1
00:00:02,000 --> 00:00:07,000
Downloaded from
YTS.LT

2
00:00:08,000 --> 00:00:13,000
Official YIFY movies site:
YTS.LT

3
00:00:13,263 --> 00:00:16,558
The Daily Show'dasınız, ben Jon Stewart.
Çok güzel bir programımız var.

4
00:00:16,641 --> 00:00:21,813
David Remnick bana katılacak.
Kendisi The New Yorker dergisinin editörü.

5
00:00:25,942 --> 00:00:27,944
Seyircilerimiz pek aydınmış.

6
00:00:28,778 --> 00:00:30,572
Derginin 100'üncü yılını

7
00:00:30,655 --> 00:00:35,577
umlautların ve dierezlerin
farklarını konuşarak kutlayacağız.

8
00:00:36,995 --> 00:00:39,039
Yürüyerek çıkmasak olmuyor mu?

9
00:00:39,581 --> 00:00:41,833
Harika olacak. El sallayacak mısın?

10
00:00:41,916 --> 00:00:42,917
Evet.

11
00:00:43,793 --> 00:00:45,879
Karşınızda David Remnick Bey!

12
00:00:48,423 --> 00:00:51,301
The New Yorker ile geçen bir yüz yıl.

13
00:00:51,384 --> 00:00:54,387
Size özel bir hediyemiz var,
görebiliyor musunuz?

14
00:00:54,471 --> 00:00:56,723
Bu, mayo baskıları.

15
00:01:00,894 --> 00:01:03,855
Bay Dewey, The New Yorker'dan
Truman Capote ben.

16
00:01:04,439 --> 00:01:07,150
-The New Yorker mı?
-Evet, The New Yorker.

17
00:01:07,233 --> 00:01:09,611
The New Yorker karikatürlerini
herkes sever.

18
00:01:15,283 --> 00:01:18,661
Yüzlerce gazete ve dergi
ayakta durmakta zorlanırken

19
00:01:18,745 --> 00:01:21,247
The New Yorker
sağ olsun gayet iyi durumda.

20
00:01:21,331 --> 00:01:24,709
Daha sadece 100 yaşında mıymış?
Başardıklarına bakın.

21
00:01:24,793 --> 00:01:25,627
The New Yorker

22
00:01:25,710 --> 00:01:29,130
araştırmacı gazetecilik alanında
Pulitzer Ödülü kazandı.

23
00:01:29,214 --> 00:01:31,800
Anthony Bourdain adındaki
genç şefin yazısı

24
00:01:31,883 --> 00:01:33,802
restoran dünyasını sallıyor.

25
00:01:33,885 --> 00:01:36,554
Pauline Kael
sırf film eleştirmenliğini değil

26
00:01:36,638 --> 00:01:38,098
filmleri de değiştirdi.

27
00:01:42,227 --> 00:01:43,228
The New Yorker.

28
00:01:43,311 --> 00:01:46,898
"Bu kadar üşengeç olmasam
daha çok kayıtsız kalırdım."

29
00:01:51,945 --> 00:01:55,198
Ha, anladım! Biraz komikmiş.

30
00:01:55,281 --> 00:01:57,283
Benim gibi Orta Batılılar için

31
00:01:57,367 --> 00:02:01,454
The New Yorker okumak
New York'lu olmaya açılan bir pencereydi.

32
00:02:01,538 --> 00:02:03,123
The New Yorker yazarıyım.

33
00:02:03,206 --> 00:02:05,750
-Bir dergi…
-The New Yorker'ı biliyorum.

34
00:02:10,255 --> 00:02:14,634
Savunma Bakanlığı savunmaya geçti.
The New Yorker'daki haberi inkâr etti.

35
00:02:14,717 --> 00:02:15,635
EBU GARİB'DE İŞKENCE

36
00:02:15,718 --> 00:02:19,931
The New Yorker'ın yeni sayısının kapağı
tartışmalara neden oldu.

37
00:02:20,014 --> 00:02:23,560
The New Yorker ilk defa
bir başkan adayını destekliyor.

38
00:02:23,643 --> 00:02:25,687
Bu haftaki sayısındaki bir yazı…

39
00:02:29,232 --> 00:02:33,486
Vakit geçirmek için
sadece bir yığın New Yorker dergin var.

40
00:02:33,570 --> 00:02:37,031
Yapma yahu.
İkimiz de asla okumayacağımı biliyoruz.

41
00:02:40,869 --> 00:02:47,041
THE NEW YORKER'IN 100 YILI

42
00:02:55,049 --> 00:02:57,218
Emily, nasılsın? Hayattasın.

43
00:02:57,719 --> 00:03:01,973
Selam Louisa. Herkes nasıl?
Evet, çok işimiz var, hızlıca başlayalım.

44
00:03:02,056 --> 00:03:03,558
HAFTALIK FİKİR TOPLANTISI

45
00:03:03,641 --> 00:03:07,103
Zenginlerin en kıymet verdiği şeyin
dinozor fosilleri olduğuna dair…

46
00:03:07,187 --> 00:03:08,688
100. YIL DÖNÜMÜ SAYISINA ALTI AY

47
00:03:08,771 --> 00:03:10,148
…bir sürü hikâye var.

48
00:03:10,231 --> 00:03:13,651
2022'den beri
Adderall bulmakta büyük sıkıntı yaşanıyor.

49
00:03:13,735 --> 00:03:17,197
Bence Koji Murata hakkında
bir profil yayınlamalıyız.

50
00:03:17,280 --> 00:03:20,617
Kendisi ilk ahşap uydunun mucidi oluyor.

51
00:03:20,700 --> 00:03:23,578
Son 100 yılda yayınladığımız
her büyük hikâye

52
00:03:23,661 --> 00:03:25,538
harika bir fikirden yola çıktı.

53
00:03:27,749 --> 00:03:31,711
Ucu nereye varırsa varsın
yazarlarımız bu fikirlerin peşinden gider.

54
00:03:32,462 --> 00:03:34,964
Editörlerimiz,
yazarlarıyla çalışarak tabii

55
00:03:35,048 --> 00:03:39,052
her bir cümleyi, her bir kelimeyi
didik didik edip cilalar.

56
00:03:39,135 --> 00:03:43,056
"…fakat, virgül, ilk başta
yazı işlerinden pek müdahale olmadı."

57
00:03:43,139 --> 00:03:44,974
Burada virgüle gerek var mı?

58
00:03:45,058 --> 00:03:47,685
Yazı sonra bilgi teyit departmanına gider

59
00:03:47,769 --> 00:03:51,522
ve bir kere kolonoskopiye benzetilmiş olan
bir süreçten geçer.

60
00:03:51,606 --> 00:03:56,027
Kedilerin isimleri
Tiger, Lover Boy ve Gummy Bear'mış,

61
00:03:56,110 --> 00:03:57,403
doğru mudur?

62
00:03:57,487 --> 00:04:00,198
The New Yorker bir mucizedir, tamam mı?

63
00:04:00,281 --> 00:04:01,658
EDİTÖR (1998-GÜNÜMÜZ)

64
00:04:01,741 --> 00:04:03,159
The New Yorker bir hafta

65
00:04:03,243 --> 00:04:07,247
bir müzisyen hakkında
15.000 kelimelik bir profil yayınlayan…

66
00:04:07,330 --> 00:04:08,331
DELTA GECELERİ

67
00:04:08,414 --> 00:04:11,292
…veya Lübnan hakkında
9.000 kelimelik bir yazı yayınlayan…

68
00:04:11,376 --> 00:04:12,252
LÜBNAN SAVAŞI

69
00:04:12,335 --> 00:04:15,672
…aralarına da karikatürler serpiştiren
bir yayındır.

70
00:04:15,755 --> 00:04:19,300
Kapağında asla bir fotoğraf olmamıştır,
tamam mı?

71
00:04:19,384 --> 00:04:22,929
Ne bir bikini ne de bir film yıldızı.

72
00:04:23,513 --> 00:04:25,974
Ama yine de başarılı oluyor.

73
00:04:28,268 --> 00:04:31,938
Böyle bir şeyin var olması
ve başarısının artması,

74
00:04:32,021 --> 00:04:36,901
ki bir değil, iki veya üç yüzyıl boyunca
böyle gideceğinde ısrarcıyım,

75
00:04:36,985 --> 00:04:38,569
müthiş bir şey bu.

76
00:04:46,160 --> 00:04:48,037
1920'LER

77
00:04:48,121 --> 00:04:50,123
Caz Çağı, New York.

78
00:04:50,957 --> 00:04:54,752
Öyle bir şehir ki
sermayedarlar, aykırı düşünceli kadınlar,

79
00:04:55,420 --> 00:04:57,005
büyük müzik grupları,

80
00:04:57,672 --> 00:04:59,048
Babe Ruth

81
00:04:59,132 --> 00:05:02,302
ve kaçak içki satan 30.000 dükkânla
dolup taşıyor.

82
00:05:03,803 --> 00:05:08,474
The New Yorker'ın beklenmedik kurucusu
Harold Ross sahneye çıkar.

83
00:05:08,975 --> 00:05:11,769
Sigarası hiç sönmeyen küfürbaz Ross

84
00:05:11,853 --> 00:05:14,731
proje bazlı çalışan
yazar ve mizahçılardan oluşan

85
00:05:14,814 --> 00:05:16,190
bir grupla kaynaşır.

86
00:05:16,274 --> 00:05:21,362
Gündüz içkisi ve nükteli sohbetler için
her gün Algonquin Otel'de buluşurlar.

87
00:05:22,113 --> 00:05:26,701
"Yapmaktan zevk aldığım her şey ahlaksız,
illegal veya kilo aldırıyor" diyordu

88
00:05:26,784 --> 00:05:28,578
kafadarlarından biri.

89
00:05:29,662 --> 00:05:32,790
Ross ile eşi Jane Grant işte bu ortamdan

90
00:05:32,874 --> 00:05:36,294
yeni çeşit
bir mizah dergisi fikrini çıkardı.

91
00:05:36,878 --> 00:05:40,923
Manhattan'lı sofistike insanlara yönelik
haftalık yayınlansın,

92
00:05:41,007 --> 00:05:44,302
Dubuque'taki yaşlı hanımlara
hitap etmesin, dediler.

93
00:05:45,720 --> 00:05:47,889
İşin ironik yanı, Ross'ın kendisinin

94
00:05:47,972 --> 00:05:51,267
Colorado'da bir maden kasabasından
lise terk olmasıydı.

95
00:05:51,934 --> 00:05:55,229
Toplum ve kültür hakkında
arsız makaleler ve karikatürler

96
00:05:55,313 --> 00:05:58,232
hazırlamaları için
zeki arkadaşlarını topladı.

97
00:05:59,108 --> 00:06:02,487
Bir tasarımcı tutarak
ayırt edici bir yazı karakteri

98
00:06:02,987 --> 00:06:07,367
ve derginin rafine havasına çomak sokan
bir maskot yarattırdı.

99
00:06:07,867 --> 00:06:12,372
Bu gösterişçi züppeye
şaka yollu Eustace Tilley adını verdiler.

100
00:06:12,455 --> 00:06:15,333
The New Yorker böylece doğmuş oldu.

101
00:06:21,089 --> 00:06:24,217
Takip eden 100 yıl ayakta kalmanın,

102
00:06:24,300 --> 00:06:26,052
inatçı direnişin,

103
00:06:26,135 --> 00:06:27,428
cesur değişimlerin

104
00:06:27,512 --> 00:06:29,222
ve yüzyıl boyunca görülmüş

105
00:06:29,305 --> 00:06:33,810
en etkili gazeteciliğin, kurgunun
ve karikatürlerin hikâyesi olmuştur.

106
00:06:44,529 --> 00:06:49,033
Evet, birkaç ay sonra
100'üncü yıl dönümü sayımız geliyor.

107
00:06:49,117 --> 00:06:53,788
Kapağı için
özel bir şeyler bulmamız gerekecek.

108
00:06:54,372 --> 00:06:59,085
Bir sayının karakterini
kapağı ortaya çıkmadan kestiremezsiniz.

109
00:06:59,168 --> 00:07:00,211
SANAT EDİTÖRÜ

110
00:07:00,294 --> 00:07:05,466
Bilirsiniz işte, öyle son anda
yapıştırıp geçeceğiniz bir şey değildir.

111
00:07:06,759 --> 00:07:09,470
Kapağın o ana hitap etmesi gerekir.

112
00:07:09,554 --> 00:07:12,974
Bir yandan da
çerçevelenip duvara asılabilecek

113
00:07:13,057 --> 00:07:17,019
zamansız bir sanat eseri olması gerekir.

114
00:07:18,438 --> 00:07:21,774
Dürüst olmak gerekirse
her hafta bunun peşinde koşmak

115
00:07:21,858 --> 00:07:25,528
otuz yılın ardından bile
stresten uykularımı kaçırır.

116
00:07:29,240 --> 00:07:31,033
The New Yorker'a geçmeden önce

117
00:07:31,117 --> 00:07:35,997
yeraltı karikatüristlerle
bir çizgi roman dergisi çıkartıyordum.

118
00:07:36,080 --> 00:07:39,876
Her biri farklı bir bakış açısına,
her biri farklı bir tarza,

119
00:07:39,959 --> 00:07:45,214
anlatacağı farklı bir hikâyeye sahip olan
sanatçılarla çalışmayı çok severim.

120
00:07:45,298 --> 00:07:48,426
The New Yorker'a da
bunu katmaya gayret ediyorum.

121
00:07:50,428 --> 00:07:54,724
David Remnick
100'üncü yıl dönümü için bana gelip

122
00:07:54,807 --> 00:07:58,936
"İlk kapaktaki
Eustance Tilley'yi kullanmamız şart" dedi.

123
00:07:59,437 --> 00:08:02,940
"Olamaz!" dememek için
dilimi ısırmak zorunda kaldım.

124
00:08:03,024 --> 00:08:03,983
Anlarsınız ya.

