395 --> 00:20:31,690
Vay canına! Bu Rupert.
Şimdi ayrılıyor!

257
00:20:33,108 --> 00:20:35,777
Üvey kardeşimin adı verilen
bir atı vardı

258
00:20:35,777 --> 00:20:38,238
ve Cesarewitch'te koştu.

259
00:20:48,665 --> 00:20:52,002
Birden gerçek bir nakit topladık.

260
00:20:52,920 --> 00:20:54,213
Teşekkürler çocuklar.

261
00:20:58,592 --> 00:21:00,636
Trende onunla oturdum.

262
00:21:12,689 --> 00:21:14,816
İri yarı bir adam yanıma geldi.

263
00:21:24,535 --> 00:21:26,245
Ronnie Cornwell'in oğlusun, değil mi?

264
00:21:34,920 --> 00:21:37,381
Bunu bir daha yapma evlat.

265
00:21:39,883 --> 00:21:42,094
Ve burnuma dokundu.

266
00:21:43,929 --> 00:21:47,516
Döndüğümde Ronnie bekliyordu.

267
00:21:54,356 --> 00:21:56,650
Saydı ve saydı

268
00:21:57,985 --> 00:22:00,654
ve hiç almadığıma inanamadı.

269
00:22:00,654 --> 00:22:01,780
Hadi oğlum.

270
00:22:01,780 --> 00:22:03,448
Bana cepleri göster.

271
00:22:03,448 --> 00:22:05,409
Hadi, ne yaptığını göster.

272
00:22:10,497 --> 00:22:13,917
Sonunda uslu bir çocuk
olduğum için bir beşlik aldım.

273
00:22:16,295 --> 00:22:20,841
Hırsızlık yapmaman, baban için
bir hayal kırıklığı mıydı?

274
00:22:20,841 --> 00:22:22,926
Şaşkınlıktı...

275
00:22:24,052 --> 00:22:26,513
"O kadar iyi olamazsın" diye düşündü.

276
00:22:27,639 --> 00:22:31,018
"Hiç kimse değildir.
İnsanın doğası bu değildir."

277
00:22:31,018 --> 00:22:34,855
Ama bu çok romantik bir çocukluk,
değil mi?

278
00:22:34,855 --> 00:22:37,858
Öyle, evet. Şunu belirtmeliyim,

279
00:22:37,858 --> 00:22:41,278
daha sonra bana gelen açılımlar

280
00:22:41,278 --> 00:22:47,242
ve annelerden ve olaylardan
çektiğim yoksunluklar

281
00:22:47,242 --> 00:22:49,161
gerçekten heyecanlıydı.

282
00:22:55,542 --> 00:22:59,880
Avukat olmanın
kaderimde olduğundan bahsetmedik.

283
00:23:00,881 --> 00:23:03,967
Ağabeyiminki de dava vekili olmaktı.

284
00:23:06,094 --> 00:23:12,142
Oxford'a gitmeye kararlıydım
ve beni kabul ettiler.

285
00:23:14,311 --> 00:23:17,105
Ronnie, neye para ödediğini bilmek istedi.

286
00:23:19,733 --> 00:23:23,695
Korkudan hukuk okuyacağımı söyledim.

287
00:23:24,863 --> 00:23:30,953
Modern Diller okuduğum
söylentisini duyduğunda

288
00:23:30,953 --> 00:23:36,250
öğretmenime hücum etti ve bunun
nasıl olduğunu öğrenmek istedi.

289
00:23:37,209 --> 00:23:39,127
Suç, onların mıydı yoksa benim mi?

290
00:23:39,127 --> 00:23:41,588
KIDEMLİ ÖĞRETMENDEN

291
00:23:41,588 --> 00:23:44,675
Mentörüm Vivian Green ona kapıyı gösterdi.

292
00:23:46,468 --> 00:23:50,514
{\an8}LINCOLN COLLEGE, ÖĞRETMEN RAPORU
Cornwell birinci sınıf öğrencisi.

293
00:23:50,514 --> 00:23:51,974
{\an8}GİRİŞ BAŞVURUSU

294
00:23:51,974 --> 00:23:54,101
{\an8}Böylece Modern Diller okudum.

295
00:23:54,101 --> 00:23:58,105
{\an8}D.J.M. CORNWELL. - 1952
MODERN DİLLER

296
00:23:59,106 --> 00:24:03,402
İkinci yılın ortasında
çok sarsıcı bir iflas yaşadı.

297
00:24:03,402 --> 00:24:06,321
Çok büyüktü, bir milyon 250 bin pound.

298
00:24:09,533 --> 00:24:14,997
Oxford'daki Westminister Bankası,
kendi gerekçelerine dayanarak

299
00:24:14,997 --> 00:24:17,624
hesabımı tutmayı reddetti ve kapattı.

300
00:24:20,377 --> 00:24:27,134
O dönemdeki kız arkadaşımla çok yakındım
ve evlenmeye karar verdik.

301
00:24:30,262 --> 00:24:31,597
{\an8}KÖSTEBEK

302
00:24:31,597 --> 00:24:35,017
{\an8}Özel bir alt tabaka hazırlık
okulunda öğretmenlik yaptım.

303
00:24:36,393 --> 00:24:39,271
Orası <i>Köstebek'in</i> başında yer verdiğim

304
00:24:39,271 --> 00:24:42,482
hazırlık okulunun aynısıydı.

305
00:24:42,482 --> 00:24:45,736
KÖSTEBEK

306
00:24:45,736 --> 00:24:48,363
Gerçek bir yoksulluk içinde yaşadık.

307
00:24:48,363 --> 00:24:51,909
Tuvalet dışarıdaydı
ve teneke bir küveti vardı.

308
00:24:51,909 --> 00:24:54,703
Sonra Vivien Green, bana göre

309
00:24:54,703 --> 00:24:58,498
kahraman bir şekilde üniversitenin
beni geri çağırmasını sağladı.

310
00:25:01,043 --> 00:25:03,462
Benim için bir şekilde parayı buldular.

311
00:25:04,922 --> 00:25:07,758
Geri döndük ve bize bir daire buldular.

312
00:25:07,758 --> 00:25:09,801
Hayat tamamen değişmişti.

313
00:25:10,969 --> 00:25:13,847
Elton, beni en iyi sınıfa
öğretmenlik yapmam için

314
00:25:13,847 --> 00:25:17,434
davet edince kurumsal cazibe geri geldi.

315
00:25:17,434 --> 00:25:20,729
Hayatımın kalanında
Eton'da müdür olacağımı düşündüm.

316
00:25:22,439 --> 00:25:25,025
İki yıl sonra bıkmıştım.

317
00:25:25,817 --> 00:25:29,821
Casuslar beni ayarttı ve hayatımın
geri kalanında casus olmayı düşündüm.

318
00:25:34,493 --> 00:25:38,163
Bir gizli servis için çalışmak
inanılmaz zordur.

319
00:25:38,163 --> 00:25:41,667
Sonunda biraz kötü
ama aynı zamanda sadık olan

320
00:25:43,752 --> 00:25:45,754
birini ararsınız.

321
00:25:48,799 --> 00:25:55,347
Benim zamanımda aradıkları bir tip vardı
ve mükemmel uyuyordum.

322
00:25:57,975 --> 00:26:00,227
Yuvadan erken yaşta ayrılmış.

323
00:26:02,771 --> 00:26:04,147
Yatılı okul.

324
00:26:06,233 --> 00:26:08,443
Ruhun erken özgürleşmesi.

325
00:26:11,029 --> 00:26:14,074
Ama kurumsal kabullenme arayan.

326
00:26:15,534 --> 00:26:21,248
Hayatımı hâlâ art arda gelen kabullenişler
ve kaçışlar olarak görebilirim.

327
00:26:29,715 --> 00:26:34,052
Bir istihbarat servisine katıldım
sonra tadım kaçtı.

328
00:26:34,761 --> 00:26:37,264
{\an8}İkinciye geçtim, tadım kaçtı.

329
00:26:38,265 --> 00:26:44,021
Soğuk Savaş'a olan inancımı kaybetmiştim,
ki Batı Almanya'da dolaşan

330
00:26:44,021 --> 00:26:48,233
tüm o Nazileri görünce
soğumak çok kolaydı.

331
00:26:48,233 --> 00:26:51,028
Ve tabii ki Doğu Almanya'da.

332
00:26:51,028 --> 00:26:52,905
Biz ne gerçekte ne için savaşmıştık?

333
00:26:52,905 --> 00:26:55,282
Savaş hiç olmamış gibi miydi?

334
00:26:56,366 --> 00:26:57,534
Öyle geliyordu.

335
00:26:57,534 --> 00:27:04,625
Zorunlu unutmanın gücü inanılmazdı.

336
00:27:06,710 --> 00:27:11,715
Diplomatik bir kimlikle Batı Almanya'da
görevlendirilmiştim.

337
00:27:13,133 --> 00:27:15,969
Hayatımın en büyük şanslarından biriydi

338
00:27:15,969 --> 00:27:18,889
çünkü Berlin Duvarı'nın yıkılışı için oradaydım.

339
00:27:21,642 --> 00:27:26,730
Doğu ile Batı arasındaki çıkmaz
Berlin'de örneklendirilmişti.

340
00:27:26,730 --> 00:27:29,983
Gerilim sürekliydi. Herkesi etkiledi.

341
00:27:31,693 --> 00:27:34,988
<i>Kaygılı dünyanın
dikkati Berlin'e odaklandı.</i>

342
00:27:34,988 --> 00:27:38,367
<i>Doğu'dan gelen son büyük mülteci kafilesi,</i>

343
00:27:38,367 --> 00:27:41,703
<i>Komünist Alman rejimi sınırlarını
kapatmaya yaklaşırken gerçekleşiyor.</i>

344
00:27:41,703 --> 00:27:44,915
<i>Özgürlüğün sınırında,
buraya iltica etmek isteyenlerin</i>

345
00:27:44,915 --> 00:27:46,959
<i>sayısı günde 1.500'e ulaştı.</i>

346
00:27:46,959 --> 00:27:49,169
AMERİKAN BÖLGESİNDEN AYRILIYORSUNUZ

347
00:27:49,169 --> 00:27:53,632
Berlin'e gittim
ve neler olduğunu kendim gördüm.

348
00:27:55,676 --> 00:28:01,014
Duvar inşa edilmeden önce
büyük dramlar yaşanmıştı.

349
00:28:01,014 --> 00:28:06,770
Batı Alman itfaiyecileri, binanın
aşağısına trambolinlerini yayıyordu.

350
00:28:08,063 --> 00:28:10,691
İnsanlar bu şeylerin içine atlıyordu.

351
00:28:18,407 --> 00:28:22,035
Görüntüler üzücüydü.

352
00:28:29,835 --> 00:28:34,756
{\an8}BERLİN DUVARI UTANÇ VEREN BİR SEMBOL

353
00:28:34,756 --> 00:28:36,550
{\an8}BERLİN DUVARI SOĞUK SAVAŞTA
ÖN CEPHE OLARAK DURUYOR

354
00:28:36,550 --> 00:28:39,803
Bu şeyi gördüğünde
duygusal tepkin ne oldu?

355
00:28:39,803 --> 00:28:46,685
Öfke, tiksinme ve empati karışımı.

356
00:28:46,685 --> 00:28:50,022
Benim için bir dönüm noktasıydı.

357
00:28:50,022 --> 00:28:54,109
<i>Soğuktan Gelen Casusu'u</i> yaratan güçtü.

358
00:28:55,903 --> 00:28:58,739
Senin dünya anlayışın için
zorlayıcı mıydı?

359
00:29:01,658 --> 00:29:05,621
Daha çok dünya anlayışımın
onayı gibiydi.

360
00:29:09,541 --> 00:29:15,923
İnsan mücadelesinin saçmalığının
en tiksindirici sembolüydü.

361
00:29:23,430 --> 00:29:28,519
Doğu'nun ve Batı'nın, iki tarafın da

362
00:29:28,519 --> 00:29:32,940
ihtiyaçları olan düşmanı
yarattıklarını hissettim.

363
00:29:32,940 --> 00:29:34,775
BİRLİKTE ZAFER!

364
00:29:34,775 --> 00:29:39,530
Anti Nazizm'den Anti Komünizm'e
pürüzsüz geçiş.

365
00:29:39,530 --> 00:29:41,114
BİRLİKTE HİTLERCİLİĞİ BİTİRECEĞİZ

366
00:29:41,114 --> 00:29:44,618
{\an8}KOMÜNİZMİ DURDUR! BU HERKESİN GÖREVİ

367
00:29:46,828 --> 00:29:48,956
Berlin'den döndüm.

368
00:29:48,956 --> 00:29:52,835
Olay hakkında güçlü bir roman
yazmak istediğimi biliyordum.

369
00:29:52,835 --> 00:29:55,546
Yaz mevsimiydi.
Çoğunlukla bahçede çalıştım.

370
00:29:56,296 --> 00:29:57,798
Çocuklar etraftaydı.

371
00:30:00,050 --> 00:30:02,886
Sabah dörtte veya beşte başlardım.

372
00:30:04,012 --> 00:30:06,807
Ve bir kan ya da öfke hücum ederdi.

373
00:30:07,307 --> 00:30:12,563
Amaçlarıma hizmet eden bir fabl
olduğunu anladım

374
00:30:12,563 --> 00:30:14,481
ve o <i>Soğuktan Gelen Casus'tu.</i>

375
00:30:15,023 --> 00:30:16,900
Casusları ne sanıyorsun?

376
00:30:16,900 --> 00:30:18,861
Yaptıkları her şeyi,
Tanrı'nın ya da Karl Marx dünyasına göre

377
00:30:18,861 --> 00:30:21,071
hesaplayan ahlak filozofları mı?

378
00:30:21,071 --> 00:30:25,117
Değiller. Benim gibi bir grup
pejmürde, sefil serseriler.

379
00:30:25,117 --> 00:30:28,203
Sıradan adamlar, ayyaşlar, nonoşlar,
kılıbık kocalar,

380
00:30:28,203 --> 00:30:32,457
çürük, küçük hayatlarını aydınlatmak
için Kovboyculuk oynayan memurlar.

381
00:30:32,457 --> 00:30:35,419
Hücrede keşiş gibi
doğruyu yanlışı mı dengeliyorlar?

382
00:30:35,419 --> 00:30:39,339
Şu anda büyük sansasyon olan yazarın

383
00:30:39,339 --> 00:30:42,050
gerçek ismi David Cornwell.

384
00:30:42,050 --> 00:30:45,345
Ama biz onu daha çok
John le Carré olarak biliyoruz.

385
00:30:46,180 --> 00:30:48,724
<i>Soğuktan Gelen Casus</i> kaç adet sattı?

386
00:30:49,308 --> 00:30:53,562
Sanırım tüm baskılarda, kitap kulübünde,
karton kapakta, tüm dünyada,

387
00:30:53,562 --> 00:30:57,316
on iki, on beş milyon civarında diyorlar.

388
00:31:03,030 --> 00:31:05,073
{\an8}SOĞUKTAN GELEN CASUS

389
00:31:05,073 --> 00:31:10,245
{\an8}Bu başarının sürpriz olduğunu düşünüyorum.

390
00:31:10,245 --> 00:31:11,955
{\an8}DÖRT AY BOYUNCA AMERİKA'NIN
EN ÇOK SATAN KİTABI

391
00:31:11,955 --> 00:31:13,874
1 SOĞUKTAN GELEN CASUS. <i>LE CARRÉ</i>

392
00:31:13,874 --> 00:31:17,961
Benim için hiç sürpriz olmadı
çünkü bitirdiğimde

393
00:31:17,961 --> 00:31:20,881
kendi duygularımla ilgili
son derece içten

394
00:31:20,881 --> 00:31:23,800
ifade edilmiş bir şey
yazdığımı düşünmüştüm

395
00:31:23,800 --> 00:31:25,802
ve başarılı olabilirdi.

396
00:31:25,802 --> 00:31:30,140
{\an8}JOHN LE CARRÉ EN İYİ YAZAR...

397
00:31:30,140 --> 00:31:34,561
Casusluktan yayımcılığa geçişin
ilk sesleri gerçekten başarılıydı.

398
00:31:34,561 --> 00:31:37,564
Yayımlandığı bağlamı hatırlaman gerek.

399
00:31:37,564 --> 00:31:40,067
O dönemde James Bond'a doymuştuk.

400
00:31:40,067 --> 00:31:41,443
{\an8}DR. NO.
YÖN. TERENCE YOUNG

401
00:31:41,443 --> 00:31:44,154
{\an8}Şansınıza hayranım Bay...

402
00:31:44,154 --> 00:31:47,741
Bond. James Bond.

403
00:31:47,741 --> 00:31:51,703
Haberlerin sunduğu gerçeklikte

404
00:31:51,703 --> 00:31:54,915
ve etrafımızdaki tüm olaylarda

405
00:31:54,915 --> 00:31:58,669
casuslar, yalnız karar verenlerden oluşan
kötü bir orduydu.

406
00:31:58,669 --> 00:32:01,713
Ben panzehri getirdim.

407
00:32:01,713 --> 00:32:07,469
Yanlış olan, ki bugün bile
o problemle yaşıyorum,

408
00:32:07,469 --> 00:32:11,306
gizli servisleri çok muhteşem
olarak resmetmesiydi.

409
00:32:11,306 --> 00:32:17,354
Oysa o dönemde
bozulmuş bir organizasyonduk

410
00:32:17,354 --> 00:32:21,483
ve tekrar başlamak için
ıskartaya çıkarılabilirdik.

411
00:32:24,820 --> 00:32:27,489
{\an8}KÖSTEBEK

412
00:32:27,489 --> 00:32:30,784
{\an8}"Hayattaki amacın hainleri bulmak,

413
00:32:30,784 --> 00:32:33,245
onları kendi yoluna kazandırmaksa

414
00:32:33,912 --> 00:32:37,749
{\an8}seninkilerden biri,
başkası tarafından ele geçirildiğinde

415
00:32:37,749 --> 00:32:41,128
{\an8}pek şikayet edemezsin.

416
00:32:42,045 --> 00:32:45,257
Sıra <i>Köstebek'i</i> yazmaya geldiğinde

417
00:32:45,257 --> 00:32:49,845
yolumu aydınlatan Kim Philby'nin
loş lambası oldu."

418
00:32:51,430 --> 00:32:55,601
"MI6'nın dâhi,
eski karşı istihbarat müdürü,

419
00:32:56,268 --> 00:33:01,607
bir zamanlar servisin başkanı olacaktı
ve aynı zamanda Rus casusuydu."

420
00:33:01,607 --> 00:33:03,609
İNGİLİZ ESKİ DİPLOMATI
RUS CASUSU

421
00:33:08,822 --> 00:33:12,910
Batı Almanya'daki
görevimin ortasında

422
00:33:12,910 --> 00:33:15,579
Philby'nin ihaneti duyuruldu.

423
00:33:18,582 --> 00:33:25,214
Beyrut'ta ortadan kaybolması
ve Moskova'da ortaya çıkışı.

424
00:33:27,382 --> 00:33:32,095
O dönemde,
gizli servislerin etiği için şaşırtıcıydı.

425
00:33:53,283 --> 00:33:55,077
Biri takip ediyor.

426
00:34:02,918 --> 00:34:08,257
Soru MI5, MI6'nın
onun gitmesini isteyip istemediğiydi.

427
00:34:09,550 --> 00:34:14,346
Bunun ortaya çıkmasını kimse istemedi.
Olağanüstü bir sorununuz var.

428
00:34:14,847 --> 00:34:19,935
Çok önemli, eski bir casus yargılanıyor.

429
00:34:19,935 --> 00:34:24,565
Büyük bir ulusal zarar verecek,
çok az başarı sağlayacaktı.

430
00:34:29,945 --> 00:34:34,116
Ilımlı bir yaklaşımla "Çok şükür" dediler.

431
00:34:36,451 --> 00:34:39,621
"Çok şükür" mü?
Yani kaçmasına izin mi verdiler?

432
00:34:40,496 --> 00:34:41,748
Evet.

433
00:34:55,721 --> 00:34:58,515
Teşekkürler yoldaş.

434
00:35:04,438 --> 00:35:08,150
Philby'nin ihaneti, doğruca

435
00:35:08,150 --> 00:35:10,527
o günkü kurumun merkezini etkiledi.

436
00:35:13,947 --> 00:35:15,949
Westminster'lıydı.

437
00:35:17,201 --> 00:35:20,078
İngiliz sosyetesinin göbeğinden.

438
00:35:29,505 --> 00:35:33,091
İnsanlar, Philby'nin
çok bilinen geçmişine dayanarak

439
00:35:33,091 --> 00:35:37,054
göz ardı etti.

440
00:35:40,682 --> 00:35:41,850
E.5.
ÇOK GİZLİ.

441
00:35:41,850 --> 00:35:43,727
Komünistlerle çok önceden

442
00:35:43,727 --> 00:35:47,147
iş birliği yaptığını saptamak
zor olmazdı.

443
00:35:47,147 --> 00:35:49,858
{\an8}Viyana'da komünist bir kadınla evlenmiş.

444
00:35:49,858 --> 00:35:51,485
{\an8}PHILBY'NİN İLK KARISI

445
00:35:51,902 --> 00:35:57,282
Bunlar bir kenara süpürülebildi
çünkü o... o bizden biri.

446
00:35:57,282 --> 00:36:00,035
Yani Philby'nin geçmişini araştırsaydın

447
00:36:00,035 --> 00:36:02,162
derdin ki bu adamdan...

448
00:36:02,162 --> 00:36:04,915
Kötü kokular geliyor. Bunu istemeyiz.

449
00:36:04,915 --> 00:36:07,584
Ama aksine Bay Cazibe oldu

450
00:36:08,418 --> 00:36:10,671
ve aldatmayı çok sevdi.

451
00:36:15,884 --> 00:36:17,177
{\an8}ÇOK GİZLİ VE KİŞİSEL

452
00:36:17,177 --> 00:36:22,266
{\an8}"Şimdi giren, Nicholas Elliott,
Philby'nin en sadık dostu, sırdaşı,

453
00:36:22,266 --> 00:36:27,312
savaşta ve barışta silah arkadaşı.
Eton mezunu.

454
00:36:27,312 --> 00:36:32,901
Eski müdürünün oğlu, maceracı,
dağcı ve kandırılmış."

455
00:36:34,820 --> 00:36:39,491
"Elliot'ın hayatında yaptığı çok sayıda
olağanüstü şey arasında

456
00:36:40,492 --> 00:36:45,747
şüphesiz en acı verici olanı,
Beyrut'ta yakın arkadaşı,

457
00:36:45,747 --> 00:36:50,419
meslektaşı ve mentörü Kim Philby'yle
yüz yüze oturmak

458
00:36:50,419 --> 00:36:54,840
ve tanıştıkları onca yıl boyunca
Sovyet casusu olduğunu

459
00:36:54,840 --> 00:36:58,468
itiraf edişini dinlemek olmuş."

460
00:37:01,388 --> 00:37:04,391
BAY PHILBY

461
00:37:07,186 --> 00:37:13,358
Nick Elliot, bunu bana
Beyrut'ta Philby'yle röportaj yapmaya

462
00:37:13,358 --> 00:37:17,112
ve Philby'nin itirafını almaya
gittiğinde söylemişti.

463
00:37:17,821 --> 00:37:22,159
Çift taraflı oynamadığında

464
00:37:22,951 --> 00:37:25,495
gerçekten çok yalnız
olduğunu söyledi.

465
00:37:25,495 --> 00:37:28,207
Kendisi için hayatın keyfi kaçmış.

466
00:37:28,207 --> 00:37:32,127
O yüzden ihanet etme bağımlılığı
onun için kaçınılmaz olmuş.

467
00:37:33,587 --> 00:37:38,133
Çocukluğundan itibaren
herkese ihanet etmiş.

468
00:37:38,133 --> 00:37:39,885
{\an8}GERÇEK, KURGUDAN DAHA TUHAF

469
00:37:39,885 --> 00:37:42,846
{\an8}"'Çifte ajan' sözcüğü
yanlış kullanılıyor."

470
00:37:42,846 --> 00:37:47,309
{\an8}Philby, basında genelde
çifte ajan olarak tanımlanıyor.

471
00:37:47,309 --> 00:37:49,895
Aslında Philby apaçık,

472
00:37:49,895 --> 00:37:53,023
üst düzey, haysiyetsiz bir haindi.

473
00:37:53,023 --> 00:37:54,441
Farkı tam olarak nedir?

474
00:37:54,441 --> 00:37:57,194
Ruslar için çalışan bir casustu.