125
00:08:05,109 --> 00:08:06,861
Bu dürtüyü anlıyorum

126
00:08:06,944 --> 00:08:11,741
ama daha önce hiç yapılmamış,
yenilikçi bir şey yapmak istiyorum.

127
00:08:11,824 --> 00:08:16,370
O yüzden de
bir şeyler düşünmem gerektiği aşikâr.

128
00:08:23,920 --> 00:08:26,130
-Neler çıkacak bakalım.
-İyi olacak.

129
00:08:26,214 --> 00:08:27,381
KADROLU YAZAR

130
00:08:29,467 --> 00:08:33,888
Dergi, The Talk of the Town ile açılıp
ağzınızı sulandırır.

131
00:08:33,971 --> 00:08:35,765
Kısa kesitlerden oluşur.

132
00:08:35,848 --> 00:08:39,101
Bunlar ufak vinyetler
veya küçük röportaj yazılarıdır.

133
00:08:39,185 --> 00:08:41,145
Her biri ufak bir hikâye anlatır.

134
00:08:42,063 --> 00:08:43,981
Bir rock grubuyla bilardo oynar,

135
00:08:44,065 --> 00:08:46,567
John Belushi'nin fotoğrafçısıyla
takılırım.

136
00:08:47,276 --> 00:08:52,782
Bu yazılar genelde şahsına münhasırdır
ama bu defaki biraz daha açık uçlu olacak.

137
00:08:52,865 --> 00:08:53,866
Pekâlâ.

138
00:08:55,117 --> 00:08:59,288
Bu aralar siyasetin insanları
çok ayrıştırdığını fark etmişsinizdir.

139
00:08:59,372 --> 00:09:03,501
Ben de düşündüm ki
çıkıp biraz şehrin nabzını tutayım.

140
00:09:04,627 --> 00:09:06,212
Olta atıp bakacağız artık.

141
00:09:07,213 --> 00:09:09,882
Hiç belli olmaz. Çıkıp kendini yola vurur,

142
00:09:09,966 --> 00:09:12,009
neler konuşulduğuna bakarsın.

143
00:09:12,093 --> 00:09:14,262
-Mark ben, memnun oldun.
-Ben de.

144
00:09:14,345 --> 00:09:16,681
-The New Yorker yazarıyım.
-Güzel.

145
00:09:16,764 --> 00:09:19,892
The New Yorker'dan geliyorum,
onu duymuş muydunuz?

146
00:09:19,976 --> 00:09:24,730
Bu kafaya girip New York'ta
ilginç insan ve mekân aramaya başlayınca

147
00:09:24,814 --> 00:09:27,525
bana uyuşturucu vermişler gibi olurum.

148
00:09:27,608 --> 00:09:29,735
Herkes gözüme ilginç gelir.

149
00:09:30,236 --> 00:09:32,488
Hayret verici bir şehir burası.

150
00:09:34,699 --> 00:09:36,367
-Torunun mu bu?
-Torunum.

151
00:09:36,450 --> 00:09:39,203
-Şu tatlı surata baksana.
-Çok tatlı, evet.

152
00:09:39,287 --> 00:09:42,164
Havadan sudan konuşalım mı?
Bana anlatır mısın?

153
00:09:42,248 --> 00:09:43,833
-Yok.
-İstemez misin?

154
00:09:43,916 --> 00:09:47,003
-Yok, üzgünüm.
-Emin misin? Yapma yahu!

155
00:09:48,921 --> 00:09:50,673
Ter bastı. Hadi bakalım.

156
00:09:50,756 --> 00:09:53,050
The New Yorker dergisi yazarıyım.

157
00:09:53,134 --> 00:09:55,344
Konuşalım mı, bir şeyler sorayım mı?

158
00:09:55,428 --> 00:09:57,221
İngilizcem çok az.

159
00:09:57,305 --> 00:09:58,431
Senin dilin ne?

160
00:09:58,514 --> 00:10:00,891
-Çince.
-Çince. Bende de Çince yok.

161
00:10:03,519 --> 00:10:05,354
-Selam, benim adım Nick.
-Selam.

162
00:10:05,438 --> 00:10:08,357
Politik durumdan dolayı
yaşadığımız stres hakkında

163
00:10:08,441 --> 00:10:10,443
bir makale kaleme alıyorum.

164
00:10:10,526 --> 00:10:12,486
Sende durumlar nedir?

165
00:10:12,570 --> 00:10:14,822
Keyfin nasıl? Gece uyuyabiliyor musun?

166
00:10:14,905 --> 00:10:15,906
Pek sayılmaz.

167
00:10:16,407 --> 00:10:19,327
Evde farklı görüşler mi hâkim mesela?

168
00:10:19,410 --> 00:10:22,204
Bu konuyu açman ilginç oldu çünkü biz…

169
00:10:22,288 --> 00:10:25,499
Şükran Günü davetli listesinden
bahsediyordum.

170
00:10:25,583 --> 00:10:27,627
Tam benim konuma adım attın.

171
00:10:30,379 --> 00:10:34,300
"Bu ara nasılsın NYC?
Kendimizi paramparça mı edeceğiz,

172
00:10:34,383 --> 00:10:38,554
pek çok defa yaptığımız gibi
kusurlarımızla yaşamayı mı sürdüreceğiz?"

173
00:10:38,638 --> 00:10:41,057
Artık taşın suyunu sıkıyoruz ama…

174
00:10:42,016 --> 00:10:43,768
Bence buradan bir yazı çıkar.

175
00:10:47,772 --> 00:10:51,901
100'üncü yıl dönümümüz için
bir dizi video çekmeye karar verdik.

176
00:10:51,984 --> 00:10:54,737
Yazarları, sanatçıları,
düşünürleri getirip…

177
00:10:54,820 --> 00:10:55,738
VIDEO YAPIMCISI

178
00:10:55,821 --> 00:10:59,075
…kişisel The New Yorker tecrübelerini
öğreniyoruz.

179
00:10:59,158 --> 00:11:03,204
İlk ofisimizdeki ofis masalarından birinin
sandalyesini getirdik.

180
00:11:04,413 --> 00:11:05,373
Güzelmiş.

181
00:11:06,415 --> 00:11:08,000
Dayanıklı yapıyorlarmış.

182
00:11:08,542 --> 00:11:11,337
Oturduğum en rahat sandalyelerden biri.

183
00:11:11,420 --> 00:11:13,464
Bakın işte bu sanat yok oldu.

184
00:11:13,547 --> 00:11:16,759
Ahşaba popo şekli oyma sanatını kaybettik.

185
00:11:17,259 --> 00:11:20,680
Bakın işte bu yüzden bu kadar rahat,
bu sanat kalmadı.

186
00:11:20,763 --> 00:11:22,431
Artık kimse bunu yapamıyor.

187
00:11:23,182 --> 00:11:26,519
Bunca yıl içerisinde
özellikle çok sevdiğin

188
00:11:26,602 --> 00:11:29,105
bir karikatür oldu mu acaba?

189
00:11:29,188 --> 00:11:30,106
OYUNCU, YAZAR

190
00:11:30,189 --> 00:11:35,194
Emily Flake'in tüm karikatürleri.
En sevdiğim, sirkteki kadınlı olan.

191
00:11:35,277 --> 00:11:39,365
Kadın ileriye doğru uzanıyor
ve karşı tarafta bir aslan var.

192
00:11:39,448 --> 00:11:43,494
Yirmili yaşlarımın başlarını
olduğu gibi kapsıyor bence.

193
00:11:44,328 --> 00:11:47,790
Karşıma çıkan her erkek o aslandı yani!

194
00:11:47,873 --> 00:11:50,626
"ÜSTÜNDEN KAHROLASI, ÜSTÜNDEN!"

195
00:11:50,710 --> 00:11:53,796
Çok sevdiğim karikatüristlerden biri
Zach Kanin'dir.

196
00:11:53,879 --> 00:11:54,839
YAZAR, KOMEDYEN

197
00:11:54,922 --> 00:11:58,217
Bir defasında
ofiste çalışan bir Sisifos çizmişti.

198
00:11:58,300 --> 00:11:59,135
EYVAH.

199
00:11:59,218 --> 00:12:02,888
"SİSİFOS, BİR DAKİKAN VARSA
ŞU İLERLEME RAPORUNU KONUŞALIM."

200
00:12:02,972 --> 00:12:08,352
Sisifos'u bir ofis ortamında hayal etmek
çok komik. İşini hiç bitiremiyordur.

201
00:12:08,436 --> 00:12:12,940
The New Yorker karikatürleri
hep senden biraz daha akıllıymış gibidir.

202
00:12:13,023 --> 00:12:14,066
OYUNCU, KOMEDYEN

203
00:12:14,150 --> 00:12:16,902
Karikatürler hep biraz şöyledir, tamam mı?

204
00:12:16,986 --> 00:12:20,156
ÜST KATTAKİLER

205
00:12:20,239 --> 00:12:23,033
Roz Chast'e bayılırım.
Çok severim, ona bayılırım.

206
00:12:23,117 --> 00:12:24,243
OYUNCU, YAPIMCI, YAYIMCI

207
00:12:24,326 --> 00:12:26,537
Bana o kadar çok dokunuyor ki!

208
00:12:26,620 --> 00:12:28,289
SIRADAKİ ÖFKE NÖBETİ
14.00

209
00:12:30,458 --> 00:12:32,334
Amanın! Kızımı duydunuz mu?

210
00:12:33,377 --> 00:12:35,171
-Şu kuşa bak!
-"Şu kuşa bak!"

211
00:12:35,254 --> 00:12:36,422
KADROLU KARİKATÜRCÜ

212
00:12:38,174 --> 00:12:39,967
Bu benim küçük yavru kuşum.

213
00:12:40,050 --> 00:12:41,969
The New Yorker'ı seviyor.

214
00:12:42,720 --> 00:12:43,763
Gerçekten.

215
00:12:43,846 --> 00:12:45,514
İyi kemiriliyor.

216
00:12:47,808 --> 00:12:49,477
Bu posterler

217
00:12:50,352 --> 00:12:52,480
Gana'dan geldiler.

218
00:12:53,272 --> 00:12:56,400
Evet şu… Sanırım o bir düğün hediyesiydi.

219
00:12:56,984 --> 00:12:59,028
Charles Addams fularım bu.

220
00:13:00,780 --> 00:13:03,824
Bana göre bu olağanüstü bir şey.

221
00:13:03,908 --> 00:13:08,037
Çocukken âşık olduğum
ilk karikatürist oydu.

222
00:13:08,829 --> 00:13:13,793
Beni çok karanlık olduğu kadar
komik de olan şeyler çeker.

223
00:13:14,293 --> 00:13:17,129
Bugün yayınlandığını düşünsenize,
şey derlerdi,

224
00:13:17,213 --> 00:13:20,549
"Bu hiç kabul edilebilir değil.
Nesi komik ki bunun?

225
00:13:20,633 --> 00:13:22,259
İnsanların canı yanardı.

226
00:13:22,343 --> 00:13:26,514
Kaynar yağdan yanan birini tanıyorum,
bunun hiçbir yanı komik değil."

227
00:13:33,187 --> 00:13:37,358
Üç ya da dört yaşımdan beri
aklımda çizim yapmanın dışında

228
00:13:37,441 --> 00:13:39,527
hiçbir şey olmamıştır.

229
00:13:40,444 --> 00:13:45,533
Anca elinizden başka hiçbir şey gelmiyorsa
bu işi yaparsınız bence.

230
00:13:45,616 --> 00:13:48,828
SON POWERPOINT

231
00:13:48,911 --> 00:13:52,206
YARALANDIN MI? BEN DEMİŞTİM, DİNLEMEDİN
1-800-YANDIM-ANAM'I ARA

232
00:13:52,289 --> 00:13:53,791
KUŞ LAMBALARI

233
00:13:53,874 --> 00:13:56,502
Şurada birinin olması gerekiyor.

234
00:13:57,127 --> 00:14:01,257
Bütün hafta boyunca
bir yerlere fikirler not alırım.

235
00:14:02,049 --> 00:14:03,342
Yarım yamalak…

236
00:14:03,425 --> 00:14:07,596
Çizdiğim sırada aklıma gelen…
Genelde aklıma, ne bileyim…

237
00:14:09,348 --> 00:14:12,393
"Bateri zili çalan maymun, hobi çiftçisi,

238
00:14:12,476 --> 00:14:14,603
borç tavanı, que sera sera,

239
00:14:14,687 --> 00:14:16,689
tekinsiz vadi, ilişki üçgeni."

240
00:14:16,772 --> 00:14:22,111
Şey yani, bunlar öylesine fikirler işte,
daha tam olmamış fikirler.

241
00:14:23,320 --> 00:14:25,197
Aradığım buydu.

242
00:14:27,575 --> 00:14:31,996
Sanırım büyük ölçüde
daha az yalnız hissetmek için çiziyorum.

243
00:14:32,079 --> 00:14:33,205
BEN NİYE GELDİM?

244
00:14:33,289 --> 00:14:37,626
"Bunu kafaya takıp
yataktan çıkamayacak kadar depresif bulan

245
00:14:37,710 --> 00:14:39,753
tek ben olamam herhâlde" gibi.

246
00:14:49,305 --> 00:14:51,640
Sabahları çok erken kalkıp

247
00:14:51,724 --> 00:14:56,437
bir kupa kahveyi mideye indirir,
bir iki podcast dinlemeye başlarım.

248
00:14:56,520 --> 00:14:58,522
Haaretz Podcast'e hoş geldiniz.

249
00:14:58,606 --> 00:15:01,358
Ölmeyeyim diye de biraz egzersiz yaparım.

250
00:15:04,528 --> 00:15:06,071
65 yaşındayım.

251
00:15:06,155 --> 00:15:10,326
Sabahları ayaklarım kaldırıma değer değmez
Fred Astaire gibi hisseder,

252
00:15:10,409 --> 00:15:12,578
anında mutlu olurum.