475
00:37:57,194 --> 00:37:59,905
Çifte ajan olsaydı
Ruslara casusluk yapardı.

476
00:37:59,905 --> 00:38:02,032
Ama biz de Ruslara karşı
avantajlı olurduk.

477
00:38:03,951 --> 00:38:07,871
Elliott'ı iyi tanırdım.
Uzun biriydi.

478
00:38:08,747 --> 00:38:12,668
Çökük duruşu, yelekleri, gözlükleri vardı.

479
00:38:13,627 --> 00:38:17,381
Eton tarzıyla konuşur,
Eton müdürünün oğluydu

480
00:38:17,381 --> 00:38:21,718
ve ailesinde uzun bir Eton mezunu
geçmişi vardı, çok aristokrattı.

481
00:38:21,718 --> 00:38:23,637
Sesini taklit edebilir misin?

482
00:38:23,637 --> 00:38:28,016
Evet. Ona şöyle dedim, "Nick,

483
00:38:29,685 --> 00:38:34,022
Kim'i görmeye gittiğinde
ne tür onaylar aldın?"

484
00:38:34,022 --> 00:38:36,108
"Onaylar mı?
Ne demek istiyorsun?"

485
00:38:36,108 --> 00:38:37,818
"Onu nasıl tehdit edebildin?

486
00:38:37,818 --> 00:38:40,487
Onu kaba kuvvetle Londra'ya
geri getirebilir miydin?"

487
00:38:40,487 --> 00:38:43,282
"Ah" dedi, "sevgili
dostum, onu Londra'da kimse istemedi."

488
00:38:43,282 --> 00:38:46,368
Ben de "Onu neyle tehdit
edebildin?

489
00:38:46,368 --> 00:38:49,955
Nick, hadi, dürüst ol." dedim. O da

490
00:38:49,955 --> 00:38:53,375
"Ona dürüst olmazsa

491
00:38:53,375 --> 00:38:57,087
tüm Ortadoğu'da onunla işi olacak

492
00:38:57,087 --> 00:39:00,132
hiçbir temsilci, elçi, iş ya da kulüp

493
00:39:00,132 --> 00:39:02,176
olmayacağını söyledim."

494
00:39:02,176 --> 00:39:04,136
"Bu onu korkutmuş olmalı." dedim.

495
00:39:04,136 --> 00:39:06,013
"Korkuttu."

496
00:39:07,264 --> 00:39:09,474
Aptal İngiliz'i oynadı.

497
00:39:09,474 --> 00:39:13,270
Birçok kişinin savunduğu gibi
öyle miydi bilmem.

498
00:39:14,980 --> 00:39:18,275
Yazdığında şöyle bir cümle var.

499
00:39:18,859 --> 00:39:22,362
{\an8}"Philby, başkalarını kandırmak
konusunda ustaydı.

500
00:39:22,362 --> 00:39:26,074
{\an8}Elliot da kendini kandırmak konusunda
aynı derecede ustaydı."

501
00:39:26,909 --> 00:39:28,202
{\an8}Bunu söylediğime memnunum.

502
00:39:30,829 --> 00:39:33,081
Philby'yi yaptıklarına iten şeyin

503
00:39:33,081 --> 00:39:37,628
mantıktan çok içgüdü olduğunu
her zaman savundum.

504
00:39:38,837 --> 00:39:44,843
Başkaları bilmezken, senin ne yaptığını
bilerek adım atmanın verdiği heyecan.

505
00:39:44,843 --> 00:39:50,599
Gizli ajanın sevdiği şey,
gönüllü şizofreninin keyfi.

506
00:39:52,518 --> 00:39:55,187
"Gönüllü şizofreni."

507
00:39:56,772 --> 00:39:59,441
Sürekli dualite.

508
00:39:59,441 --> 00:40:02,236
Dış görünüşünün tam tersi olmak.

509
00:40:02,903 --> 00:40:07,491
Ama aslında siyaset yapıyor
olmanın keyfi yok mu?

510
00:40:09,535 --> 00:40:11,954
Evet, bence çok keyifli.

511
00:40:15,082 --> 00:40:17,292
Sürekli şansına meydan okuduğun

512
00:40:17,292 --> 00:40:22,548
ve hayatta kalmayı başardığın
duygusal bir yolculuk.

513
00:40:25,050 --> 00:40:28,345
Gerçek bir fark da yaratıyor.

514
00:40:28,345 --> 00:40:32,891
Evrenin merkezi olduğunuzu hissetmek
çok gurur verici.

515
00:40:32,891 --> 00:40:39,523
Bunu, bu saf altını Sovyetler Birliği'ne,
efendilerine aktarmak.

516
00:40:40,357 --> 00:40:43,902
"Şimdi beni seviyor musunuz?
Bunu verirsem sevecek misiniz?"

517
00:40:45,529 --> 00:40:50,742
O büyük içgüdüyü
çok iyi hayal edebiliyorum.

518
00:40:50,742 --> 00:40:53,370
Kendi içimde değil de onda.

519
00:40:55,163 --> 00:40:57,708
Bay le Carré, Kim Philby'yi

520
00:40:57,708 --> 00:41:01,753
"Kaleyi içten yıkan intikamcı" olarak
tarif etmişsiniz.

521
00:41:01,753 --> 00:41:05,048
Bence o, ayrıcalıklı doğmuş,
şu garip insanlardan biri

522
00:41:05,048 --> 00:41:08,719
ve bir açıdan içine doğduğu
ayrıcalıklara içerlemiş.

523
00:41:08,719 --> 00:41:13,348
Bir yandan toplumdan
daha iyi olduğunu düşünen,

524
00:41:13,348 --> 00:41:17,311
öte yandan onu o pozisyona koyduğu
için toplumu affedemeyen biri.

525
00:41:17,311 --> 00:41:19,479
Bence kendi içinde bir savaş vardı.

526
00:41:27,279 --> 00:41:33,535
Sonunda 1988'de Moskova'ya gittiğimde

527
00:41:34,828 --> 00:41:39,917
Sovyet Yazarlar Birliği'nin verdiği
bir partideydim.

528
00:41:41,126 --> 00:41:42,753
PHILBY DOSYALARI
GENRIKH BOROVIK

529
00:41:42,753 --> 00:41:45,547
Genrikh Borovik adında önemli biri vardı.

530
00:41:46,673 --> 00:41:50,010
Borovik bana gelip şöyle dedi,

531
00:41:50,010 --> 00:41:56,892
"David, çok iyi bir
arkadaşımla tanışmanı istiyorum.

532
00:41:56,892 --> 00:41:58,810
Kitaplarının hayranıdır.

533
00:42:00,812 --> 00:42:02,022
Kim Philby."

534
00:42:02,022 --> 00:42:06,068
Tiksinerek cevapladım,

535
00:42:07,236 --> 00:42:11,114
yakında büyükelçimizle
akşam yemeği yiyeceğimi

536
00:42:12,199 --> 00:42:17,746
ve bir gece Kraliçe'nin temsilcisiyle,
ertesi gece Kraliçe'ye ihanet edenle

537
00:42:17,746 --> 00:42:20,541
yemek yiyemeyeceğimi belirttim.

538
00:42:20,541 --> 00:42:24,461
Kötülük diye bir şey olduğunu düşündüm.

539
00:42:27,422 --> 00:42:33,220
Stalin için körü körüne hizmet etmiş biri.

540
00:42:33,762 --> 00:42:38,350
{\an8}Nasıl Sovyet Komünizmi olarak
öyle birine, öyle bir amaca

541
00:42:39,184 --> 00:42:41,770
{\an8}hizmet etmeye devam ettiği beni aşıyordu.

542
00:42:42,604 --> 00:42:45,190
Ne yaptığını en iyi kendi biliyordu.

543
00:42:49,111 --> 00:42:53,615
Onu etkileyen bağımlılık,
ihanetin verdiği keyifti.

544
00:42:53,615 --> 00:42:57,661
İkili oynama duygusuydu.

545
00:42:57,661 --> 00:43:02,165
Dünyanın merkeziydi.
Dünyanın oyununu oynuyordu.

546
00:43:02,165 --> 00:43:05,085
Sonunda ideolojiyle pek ilgisi yoktu.

547
00:43:05,085 --> 00:43:06,712
İdeoloji olarak başlamış olabilir.

548
00:43:06,712 --> 00:43:09,339
Ondan sonra ihanet bağımlılık olmuş.

549
00:43:09,965 --> 00:43:12,926
Ona birkaç hafta bakması için
kedinizi verseniz

550
00:43:12,926 --> 00:43:15,012
bir şekilde kediye ihanet ederdi.

551
00:43:23,854 --> 00:43:27,983
Philby'yle derin bir ilişkim vardı.

552
00:43:30,027 --> 00:43:31,987
Öğrendiğin her şeye arkanı dönmenin

553
00:43:34,698 --> 00:43:38,160
ve çekip kendi yoluna

554
00:43:38,160 --> 00:43:39,703
gitmenin cazibesi.

555
00:43:40,746 --> 00:43:43,624
Philby'ye bunun
nasıl olduğunu anlayabiliyorum.

556
00:43:44,666 --> 00:43:47,878
İyi ki ben o yöne hiç gitmemişim
diye hissettim.

557
00:43:47,878 --> 00:43:52,549
Ama hayatımda bir dönüm noktası sunan
bir an geldi.

558
00:43:52,549 --> 00:43:55,552
Gerçekten kötü biri olabilirdim.

559
00:43:55,552 --> 00:43:59,056
Ve neyse ki,
hırsızlığım için bir mekân buldum.

560
00:43:59,056 --> 00:44:00,891
{\an8}YAZARIN GÖREVİ "HAYATTAN ÇALMAKTIR"

561
00:44:00,891 --> 00:44:04,520
{\an8}<i>Yazar biraz uyumsuzdur. Farklıdır.</i>

562
00:44:05,103 --> 00:44:09,399
{\an8}<i>Yaratım yöntemleri, zaman zaman
deneyimleri damıtan, ödünç alan</i>

563
00:44:09,399 --> 00:44:12,319
<i>ve onları birleştirmek üzere
bir araya getiren</i>

564
00:44:12,319 --> 00:44:15,948
<i>ve sonra da topluma sunabilecek</i>

565
00:44:15,948 --> 00:44:17,908
<i>yalnız bir insanın yöntemleridir.</i>

566
00:44:17,908 --> 00:44:19,826
O anlamda bir illüzyonisttir.

567
00:44:19,826 --> 00:44:22,371
İnsanlar sürekli sırrını
anlamaya çalışır,

568
00:44:22,371 --> 00:44:24,748
sonra o da numarasını bozar.

569
00:44:27,125 --> 00:44:32,172
Bana göre yazmak, her seferinde
bir kendini keşif yolculuğudur.

570
00:44:32,172 --> 00:44:35,926
Karakterler nasıl davranır,
nasıl ortaya çıkar, kimlerdir,

571
00:44:35,926 --> 00:44:37,386
istekleri nelerdir,

572
00:44:37,386 --> 00:44:40,848
boş bir sayfada belirirler

573
00:44:40,848 --> 00:44:43,475
ve bana biraz kim olduğumu anlatırlar.

574
00:44:43,475 --> 00:44:46,061
{\an8}KÖSTEBEK

575
00:44:46,061 --> 00:44:49,022
{\an8}Tabii ki George Smiley hakkında yazarken

576
00:44:49,022 --> 00:44:52,192
hiç sahip olmadığım ideal baba
hakkında yazıyorum.

577
00:44:55,779 --> 00:44:58,365
Bunlar kendini tanıma çabalarıdır.

578
00:44:59,700 --> 00:45:03,245
Kişinin yol boyunca kim olduğuna dair
ufak göz atışlar.

579
00:45:03,245 --> 00:45:05,330
Ben hiç analiz yapmadım.

580
00:45:05,330 --> 00:45:10,210
Bence kendimle ilgili bir sır bilseydim
kendimi yazmaktan mahrum ederdim.

581
00:45:15,632 --> 00:45:18,427
Bill Haydon'dan kendinle ilgili
ne öğrendin?

582
00:45:20,846 --> 00:45:24,516
Sanırım zaten bildiğim bir şeydi.

583
00:45:24,516 --> 00:45:26,977
Philby hakkında da bildiğim bir şeydi.

584
00:45:27,519 --> 00:45:31,398
Ve belli ki Haydon bir ölçüde
Philby'den örnek alındı.