253
00:15:13,996 --> 00:15:16,999
Nehrin karşısındaki
Hillsdale, New Jersey'de büyüdüm

254
00:15:17,082 --> 00:15:20,961
ve büyürken New York'a
hep biraz özlem duyarak baktım.

255
00:15:22,171 --> 00:15:26,550
İnsanı kıvrandıracak kadar yakın,
bir o kadar da uzaktı.

256
00:15:28,719 --> 00:15:31,513
Ona gazeteciliğin Michael Jordan'ı
diyenler var.

257
00:15:31,597 --> 00:15:35,142
The Washington Post'ta
kadrolu yazar olarak işe başlayıp

258
00:15:35,225 --> 00:15:36,936
Rusya muhabirliğine geçti.

259
00:15:37,019 --> 00:15:42,024
Pulitzer ödüllü bu isim, The New Yorker'ın
beşinci editörü olmadan önce

260
00:15:42,107 --> 00:15:45,152
Papa, Mike Tyson ve Bruce Springsteen gibi

261
00:15:45,235 --> 00:15:48,489
birçok isim hakkında yazdığı profillerle
nam salmıştı.

262
00:15:49,073 --> 00:15:50,741
Tamam, başlayalım. Evet.

263
00:15:50,824 --> 00:15:53,243
Sıradan bir günüm toplantı ayarlamakla,

264
00:15:53,327 --> 00:15:57,206
fikir toplantıları,
siyaset hakkında toplantılarla geçer.

265
00:15:57,289 --> 00:15:59,541
O konuda Michigan anketleri güncel mi?

266
00:16:00,167 --> 00:16:02,628
Finans, personel toplantıları yaparım,

267
00:16:02,711 --> 00:16:06,799
bir yazı hakkında fikir alışverişi için
o veya bu editörle buluşurum,

268
00:16:06,882 --> 00:16:09,051
bolca telefon görüşmesi yaparım.

269
00:16:09,134 --> 00:16:12,221
Sabahın dördünde
Bourbon Sokak'ta kusan sen miydin?

270
00:16:12,304 --> 00:16:14,139
Yazarları kontrol ederim.

271
00:16:14,223 --> 00:16:16,517
Tanrım! Hunter Thompson ne yapardı?

272
00:16:16,600 --> 00:16:20,521
-13.30 mu? Öncesinde 13 işim var.
-Evet, şimdiyle o saat arasında.

273
00:16:20,604 --> 00:16:23,524
Phil Montgomery var. Radyo kayıtları var.

274
00:16:23,607 --> 00:16:24,566
Ulu Tanrım.

275
00:16:24,650 --> 00:16:26,944
Snyder şeyi öğrenmiş…

276
00:16:28,153 --> 00:16:29,905
Bir tık yüksek geldi.

277
00:16:29,989 --> 00:16:32,950
Bugün The New Yorker Radyo Saati'nde…
Sesim berbat.

278
00:16:33,033 --> 00:16:35,869
Ve tabii şubatta
100'üncü yıl dönümümüz var.

279
00:16:35,953 --> 00:16:39,164
O yüzden halledilmesi gereken çok iş var.

280
00:16:41,750 --> 00:16:43,627
HAFTALIK KARİKATÜR TOPLANTISI

281
00:16:43,711 --> 00:16:45,379
Benim favorim bu galiba.

282
00:16:45,462 --> 00:16:47,381
Buna resmen kahkaha attım.

283
00:16:47,464 --> 00:16:49,883
-Bu…
-Çok ama çok komik bu.

284
00:16:49,967 --> 00:16:51,969
-Tamam, yayınlamak gerek.
-Evet.

285
00:16:52,052 --> 00:16:54,013
EVET - BELKİ - HAYIR

286
00:16:54,096 --> 00:16:59,309
Salı sabahları gelen kutuma
1.000 ila 1.500 arası karikatür düşer.

287
00:17:00,060 --> 00:17:03,188
Biz de bunlardan
10 ila 20 tanesini alırız.

288
00:17:03,272 --> 00:17:04,523
KARİKATÜR EDİTÖRÜ

289
00:17:04,606 --> 00:17:06,191
Yani 1.500'de 10.

290
00:17:10,320 --> 00:17:13,115
David bana hep
madende çalışmadığımı anımsatır,

291
00:17:13,198 --> 00:17:15,159
o yüzden şikâyet etme hakkım yoktur.

292
00:17:15,242 --> 00:17:19,288
Yine de büyük ölçüde
insanın beynini uyuşturan bir görevdir.

293
00:17:20,164 --> 00:17:25,919
Beni dalga dalga şaşkınlık,
hezeyan ve depresyon çarpar.

294
00:17:26,003 --> 00:17:29,465
Kolları açarak bir kere daha tekrar edin.

295
00:17:30,132 --> 00:17:32,676
Bazen 800'üncü karikatürde ara verip

296
00:17:32,760 --> 00:17:36,805
üç dakika, otuz saniye boyunca
Japon kalisteniği yapmam gerekir.

297
00:17:39,099 --> 00:17:42,144
"Haberleri izlemeyi bırakalı
daha iyi hissediyorum."

298
00:17:42,811 --> 00:17:44,188
Geliştirmesi gerek.

299
00:17:44,772 --> 00:17:49,693
David karikatür toplantısında
ona getirdiğim 50 60 tanesinin arasından

300
00:17:49,777 --> 00:17:51,028
10 20 tanesini seçer.

301
00:17:51,653 --> 00:17:55,074
David Remnick'in zihnini
manipüle etmek için

302
00:17:55,157 --> 00:17:57,993
bir sürü psikolojik yöntem geliştirdim.

303
00:17:58,077 --> 00:18:00,204
İşe yarıyorlar mı, bilmem

304
00:18:00,287 --> 00:18:04,541
ve meslektaşlarımın
bu durumdan haberi olmasını pek istemem

305
00:18:04,625 --> 00:18:07,711
ama işte
sevmeyeceğini bildiğim bir karikatürü

306
00:18:07,795 --> 00:18:11,131
sevebileceğini düşündüğüm bir karikatürün
önüne koyarım.

307
00:18:11,215 --> 00:18:12,216
Ne?

308
00:18:12,800 --> 00:18:17,387
Böylece beklentiyi düşürüp
birden "Buna bayıldım" demesini sağlarım.

309
00:18:17,471 --> 00:18:19,973
"Dâhice. Çok haklısın" derim.

310
00:18:20,557 --> 00:18:24,061
Kadın "Nihayet kavuştuk" diyor köpeğine.

311
00:18:24,144 --> 00:18:26,730
"Silah kullanmakta bu kadar iyi olduğunu…"

312
00:18:27,314 --> 00:18:29,775
-Ulu Tanrım.
-Durun, ben tam anlamadım.

313
00:18:29,858 --> 00:18:32,486
-Ne? Köpek, babayı öldürmüş.
-Anladım ve bu…

314
00:18:32,569 --> 00:18:35,614
Bu karikatürleri
çoğu zaman can sıkıcı olan,

315
00:18:35,697 --> 00:18:39,993
bitmek bilmeyen uzun makalelerin arasında
görmenizi isteriz.

316
00:18:40,077 --> 00:18:41,495
Yanlış anlaşılmasın!

317
00:18:41,578 --> 00:18:43,580
Ama o makalelerin arasına girip

318
00:18:43,664 --> 00:18:48,210
sizi şaşırtacak ve bir anlık ferahlama
ve neşe sağlayacak şeyler olarak

319
00:18:48,293 --> 00:18:50,129
iş görmeleri gerekiyor.

320
00:18:50,212 --> 00:18:51,421
Hayaletleri görüyor.

321
00:18:52,214 --> 00:18:53,090
İyiymiş.

322
00:18:53,173 --> 00:18:57,678
Tamam. Yarım litre süt
artı mısır gevreği eşittir psikopat.

323
00:18:58,470 --> 00:19:00,973
Gevrek artı süt eşittir normal.

324
00:19:01,056 --> 00:19:02,474
-Önce…
-İşlem sırası.

325
00:19:02,558 --> 00:19:04,309
Bu arada doğru bu.

326
00:19:04,393 --> 00:19:06,395
-Evet.
-Süte mısır gevreği konmaz.

327
00:19:06,478 --> 00:19:08,981
Kim kâseye önce süt döker? Bu resmen…

328
00:19:09,064 --> 00:19:12,067
-Alex yapsa onu boşarım.
-Kim koyar? Psikopatlar.

329
00:19:13,777 --> 00:19:16,029
İşimizin bu olması müthiş.

330
00:19:25,038 --> 00:19:28,417
1940'LAR

331
00:19:30,377 --> 00:19:32,421
İlk yirmi yılı içerisinde

332
00:19:32,504 --> 00:19:36,341
The New Yorker, kurucu editörü
Harold Ross'ın hayalini kurduğu

333
00:19:36,425 --> 00:19:39,803
başarılı mizah
ve edebiyat dergisine dönüştü.

334
00:19:41,597 --> 00:19:44,516
43. Cadde'deki köhne ofisinden

335
00:19:44,600 --> 00:19:46,727
alaycı ve iğneleyici yazılar…

336
00:19:46,810 --> 00:19:48,145
NİÇİN KABAREYE GİDERİZ

337
00:19:48,228 --> 00:19:51,565
…müstehcen
ve iç gıcıklayıcı karikatürler yayınladı.

338
00:19:53,483 --> 00:19:56,403
Ancak 2. Dünya Savaşı'yla her şey değişti.

339
00:20:09,041 --> 00:20:12,002
ABD hükûmeti,
Hiroşima'nın bombalanmasının ardından

340
00:20:12,085 --> 00:20:15,881
sivillerin acılarını gösteren
fotoğrafların yayınlanmasını yasakladı.

341
00:20:17,174 --> 00:20:18,759
O yüzden Amerikalılar

342
00:20:18,842 --> 00:20:21,887
oradakilerin yaşadıklarından
pek haberdar değildi.

343
00:20:23,263 --> 00:20:25,224
John Hersey adındaki genç yazarsa

344
00:20:25,307 --> 00:20:28,477
anlatılması gereken
bir hikâye olduğunu düşünüyordu.

345
00:20:29,186 --> 00:20:34,900
O sıralar The New Yorker'daki
ikinci adam olan William Shawn'la konuştum

346
00:20:34,983 --> 00:20:38,820
ve Hiroşima hakkında
bir makale yayınlamaktan bahsettik.

347
00:20:39,363 --> 00:20:41,990
O sıralar yazılanların çoğu bombanın gücü…

348
00:20:42,074 --> 00:20:44,701
ATOM BOMBASI ATILDI
(BUGÜNE KADARKİLERDEN 2.000 KAT GÜÇLÜ)

349
00:20:44,785 --> 00:20:48,413
…kaç bina yok ettiği, etkilediği
devasa alan gibi şeyler hakkındaydı.

350
00:20:48,497 --> 00:20:49,456
BİR ŞEHİR YOK OLDU

351
00:20:49,539 --> 00:20:52,542
Bunun üzerine ben Japonya'ya gittim

352
00:20:52,626 --> 00:20:57,714
ve yolları birbiriyle kesişen,
deneyimleri çok canlı olan

353
00:20:57,798 --> 00:21:00,550
beş altı kişi aramaya koyuldum.

354
00:21:02,386 --> 00:21:05,347
Ortaya çıkardığı yazı
gazetecilikte devrim yarattı.

355
00:21:05,847 --> 00:21:07,432
Kurgu değildi

356
00:21:07,516 --> 00:21:11,311
fakat kurgu bir hikâyenin
samimiyeti ve dramını içeriyordu.

357
00:21:11,979 --> 00:21:16,525
Bence büyük ve korkunç olayların
görülmesi açısından

358
00:21:16,608 --> 00:21:20,404
kurgu, okuyucularda
çok daha güçlü etki yaratır

359
00:21:20,487 --> 00:21:24,741
çünkü okuyucu
kendini bir karakterle özdeşleştirebilir.

360
00:21:25,450 --> 00:21:29,079
Hersey, o gün orada bulunan
altı bireyin hikâyelerini

361
00:21:29,162 --> 00:21:30,455
birbirine örmüştü.

362
00:21:30,539 --> 00:21:34,876
Bunların arasında bir rahip,
bir doktor ve bir fabrika işçisi vardı.

363
00:21:36,128 --> 00:21:39,131
"Sabah saat tam sekizi çeyrek geçe

364
00:21:39,214 --> 00:21:43,135
Doğu Asya Teneke Fabrikası'nın
personel bölümünde çalışan

365
00:21:43,218 --> 00:21:46,763
Toshiko Sasaki Hanım
ofisteki koltuğuna yeni oturmuş

366
00:21:46,847 --> 00:21:50,100
ve yan masadaki kızla konuşmak üzere
başını çevirmişti.

367
00:21:50,809 --> 00:21:54,187
Herhangi bir uçak sesi yoktu.
Sakin bir sabahtı.

368
00:21:54,271 --> 00:21:56,148
Odanın içi serin ve hoştu.

369
00:21:56,773 --> 00:22:00,193
Derken bütün gökyüzünü kaplayan
müthiş bir flaş çaktı."

370
00:22:03,196 --> 00:22:07,159
Makale uzundu.
30.000 kelimeden oluşuyordu.

371
00:22:07,242 --> 00:22:08,869
Ama o kadar sıra dışıydı ki

372
00:22:08,952 --> 00:22:13,749
Ross ile Shawn bütün bir sayıyı
o tek hikâyeye ayırmaya karar verdi.

373
00:22:14,499 --> 00:22:19,046
Karikatür, kurgu,
nükteli yazılar olmayacaktı.

374
00:22:20,630 --> 00:22:22,591
Baskı saatler içinde tükendi.

375
00:22:23,091 --> 00:22:24,134
Albert Einstein,

376
00:22:24,217 --> 00:22:28,138
önde gelen bilim insanlarına
yollamak üzere bin kopya istedi.