585
00:45:31,398 --> 00:45:34,401
İçimde gizli olan bir his.

586
00:45:34,401 --> 00:45:38,030
Bildiğim kadarıyla daha önce
hiç kullanmadım, istemedim.

587
00:45:38,030 --> 00:45:43,619
Bu his, Haydon'ın olduğunu sandığı
gibi dünyanın kralı olmak.

588
00:45:43,619 --> 00:45:49,541
Gizli dünyada olmanın zevkinin

589
00:45:49,541 --> 00:45:52,419
gerçekte olanlara
yakın olduğu bir zaman oldu,

590
00:45:52,419 --> 00:45:54,838
{\an8}bana gurur verdi.

591
00:45:54,838 --> 00:45:56,006
{\an8}FAUST
YÖN. F.W. MURNAU

592
00:45:56,924 --> 00:46:01,678
Bu, Faustyen anlayışla
dünyanın en gizli noktasında olandır.

593
00:46:17,945 --> 00:46:21,365
Şöyle der, <i>"Was die Welt im Innersten
zusammenhält."</i>

594
00:46:22,449 --> 00:46:29,081
...dünyayı en gizli noktasında
bir arada tutan şey...

595
00:46:29,081 --> 00:46:30,207
YOLUN SONU

596
00:46:30,207 --> 00:46:34,378
Sonra <i>Yolun Sonu'ndaki</i>
çaresizlik ifadesi var.

597
00:46:34,378 --> 00:46:36,797
"Gizli odanın içinde..."

598
00:46:37,881 --> 00:46:39,716
"...bir şey olmadığını bilmek." Evet.

599
00:46:39,716 --> 00:46:43,136
Bir şekilde ilkelerin belirlendiği

600
00:46:43,136 --> 00:46:45,848
gizli bir odanın olduğuna inanırız.

601
00:46:45,848 --> 00:46:48,600
Sanırım günbegüne, saatlerce

602
00:46:48,600 --> 00:46:51,186
tamamen belli bir amaç için oynanmış.

603
00:46:51,186 --> 00:46:52,771
Tarih kargaşadır!

604
00:46:52,771 --> 00:46:58,861
Tarih kargaşadır ve bu yüzden
ebedî masumiyetimde

605
00:46:58,861 --> 00:47:01,613
yapmış olabileceğim gibi

606
00:47:02,364 --> 00:47:08,745
insan davranışının doğasında
büyük bir sır olduğunu düşündüm.

607
00:47:08,745 --> 00:47:09,830
Yoktu.

608
00:47:15,669 --> 00:47:17,629
{\an8}SMILEY'NİN İNSANLARI
BBC - YÖN. SIMON LANGTON

609
00:47:17,629 --> 00:47:22,759
{\an8}"Smiley basitçe
'Casusluk sonsuzdur.' demişti.

610
00:47:25,804 --> 00:47:31,351
'Dünyada senin seçtiğinden
daha saçma bir kariyer yok.

611
00:47:34,521 --> 00:47:39,276
{\an8}En deneyimsiz hâldeyken görevlendirileceksin.

612
00:47:41,195 --> 00:47:45,199
Detayları öğrendiğinde kimse seni

613
00:47:45,199 --> 00:47:48,202
bir iş tanımın olmadan
bir yere gönderemeyecek.

614
00:47:53,957 --> 00:47:59,463
Eski sporcular, en iyi maçlarını
olgunluklarında oynadıklarını bilirler.

615
00:48:02,883 --> 00:48:05,969
Casuslar, olgunluklarında pasiftir.

616
00:48:10,599 --> 00:48:13,644
Ve sonra belli bir yaşta,

617
00:48:15,896 --> 00:48:17,856
yanıt istersin.'

618
00:48:21,401 --> 00:48:25,155
'Hayatlarınızı kimin ve niye yönettiğini
söyleyen tüm yanıtların

619
00:48:26,532 --> 00:48:30,244
gizli odada olmasını istersin.

620
00:48:39,419 --> 00:48:41,672
Sorun, o ana geldiğinde

621
00:48:41,672 --> 00:48:44,466
gizli odanın bomboş olduğunu...

622
00:48:46,885 --> 00:48:49,930
...en iyi bilen kişi olmuşsundur.'"

623
00:48:59,940 --> 00:49:04,528
Okuduğumda
son derece varoluşsal algıladım.

624
00:49:05,445 --> 00:49:10,450
Gizli oda biz miyiz?
Acaba orada hiçbir şey yok mu?

625
00:49:13,370 --> 00:49:17,457
Benim durumumda bu doğru, evet.
Başkaları adına konuşamam.

626
00:49:23,589 --> 00:49:27,384
Bence biz, hepimiz
patronlarımızla, ailelerimizle,

627
00:49:27,384 --> 00:49:32,556
eşlerimizle çocuklarımızla
kısmen gizli bir durumda yaşarız.

628
00:49:33,807 --> 00:49:36,810
Belki duygusal olarak değil de
fikren katkıda bulunduğum

629
00:49:36,810 --> 00:49:39,229
davranışları sık sık etkileriz.

630
00:49:40,981 --> 00:49:43,358
Kendimizi çok az tanırız.

631
00:49:44,234 --> 00:49:46,820
Casus figürü bana toplumumuzdaki

632
00:49:46,820 --> 00:49:50,866
her tür gizli şeyi ifade etmek amacı için

633
00:49:50,866 --> 00:49:55,704
neredeyse sınırsız
bir istismar yeteneği gibi görünür.

634
00:49:55,704 --> 00:49:57,998
{\an8}HERKESİN İÇİNDE KÜÇÜK BİR CASUS VARDIR

635
00:49:57,998 --> 00:50:02,669
"Zamanının en iyi casus romancısı.
Belki de tüm zamanların."

636
00:50:05,797 --> 00:50:08,884
Le Carré okuma deneyimim

637
00:50:08,884 --> 00:50:12,971
"Kurgu dünyasında mıyım?
Gerçek dünyada mıyım?

638
00:50:12,971 --> 00:50:16,225
İkisinin garip bir karışımı
içinde miyim?" şeklinde.

639
00:50:21,313 --> 00:50:25,442
Yazar, ressam veya başkası olsun,
hiçbir sanatçının

640
00:50:25,442 --> 00:50:28,070
eserini belli bir noktanın ötesinde

641
00:50:28,862 --> 00:50:32,950
açıklamasına gerek olduğunu düşünmüyorum.

642
00:50:32,950 --> 00:50:37,079
İçinizde o soruları uyandırmışsa
zaten iyi vakit geçiriyorsunuzdur.

643
00:50:37,079 --> 00:50:39,831
Bu sohbetler sırasında

644
00:50:39,831 --> 00:50:44,378
gerçek hayattan soyutlama sürecinden
bahsetmeyi denedim.

645
00:50:44,378 --> 00:50:46,964
Şimdi çok bilinçli olarak
bir kitap yazdım,

646
00:50:47,923 --> 00:50:49,466
<i>Son Casus...</i>

647
00:50:50,634 --> 00:50:52,261
{\an8}SON CASUS
BBC - YÖN. PETER SMITH

648
00:50:52,261 --> 00:50:57,140
{\an8}...bana olanların çok paralel bir
versiyonu olduğunu söyleyebiliriz.

649
00:50:58,058 --> 00:51:02,938
Ronnie için Rick'i,
benim için Magnus'ı okuyun.

650
00:51:04,022 --> 00:51:07,234
Size kurguda gerçekliğin gizli kapıdan

651
00:51:07,234 --> 00:51:13,282
nerede geçtiğini tanımlayamam.

652
00:51:15,033 --> 00:51:19,997
Detaylıca anlattığım görüşe dönmeyi
tercih ederim,

653
00:51:19,997 --> 00:51:23,959
"Ben o baloncuğun içinde yaşarım
ve bir şeyleri değiştiririm."

654
00:51:26,420 --> 00:51:28,630
{\an8}OXFORD DİPLOMASI

655
00:51:30,716 --> 00:51:32,718
İSTİHBARAT TEŞKİLATI

656
00:51:35,304 --> 00:51:38,682
Fikirlerini kimseyle paylaşmadığın

657
00:51:39,391 --> 00:51:42,019
{\an8}bir tür yalnızlık.

658
00:51:44,021 --> 00:51:48,817
Etrafında gördüğün unsurlardan
gizlice düzenleme yapıyorsun.

659
00:51:48,817 --> 00:51:50,319
BİLİNÇSİZCE RICK'İ YANSITIYOR

660
00:51:50,319 --> 00:51:56,200
Mantıklı olan bir kurgusal varlık,
kargaşadan düzen oluşturur.

661
00:51:56,200 --> 00:51:58,202
Bence bu çok normal bir süreç.

662
00:51:58,202 --> 00:52:00,495
Ressam olsaydım aynısını hissederdim.

663
00:52:00,495 --> 00:52:02,497
Işığı, pencereyi alırdım

664
00:52:02,497 --> 00:52:07,503
ve şimdiki hislerimle bir görüntü
oluşturmaya çalışırdım.

665
00:52:09,421 --> 00:52:13,675
Şimdi nasıl hissettiğini
soracaktım ama bu saçma görünüyor.

666
00:52:13,675 --> 00:52:15,761
Errol, çok rahat hissediyorum.

667
00:52:15,761 --> 00:52:20,807
Daha önce konuşmadığım şeyler hakkında
konuşmaktan çok keyif alıyorum.

668
00:52:20,807 --> 00:52:26,271
Bu ileri yaşımda bu görüşü,
belirleyici bir şey olarak gördüm.

669
00:52:26,271 --> 00:52:30,192
Yalan söylemeyeceğimi biliyordum. Uydurmayacaktım.

670
00:52:30,192 --> 00:52:33,111
Kendimi savunmayla bile ilgilenmiyorum

671
00:52:33,111 --> 00:52:36,406
çünkü ortadaki suçlamanın
ne olduğunu hiç bilmiyorum.

672
00:52:40,619 --> 00:52:44,289
"Sör Magnus,
geçmişte bana ihanet ettin

673
00:52:45,207 --> 00:52:48,752
ama daha önemlisi kendine ihanet ettin.

674
00:52:48,752 --> 00:52:52,881
Gerçeği söylerken bile yalan söylüyorsun.

675
00:52:52,881 --> 00:52:57,219
Sadıksın ve şefkatlisin.

676
00:52:57,219 --> 00:53:00,180
- Ama neye? Kime?"
- <i>Neye? Kime?</i>

677
00:53:00,764 --> 00:53:02,349
<i>Bilmiyorum.</i>

678
00:53:02,349 --> 00:53:04,309
<i>Belki bir gün sen bana söylersin.</i>

679
00:53:06,019 --> 00:53:12,234
Demek istediğim Sör Magnus,
sen kusursuz bir casussun.

680
00:53:12,234 --> 00:53:13,360
SÖR MAGNUS

681
00:53:21,493 --> 00:53:25,622
Karakterler, içlerinde senden
bir parça olana kadar başarılı olmaz.

682
00:53:27,583 --> 00:53:29,418
Sadece kağıttan adamlardır.

683
00:53:30,878 --> 00:53:34,673
Ben karakterlerimi seslendiririm.
Onları kendi kendime okurum.

684
00:53:36,049 --> 00:53:38,552
Nasıl konuştukları çok önemli.

685
00:53:38,552 --> 00:53:43,182
Kim olduklarını, nasıl giyindiklerini,
nasıl hareket ettiklerini anlatırlar.

686
00:53:43,182 --> 00:53:44,975
YAZIK, PYM'DE HİÇ...

687
00:53:44,975 --> 00:53:46,810
BİRKAÇ PAZAR GÜNÜ SONRA

688
00:53:46,810 --> 00:53:50,230
AXEL'İN BERBAT YILI
Pym ona 1.000 Pound verir

689
00:53:50,230 --> 00:53:54,484
BU KEZ PYM...

690
00:53:54,484 --> 00:53:56,987
(VIENNA ONLARI KURTARIR)

691
00:53:56,987 --> 00:54:00,699
Bu karakterin siz yazarken
sayfalarda ortaya çıkışıdır.

692
00:54:00,699 --> 00:54:03,285
ÇEK DİLİ EĞİTİM ÜCRETİ
AXEL HİÇBİR YERDE YOK

693
00:54:03,285 --> 00:54:04,620
{\an8}SON CASUS

694
00:54:04,620 --> 00:54:07,039
{\an8}Sonunda karakter çıkar ve size aittir.