377
00:22:29,139 --> 00:22:33,602
Amerikan radyoları ve tüm dünyada
reklamsız ve canlı olarak okundu.

378
00:22:33,685 --> 00:22:35,062
HİROŞİMA
YAZAN: JOHN HERSEY

379
00:22:35,812 --> 00:22:39,358
"6 Ağustos sabahı
saat tam sekizi çeyrek geçe…"

380
00:22:39,441 --> 00:22:43,779
"6 Ağustos sabahı
saat tam sekizi çeyrek geçe, o an…"

381
00:22:43,862 --> 00:22:46,323
"…atom bombası 100.000 kişiyi öldürdü."

382
00:22:46,406 --> 00:22:49,368
"Onca kişi ölmüşken
niye hâlâ hayatta olduklarını…

383
00:22:49,451 --> 00:22:51,078
"…merak ediyorlar."

384
00:22:52,204 --> 00:22:57,167
Yazarlarını övmekle pek tanınmayan
Harold Ross, Hersey'ye övgü yağdırdı.

385
00:22:58,126 --> 00:23:01,588
"Hiroşima'nın
yılın hikâyesi olduğunu söyleyenler

386
00:23:01,671 --> 00:23:03,507
onu hafife almış.

387
00:23:03,590 --> 00:23:08,053
Benim zamanımın en iyi
gazetecilik hikâyesi olduğuna şüphe yok.

388
00:23:08,136 --> 00:23:09,513
Hatta tüm zamanların."

389
00:23:09,596 --> 00:23:10,806
SAYGILARIMLA,
H.W. ROSS

390
00:23:10,889 --> 00:23:12,224
BAŞKA HİROŞİMA OLMASIN

391
00:23:12,307 --> 00:23:16,311
Hersey'nin yazısı tüm dünyada
nükleer silahlara bakışı değiştirdi.

392
00:23:16,395 --> 00:23:17,562
HİROŞİMA'YI ANMA YÜRÜYÜŞÜ

393
00:23:17,646 --> 00:23:20,941
The New Yorker'ı da
hafif mizah dergisi olmaktan çıkarıp…

394
00:23:21,024 --> 00:23:22,317
BARIŞ İÇİN KADIN GREVİ

395
00:23:22,401 --> 00:23:25,320
…dünya sahnesinde
ciddi bir yayına çevirdi.

396
00:23:26,571 --> 00:23:28,198
YİNE BÜYÜK HAYALLER KURUN!

397
00:23:28,281 --> 00:23:30,409
MADISON SQUARE GARDEN
27 EKİM 2024

398
00:23:36,206 --> 00:23:39,918
"Tarih yazılıyor,
üstelik arka bahçende yazılıyor" lafında

399
00:23:40,001 --> 00:23:42,796
öyle bir şey var ki
ben buna karşı koyamıyorum.

400
00:23:48,135 --> 00:23:52,514
İnsanların inandıkları bir şeye
niye inandıkları hep ilgimi çekmiştir.

401
00:23:52,597 --> 00:23:58,353
Doğru kelime "hoşlanmak" mı, bilmem
ama çok az ortak yanımın olduğu insanlarla

402
00:23:58,437 --> 00:24:00,647
gidip tanışmak beni hep cezbetmiştir.

403
00:24:00,730 --> 00:24:04,359
Kazanacağını biliyorum.
İki kere kazandı, yine kazanacak.

404
00:24:04,443 --> 00:24:06,903
Ama başkanlığı ona verirler mi, bilemem.

405
00:24:06,987 --> 00:24:10,782
Yola düşüp Tucker Carlson'ın
seçim turnesini takip ettim.

406
00:24:10,866 --> 00:24:14,494
Oranın muhafazakârlarının konferansı için
Budapeşte'ye gittim.

407
00:24:14,578 --> 00:24:19,332
Alternatif sağcı trollerle takılmak için
Güney Carolina'ya gittim.

408
00:24:20,041 --> 00:24:22,377
Bence asıl mesele onların hikâyesinin…

409
00:24:22,461 --> 00:24:23,336
KADROLU YAZAR

410
00:24:23,420 --> 00:24:26,506
…yakalayabileceğim
en iyi versiyonunu yakalamak.

411
00:24:26,590 --> 00:24:29,217
-Pekâlâ.
-2016'dan beri bunu yapıyor musunuz?

412
00:24:29,301 --> 00:24:30,218
Hayır.

413
00:24:30,302 --> 00:24:34,681
The New Yorker pek çok kişinin gözünde
kendini beğenmişlerin dergisi.

414
00:24:34,764 --> 00:24:38,560
Bilirsiniz işte,
onların gözünde züppenin tekisindir.

415
00:24:38,643 --> 00:24:41,855
Mesela The New Yorker'ın
bir biçem kılavuzu var.

416
00:24:41,938 --> 00:24:46,234
Buna göre "élite" kelimesindeki
E'nin üstüne aksanı koymak zorundasın.

417
00:24:46,318 --> 00:24:50,614
Ben de sık sık
öyle ortamların içine girerim ki

418
00:24:50,697 --> 00:24:53,658
insanlar bana şöyle ifadelerde bulunur,

419
00:24:53,742 --> 00:24:57,579
"Siz elitist piçler bu ülkenin
asıl meselesini anlamıyorsunuz."

420
00:24:57,662 --> 00:25:00,248
Alıntıyı yazarım, "elitist piçler" deriz

421
00:25:00,332 --> 00:25:03,543
ama "élite"teki E'nin üzerine
aksanını koyarız.

422
00:25:04,252 --> 00:25:09,758
Ben de "Galiba adamların dediğini
biraz kanıtlamış olduk" olurum, tamam mı?

423
00:25:12,469 --> 00:25:14,304
AMERİKA'YI YENİDEN BÜYÜK YAP

424
00:25:17,974 --> 00:25:23,104
Bence Trump'ı ciddi anlamda,
içten içe, hiç tereddütsüz hor görenlerin

425
00:25:23,188 --> 00:25:28,193
hiç anlamadığı şey eğlenceli yanı,
yarattığı topluluk hissi ve yoldaşlık.

426
00:25:28,902 --> 00:25:32,447
İnsanlar o gösterilere
Phish'i izlemeye gider gibi gidiyor.

427
00:25:35,492 --> 00:25:40,121
Bu gece tarih yazmaya
ve liberalleri ağlatmaya hazır mısınız?

428
00:25:40,914 --> 00:25:42,749
Şunu gözden kaçırmak istemem.

429
00:25:42,832 --> 00:25:47,963
Siyaset, insanlara bazı şeyleri basitçe,
en derinden hissettirmekle ilgilidir.

430
00:25:48,046 --> 00:25:50,131
TRUMP DÜZELTİR
TRUMP - VANCE 2024

431
00:25:50,215 --> 00:25:52,050
ABD!

432
00:25:52,133 --> 00:25:53,593
Bence amaç kısmen

433
00:25:53,677 --> 00:25:58,348
okuyuculara bir Trump mitinginde olmanın
nasıl bir şey olduğuna dair

434
00:25:58,431 --> 00:26:00,559
bir çeşit kapı açmaktır.

435
00:26:01,393 --> 00:26:03,436
İdeal olansa bunu da aşıp

436
00:26:03,520 --> 00:26:07,607
"Orada olmak nasıldı?" demekle kalmayıp
"Anlamı neydi?" demek.

437
00:26:07,691 --> 00:26:09,442
AMERİKAN YANLISI MİTİNG

438
00:26:09,526 --> 00:26:13,405
Madison Square Garden mitinginin
haberini yapmanın zor bir yanı

439
00:26:13,488 --> 00:26:18,535
1939'da orada gerçekleştirilen
Nazi mitinginden kalma ruh oldu.

440
00:26:19,494 --> 00:26:21,788
Muhabir olmanın getirdiği zorluk

441
00:26:21,871 --> 00:26:27,711
"Tamam, bu gösteriden çok zevk alan
on binlerce kişiyle aynı odadayım" demek.

442
00:26:27,794 --> 00:26:30,463
Yazıyı Nazi mitingi bağlamına çekersem

443
00:26:30,547 --> 00:26:32,299
onlara Nazi mi demiş olurum?

444
00:26:32,382 --> 00:26:36,136
Ben burada kokuşmuş Nazi falan görmüyorum.

445
00:26:36,219 --> 00:26:38,597
Nazi mitingi bağlamında ele almazsam da

446
00:26:38,680 --> 00:26:43,059
olması gereken bir bağlamdan
oradaki herkesi sıyırmış mı olurum?

447
00:26:44,352 --> 00:26:46,563
"20 Şubat 1939 günü

448
00:26:46,646 --> 00:26:50,734
New York'taki Nazi yanlısı bir grup olan
Alman-Amerikan Birliği

449
00:26:50,817 --> 00:26:53,320
Madison Square Garden'da bir miting yaptı.

450
00:26:54,154 --> 00:26:58,325
Mitingi gerçek Amerikancılığın
toplu gösterisi olarak lanse ettiler.

451
00:26:58,408 --> 00:27:01,911
Sahnenin arkasını
Amerikan bayraklarıyla donatıp

452
00:27:01,995 --> 00:27:04,623
George Washington'ın
devasa bir resmini astılar.

453
00:27:05,582 --> 00:27:10,128
Trump'ın 2024 mitingi, 1939 mitinginin
yeniden canlandırması değildi.

454
00:27:10,211 --> 00:27:11,963
Tarih tekerrür etmedi.

455
00:27:12,047 --> 00:27:15,133
Ancak ulusalcı bir demagog iç mihraklardan

456
00:27:15,216 --> 00:27:18,511
ve ülkemizin kanını zehirleyen
yabancılardan bahsedince

457
00:27:18,595 --> 00:27:21,431
kimsenin karşılaştırma yapmaması
tuhaf olurdu."

458
00:27:22,891 --> 00:27:26,895
Bizim evde çok önemli bir şeydi.
Pek paramız olmasa da

459
00:27:26,978 --> 00:27:29,105
New Yorker aboneliğimiz vardı.

460
00:27:29,189 --> 00:27:32,525
The New Yorker'ı ilk defa
Seinfeld'de duymuştum galiba.

461
00:27:32,609 --> 00:27:33,693
KOMEDYEN, YAZAR, OYUNCU

462
00:27:33,777 --> 00:27:38,031
Harika bir bölümünde
Elaine, karikatürün yazısını anlamıyordu.

463
00:27:38,114 --> 00:27:40,784
The New Yorker'daki
şu karikatürü anlamadım.

464
00:27:40,867 --> 00:27:41,910
Ben de.

465
00:27:41,993 --> 00:27:44,371
Üstelik mizahın uçlarında geziyorsun!

466
00:27:45,789 --> 00:27:49,668
New Jersey'de büyüdüm
ve New York'la ilgili hiçbir şeye

467
00:27:49,751 --> 00:27:51,044
toz kondurmazdım.

468
00:27:51,127 --> 00:27:51,961
FİLM YAPIMCISI

469
00:27:52,045 --> 00:27:53,922
The New Yorker'ı ilk duyduğum

470
00:27:54,005 --> 00:27:56,758
ve önemli bir dergi olduğunu anladığım yer

471
00:27:56,841 --> 00:27:59,386
The Critic çizgi filminin bir bölümüydü.

472
00:27:59,469 --> 00:28:03,765
Bence siz medya çakalları
bir avuç adi, iğrenç pisliksiniz,

473
00:28:03,848 --> 00:28:05,767
hepinizden nefret ediyorum!

474
00:28:05,850 --> 00:28:09,521
The New Yorker'daki iyi insanları
tenzih ederim.

475
00:28:09,604 --> 00:28:11,314
Bravo, Bayan S.

476
00:28:11,398 --> 00:28:12,816
"Bravo, Bayan S."

477
00:28:12,899 --> 00:28:14,526
Aklımdan şu geçmişti,

478
00:28:14,609 --> 00:28:17,445
"The New Yorker öyle miymiş?
Önemli bir şeymiş."

479
00:28:17,529 --> 00:28:22,325
Nereden bildiğimi bilmiyorum.
Biliyordum işte, o kurumlardan biriydi.

480
00:28:22,409 --> 00:28:25,120
"Özgürlük Heykeli'ni
nereden biliyorsun?" denmez.

481
00:28:32,127 --> 00:28:35,922
Oğlum, bu plakların bazıları
bende acayip nostalji yaptı

482
00:28:36,005 --> 00:28:38,842
-ama tahmin ettiklerin değil, bu!
-Evet.

483
00:28:38,925 --> 00:28:42,637
-Lisedeyken olayım Japanese Noise'du.
-Artık bulunmuyor.

484
00:28:42,721 --> 00:28:47,100
Bir defa sınırlı baskı fleksi diskleri
kumsalda yakmışlardı.

485
00:28:47,183 --> 00:28:49,436
İşe müzik eleştirmeni olarak başladım

486
00:28:49,519 --> 00:28:52,188
ama 2008'de The New Yorker'a geçtiğimde

487
00:28:52,272 --> 00:28:54,399
belirli bir konu başlığım yoktu.

488
00:28:54,482 --> 00:28:57,569
"Bizim için
ilginç hikâyeler yazabilirsin" dediler.

489
00:28:57,652 --> 00:28:58,570
KADROLU YAZAR

490
00:28:58,653 --> 00:29:03,950
İlk pazartesi ofise gidişimi hatırlarım,
ki o sıralar Times Square'daydı.

491
00:29:04,033 --> 00:29:08,580
Masama geçip şöyle demiştim,
"Sıçayım, ne bok yiyeceğim?"

492
00:29:09,998 --> 00:29:13,293
Benim tek işim ilginç olmak.

493
00:29:13,877 --> 00:29:16,796
The New Yorker'a yazmanın
en iyi yanlarından biri

494
00:29:16,880 --> 00:29:22,594
nereye çeksen gelecek meraklı bir
okuyucu kitlesine sahip olma fikri.