695
00:54:09,750 --> 00:54:12,461
İnsanlarla tanıştığımda doğal içgüdüm

696
00:54:12,461 --> 00:54:15,506
karakterlerinin olasılıklarını düşünmektir.

697
00:54:15,506 --> 00:54:18,675
Muhtemelen sahip olmadıkları
şeyler yüklemeye başlarım.

698
00:54:18,675 --> 00:54:23,138
Garip biçimde son üründe
o özellikler artık olmayabilir.

699
00:54:23,847 --> 00:54:26,225
Ama bu, hikâyenin başıdır.

700
00:54:28,769 --> 00:54:31,855
Sonra bu insanların
ne istediğini tartışırım.

701
00:54:32,856 --> 00:54:38,403
Titiz, zıt isteklerden
çatışmanın özünü anlarsınız.

702
00:54:38,987 --> 00:54:43,158
Şöyle yazmıştın, "Kedi paspasa
oturdu, bir hikâye değildir.

703
00:54:43,158 --> 00:54:46,495
Ama kedi,
köpeğin paspasına oturdu, hikâyedir."

704
00:54:46,495 --> 00:54:47,579
Doğru.

705
00:54:47,579 --> 00:54:50,290
Sonra benim
le Carré versiyonum var.

706
00:54:51,375 --> 00:54:56,046
"Kedi, paspasına oturarak
köpeğe ihanet etti."

707
00:54:56,046 --> 00:54:58,298
Bence kedi ikili oynuyordu.

708
00:55:00,676 --> 00:55:05,013
JOHN LE CARRÉ: CASUS ROMANI USTASI

709
00:55:09,268 --> 00:55:13,564
{\an8}CASUS OYUNUNUN GİZEMLİ ADAMI

710
00:55:16,775 --> 00:55:20,070
{\an8}İhanet senin için neden
önemli bir kavram?

711
00:55:20,070 --> 00:55:22,406
{\an8}<i>SON CASUS'A</i> İLHAM VEREN
KUSURLU BABA

712
00:55:22,406 --> 00:55:25,492
{\an8}Uzun bir aile geçmişi var.

713
00:55:28,912 --> 00:55:33,417
Çocukluğumda gerçeklik yoktu,
oyunculuk vardı.

714
00:55:37,129 --> 00:55:42,467
Hayatı gözlemleyerek insanların açıkça
söyledikleri şeylerin çoğunun

715
00:55:42,467 --> 00:55:44,636
içte düşündükleri olmadığını anladım.

716
00:55:44,636 --> 00:55:48,849
Etkisiz ama görevli olduğum

717
00:55:48,849 --> 00:55:51,685
her gizli serviste bunu hatırlamalısın.

718
00:55:51,685 --> 00:55:54,062
{\an8}BURGESS VE MACLEAN
RUSYA'NIN İÇİNDEN İLK TAM HİKÂYE

719
00:55:54,062 --> 00:55:55,898
{\an8}İhanet yıllarıydı.

720
00:55:55,898 --> 00:55:58,734
{\an8}Acaba sonra kim ortaya çıkacak
diye düşünürdünüz.

721
00:56:02,821 --> 00:56:09,828
MI5'te daha sorumlu davranmak ve
içimizdeki komünistleri temizlemek için

722
00:56:09,828 --> 00:56:13,373
Amerikalılardan çok güçlü sunumlar aldık.

723
00:56:13,373 --> 00:56:16,543
Bir adam ortaya çıktı

724
00:56:17,044 --> 00:56:20,130
ve bir tür yetkisi olduğunu
açıkça belli etti

725
00:56:20,130 --> 00:56:22,716
ve "Gel, bir içki iç." dedi.

726
00:56:23,884 --> 00:56:27,930
Ve arkasında kuşların yaşadığı
olağanüstü bir duvar vardı.

727
00:56:28,639 --> 00:56:30,933
Sessizce uçarlardı.

728
00:56:35,646 --> 00:56:37,940
Bence aptalın teki olduğunu eklemeliyim.

729
00:56:37,940 --> 00:56:41,693
Bir tür psikanalist, psikolog olmalı.

730
00:56:41,693 --> 00:56:46,073
Seni saçma bir okul müdürü
tarzıyla sorgulardı.

731
00:56:46,073 --> 00:56:48,033
"Karınla aran iyi, değil mi?"

732
00:56:48,033 --> 00:56:52,079
Hepimiz potansiyel komünist casusları
gibi sorgulanıyorduk.

733
00:56:54,331 --> 00:56:59,795
Benim durumumdaki komedi,

734
00:56:59,795 --> 00:57:04,633
Oxford'da üniversitedeyken MI5 için
bir komünist birliğine girmiş olmamdı.

735
00:57:07,970 --> 00:57:11,598
Seçilmiştim, desteklenmiştim
ve Sovyet elçiliğinde oturmuş,

736
00:57:11,598 --> 00:57:14,810
<i>Potemkin Zırhlısı'nı</i>
altı kere falan izlemiştim,

737
00:57:14,810 --> 00:57:17,229
votkayla beslenmiş ve sonra bırakılmıştım.

738
00:57:17,855 --> 00:57:19,231
İyi filmdir.

739
00:57:19,231 --> 00:57:22,484
İyi filmdir ama sonu mutlu değil.

740
00:57:23,735 --> 00:57:27,197
{\an8}POTEMKIN ZIRHLISI
YÖN. SERGEI EISENSTEIN

741
00:57:34,371 --> 00:57:39,501
Bir dakika. Çifte ajan olma
isteği en başından beri mi vardı?

742
00:57:40,085 --> 00:57:41,253
Evet.

743
00:57:41,253 --> 00:57:44,840
O dönemde çok heyecanlı bir düşünceydi.

744
00:57:44,840 --> 00:57:47,092
Sadece bir ajan değil, çifte ajan...

745
00:57:47,092 --> 00:57:49,928
Her gizli serviste her zaman olur

746
00:57:49,928 --> 00:57:52,556
ve her ofansif istihbarat servisinde de.

747
00:57:52,556 --> 00:57:57,060
İnsanları personel uzmanının
yanına yerleştirirsin,

748
00:57:57,060 --> 00:58:01,690
görevlendirmesini umarsın ve sonra
görevlendirdiği kişinin sahibi olursun.

749
00:58:01,690 --> 00:58:06,445
Bu, Almanların deyişle <i>normal.</i>

750
00:58:10,240 --> 00:58:13,076
Ondan çok acı veren bir ilişki çıktı.

751
00:58:13,076 --> 00:58:18,957
{\an8}Dönemin Oxford komünist grubunun
gizli müdürüyle,

752
00:58:18,957 --> 00:58:22,794
{\an8}en masum adam Stanley Mitchell'la ilişki.

753
00:58:24,046 --> 00:58:25,297
{\an8}SON CASUS

754
00:58:25,297 --> 00:58:29,343
{\an8}Aynı üniversitedeydik,
o Rusça ve Almanca okuyordu.

755
00:58:30,552 --> 00:58:32,846
Rus Yahudi kökenliydi.

756
00:58:35,098 --> 00:58:38,227
Birlikte Dorset'te
bir yürüyüş tatiline gittik.

757
00:58:38,227 --> 00:58:41,480
O dönemde Komünist Parti üyesi olan

758
00:58:41,480 --> 00:58:45,651
tüm öğrencilerin isimleri elindeydi.

759
00:58:46,860 --> 00:58:51,323
Benim MI5 için görevim
bu insanları tespit etmekti.

760
00:58:52,908 --> 00:58:57,788
Ve tabii ki korkunçtu.
Stanley'ye ihanet ediyordum.

761
00:59:02,042 --> 00:59:07,381
Şimdi davranışımdan dolayı utansam
ve dehşete düşsem de

762
00:59:07,381 --> 00:59:10,175
hâlâ yapılması gerektiğini düşünüyorum.

763
00:59:10,175 --> 00:59:14,972
Stanley, sonraki yıllarda
hayatındaki o kişinin ben olduğuma dair

764
00:59:14,972 --> 00:59:16,890
çok basit bir çıkarım yaptı.

765
00:59:16,890 --> 00:59:21,270
Onu çok üzdü. "Sendin Judas. Seni domuz.

766
00:59:22,980 --> 00:59:27,484
İnsan bunu nasıl yapabilir?
İnsan nasıl senin kadar hain olabilir?"

767
00:59:29,403 --> 00:59:30,946
Savunman neydi?

768
00:59:31,947 --> 00:59:35,701
"Çok üzgünüm Stanley ama sen
ülkemizi karıştırmak isteyen

769
00:59:35,701 --> 00:59:38,954
devrimci bir hareketin üyesisin.

770
00:59:38,954 --> 00:59:44,168
Biz o dönemde Sovyetler Birliği'yle
teknik olarak savaştaydık.

771
00:59:44,168 --> 00:59:45,919
Sen yanlış taraftaydın."

772
00:59:49,298 --> 00:59:51,925
Sen yanlış değil de
doğru tarafta olduğundan

773
00:59:51,925 --> 00:59:55,762
- o kadar emin olabilir misin?
- Tabii ki hayır.

774
00:59:57,556 --> 01:00:01,143
{\an8}SON CASUS

775
01:00:06,732 --> 01:00:11,236
<i>Son Casus'ta</i> oğlunun
neden intihar etmesi gerekti?

776
01:00:13,280 --> 01:00:14,781
{\an8}Mary, silah sesini duymadı.

777
01:00:14,781 --> 01:00:18,911
{\an8}Öncelikle çifte ajan olarak
ifşa olduğunu biliyordu.

778
01:00:22,247 --> 01:00:25,125
Sanırım gerçek dünyada
bir anlaşma yapabilirdi.

779
01:00:25,751 --> 01:00:28,337
Bence aynı zamanda
hayatı da çekilmez buldu.

780
01:00:29,922 --> 01:00:34,051
Ve çocuğunun önünde utanmıştı.

781
01:00:36,011 --> 01:00:38,555
Ronnie'de de aynı utanç var mıydı?

782
01:00:39,348 --> 01:00:40,682
Hiç sanmıyorum.

783
01:00:40,682 --> 01:00:44,603
Anahtar deliğinden, ilk üvey anneme

784
01:00:45,562 --> 01:00:47,689
yaptığını duydum.

785
01:00:49,066 --> 01:00:52,402
Bir daha hiçbir şey yapmayacağım,
diye ağlıyordu.

786
01:00:52,903 --> 01:00:54,446
Utandı mı bilmiyorum,

787
01:00:54,446 --> 01:00:57,282
o utançla nasıl yaşadı bilmiyorum.

788
01:00:57,282 --> 01:01:01,036
Hayalleriyle yaşadı,

789
01:01:01,036 --> 01:01:04,998
ki suç planları olarak başlamamıştı.

790
01:01:04,998 --> 01:01:08,293
Ama... roman yazmak gibiydi.

791
01:01:08,293 --> 01:01:12,506
Doğru cümleyi duyacak

792
01:01:12,506 --> 01:01:16,176
veya kalabalıkta bir ipucu bulacak gibi.

793
01:01:16,718 --> 01:01:19,429
Bu da bir üçkağıdın başlangıcı olacaktı.

794
01:01:25,644 --> 01:01:30,440
"Exeter şehrinde,
boş bir arazide yürüyorum.

795
01:01:32,109 --> 01:01:35,195
Annem Olive'in elini tutuyorum.

796
01:01:35,904 --> 01:01:39,992
Eldiven giydiği için ten teması yok

797
01:01:39,992 --> 01:01:44,371
ve aslında hatırladığım kadarıyla
hiçbir zaman olmadı.

798
01:01:47,332 --> 01:01:51,879
Boş arazinin ilerisinde çirkin,
düz cepheli, pencereleri demir parmaklıklı

799
01:01:51,879 --> 01:01:54,965
bir bina var ve içeride hiç ışık yok."

800
01:02:01,138 --> 01:02:03,640
"Ve o parmaklıklı pencerelerden birinde

801
01:02:03,640 --> 01:02:08,770
tam bir Monopoly mahkûmuna
benzeyen babam duruyor.

802
01:02:09,521 --> 01:02:12,733
Ronnie'ye duvarın üstünde el sallıyorum,

803
01:02:12,733 --> 01:02:15,569
Ronnie de her zamanki gibi el sallıyor."

804
01:02:16,320 --> 01:02:17,946
Babacığım!