495
00:29:23,094 --> 00:29:24,387
YAZAN: KELEFA SANNEH

496
00:29:24,471 --> 00:29:25,805
JOHN LEWIS'IN YÖNTEMİ

497
00:29:25,889 --> 00:29:28,016
Hikâye her şeyle ilgili olabilir.

498
00:29:28,099 --> 00:29:30,727
Okuyucuyla şöyle bir pazarlığa girişirsin,

499
00:29:30,810 --> 00:29:33,396
"Eğlenceli bir yere varacak, bana takıl."

500
00:29:35,106 --> 00:29:39,402
Bu akşam hep yaptığım şeyi yapıp
müzik izlemeye gideceğim.

501
00:29:43,615 --> 00:29:46,785
The New Yorker'da
ele aldığım başlıca şeyler

502
00:29:46,868 --> 00:29:49,537
bilim, tıp ve sağlıkla ilgili konular.

503
00:29:49,621 --> 00:29:50,497
MARS TOPLULUĞU

504
00:29:50,580 --> 00:29:54,793
Bugün Utah'tayım,
uzay tıbbı yazısı üzerinde çalışıyorum.

505
00:29:54,876 --> 00:29:57,128
Uzaya çıkan insanların sayısı artıyor.

506
00:29:57,212 --> 00:29:58,129
KATKI VEREN YAZAR

507
00:29:58,213 --> 00:30:00,465
Vücutlarına ne olduğunu biliyor muyuz?

508
00:30:00,548 --> 00:30:01,800
ÇÖL ARAŞTIRMA MERKEZİ

509
00:30:01,883 --> 00:30:03,551
Kayışları sıkıca bağla.

510
00:30:03,635 --> 00:30:07,430
Uzayda yaşanan
birtakım sağlık sorunları konusuna

511
00:30:07,514 --> 00:30:09,974
can vermenin bir yolunu arıyordum.

512
00:30:11,643 --> 00:30:16,314
Çok karmaşık bir şeyin hikâyesini
cezbedici gelecek şekilde anlatarak

513
00:30:16,397 --> 00:30:20,193
okuyucunun bilgiyi kazara öğrendiğini
düşünmesini sağlamanın

514
00:30:20,276 --> 00:30:22,779
bir yolunu bulmaya bayılırım.

515
00:30:22,862 --> 00:30:24,823
Kumda bol miktarda nem var,

516
00:30:24,906 --> 00:30:27,617
buruşuk görüntüsü ondan kaynaklanıyor.

517
00:30:33,790 --> 00:30:34,666
Selam!

518
00:30:34,749 --> 00:30:36,709
The New Yorker kimliği kısmen

519
00:30:36,793 --> 00:30:41,005
birini başka bir dünyaya gönderip
hakkındaki fikrini sormak demektir.

520
00:30:41,089 --> 00:30:43,758
Punk rockçı olduğum dönemde
öyle yapmıştım.

521
00:30:43,842 --> 00:30:47,804
14 yaşımda gerçek anlamda âşık olduğum
ilk şey o olmuştu.

522
00:30:47,887 --> 00:30:51,683
Gizli bir kapıdan geçerek
bambaşka bir dünyaya adım atıp

523
00:30:51,766 --> 00:30:56,396
farklı şeyler yapılan bir ortama girmek
beni benden alan bir duygu.

524
00:30:56,896 --> 00:30:59,524
Eğlenmeye hazır mısınız lan millet?

525
00:31:00,191 --> 00:31:06,155
The New Yorker'ın elit olarak bilinmesini,
güya entel bir dergi olmasını sevmişimdir

526
00:31:06,239 --> 00:31:12,287
çünkü bu sayede gidip de Jay-Z,
boks veya halk müziği hakkında yazdığımda

527
00:31:12,370 --> 00:31:15,540
onu New Yorker yazı karakteriyle
yayınlıyorlar.

528
00:31:15,623 --> 00:31:19,794
Bu nedenle
hedeflerden biri de o elitliği korurken

529
00:31:19,878 --> 00:31:23,548
derginin çok eski kafalı görünmesine
engel olmak.

530
00:31:30,263 --> 00:31:34,475
"Punk, müzikten nefret etmeyi öğreterek
müziği çok sevmemi de sağladı.

531
00:31:35,143 --> 00:31:37,186
Müziğin bölücü olabileceğini,

532
00:31:37,270 --> 00:31:40,106
tutku veya nefrete
ilham verebileceğini öğretti,

533
00:31:40,189 --> 00:31:43,067
hangisinin hangisi olduğunu
ayırt etme isteği verdi.

534
00:31:45,028 --> 00:31:47,655
Hep The New Yorker'da yazmayı istemiştim.

535
00:31:47,739 --> 00:31:49,282
Siyah fasulye hamburgeri.

536
00:31:49,365 --> 00:31:51,367
Dünyaya açtığın fikirlerin

537
00:31:51,451 --> 00:31:54,996
birinin bir soruna
bakış açısını değiştireceği fikri

538
00:31:55,955 --> 00:31:57,624
çok cezbedici bir şey.

539
00:31:58,124 --> 00:32:02,295
Burada kişniş, dereotu
ve maydanozumuz var.

540
00:32:02,795 --> 00:32:05,173
Benim asıl mesleğim uzman doktorluk.

541
00:32:05,256 --> 00:32:10,845
Pandemi sırasında
New York City'de hekimlik yapıyordum.

542
00:32:10,929 --> 00:32:13,348
Bir dizi bilgilendirici yazı yazdım.

543
00:32:13,431 --> 00:32:14,807
KORONA NASIL EVRİLECEK?

544
00:32:14,891 --> 00:32:16,559
DELTA VARYANTI ÇOK TEHLİKELİ

545
00:32:16,643 --> 00:32:18,227
Pandeminin hafiflemesiyle

546
00:32:18,311 --> 00:32:21,856
ele aldığım konuları
iyice genişletme imkânı buldum.

547
00:32:23,358 --> 00:32:26,819
"Engebeli arazide ilerlerken
buz gibi bir rüzgâr uğuldadı.

548
00:32:26,903 --> 00:32:28,613
Gözümü kısıp uzaklara baktım,

549
00:32:28,696 --> 00:32:33,660
Mars'taki ilk insanların karşılaşacağı
el değmemiş engin toprakları hayal ettim."

550
00:32:36,245 --> 00:32:40,375
Bence The New Yorker'da çalışan herkes
bir şekilde bir şeye tutkun.

551
00:32:40,458 --> 00:32:44,003
Bu tutkunun
beni de içine çektiğini hissettim.

552
00:32:46,631 --> 00:32:48,716
YIL DÖNÜMÜ SAYISINA ON İKİ HAFTA

553
00:32:48,800 --> 00:32:53,471
Muhtemelen son kırk yıl boyunca
her gün bir film izlemişimdir.

554
00:32:55,765 --> 00:32:58,351
Bir bakıma basit bir iş sayılır.

555
00:32:58,434 --> 00:33:02,313
Eleştirmenliğin banal bir yanı vardır.

556
00:33:02,397 --> 00:33:04,816
Bir filmi izleyip onun hakkında yazarsın.

557
00:33:04,899 --> 00:33:06,484
FİLM ELEŞTİRMENİ

558
00:33:06,567 --> 00:33:08,653
Ama ben ne yazacağımı hiç bilmem.

559
00:33:09,570 --> 00:33:11,447
Hey! Hey, dikkat edin!

560
00:33:11,531 --> 00:33:14,492
Film akmaya başlayınca
nerede olduğumu unuturum.

561
00:33:14,575 --> 00:33:18,746
Film beni ele geçirir,
diğer izleyiciler artık yoktur.

562
00:33:18,830 --> 00:33:21,582
Film boyunca ben de var olmam.

563
00:33:22,166 --> 00:33:24,210
Burası nasıl bir yer ki bana…

564
00:33:26,087 --> 00:33:27,797
Onu bana göstermiyorlar.

565
00:33:27,880 --> 00:33:31,384
Bir filmi izlerken deli gibi not tutarım.

566
00:33:32,093 --> 00:33:36,931
Sorun notu tutmak değil,
karanlıkta yazdığım şeyleri sonra okumak.

567
00:33:40,727 --> 00:33:41,894
Bir film bittiğinde

568
00:33:41,978 --> 00:33:44,480
son istediğim şey birileriyle konuşmaktır.

569
00:33:44,564 --> 00:33:47,275
Kapüşonumu kafama geçirip
salondan kaçarım ki

570
00:33:47,358 --> 00:33:49,777
eleştirmen arkadaşlarla konuşmayayım.

571
00:33:49,861 --> 00:33:51,988
O deneyimi hapsetmek isterim.

572
00:33:52,071 --> 00:33:55,742
Üstüne düşünmem bile,
sadece içime işlesin isterim.

573
00:34:00,663 --> 00:34:04,751
Diyorlar ki günde üç bardak kahve içenler

574
00:34:04,834 --> 00:34:07,086
ömürlerine 10 yıl katarmış.

575
00:34:07,170 --> 00:34:11,382
İçtiğim kahve miktarı sayesinde
ölümsüzlük semalarında geziyorumdur.

576
00:34:12,717 --> 00:34:14,927
Kahve olmadan hiçbir iş görülmez.

577
00:34:17,472 --> 00:34:21,392
Keşke hiçbir zaman
olumsuz eleştiri yazmak zorunda kalmasam.

578
00:34:22,643 --> 00:34:26,355
Her zaman işin içinde insan olduğunun
bilinciyle hareket ederim.

579
00:34:27,023 --> 00:34:30,276
Hep derim ki bir filmi çekmek iki yıl,

580
00:34:30,359 --> 00:34:33,154
izlemek iki saat,
yok etmekse iki dakika sürer.

581
00:34:33,237 --> 00:34:35,156
Veya Twitter'da iki saniye.

582
00:34:35,239 --> 00:34:37,909
O yüzden saygılı olmayı bellemişimdir.

583
00:34:39,619 --> 00:34:43,748
"Eleştirinin kalbi duyguda,
ruhun titremesinde yatar.

584
00:34:43,831 --> 00:34:46,793
Mesele eleştirmenin
kendini ciddiye alması değil,

585
00:34:47,460 --> 00:34:49,504
sanatın ciddiye alınmasıdır."

586
00:34:53,424 --> 00:34:54,509
Sevdiğim yanı çok.

587
00:34:54,592 --> 00:34:56,844
Yaşanan olaylar açısından 10 hikâyeye…

588
00:34:56,928 --> 00:34:58,262
KURGU SEÇME TOPLANTISI

589
00:34:58,346 --> 00:35:00,389
-Bilemedim.
-…benzemenin sınırında.

590
00:35:00,473 --> 00:35:03,559
Evet, ben o sınırın olumlu tarafındayım.

591
00:35:04,936 --> 00:35:06,229
Bir yıl içerisinde

592
00:35:06,312 --> 00:35:11,275
bize yedi ila on bin arası yazı yollanır
ve bunların ellisini yayımlarız.

593
00:35:11,359 --> 00:35:12,360
KURGU EDİTÖRÜ

594
00:35:13,152 --> 00:35:15,822
Temsilciler yollar, yayımcılar yollar.

595
00:35:15,905 --> 00:35:19,659
Doğrudan yazarlar yollar.
Her kanaldan gelirler.

596
00:35:19,742 --> 00:35:23,287
E-posta adresimi bulmak
pek zor değil anlaşılan.

597
00:35:24,539 --> 00:35:30,294
Bizimkine az çok benzeyen dergilerde bile
kurgu hikâyelere çok nadiren rastlanır.

598
00:35:30,378 --> 00:35:32,004
Ayrıca gayet farkındayım ki

599
00:35:32,088 --> 00:35:38,052
okuyucularımızın veya abonelerimizin
belirli bir kısmı kurguya hiç bakmaz bile.

600
00:35:38,970 --> 00:35:42,348
İyi. Öte yandan biliyorum ki
okuyucularımızın bir kısmının

601
00:35:42,431 --> 00:35:44,433
en çok umursadığı kısım da o.

602
00:35:45,059 --> 00:35:47,520
Yaklaşık olarak bir buçuk yıl kadar önce

603
00:35:47,603 --> 00:35:49,730
David Remnick bana gelip şöyle dedi,

604
00:35:50,231 --> 00:35:55,153
"100'üncü yıl dönümü için kurgu antolojisi
yapsak mı? Kısa hikâyeler. Ne koyardın?"

605
00:35:56,404 --> 00:35:59,323
The New Yorker'ın var olduğu süre boyunca

606
00:35:59,407 --> 00:36:02,618
13.000'den fazla hikâye
dergide yayınlanmıştır.

607
00:36:02,702 --> 00:36:05,538
Bu kitaptaysa 78 tanesi var.

608
00:36:06,080 --> 00:36:07,790
EB White, Dorothy Parker…

609
00:36:07,874 --> 00:36:09,458
John Updike, Philip Roth…

610
00:36:09,542 --> 00:36:12,086
JD Salinger, Jamaica Kincaid.

611
00:36:12,170 --> 00:36:13,087
Böyle gidiyor.

612
00:36:13,171 --> 00:36:18,050
Bu listeden kimi okursam okuyayım,
hiçbiri insanı şaşırtmaz.

613
00:36:18,134 --> 00:36:21,429
-David Foster Wallace, Eudora Welty…
-Shirley Jackson, John Cheever…

614
00:36:21,512 --> 00:36:24,223
-Jhumpa Lahiri, Zadie Smith…
-Vladimir Nabokov, Saul Bellow…

615
00:36:24,307 --> 00:36:27,268
-Haruki Murakami, Junot Díaz…
-Annie Proulx, George Saunders.

616
00:36:27,351 --> 00:36:31,480
Yaklaşmakta olan yıl dönümü sayısında
yazısına yer vereceğimiz yazarsa

617
00:36:31,564 --> 00:36:34,025
Chimamanda Ngozi Adichie.

618
00:36:36,110 --> 00:36:38,529
"Hep tanınmaya özlem duymuşumdur.

619
00:36:39,155 --> 00:36:42,491
Başka bir insan tarafından
gerçek anlamda tanınmaya."

620
00:36:42,575 --> 00:36:46,495
The New Yorker'ın dergi oluşunun
100 yılını kutlama kapsamında

621
00:36:46,579 --> 00:36:50,750
yeni romanım Dream Count'tan
bir pasaj yayınlayacaklar.

622
00:36:50,833 --> 00:36:55,838
"Çünkü karantina sırasındadır ki
hayatımı gözden geçirmeye başlayıp

623
00:36:55,922 --> 00:37:00,134
uzun zamandır isimsiz kalan şeylerin
ismini koymaya başladım…"

624
00:37:00,635 --> 00:37:04,263
Kurgu, tüm sanatların en şanlı biçimidir.

625
00:37:04,347 --> 00:37:05,514
YAZAR

626
00:37:05,598 --> 00:37:07,058
Hiç ön yargılı değilim.

627
00:37:07,141 --> 00:37:08,392
"Ama ne…"

628
00:37:08,476 --> 00:37:12,104
Edebiyat, tek bakış açısı olmadığını
anlamamıza imkân tanır.

629
00:37:12,188 --> 00:37:16,901
Başka birinin deneyimini
kafanda canlandırıp onun içine dalarsın.

630
00:37:16,984 --> 00:37:17,818
Çünkü şeydir…

631
00:37:17,902 --> 00:37:21,614
Bazen bu dünyanın
kıyametvari bir yanı olduğunu düşünüyorum

632
00:37:21,697 --> 00:37:27,203
ve bence edebiyat
onun içinde yer alan ufak umut parıltısı.

633
00:37:27,286 --> 00:37:29,163
Kurgu yazmak hayatımın aşkıdır.

634
00:37:29,247 --> 00:37:31,874
Bana anlam veren şeydir. Öyle bir…

635
00:37:32,375 --> 00:37:35,002
Burada olmamın nedeni odur.

636
00:37:35,503 --> 00:37:38,923
ABD'ye gelince
bana kısa sürede malum oldu ki

637
00:37:39,006 --> 00:37:42,426
The New Yorker
yayımlanmak isteyeceğin yerdir.

638
00:37:43,010 --> 00:37:45,763
Evet, The New Yorker, The New Yorker işte.

639
00:37:45,846 --> 00:37:48,349
Ve The New Yorker olduğunun farkında.

640
00:37:49,392 --> 00:37:50,268
Yani…

641
00:37:50,351 --> 00:37:54,313
İnsanlar The New Yorker'ı
elitist olmakla suçluyor.

642
00:37:54,397 --> 00:37:57,692
Ama bence elitist kabul edilen şeyler
hakkındaki söylem

643
00:37:57,775 --> 00:38:01,028
bir çeşit antientelektüalizme evriliyor

644
00:38:01,112 --> 00:38:04,031
ve bu da ülkemizi
baştan aşağı kasıp kavuruyor.

645
00:38:04,115 --> 00:38:06,534
Ülke ve bizim adımıza kötü bir şey bu.

646
00:38:07,535 --> 00:38:10,538
Ne diyoruz yani?
Şey mi diyoruz? O kadar elitist ki

647
00:38:10,621 --> 00:38:15,710
sanat, edebiyat ve siyaset hakkında
derinlemesine ve incelikli yazılar

648
00:38:15,793 --> 00:38:17,753
kaleme almasın mı yani?

649
00:38:17,837 --> 00:38:20,423
Elitizm buysa daha fazlasına ihtiyaç var.

650
00:38:20,506 --> 00:38:21,632
Daha fazlası lazım.

651
00:38:24,593 --> 00:38:27,722
ESKİ NEW YORKER OFİSİ
1987

652
00:38:30,308 --> 00:38:31,309
Selam Bruce.

653
00:38:31,809 --> 00:38:33,644
46 yıldır buradayım.

654
00:38:33,728 --> 00:38:34,562
OFİS MÜDÜRÜ

655
00:38:34,645 --> 00:38:37,148
Uzun bir zaman ama yeterince uzun değil.

656
00:38:39,025 --> 00:38:40,401
Ne iş yapıyorsunuz?

657
00:38:40,985 --> 00:38:43,571
Elektrikler giderse,
havalandırma çalışmazsa

658
00:38:43,654 --> 00:38:45,239
bunların hepsi bana bakar.

659
00:38:45,323 --> 00:38:49,535
Birinin bir kâğıda veya yazıcıya
ihtiyacı olursa o iş bana bakar.

660
00:38:49,618 --> 00:38:52,455
Birinin bilgisayarı tamir edilecekse
bana bakar.

661
00:38:52,538 --> 00:38:53,748
İşte bu da benim.

662
00:38:56,500 --> 00:38:58,377
Şuradaki uzun siyah saçlı.

663
00:38:59,837 --> 00:39:02,882
İlk New Yorker
Batı 43. Cadde, 25 numaradaydı.

664
00:39:03,716 --> 00:39:07,511
O ofisin çok eski bir havası vardı.
1950'lerden kalma gibiydi.

665
00:39:07,595 --> 00:39:10,556
Orada bir grup çok yaşlı beyefendi vardı.

666
00:39:12,308 --> 00:39:14,977
Duvarları sigara dumanından is tutmuştu.

667
00:39:16,604 --> 00:39:20,733
Bir kanepeye oturduğun zaman
toz kalkardı, tamam mı?

668
00:39:22,234 --> 00:39:23,736
İlk taşınacağımız zaman

669
00:39:23,819 --> 00:39:26,572
bodruma inip orada neler olduğuna baktık.

670
00:39:26,655 --> 00:39:29,241
Eski belgeler ve materyalle,

671
00:39:29,325 --> 00:39:32,828
eski provalar
ve eski kurgu derlemeleriyle doluydu.

672
00:39:32,912 --> 00:39:37,124
Sanki dünya bu parçalar üzerinde
birilerinin çalıştığını unutmuştu

673
00:39:37,208 --> 00:39:38,250
ama oradaydılar.

674
00:39:38,834 --> 00:39:40,795
Ben de atılsın diye ayrılsa da

675
00:39:41,670 --> 00:39:44,924
tutmamız gerektiğini düşündüğüm
her şeyi biriktirdim.

676
00:39:46,550 --> 00:39:51,305
İstifçi değilim, atılmasınlar istedim
çünkü orada bir tarih yattığını düşündüm.

677
00:39:51,389 --> 00:39:55,267
The New Yorker'ın ilk toplama makinesi.
Âdeta bir Buick.

678
00:39:56,936 --> 00:40:00,231
Bunlar New Yorker yazarlarının
ilk baskıları.

679
00:40:00,314 --> 00:40:03,359
Bunlar da
sayfalarda gördüğünüz ara çizimler.

680
00:40:03,442 --> 00:40:06,737
Yani sanatçıların çizdiği sanat eserleri.

681
00:40:06,821 --> 00:40:10,116
Detaylar ve harcanan emek acayip iyi.

682
00:40:10,616 --> 00:40:11,575
Tamam.

683
00:40:16,080 --> 00:40:19,375
The New Yorker'ın
beş editöründen dördüyle çalıştım.

684
00:40:20,209 --> 00:40:22,545
Fakat Ross ile çalışmadım.

685
00:40:24,713 --> 00:40:27,550
1950'LER

686
00:40:28,759 --> 00:40:33,180
2. Dünya Savaşı'nı takip eden yıllarda
The New Yorker yeni bir döneme girdi.

687
00:40:33,848 --> 00:40:37,643
Tuttuğunu koparan kurucusu Harold Ross
dümende 26 yılın ardından

688
00:40:37,726 --> 00:40:39,895
akciğer kanserinden vefat etti.

689
00:40:41,021 --> 00:40:44,400
Yerine yardımcısı William Shawn geçti.

690
00:40:45,609 --> 00:40:49,822
Shawn çok çekingen biri olsa da
editör olarak korkusuzdu.

691
00:40:50,364 --> 00:40:53,951
Bazı çalışanlar ona Demir Fare diyordu.

692
00:40:54,452 --> 00:40:57,788
Dergiyi tartışmalı konularda
haberler yapmaya yöneltip

693
00:40:57,872 --> 00:40:59,915
güçlülerle karşı karşıya getirdi.

694
00:41:01,333 --> 00:41:03,252
1958'de bir gün Shawn'a

695
00:41:03,335 --> 00:41:08,174
Rachel Carson adındaki ödüllü yazar
ve biyologdan bir sunum geldi.

696
00:41:08,966 --> 00:41:11,927
DDT adındaki böcek ilacının
sıkılmasının ardından

697
00:41:12,011 --> 00:41:14,847
binlerce kuşun niye öldüğünü
anlamak istiyordu.

698
00:41:16,307 --> 00:41:19,852
O sıralar
DDT ayırt etmeksizin kullanılıyordu.

699
00:41:19,935 --> 00:41:23,981
Ekinlere, bahçelere,
hatta evlerin içine sıkılıyordu.

700
00:41:24,482 --> 00:41:25,816
"DDT BANA İYİ GELİR!"

701
00:41:25,900 --> 00:41:28,694
Üreticileri güvenli olduğunda ısrarcıydı

702
00:41:29,278 --> 00:41:31,489
ama Carson araştırmak istiyordu.

703
00:41:32,239 --> 00:41:35,743
Shawn'ın desteğiyle
saha çalışmaları yapmaya başladı.

704
00:41:35,826 --> 00:41:39,997
Uzmanlarla röportajlar yaptı
ve işin çetrefilli bilimine daldı.

705
00:41:41,081 --> 00:41:44,502
Ancak çalışmaları sırasında
bir sırrı dünyadan sakladı.

706
00:41:45,044 --> 00:41:47,046
Meme kanserinden ölüyordu.

707
00:41:48,380 --> 00:41:52,384
Ameliyatlar ve sancılı tedaviler
bazen onu sandalyeye hapsediyordu.

708
00:41:53,219 --> 00:41:55,346
Ama yılmadan çalışmalarını sürdürdü

709
00:41:55,429 --> 00:41:58,974
ve nihayet, dört yılın ardından
Shawn'a bir taslak sundu.

710
00:41:59,058 --> 00:42:00,643
SESSİZ BAHAR
BİRİNCİ BÖLÜM

711
00:42:02,853 --> 00:42:06,398
"Sessiz Bahar"
üç bölümlük bir dizi hâlinde yayınlanırken

712
00:42:06,482 --> 00:42:10,653
Carson'ın yazı tarzı
bilimi edebiyata dönüştürüyordu.

713
00:42:11,445 --> 00:42:15,533
"ABD'nin geniş topraklarında
artan bir şekilde," diye yazıyordu,

714
00:42:15,616 --> 00:42:19,620
"baharın dönüşü
artık kuşların gelişiyle müjdelenmiyor

715
00:42:19,703 --> 00:42:23,624
ve bir zamanlar kuşların şakımasıyla dolu
sabahın erken saatleri

716
00:42:23,707 --> 00:42:25,584
tuhaf bir şekilde sessiz."

717
00:42:27,127 --> 00:42:31,382
Kitap olarak da yayınlanarak
anında en çok satanlar listesine girdi

718
00:42:31,465 --> 00:42:34,343
ve kimyasalların
insanlara ve hayvanlara zararı hakkında

719
00:42:34,426 --> 00:42:36,428
ulusal bir tartışma başlattı.

720
00:42:36,512 --> 00:42:40,349
Tarım Bakanlığı'ndan bunu
daha yakından incelemesini istediniz mi?

721
00:42:40,432 --> 00:42:43,394
Evet ve zaten incelediklerini biliyorum.

722
00:42:43,477 --> 00:42:46,397
Bayan Carson'ın kitabından sonra başladı

723
00:42:46,480 --> 00:42:47,773
ama inceliyorlar.

724
00:42:48,357 --> 00:42:50,150
Karşıt tepkiler de doğurdu.

725
00:42:50,234 --> 00:42:51,860
KİMYAGERLERE GÖRE YANILIYOR

726
00:42:51,944 --> 00:42:54,446
Güçlü kimya şirketleri Carson'a saldırdı.

727
00:42:54,530 --> 00:42:55,864
PESTİSİT SEKTÖRÜ AYAKTA

728
00:42:55,948 --> 00:43:00,119
Rachel Carson Hanım'ın
Sessiz Bahar kitabındaki büyük iddialar

729
00:43:00,202 --> 00:43:03,038
asıl gerçekleri
büyük oranda çarpıtmaktadır.

730
00:43:03,122 --> 00:43:07,835
Artık peruk takan
ve zar zor yürüyen Carson

731
00:43:07,918 --> 00:43:10,963
Kongre'de ve basına karşı
çalışmasını savundu.

732
00:43:11,046 --> 00:43:13,674
Bu kimyasalları daha sıkı kontrol etmezsek

733
00:43:13,757 --> 00:43:16,635
bir felakete doğru yol alacağımız kesin.

734
00:43:17,553 --> 00:43:20,472
Bazı şirketler
dergiyi dava açmakla tehdit etse de

735
00:43:20,556 --> 00:43:22,766
Shawn geri adım atmayı reddetti.

736
00:43:22,850 --> 00:43:26,145
Carson, Sessiz Bahar'ın
yayınlanmasının üstünden

737
00:43:26,228 --> 00:43:27,605
iki yıl geçmeden öldü.

738
00:43:28,105 --> 00:43:29,898
Kendisi hiç göremese de

739
00:43:29,982 --> 00:43:33,193
yaptığı çalışmalar Temiz Hava Yasası'na,

740
00:43:33,277 --> 00:43:35,112
Temiz Su Yasası'na

741
00:43:35,195 --> 00:43:38,198
ve modern çevre hareketinin doğmasına
vesile oldu.