805
01:02:20,282 --> 01:02:22,826
"Olive'in elini tutarak
arabaya dönüyorum.

806
01:02:22,826 --> 01:02:24,786
Kendimden memnunum.

807
01:02:27,247 --> 01:02:31,460
Ne de olsa her küçük çocuğun
annesi kendisine kalmaz

808
01:02:31,460 --> 01:02:33,754
ve babasını bir kafeste tutmaz."

809
01:02:40,093 --> 01:02:43,388
"Ama babama göre bunların hiçbiri olmamış.

810
01:02:43,388 --> 01:02:46,266
Onu hapishanelerde görmüş
olabileceğim fikri

811
01:02:46,266 --> 01:02:48,477
onu çok gücendirdi."

812
01:02:50,771 --> 01:02:54,149
<i>Baştan sona
düpedüz uydurma evlat.</i>

813
01:02:54,816 --> 01:02:58,153
<i>Exeter hapishanesinin içini bilen herkes</i>

814
01:02:58,153 --> 01:03:03,033
<i>hücrelerden yolu göremeyeceğini
çok iyi bilir.</i>

815
01:03:07,704 --> 01:03:09,206
"Ve ona inanıyorum.

816
01:03:10,749 --> 01:03:12,709
Ben yanılmıştım, o haklıydı.

817
01:03:12,709 --> 01:03:15,879
Hiç o pencerede olmamıştı,
ben de hiç el sallamamıştım.

818
01:03:16,463 --> 01:03:18,924
Ama gerçek ne? Hatıra ne?

819
01:03:19,633 --> 01:03:21,260
Hâlâ içimizde canlı olan

820
01:03:21,260 --> 01:03:25,055
eski olayları görüş şeklimize
başka bir isim bulmalıyız."

821
01:03:32,062 --> 01:03:36,483
Bence seninle yüzleşmek
doğru yöntem değilmiş.

822
01:03:37,609 --> 01:03:41,280
Ama merak ettiğim ve daha fazla
incelemeye değer bulduğum

823
01:03:42,406 --> 01:03:45,492
bir şey söyledin.

824
01:03:46,410 --> 01:03:50,581
Belki bu bir sorgulama.
Belki ben kendimi kandırdım.

825
01:03:52,374 --> 01:03:56,170
Sorgulayıcı veya muhabir olarak

826
01:03:56,170 --> 01:03:59,089
senin de biraz kendini
aradığını düşünüyorum.

827
01:04:00,007 --> 01:04:03,343
İnsanlara çok fazla müdahale
edebileceğimizi sanmıyorum

828
01:04:04,970 --> 01:04:09,057
ama onlar hakkında hayaller kurabilir,
sonra da onlarla bağ kurabiliriz.

829
01:04:16,815 --> 01:04:22,529
Babanı araştırmak için
özel dedektifler tutmuşsun.

830
01:04:23,780 --> 01:04:28,535
Bir şişman, bir zayıf.
Avukatıma sordum,

831
01:04:28,535 --> 01:04:29,995
"Bu insanları nasıl bulabilirim?"

832
01:04:29,995 --> 01:04:32,664
"Onlara sana söylediğimi söyleme

833
01:04:32,664 --> 01:04:35,584
ama bunlar tanıdığım
en acımasız adamlar."

834
01:04:35,584 --> 01:04:38,295
Onları inanılmaz pahalı bir fiyata tuttum.

835
01:04:38,295 --> 01:04:40,756
{\an8}Sevgili David, dünkü vaktin için sağ ol.

836
01:04:40,756 --> 01:04:42,216
{\an8}...konuşmak için iyi bir fırsat.

837
01:04:42,216 --> 01:04:44,676
Gerçekten çok az şey buldular.

838
01:04:46,512 --> 01:04:50,807
RONNIE'NIN GERÇEK BEDENİ
O BOYA GÖRE KİLOLU

839
01:04:50,807 --> 01:04:51,808
{\an8}EXETER'DE CİDDİ SUÇLAMALAR

840
01:04:51,808 --> 01:04:58,482
{\an8}Ronnie'nin ilk suç davası ve hapis cezası
için çok daha güvenilir bir kaynak,

841
01:04:58,482 --> 01:05:00,817
{\an8}dönemin yerel basınıdır.

842
01:05:00,817 --> 01:05:04,863
'HAYATIMIN ÇOĞUNDA MÜSRİFTİM'
İFLAS

843
01:05:04,863 --> 01:05:09,159
Sanırım çok küçük bir yaşta
dolandırıcılıktan dört yıl ceza almış

844
01:05:09,159 --> 01:05:11,912
ama sonra cezasının ortasında çıkarılmış

845
01:05:11,912 --> 01:05:15,374
ve ağır cezayla tekrar cezalandırılmış.

846
01:05:15,374 --> 01:05:17,751
Bir keresinde "Ne kadar kötüydü?" dedim.

847
01:05:17,751 --> 01:05:20,003
"En kötüsü çingenelerdi." dedi.

848
01:05:20,003 --> 01:05:22,089
Ve kelepçeli dövüşlerden bahsediyor.

849
01:05:22,089 --> 01:05:23,215
{\an8}ÖLÜMCÜL İLİŞKİ
YÖN. SIDNEY LUMET

850
01:05:23,215 --> 01:05:29,471
{\an8}Ronnie'nin göğsü çok genişti.
Sanırım çok sert olabiliyordu.

851
01:05:32,599 --> 01:05:35,435
{\an8}JOVE'DAN! LONDRA OTOBÜSÜNÜN
EYALET CADDESİNDE NE İŞİ VAR?

852
01:05:35,435 --> 01:05:41,149
{\an8}Chicago'da İngiliz haftasını
tanıtıyordum, Londra otobüslerine biniyor,

853
01:05:41,900 --> 01:05:45,445
telefon kulübelerinden
telefon ediyor gibi yapıyordum.

854
01:05:45,445 --> 01:05:47,531
Bu hafta, John le Carré Londra'dan

855
01:05:47,531 --> 01:05:50,075
gelerek "Soğuktan Gelen Casus"u
ve son kitabı

856
01:05:50,075 --> 01:05:52,035
"Casuslar Mücadelesi"ni imzalayacak.

857
01:05:52,035 --> 01:05:55,455
Sonra İngiltere başkonsolosu,
bana Cakarta elçiliğinden

858
01:05:55,455 --> 01:05:59,251
{\an8}gelen bir telgraf verdi.

859
01:05:59,251 --> 01:06:02,462
{\an8}İNGİLTERE ELÇİLİĞİ, CAKARTA
31 TEMMUZ 1965

860
01:06:03,297 --> 01:06:08,594
Ronnie'nin hapiste olduğunu,
çıkması için para gerektiği yazıyordu.

861
01:06:08,594 --> 01:06:10,929
Ödemeyi kabul eder miydim?

862
01:06:10,929 --> 01:06:13,223
BÜYÜK KAZANÇ

863
01:06:14,808 --> 01:06:17,936
Büyük bir meblağ değildi
ama çok acı vericiydi

864
01:06:17,936 --> 01:06:20,314
ve onu hapisten çıkardı.

865
01:06:20,314 --> 01:06:23,650
Çok sonra ben konuşana dek
hiç konuşmadık ve şöyle dedi,

866
01:06:23,650 --> 01:06:26,236
"Ah, önemli değildi, para işleri."

867
01:06:26,236 --> 01:06:29,531
Şimdi Endonezya
büyük bir soykırımdan çıkarken

868
01:06:29,531 --> 01:06:35,078
silah kaçakçılığı işinde
olduğunu biliyoruz.

869
01:06:40,292 --> 01:06:44,213
Ama sonra bildiğim kadarıyla
son hapse girişinde,

870
01:06:44,213 --> 01:06:48,967
otelleri dolandırma suçuyla
Bezirksgefängnis adlı

871
01:06:48,967 --> 01:06:50,928
Zürih bölge hapishanesindeymiş.

872
01:06:50,928 --> 01:06:53,847
Beni karşı ödemeli telefon aramasına
izin verilmiş.

873
01:06:53,847 --> 01:06:58,060
"Daha fazla hapiste kalamam evlat.
Çıkar beni." dedi.

874
01:06:59,186 --> 01:07:00,687
Ve yine paraydı.

875
01:07:00,687 --> 01:07:04,942
Yani çok değildi ama benim için
son derece acı vericiydi.

876
01:07:06,360 --> 01:07:12,407
Kafesteki, o çok aktif, kaslı adamın
korkunç görüntüleri hâlâ aklımda.

877
01:07:14,409 --> 01:07:17,246
Toplamda ne kadar
hapis yattığını bilmiyorum.

878
01:07:18,455 --> 01:07:21,500
Muhtemelen altı veya yedi yıldan
fazla değildir.

879
01:07:22,543 --> 01:07:26,171
Ama onda bıraktığı etkiyi düşünemiyorum.

880
01:07:36,557 --> 01:07:38,809
Bu arada Ronnie sana dava açmış!

881
01:07:39,977 --> 01:07:45,566
Evet, açtı. Londra Hafta Sonu
Televizyonu'na bir röportaj verdim.

882
01:07:47,067 --> 01:07:50,988
Her şeyimi ona borçlu olduğumu söylemedim.

883
01:07:52,865 --> 01:07:55,284
Ronnie'yi övmek istemedim.

884
01:07:57,035 --> 01:08:00,205
Niye her şeyi babama borçlu olduğumu
söylemem gerekiyor?

885
01:08:00,205 --> 01:08:06,503
Ama aslında birçok yönden borçluyum.

886
01:08:18,390 --> 01:08:20,767
<i>Hiçbir yere ait hissetmedim.</i>

887
01:08:20,767 --> 01:08:23,228
<i>O yönden çok şanslıydım.</i>

888
01:08:23,228 --> 01:08:25,229
<i>Çok zengin bir hayat sürdüm.</i>

889
01:08:25,939 --> 01:08:29,484
<i>Ve çok sayıda kurum ve birçok şey gördüm.</i>

890
01:08:30,569 --> 01:08:33,947
<i>Tuhaf bir şekilde çok fazla hayat sürdüm.</i>

891
01:08:33,947 --> 01:08:36,491
<i>Hiçbirine ait olduğumu hissetmiyorum.</i>

892
01:08:37,117 --> 01:08:41,705
<i>Bana geri kalan,
kendi başıma kalma duygusu.</i>

893
01:08:41,705 --> 01:08:45,709
LE CARRE SOĞUKTAN GELİYOR

894
01:08:45,709 --> 01:08:47,169
LE CARRE: BİR BAŞKA SÜPER CASUS HİKÂYESİ

895
01:08:47,169 --> 01:08:49,755
Baban senin
zengin ve başarılı olmandan

896
01:08:49,755 --> 01:08:54,009
ama onun olmamasından acı çekti mi?

897
01:08:54,009 --> 01:08:56,220
LE CARRRE'IN SON CASUS ROMANI
BUGÜNKÜ MANŞETLERE UYGUN

898
01:08:56,220 --> 01:08:57,513
Bilmiyorum.

899
01:08:59,680 --> 01:09:05,562
Benim başarımın ondaki en büyük etkisi,

900
01:09:05,562 --> 01:09:08,273
onda bir hava atma duygusu yaratmasıydı.

901
01:09:08,273 --> 01:09:12,778
Kitaplarımdan genelde krediyle
çok sayıda satın alır, imzalardı.

902
01:09:12,778 --> 01:09:15,113
"Yazarın babasından."

903
01:09:15,113 --> 01:09:17,115
Onları çerez gibi dağıtırdı.

904
01:09:17,115 --> 01:09:19,535
Yazarın babasından iyi dileklerle

905
01:09:23,162 --> 01:09:29,795
Keskin, gerçek tarafıyla beni
Viyana'ya çağırdığında tanıştım.

906
01:09:33,590 --> 01:09:34,841
"Oğlum,

907
01:09:35,884 --> 01:09:38,386
eğitiminin bana maliyetini hesapladım.

908
01:09:38,386 --> 01:09:41,807
Ve ne kadar para kazandığın hakkında
biraz fikrim var."

909
01:09:43,225 --> 01:09:45,560
Sonra bir teklifle devam etti.

910
01:09:45,560 --> 01:09:49,898
"Oğlum, hayatımda tek istediğim
domuzlar, sığırlar

911
01:09:49,898 --> 01:09:52,943
ve Dorset'te ufak bir araziydi.
Domuzlar ve sığırlar.

912
01:09:53,484 --> 01:09:57,739
Yaşanacak hoş bir yerde, yanımda
hoş bir hanımla çok iyi olurum.

913
01:09:58,699 --> 01:10:01,618
Yani ihtiyacım olan..."
Büyük bir paradan bahsetti.

914
01:10:01,618 --> 01:10:05,414
"Baba bunu yapamam.
Bana hiç mantıklı gelmiyor.

915
01:10:05,998 --> 01:10:10,377
İstediğin gerçekten buysa domuzların
ve sığırlarınla şöyle yapacağım,

916
01:10:10,377 --> 01:10:12,963
bir ev satın alıp
içine seni yerleştireceğim.

917
01:10:12,963 --> 01:10:15,966
Çiftliğini işlettiğin için
sana bir maaş vereceğim.

918
01:10:15,966 --> 01:10:18,177
Sana hiç güvenmiyorum."

919
01:10:18,177 --> 01:10:22,806
Beni hedef almıştı. Dolandıracaktı.

920
01:10:23,348 --> 01:10:27,269
Ben de dolandırılanlar
kervanına katılacaktım.

921
01:10:27,269 --> 01:10:28,770
Buna izin vermeyecektim.

922
01:10:28,770 --> 01:10:30,314
OTEL SACHER VİYANA

923
01:10:30,314 --> 01:10:32,983
Viyana'da Sachers'daydık.

924
01:10:32,983 --> 01:10:36,528
O günlerdeki en nezih,
en mükemmel restorandı.

925
01:10:37,237 --> 01:10:41,033
En berbat vahşi çığlığını attı.

926
01:10:41,825 --> 01:10:46,496
"Kendi babana oturması için
para ödüyorsun!" diye bağırdı.

927
01:10:46,496 --> 01:10:49,917
Yolun karşısından duyulabilecek bir sesle.

928
01:10:49,917 --> 01:10:55,130
Sonra çığlık atarak hafifçe ayağa kalktı,

929
01:10:55,130 --> 01:11:00,177
kolumu şişman beline doladım

930
01:11:00,177 --> 01:11:06,808
ve topallayarak otelin ön kapısına gittik.

931
01:11:08,227 --> 01:11:13,398
Birkaç basamak indik ve orada bir taksi
vardı. Yalvaran gözlerle bana baktı,

932
01:11:13,398 --> 01:11:15,776
"Bu taksinin parasını nasıl ödeyeceğim?"

933
01:11:16,985 --> 01:11:19,404
Şoföre biraz para verdim.

934
01:11:20,072 --> 01:11:21,698
Ve gitti.

935
01:11:21,698 --> 01:11:26,286
Teklifini kabul edebilirdim, en azından
ona biraz para verebilirdim.

936
01:11:27,329 --> 01:11:32,167
Ama o kadar öfkeliydim ki
taksiyi ödemek bile acı vericiydi.

937
01:11:32,960 --> 01:11:36,046
Ama bu,
ihanete uğramışlık duygusu.

938
01:11:36,672 --> 01:11:41,552
Evet, öyle. O da epey vardı.
"Bana bunu nasıl yaparsın?"

939
01:11:42,803 --> 01:11:46,306
{\an8}SMILEY'NİN İNSANLARI

940
01:11:48,058 --> 01:11:50,811
Hadi eski dostum. Uyku vakti.

941
01:11:52,563 --> 01:11:55,399
George? Sen kazandın.

942
01:11:58,902 --> 01:11:59,987
Öyle mi?

943
01:12:02,114 --> 01:12:03,198
Evet.

944
01:12:04,825 --> 01:12:06,410
Evet, sanırım kazandım.

945
01:12:14,960 --> 01:12:16,587
Ronnie'yi sevdin mi?

946
01:12:17,421 --> 01:12:19,131
Sevgi nedir bilmiyorum.

947
01:12:19,131 --> 01:12:21,633
Çocukken onu sevmiş olmalıyım.

948
01:12:22,134 --> 01:12:25,971
Ama sonra hayatının sonuçlarını gördüm.

949
01:12:26,805 --> 01:12:31,226
Daha sonra sahip olduğum her şeyi
istediğinde, mesela param gibi.

950
01:12:31,226 --> 01:12:33,103
DAİMA SENİN,
R. CORNWELL

951
01:12:33,103 --> 01:12:36,857
Gerektiği gibi son vermeyi başarabildim.

952
01:12:36,857 --> 01:12:39,318
Ona şefkat gösterebildim.

953
01:12:39,318 --> 01:12:43,530
Duygusuz olabildim
ve gizlice nefret duyabildim.

954
01:12:43,530 --> 01:12:45,532
Aslında her baba oğul ilişkisinde

955
01:12:45,532 --> 01:12:48,160
farklı zamanlarda bunlar vardır.

956
01:12:48,160 --> 01:12:52,331
Mevsimler gibiler. Ondan kaçmak için
nefret beslemek zorundaydım.

957
01:12:53,123 --> 01:12:57,044
ÖLÜMLER

958
01:12:57,044 --> 01:12:58,712
{\an8}CORNWELL - 29 Haziran'da,

959
01:12:58,712 --> 01:13:01,423
{\an8}Ronald, sevilen ve şefkatli eş ve baba...

960
01:13:01,423 --> 01:13:02,758
{\an8}ÇOK ANİ

961
01:13:02,758 --> 01:13:04,885
{\an8}Onun için
üç cenaze töreni yaptılar.

962
01:13:06,678 --> 01:13:08,263
{\an8}Ben ilkine gittim.

963
01:13:09,389 --> 01:13:12,476
{\an8}Bir konuşma yapmaya zorlandım
ve reddettim.

964
01:13:12,476 --> 01:13:15,395
Sonra başka bir cenaze töreni vardı,

965
01:13:15,395 --> 01:13:18,232
sonra Tanrı yardımcımız olsun,
anma töreni oldu.

966
01:13:18,232 --> 01:13:20,275
Ama o ikisine de gitmedim.

967
01:13:22,778 --> 01:13:26,907
Duygularımın öldüğüne inanmak istedim.

968
01:13:27,908 --> 01:13:29,451
Ve mezarını hiç görmedim.

969
01:13:35,457 --> 01:13:37,835
Ama cenazelerin
masraflarını ödedin.

970
01:13:38,919 --> 01:13:40,420
Tabii ki ödedim, evet.

971
01:13:40,420 --> 01:13:42,798
Herkesin cenazesini ödedim.

972
01:13:42,798 --> 01:13:45,551
Annemin cenazesini ödedim.
Onlar için ödedim.

973
01:13:45,551 --> 01:13:49,263
Bu... Bunun ne anlamı var? İyi kazanıyorum.

974
01:13:51,723 --> 01:13:55,727
En sadık hizmetkârı,

975
01:13:55,727 --> 01:13:59,439
hapiste ona katılan
Arthur Lowe adında biriydi.

976
01:13:59,439 --> 01:14:03,819
O insanların hepsinin soyadı
tek hecelidir.

977
01:14:03,819 --> 01:14:05,696
İnanmazsın ama Bay Bent vardı.

978
01:14:07,781 --> 01:14:12,619
Öldüğünü duyar duymaz
Jermyn Caddesi'ne gittim,

979
01:14:12,619 --> 01:14:16,957
ödemek ve bulunmak gereken
bir şey var mı diye baktım.

980
01:14:17,916 --> 01:14:23,422
Arthur, "Hadi gidip eğlenelim.
Bize iyi gelir.

981
01:14:23,422 --> 01:14:26,216
Yolun karşısındaki
Jules Bar'a gidelim." dedi.

982
01:14:28,093 --> 01:14:30,804
Sekiz kişi kadar gittik,
Arthur da başı çekti.

983
01:14:30,804 --> 01:14:34,516
Şampanya, istiridye, ne istersek yedik.

984
01:14:34,516 --> 01:14:36,935
Neşeleneceğimizi sandık.
Veya Arthur öyle sandı.

985
01:14:36,935 --> 01:14:42,399
Çok kibar bir şekilde ödedi.
Onun partisiydi, sorun yoktu.

986
01:14:42,399 --> 01:14:43,734
{\an8}KÖSTEBEK

987
01:14:43,734 --> 01:14:47,321
{\an8}Bu benim partim George.
Hesabı hazır olduğumda alacağım.

988
01:14:51,074 --> 01:14:53,827
İki gün sonra faturayı postadan aldım.

989
01:14:53,827 --> 01:14:57,164
"Lütfen en kısa sürede
ödeyebilir miyim?"

990
01:14:57,164 --> 01:14:59,249
Ronnie'nin hiç parası olmadı.

991
01:14:59,249 --> 01:15:05,422
Çok iyi vurgunlar yaptı ama yaptığı anda...
temel ilkedir,

992
01:15:05,422 --> 01:15:11,053
harcama, her zaman geliri geçer...
yine gidiyordu.

993
01:15:14,556 --> 01:15:18,143
Bir tür kriz bağımlısıydı.

994
01:15:18,143 --> 01:15:21,313
Sanırım her zaman
sınırda yaşaması gerekiyordu.

995
01:15:23,065 --> 01:15:25,567
Bence bunun topluma

996
01:15:25,567 --> 01:15:29,571
değerli ve onurlu bir katkı olduğuna
kendisini kesinlikle inandırmıştı.

997
01:15:29,571 --> 01:15:32,991
Mutlu olacaklarına
ve çok zengin olacağına da.

998
01:15:32,991 --> 01:15:36,495
Ve lütfen unutma, bunun olmasına
hep ramak kalmıştı.

999
01:15:40,499 --> 01:15:43,794
Onu savunmuyorum sadece sana

1000
01:15:43,794 --> 01:15:49,466
başarılı biri olmaya ne kadar
yaklaştığını anlatmaya çalışıyorum.

1001
01:15:50,050 --> 01:15:53,178
Ve hayallerinin ne kadar absürt olduğunu.

1002
01:16:04,815 --> 01:16:06,984
Ama dünya, hayal ile döner.

1003
01:16:06,984 --> 01:16:12,030
Katılıyorum. Yaptıkları ve
yapamadıkları arasındaki ince bir zar.

1004
01:16:12,030 --> 01:16:16,034
Çok zengin, başarılı ve onurlu insanlarda

1005
01:16:16,034 --> 01:16:18,579
o zar çok zayıftı.

1006
01:16:25,002 --> 01:16:28,463
"Ronnie öldü ve ben Viyana'yı
tekrar ziyaret ediyorum.

1007
01:16:29,673 --> 01:16:31,550
Yarı otobiyografi romanda

1008
01:16:31,550 --> 01:16:35,304
onu yazarken şehir havasını solumak için

1009
01:16:35,304 --> 01:16:37,472
sonunda düşünmekte özgürüm.

1010
01:16:42,144 --> 01:16:43,687
Yine Sacher olmaz.

1011
01:16:44,229 --> 01:16:46,440
Ronnie'nin masaya düşüşünü
ve onu dışarı

1012
01:16:46,440 --> 01:16:51,486
taşıdığımı garsonların
hatırlamasından korktum.

1013
01:16:53,405 --> 01:16:56,074
Schwechat'a giden uçağım rötar yaptı.

1014
01:16:56,074 --> 01:16:59,828
Rastgele seçtiğim otelin resepsiyonunda

1015
01:16:59,828 --> 01:17:02,873
yaşlı bir gece görevlisi var.

1016
01:17:06,376 --> 01:17:10,047
Ben kayıt formunu doldururken
sessizce bakıyor.

1017
01:17:10,964 --> 01:17:16,303
Sonra yumuşak, kibar
Viyana Almancasıyla konuşuyor.

1018
01:17:18,347 --> 01:17:21,558
'Baban çok iyi bir adamdı.' diyor.

1019
01:17:21,558 --> 01:17:24,019
'Ona utanç verici bir şekilde davrandın.'"

1020
01:17:28,941 --> 01:17:32,736
Sana ihanet konusunda
yeterince baskı yapmadığımı

1021
01:17:32,736 --> 01:17:36,949
tekrar tekrar duyuyorum.

1022
01:17:36,949 --> 01:17:41,995
Muhabir ve sorgulayıcı görevimde
başarılı olamadım.

1023
01:17:41,995 --> 01:17:48,126
O konuda bilgiyi son damlasına kadar
aldığını düşünüyorum.

1024
01:17:48,126 --> 01:17:53,507
Ama cevaplamamı istediğin her soruyu
dürüstçe cevaplayacağım.