742
00:43:38,282 --> 00:43:39,366
DÜNYAYI KURTAR

743
00:43:39,450 --> 00:43:40,868
Yıllar sonra

744
00:43:40,951 --> 00:43:45,039
Shawn, derginin felsefesini
basitçe şöyle dile getirecekti.

745
00:43:45,122 --> 00:43:47,625
Bir şeyler hakkında
düşüncemizi söylüyoruz.

746
00:43:47,708 --> 00:43:49,627
Biz buna yürekten inandık

747
00:43:49,710 --> 00:43:53,797
ve maden inandığımız şey bu,
onu dile getirmemiz gerekir.

748
00:43:55,049 --> 00:43:59,553
OY VER

749
00:43:59,637 --> 00:44:02,556
SEÇİM GECESİ
5 KASIM 2024

750
00:44:02,640 --> 00:44:04,183
Baksana Valerie.

751
00:44:04,266 --> 00:44:06,977
Harris kampanyasının
Porto Rikolu katılımını

752
00:44:07,061 --> 00:44:08,729
bize yollar mısın?

753
00:44:08,812 --> 00:44:11,315
-Evet, hemen ileteyim.
-Tamam, sağ ol.

754
00:44:11,398 --> 00:44:13,067
Çalışırken rahatsız etmedim.

755
00:44:18,864 --> 00:44:21,909
Pekâlâ, milleti sarhoş edelim.

756
00:44:24,286 --> 00:44:25,913
-Selamlar.
-Nasıl gidiyor?

757
00:44:26,497 --> 00:44:27,956
Fena değil.

758
00:44:28,040 --> 00:44:32,544
Dearborn'daki görevim bayağı zor
çünkü burada bira bulmak zor

759
00:44:32,628 --> 00:44:34,004
ama bolca nargile var.

760
00:44:34,088 --> 00:44:36,965
Rica etsem
bu kadar erkenden içmesen olur mu?

761
00:44:37,049 --> 00:44:40,302
-Farazi konuşuyorum.
-Tamam. Neler duyuyorsun bakalım?

762
00:44:40,886 --> 00:44:43,305
Kimse hiçbir şey bilmiyor, biliyor musun?

763
00:44:43,389 --> 00:44:44,765
Çok hazırlıklıyız.

764
00:44:44,848 --> 00:44:49,353
Canlı bir blog'umuz
ve her yerde bir sürü muhabirimiz var.

765
00:44:49,436 --> 00:44:53,357
Ama bilmiyoruz. İki yöne de gidebilecek
tarihî anlardan biri bu.

766
00:44:53,440 --> 00:44:56,360
Ne olacağını bilmiyoruz,
hele şu saatte hiç.

767
00:44:56,985 --> 00:45:01,031
Harris'in kazanması hâlinde
Kadir Nelson bunu çizdi.

768
00:45:01,115 --> 00:45:04,910
Ceketine işlenmiş hâlde
Obama, Shirley Chisholm,

769
00:45:04,993 --> 00:45:08,455
Martin Luther King Jr,
Thurgood Marshall, Frederick Douglass,

770
00:45:08,539 --> 00:45:12,292
tarihin o yönde ilerlemesinde
katkısı olduğu söylenebilecek

771
00:45:12,376 --> 00:45:14,294
her türlü karakter var.

772
00:45:14,795 --> 00:45:18,590
Trump'a gelecek olursak,
oradaki hava bayağı farklı.

773
00:45:21,760 --> 00:45:24,847
Hulk Hogan tarafından
yemin ettirilen Trump var.

774
00:45:25,556 --> 00:45:26,890
Bir de…

775
00:45:27,766 --> 00:45:30,352
Burada çok neşeli bir karalama var.

776
00:45:31,311 --> 00:45:35,691
Bir de Oval Ofis'e arabayla dalan
Elon Musk var.

777
00:45:35,774 --> 00:45:37,359
Ve bir tane daha.

778
00:45:37,443 --> 00:45:41,238
"Dört yıl boyunca günde bir defa
ağız yoluyla bir tablet alın."

779
00:45:49,288 --> 00:45:51,749
Şu an itibarıyla delege oyu sayıları.

780
00:45:51,832 --> 00:45:54,877
Donald Trump'ın 90 delege oyu var.

781
00:45:54,960 --> 00:45:58,297
Kamala Harris'in 27 delege oyu var.

782
00:45:59,256 --> 00:46:03,010
Evet, Florida'nın olmayacağını
artık kabul edelim mi?

783
00:46:03,761 --> 00:46:05,095
Trump önde.

784
00:46:05,637 --> 00:46:10,768
Harris'in şu aşamada kazanması
mucize mi olur, bilmem ama ciddi anlamda…

785
00:46:10,851 --> 00:46:12,686
Harris birkaç gol geride.

786
00:46:12,770 --> 00:46:14,438
SANDIKLAR KAPANDI

787
00:46:16,315 --> 00:46:19,735
Şu an Michigan'ı
Trump'ın kazandığı öngörülüyor.

788
00:46:19,818 --> 00:46:22,738
NBC Haber'e göre
Wisconsin'i Donald Trump kazandı.

789
00:46:22,821 --> 00:46:25,741
Donald Trump
Pennsylvania Eyaleti'ni kazanacak.

790
00:46:29,870 --> 00:46:32,748
Tamam, üzerinde çalışalım.
Tamam. Teşekkürler.

791
00:46:36,168 --> 00:46:39,338
Bu akşam böyle olmasını beklemezdim

792
00:46:39,922 --> 00:46:42,090
ama bunu seçti.

793
00:46:44,635 --> 00:46:46,011
İnanması güç

794
00:46:46,094 --> 00:46:48,639
ama biz gerçekliğe şekil veremeyiz,

795
00:46:48,722 --> 00:46:50,849
sadece onu yansıtabiliriz.

796
00:46:54,520 --> 00:46:57,940
…Carolina. Demografik olarak
çok benziyorlar. Hatta…

797
00:46:58,816 --> 00:47:02,736
"Trump'ın dönmesinden korkan
on milyonlarca Amerikalı

798
00:47:02,820 --> 00:47:07,991
gömüldükleri karamsarlıktan çıkınca
ne yapmak gerektiğini düşünmek gerekecek.

799
00:47:08,075 --> 00:47:11,370
Otoriter rejimlerde
hayatı bekleyen tehlikelerden biri

800
00:47:11,453 --> 00:47:15,457
liderin, insanların gücünü
tüketme çabasıdır.

801
00:47:15,541 --> 00:47:17,876
Bir yenilmişlik hâli hâkim olur."

802
00:47:19,461 --> 00:47:23,757
İkinci defa kazanmasından endişem
insanların yenilmiş hissetmesi.

803
00:47:24,633 --> 00:47:27,302
Bu iş kolundaki hiç kimse,

804
00:47:27,386 --> 00:47:30,013
daha da önemlisi
vatandaşlık görevi olanlar

805
00:47:31,849 --> 00:47:33,642
bu hisse teslim olmamalıdır.

806
00:47:34,351 --> 00:47:36,270
Umutsuzluk affedilmez günahtır.

807
00:47:36,353 --> 00:47:37,938
O yüzden hayır.

808
00:47:38,730 --> 00:47:39,731
Olmaz!

809
00:47:41,191 --> 00:47:42,860
Şey değil bu…

810
00:47:44,319 --> 00:47:45,737
Buna müsaade yok.

811
00:47:49,199 --> 00:47:51,952
Dünyayı sıfırlamaya çalışacak bir başkanın

812
00:47:52,035 --> 00:47:55,664
yemin ederek göreve gelmesine
şahit olacağız.

813
00:47:55,747 --> 00:47:57,666
KADROLU YAZAR

814
00:47:57,749 --> 00:47:59,084
Geriye kalan her şey…

815
00:48:01,336 --> 00:48:03,255
…biraz ehemmiyetsiz kalıyor.

816
00:48:04,631 --> 00:48:08,969
Ayrıca başka ülkelerde yaşanacakları da
büyük ölçüde etkileyecek. Çok.

817
00:48:10,888 --> 00:48:11,805
Evet.

818
00:48:13,849 --> 00:48:15,142
Jon Lee!

819
00:48:16,393 --> 00:48:17,436
-Nasılsın yavrum?
-Sen?

820
00:48:17,519 --> 00:48:20,480
-Süperim. Çok oldu.
-Biliyorum, öyle oldu.

821
00:48:20,564 --> 00:48:24,026
Henüz Güney Amerika'yı okuyamadım
ama okuyacağım, değil mi?

822
00:48:24,109 --> 00:48:27,905
Evet. Taslağı hazırladık,
birkaç ekleme yapıyorum.

823
00:48:27,988 --> 00:48:28,947
Milei işte.

824
00:48:29,031 --> 00:48:30,198
-Evet.
-Deli herif.

825
00:48:30,282 --> 00:48:31,575
Sana nasıl davrandı?

826
00:48:32,075 --> 00:48:35,370
The New Yorker için çalıştığım
26 sene içerisinde

827
00:48:35,454 --> 00:48:38,582
savaş adamı oldum
veya onlardan biri oldum işte.

828
00:48:38,665 --> 00:48:41,668
Ülkenin giriştiği
pek çok çatışmada bulundum.

829
00:48:41,752 --> 00:48:45,047
Bilirsiniz işte,
Afganistan, Irak, Libya, Suriye.

830
00:48:46,423 --> 00:48:49,885
Babam Dışişleri'ndeydi,
çocukluğum dokuz ülkede geçti.

831
00:48:49,968 --> 00:48:53,055
Pek çoğu oldukça çetrefilli yerlerdi.

832
00:48:53,138 --> 00:48:54,514
YAZAN: JON LEE ANDERSON

833
00:48:54,598 --> 00:48:58,685
Beni muhabirliğe yönelten bu oldu.
Çağımın tarihini yaşamak istedim.

834
00:48:58,769 --> 00:48:59,853
TALİBAN'IN AFYON SAVAŞI

835
00:48:59,937 --> 00:49:01,313
KRALLARIN KRALI

836
00:49:01,396 --> 00:49:04,191
Şimdi aklında ne yapmak var?
Şey var mesela…

837
00:49:04,900 --> 00:49:07,611
Yalan yok, şu an şey olmuş durumdayız…

838
00:49:07,694 --> 00:49:08,695
Şoke mi?

839
00:49:11,406 --> 00:49:15,410
Dünyadan haberler vermeli
ve seçeceğimiz başlıkları iyi seçmeliyiz.

840
00:49:15,494 --> 00:49:17,037
Söyle, aklında ne var?

841
00:49:17,120 --> 00:49:20,540
The New Yorker'ın
The New York Times gibi bir bütçesi yok.

842
00:49:20,624 --> 00:49:22,459
Bütçemiz ve kadromuz çok dar

843
00:49:22,542 --> 00:49:26,546
ama David sahaya çıkıp
tarihe bizzat şahit olma fikrine

844
00:49:27,130 --> 00:49:29,466
her zaman sıcak bakmıştır.

845
00:49:32,177 --> 00:49:33,637
ŞAM, SURİYE

846
00:49:33,720 --> 00:49:36,640
Diktatör Beşar Esad
bu hafta Suriye'den kaçmış

847
00:49:36,723 --> 00:49:38,809
ve isyancılar Şam'a girip

848
00:49:38,892 --> 00:49:41,520
ailesinin 54 yıllık saltanatına
son vermişti.

849
00:49:42,771 --> 00:49:44,606
TÜRKİYE - IRAK - HOMS

850
00:49:46,441 --> 00:49:50,779
"Suriyeli despot Beşar Esad
sarayından kaçtıktan iki gün sonra

851
00:49:50,862 --> 00:49:54,825
derin bir hesaplaşmanın başlangıcına
şahit olmak için Şam'a ulaştım.

852
00:49:56,994 --> 00:50:01,123
Uzun süre devam eden
iç çatışmanın yerini birdenbire

853
00:50:01,206 --> 00:50:03,917
tekinsiz, gerçeküstü bir barış almıştı."

854
00:50:06,712 --> 00:50:08,630
Bir şeyi haber yapacaksam

855
00:50:08,714 --> 00:50:13,719
onu koklayıp, hissedip, tadıp
okuyucuya bu duyguları aktarmak isterim.

856
00:50:14,511 --> 00:50:16,555
Ben böyle haber yapmayı severim.

857
00:50:16,638 --> 00:50:17,723
Selamünaleyküm.

858
00:50:19,933 --> 00:50:21,685
"Şam'da bir akşamüstü

859
00:50:21,768 --> 00:50:24,771
Esad'ın en feci hapislerinden birini
ziyaret ettim."

860
00:50:27,733 --> 00:50:29,526
"Seni özledim aşkım."

861
00:50:31,111 --> 00:50:36,283
"Askerî istihbarat hapishanesinde
15 ay geçiren bir genç adamla tanıştık

862
00:50:36,366 --> 00:50:40,245
ve maruz bırakıldığı korkunç muameleyi
bize canlandırdı.

863
00:50:45,792 --> 00:50:48,920
Gardiyanlar bu muameleleri
gizlemeye çalışmamıştı.

864
00:50:50,964 --> 00:50:55,594
Mahkûmların sorgunun ardından çekilen
bir yığın fotoğrafına rastladım.

865
00:50:56,386 --> 00:51:01,308
Yüksek ihtimalle çoğu için
ölmeden önceki son fotoğraflarıydı."

866
00:51:05,437 --> 00:51:09,399
Aklına koyarsan bir toplumu
darmadağın etmek çok da zor değil.

867
00:51:27,167 --> 00:51:30,504
YIL DÖNÜMÜ SAYISINA SEKİZ HAFTA

868
00:51:31,004 --> 00:51:35,175
Aralar için farklı sanatçılara
farklı 100'ler çizdirmeye ne dersin?

869
00:51:35,258 --> 00:51:38,970
Yoksa klasik bir Eustace mı olsun?
Belki daha iyi olur.