1025
01:17:53,507 --> 01:17:56,218
Kriz geçirip
ağlamanı mı istiyorlar?

1026
01:17:56,218 --> 01:18:00,138
Gözyaşı dökmek mi? Evet. Bunu yapabilirim.

1027
01:18:00,138 --> 01:18:02,182
Kuş sesi çıkarabildiğim gibi.

1028
01:18:03,559 --> 01:18:08,438
Seks hayatımdan senin konuşacağından
daha fazla bahsetmeyeceğim.

1029
01:18:08,438 --> 01:18:10,899
Son derece özel bir konu.

1030
01:18:10,899 --> 01:18:14,945
Tahmin edebileceğin gibi
aşk hayatım çok zor bir yol oldu

1031
01:18:14,945 --> 01:18:19,366
ama harika bir şekilde çözüldü
ve bu konuda bu kadar yeterli.

1032
01:18:21,451 --> 01:18:24,705
Peki, insanlar ne istiyor?

1033
01:18:25,581 --> 01:18:31,503
İkiyüzlü, yalancı olduğumu,

1034
01:18:32,880 --> 01:18:34,798
cazibemi kullanarak

1035
01:18:34,798 --> 01:18:39,011
insanları kandırdığımı ve muhtemelen
çocuklarıma işkence ettiğimi

1036
01:18:40,053 --> 01:18:42,806
düşünmek istiyorlar.

1037
01:18:43,557 --> 01:18:46,351
Maskemi düşürüp beni
ortaya çıkarmak istiyorlar

1038
01:18:46,351 --> 01:18:50,230
ama önce maskenin arkasında
ne olduğunu bilmeliyim.

1039
01:18:51,398 --> 01:18:54,193
Bildiğim kadarıyla
sen beni iyi tanıyorsun.

1040
01:18:56,403 --> 01:18:59,531
{\an8}GÜVERCİN TÜNELİ
HAYATIMDAN HİKÂYELER

1041
01:18:59,531 --> 01:19:04,286
{\an8}Biyografinde, hiçbiri doğru değil,
hayal ettğim gibi diyorsun.

1042
01:19:07,289 --> 01:19:12,836
Balonun içinde gerçekten soyutluyorum

1043
01:19:12,836 --> 01:19:14,338
ve kurgulaştırıyorum.

1044
01:19:15,297 --> 01:19:20,302
Etrafımda algılanan gerçeklikten
düzgün hikâyeler çıkarmak istiyorum.

1045
01:19:21,803 --> 01:19:23,555
{\an8}CASUSLAR MÜCADELESİ
YÖN. FRANK PIERSON

1046
01:19:23,555 --> 01:19:28,101
Ama kitaplarımda geçen o cesur
hareketlerin hiçbirini yapmadım.

1047
01:19:30,229 --> 01:19:35,025
İnsanlara hikâyenin gerçek
olmadığını neden en başında söylüyorsun?

1048
01:19:36,360 --> 01:19:39,446
Aynı araba kazasına
sen de ben de tanık olsak

1049
01:19:40,489 --> 01:19:43,283
ikimizin de olayda
kendi versiyonumuz olur.

1050
01:19:44,243 --> 01:19:45,911
Peki, gerçek nedir?

1051
01:19:47,329 --> 01:19:52,125
Objektif gerçek, orada bulunmayan
üçüncü kişi tarafından algılanır.

1052
01:19:53,085 --> 01:19:56,338
Ama aksi takdirde gerçek subjektiftir.

1053
01:19:58,674 --> 01:20:03,095
Üçüncü kişi kim? Tanrı mı?

1054
01:20:03,095 --> 01:20:07,558
Hiçbir zaman elde edemeyeceğimiz
bir tür maddi kayıt vardır.

1055
01:20:11,562 --> 01:20:15,899
İşim, benim ziyaret ettiğim
veya beni ziyaret eden dünyalardan

1056
01:20:15,899 --> 01:20:21,280
inandırıcı hikâyeler
yapmaya çalışmak oldu.

1057
01:20:32,708 --> 01:20:35,752
Benim için yolculuk, hayal yolculuğudur.

1058
01:20:37,004 --> 01:20:39,715
Gerçekten hayalî kaçış.

1059
01:20:42,551 --> 01:20:45,429
Kargaşanın yeniden yaratımı.

1060
01:20:47,055 --> 01:20:51,435
Düzenli değil ama anlaşılabilir,
kişiselleştirilmiş şekilde.

1061
01:20:52,895 --> 01:20:59,902
İnsanların James Bond gibi
hissetmemesini sağlayan,

1062
01:20:59,902 --> 01:21:01,403
"Keşke ben olsaydım." şeklinde değil.

1063
01:21:02,196 --> 01:21:07,242
Ama daha çok "Tanrım, umarım
bu ben değilimdir" gibi.

1064
01:21:17,252 --> 01:21:20,464
"Genç ve kaygısız bir casusken

1065
01:21:20,464 --> 01:21:25,677
ülkenin en gizli sırlarının
54 Broadway'in en üstünde,

1066
01:21:25,677 --> 01:21:29,431
Gizli Servis Başkanı'nın
özel ofisinde,

1067
01:21:29,431 --> 01:21:34,144
karanlık, labirent koridorların
sonuna yerleştirilmiş

1068
01:21:35,729 --> 01:21:38,649
çipli, yeşil bir Chubbsafe kasada...

1069
01:21:39,942 --> 01:21:44,738
...saklandığına inanmam çok doğaldı.

1070
01:21:46,657 --> 01:21:50,869
{\an8}Duyduğuma göre orada
o kadar gizli belgeler varmış ki

1071
01:21:50,869 --> 01:21:54,581
{\an8}sadece Başkan'ın kendisi dokunmuş.

1072
01:21:57,918 --> 01:22:00,254
Ve şimdi üzücü gün gelmek üzere.

1073
01:22:00,254 --> 01:22:04,633
Broadway binalarının üzerine
son perde çekilecek.

1074
01:22:07,261 --> 01:22:10,013
Başkan'ın kasası hariç mi?

1075
01:22:10,013 --> 01:22:13,976
Vinçler, kaldıraçlar ve sessiz adamlar,
hayat boyu yolcuğunda onu

1076
01:22:13,976 --> 01:22:17,688
bir sonraki aşamaya
eksiksiz taşıyacaklar mı?

1077
01:22:19,940 --> 01:22:24,152
Kasanın açılacağına
gönülsüzce hükmedilmiş."

1078
01:22:26,238 --> 01:22:28,490
Peki, lanet anahtar kimde?

1079
01:22:28,490 --> 01:22:30,701
"Yönetimdeki başkan olmadığı belli."

1080
01:22:31,618 --> 01:22:34,621
"Kasanın içine hiç
bakmadığını belirtmiş.

1081
01:22:36,164 --> 01:22:38,458
Bilmediğin şeyi ortaya çıkaramazsın."

1082
01:22:40,210 --> 01:22:41,545
İşe yaramıyor!

1083
01:22:42,296 --> 01:22:44,047
Soyguncu Bill'i getirin.

1084
01:22:45,299 --> 01:22:48,510
"Servis, zamanında
birkaç kilit açmış.

1085
01:22:48,510 --> 01:22:51,263
Şimdi bir başkasını
açma vakti gibi görünüyor."

1086
01:23:18,916 --> 01:23:20,709
"Kilit dayanamıyor."

1087
01:23:22,711 --> 01:23:25,214
"Kasa boş. Bomboş.

1088
01:23:25,964 --> 01:23:29,843
En basit sırdan bile yoksun."

1089
01:23:30,677 --> 01:23:31,803
Durun!

1090
01:23:32,679 --> 01:23:37,726
Bu, iç bölmeyi koruyan tuzak bir kasa mı?

1091
01:23:42,022 --> 01:23:45,108
"Kasa, duvardan
nazikçe alınıyor.

1092
01:23:47,361 --> 01:23:49,905
Başkan arkasına bakıyor."

1093
01:23:52,449 --> 01:23:57,996
"Ve çok kalın,
çok eski bir pantolon çıkarır.

1094
01:23:59,289 --> 01:24:01,166
Üzerinde bir etiket vardır.

1095
01:24:01,834 --> 01:24:08,465
Üzerindeki ibarede bu pantolonu,
Adolf Hitler'in vekili Rudolf Hess'in..."

1096
01:24:10,551 --> 01:24:14,137
"...Hamilton Dük'üyle ayrı bir barış
görüşmesi yapmak için

1097
01:24:14,137 --> 01:24:18,433
İskoçya'ya gittiğinde giydiği belirtilmiştir.

1098
01:24:19,309 --> 01:24:24,648
{\an8}Dük'ün onun faşist görüşlerini
paylaştığı yanılgısıyla."

1099
01:24:24,648 --> 01:24:26,733
HİTLER'İN VEKİLİ
İSKOÇYA'YA PARAŞÜTLE İNDİ

1100
01:24:26,733 --> 01:24:29,695
ÜÇ NUMARALI ADAM 'BARIŞ HAYALİ' GÖRDÜ

1101
01:25:01,018 --> 01:25:04,813
"İbarenin altında
el yazısıyla bir karalama vardır."

1102
01:25:09,318 --> 01:25:11,445
"Lütfen inceleyin.

1103
01:25:12,529 --> 01:25:18,619
Alman tekstil endüstrisi hakkında
bir fikir verebilir."

1104
01:25:30,255 --> 01:25:36,053
Bu, zayıflayan imparatorluk
gücünden adamların

1105
01:25:36,053 --> 01:25:39,556
kendilerinin sahte yansımasına bakması
hakkındaki bir hikâyeydi.

1106
01:25:39,556 --> 01:25:44,394
Hâlâ büyük bir ülkeyi koruyorlar,
hâlâ dünyanın oyununu oynuyorlar.

1107
01:25:45,646 --> 01:25:51,151
Ve aslında kendi nostaljileriyle
hareket eden

1108
01:25:52,236 --> 01:25:54,321
trajik biçimde azalan bir topluluktular.

1109
01:25:55,739 --> 01:25:57,991
Ya sen aynaya baktığında?

1110
01:25:59,618 --> 01:26:00,994
Şimdi mi? Bugün mü?

1111
01:26:01,620 --> 01:26:05,874
Ben şimdi, yaşla birlikte
kendimle çok daha huzurluyum.

1112
01:26:05,874 --> 01:26:10,921
Eskiden olduğum hâlimle daha barışığım.
Olmadığım hâlimle de.

1113
01:26:10,921 --> 01:26:13,715
Yani aynaya baktığımda çok mutsuz değilim,

1114
01:26:13,715 --> 01:26:16,009
tabii çok akşamdan kalma değilsem.

1115
01:26:16,844 --> 01:26:21,473
Seni kendinden nefret eden,
seçkin bir şair olarak görüyorum.

1116
01:26:21,473 --> 01:26:23,100
Evet, buna katılırım.

1117
01:26:24,601 --> 01:26:30,899
Bence sadece son birkaç yılda
özgürlüğüme kavuştum

1118
01:26:30,899 --> 01:26:33,944
ve en iyi olduğum işte
olmayı seviyorum.

1119
01:26:33,944 --> 01:26:38,407
Sadece yazar olmayı değil, o tesadüf,
ama yazmayı.

1120
01:26:38,407 --> 01:26:42,578
Yaratıcı hayat olmadan
çok küçük bir kimliğe sahibim.

1121
01:26:42,578 --> 01:26:45,914
Rolü olmayan bir aktör gibiyim.

1122
01:26:45,914 --> 01:26:51,879
İşimle, mutlu bir insan olmaya
en yakın yerdeyim.

1123
01:26:52,838 --> 01:26:54,798
Ve yazmayı çok seviyorum.

1124
01:26:55,674 --> 01:26:57,342
Yani ben böyleyim.

1125
01:26:58,260 --> 01:27:03,807
Ve bu iddiayı çok nadir kullanırım ama
burada belirteceğim, ben bir sanatçıyım.

1126
01:27:22,868 --> 01:27:27,331
DAVID CORNWELL
12 ARALIK 2020'DE ÖLDÜ

1127
01:27:27,331 --> 01:27:31,168
89 YAŞINDAYDI.

1128
01:31:51,678 --> 01:31:54,014
JANE CORNWELL'İN ANISINA

1129
01:32:11,323 --> 01:32:13,242
ALT YAZI ÇEVİRMENİ: TUBA GÜMÜŞ