870
00:51:39,054 --> 00:51:42,682
Şu ilerleyişi çok beğendiğimi söyleyeyim.

871
00:51:42,766 --> 00:51:45,519
-Beşikten mezara Eustace.
-Evet.

872
00:51:45,602 --> 00:51:48,522
The New Yorker'ı anlamanın temelinde

873
00:51:48,605 --> 00:51:53,151
geçmişle gelecek arasında
hep bir gerginlik olması yatar.

874
00:51:53,235 --> 00:51:57,322
Dergi, günümüzde yaşanan şeylerin
nabzını tutuyor

875
00:51:57,405 --> 00:52:00,992
fakat kendisi 1925'ten beri
görsel olarak pek değişmiş değil.

876
00:52:01,076 --> 00:52:01,910
KREATİF DİREKTÖR

877
00:52:02,702 --> 00:52:07,332
Buraya ilk geldiğim zamanı hatırlarım.
Hizasız rakamlar kullanmak istemiştim.

878
00:52:07,874 --> 00:52:10,043
Hizasız rakam örneğin şu demek,

879
00:52:10,127 --> 00:52:15,382
"1926" sayısını bastığınızda
dokuz rakamı biraz daha aşağıya kayar.

880
00:52:15,465 --> 00:52:18,718
Hepsi aynı hizada olmayınca
biraz daha şık durur.

881
00:52:18,802 --> 00:52:22,597
Ancak hâkim güçleri
bunun iyi bir değişim olduğuna ikna etmek

882
00:52:22,681 --> 00:52:24,224
haftalarımı almıştı.

883
00:52:24,307 --> 00:52:25,725
-Şuna bak.
-Baksana!

884
00:52:26,226 --> 00:52:30,814
Evet, bunların çoğunu önceden görmüştün.
Acaba en önden mi başlasak?

885
00:52:30,897 --> 00:52:34,276
Derginin hemen her türlü şey hakkında bir…

886
00:52:35,443 --> 00:52:36,570
Biçem kılavuzu var.

887
00:52:37,237 --> 00:52:41,491
Dierezin nerede ve ne zaman kullanılacağı
ve virgül kullanımı

888
00:52:41,575 --> 00:52:44,953
veya bize özgü,
bazen tuhaf kaçan yazılışlar.

889
00:52:45,453 --> 00:52:46,621
Oturun, oturun.

890
00:52:46,705 --> 00:52:48,540
100'üncü yıl dönümümüz yaklaşmışken

891
00:52:48,623 --> 00:52:51,877
teknelerin kenarında biriken
kekamozlar misali

892
00:52:51,960 --> 00:52:54,296
önümüzde biriken bazı sorunlar hakkında

893
00:52:54,379 --> 00:52:57,799
bir tartışma açmanın
iyi fikir olacağını düşündüm.

894
00:52:57,883 --> 00:53:01,845
Peki gizliden gizliye kabul görüp
geleneğe dönüşmüş

895
00:53:01,928 --> 00:53:06,016
ama yeniden ele alınmaya değer
ne gibi şeyler var?

896
00:53:06,099 --> 00:53:09,227
Eh, en gündemdekilerden biri "teenager".

897
00:53:09,311 --> 00:53:11,479
-Evet.
-"Teenager"daki tire.

898
00:53:12,063 --> 00:53:14,065
Sayıların rakamlarla yazılmaması.

899
00:53:14,149 --> 00:53:16,776
"İnternet"in büyük harfle yazılması derim.

900
00:53:16,860 --> 00:53:19,779
Biz aykırıyız
ama antika görünmemize neden oluyor.

901
00:53:19,863 --> 00:53:23,450
On yıllardır gündeme gelen bir konu da şu.

902
00:53:23,533 --> 00:53:27,078
"Kendi sesimle yazamayacağımdan
korkuyorum."

903
00:53:27,162 --> 00:53:31,458
Ara sıra bazılarına bunu yaşatıyorsam
kötü yazar olduklarındandır.

904
00:53:33,418 --> 00:53:36,796
Bu durum The New York Times'da
birinci sayfaya çıktı.

905
00:53:36,880 --> 00:53:38,381
Kendilerini tutamadılar.

906
00:53:38,465 --> 00:53:42,677
The New York Times'a niye haber oldu ki?
Belki o gün haberler kısırdı.

907
00:53:42,761 --> 00:53:44,054
NOKTALAR KALIYOR

908
00:53:44,137 --> 00:53:46,556
The New Yorker benim gözümde hâlâ

909
00:53:46,640 --> 00:53:51,519
kafamdaki o hayranlık uyandıran,
sarsılmaz kurumdur.

910
00:53:51,603 --> 00:53:54,147
Dergide bir şey yayınlatmış olmak bile…

911
00:53:54,231 --> 00:53:55,440
YAZAN: APARNA NANCHERLA

912
00:53:55,523 --> 00:53:57,734
Hâlâ hissiyatı "Ben mi? Sağ olun."

913
00:53:57,817 --> 00:54:02,572
İsminin New Yorker fontuyla yazıldığını
ilk gördüğünde acayip ego patlaması olur.

914
00:54:02,656 --> 00:54:03,615
YAZAN: MOLLY RINGWALD

915
00:54:03,698 --> 00:54:07,577
O an yaşadığım heyecanın,
örneğin Akademi Ödülü kazanmaktan

916
00:54:07,661 --> 00:54:12,123
katbekat daha büyük olduğunu
rahatlıkla söyleyebilirim.

917
00:54:12,207 --> 00:54:16,461
Gerçi henüz Akademi Ödülü kazanmadım,
size o konuda geri döneyim.

918
00:54:16,544 --> 00:54:20,840
Dergide bana yer verdikleri için
çok büyük onur duydum.

919
00:54:20,924 --> 00:54:23,885
Bu yazarlar bizim kültürümüzde

920
00:54:23,969 --> 00:54:28,556
düşüncenin ve edebiyatın
en ön saflarında yer alan yazarlardır.

921
00:54:28,640 --> 00:54:29,849
Biraz da güldüm

922
00:54:29,933 --> 00:54:34,688
çünkü spor spikeri Marv Albert hakkındaki
yazımın yayınlandığına inanamadım.

923
00:54:34,771 --> 00:54:35,981
YAZAN: JESSE EISENBERG

924
00:54:36,064 --> 00:54:38,358
The New Yorker'da çıkan ilk yazımdı.

925
00:54:38,441 --> 00:54:42,362
Bir Dilek Tut işi gibiydi.
"Yazını yayımlayacağız" dediler.

926
00:54:42,445 --> 00:54:46,199
"Belki de çok hastayım
ama kimse bana söylemiyor" demiştim.

927
00:55:01,548 --> 00:55:04,884
Her pazar günü gitar dersi alırım.

928
00:55:06,678 --> 00:55:10,307
Hiç beceremediğim bir şey
ama umurumda değil.

929
00:55:11,308 --> 00:55:13,018
Benim için tam bir kaçış.

930
00:55:13,101 --> 00:55:15,854
Yazmak değil, okumak değil.

931
00:55:15,937 --> 00:55:18,106
Editörlük yapmak değil.

932
00:55:19,733 --> 00:55:22,027
Benim için bir tatilden ibaret.

933
00:55:27,198 --> 00:55:29,326
"SANIRIM BU BİR TÜR İKAZ"

934
00:55:29,409 --> 00:55:30,869
Babam

935
00:55:30,952 --> 00:55:34,748
dişçiydi, New Jersey'de
ufak bir dişçisi vardı.

936
00:55:34,831 --> 00:55:38,084
Ellili yaşlarında oldukça hastalandı.

937
00:55:38,168 --> 00:55:42,172
Parkinson hastası olunca
dişçilik yapmaya devam edemedi.

938
00:55:42,255 --> 00:55:44,007
Annem Barbara ise,

939
00:55:44,090 --> 00:55:47,427
maalesef ona da
çok genç yaşında MS tanısı kondu.

940
00:55:47,510 --> 00:55:51,139
Yani çok kısa sürede
iki engelli ebeveynim oldu.

941
00:55:54,434 --> 00:55:55,685
Onları özlüyorum.

942
00:55:55,769 --> 00:55:57,812
Evet. Bu fotoğrafı çok severim.

943
00:56:00,106 --> 00:56:04,861
Çok talihli olduğum dönemler oldu,
çok talihsiz olduğum dönemler oldu.

944
00:56:04,944 --> 00:56:08,114
Bence insan olmak da bu demek,
tabii şanslıysan.

945
00:56:08,698 --> 00:56:12,160
Profesyonel anlamda
tanrılar bana cömert davrandı.

946
00:56:12,243 --> 00:56:15,413
Ama evet, annemle babam engelliydi

947
00:56:15,497 --> 00:56:20,001
ve kızım, en küçük çocuğumuz

948
00:56:20,960 --> 00:56:23,797
son derece otistik ve de…

949
00:56:28,009 --> 00:56:30,762
Böyle şeylerin karşınızda oturan bu insana

950
00:56:31,596 --> 00:56:33,515
şekil vermiş olması kaçınılmaz.

951
00:56:35,308 --> 00:56:37,685
The New Yorker'a bakışımı
nasıl mı etkiliyor?

952
00:56:37,769 --> 00:56:44,484
Mizacıma şekil verdiğine dair
hiçbir şüphe yoktur sanırım.

953
00:56:45,151 --> 00:56:49,072
The New Yorker'ın
iki şey olmasını istiyorum.

954
00:56:49,656 --> 00:56:51,157
Büyük olsun.

955
00:56:51,825 --> 00:56:53,576
İnsancıl olsun.

956
00:57:03,711 --> 00:57:05,755
1960'LAR

957
00:57:07,632 --> 00:57:10,552
Kurulmasından kabaca kırk yıl sonra

958
00:57:10,635 --> 00:57:14,055
The New Yorker
çok çeşitli seslere yer veriyor

959
00:57:14,931 --> 00:57:18,685
fakat saygın yazarlarının ve editörlerinin
yanı başında yaşayan

960
00:57:18,768 --> 00:57:22,564
bir milyondan fazla
New York'lunun hayatını göz ardı ediyordu.

961
00:57:24,399 --> 00:57:28,027
Dergi, Langston Hughes'un
birkaç çalışmasını

962
00:57:28,111 --> 00:57:30,864
ve Ann Petry'nin
bir hikâyesini yayınlamıştı.

963
00:57:31,364 --> 00:57:34,784
Ama siyahilerin dergiye çıkışı çoğunlukla

964
00:57:35,368 --> 00:57:36,786
hizmetçi,

965
00:57:36,870 --> 00:57:40,290
hizmetli
ve ırkçı karikatür şeklinde oluyordu.

966
00:57:41,708 --> 00:57:46,212
1961 yılında
insan hakları hareketi ivme kazanmaktaydı.

967
00:57:46,296 --> 00:57:49,048
The New Yorker'ın editörü William Shawn

968
00:57:49,132 --> 00:57:53,511
genç romancı James Baldwin'den
dergi için bir şeyler yazmasını istedi.

969
00:57:54,012 --> 00:57:59,726
Cumhuriyet tüm ağırlığıyla
sana kendini hor görmeyi öğretiyor.

970
00:58:00,727 --> 00:58:05,190
Baldwin, ırk hakkında yazılmış
en güçlü denemelerden birini teslim etti.

971
00:58:05,940 --> 00:58:09,527
Yazısı iç dağlayıcı
ve gözü kara derecede dürüsttü.

972
00:58:09,611 --> 00:58:11,446
AKLIMIN BİR KÖŞESİNDEN MEKTUP

973
00:58:11,529 --> 00:58:14,240
"Ben," diye yazıyordu, "14'üncü yaşımda

974
00:58:14,324 --> 00:58:17,118
hayatımda ilk defa korktum.

975
00:58:17,619 --> 00:58:22,540
Kendi içimdeki kötülükten
ve dışımdaki kötülükten korktum."

976
00:58:24,250 --> 00:58:27,462
Yazı, ulusalcı siyahi hareket
İslam Ulusu'nun lideri

977
00:58:27,545 --> 00:58:31,049
Elijah Muhammad'ı ziyareti etrafında
şekilleniyordu.

978
00:58:31,132 --> 00:58:32,675
Beyaz insanlar…

979
00:58:33,218 --> 00:58:35,929
Fakat asıl isimleri şeytandır.

980
00:58:38,097 --> 00:58:40,308
Baldwin, bir siyahi olarak hissettiği

981
00:58:40,391 --> 00:58:43,937
karmaşık öfke, gurur ve acı sarmalını
keşfe çıkarken

982
00:58:44,020 --> 00:58:48,191
derginin çoğu beyaz olan okuyucusuyla
doğrudan yüzleşiyordu.

983
00:58:48,274 --> 00:58:49,609
Şöyle yazıyordu,

984
00:58:49,692 --> 00:58:52,570
"Beyazlar her ne kadar
bunu duymak istemese de

985
00:58:52,654 --> 00:58:55,281
bu ülkede
zencilere reva görülen muamelenin

986
00:58:55,365 --> 00:58:58,660
ne kadar zalimce olduğunu
ne kadar vurgulasam az."

987
00:58:59,494 --> 00:59:00,745
TEBRİKLER

988
00:59:00,828 --> 00:59:02,455
Çok büyük karşılık buldu.

989
00:59:02,539 --> 00:59:03,790
Övgü mektupları yağdı.

990
00:59:03,873 --> 00:59:05,124
GÖRKEMLİ, ÇOK GÜZEL

991
00:59:05,208 --> 00:59:06,376
MUHTEŞEM

992
00:59:06,459 --> 00:59:10,380
Bir yazarsa hayal kırıklığını dile getirdi
çünkü yazının yanına

993
00:59:10,463 --> 00:59:13,883
ırkçı bir tablo yansıtan
Virginia viski reklamı basılmıştı.

994
00:59:16,302 --> 00:59:20,974
Baldwin'in makalesi klasikleşen kitabı
The Fire Next Time'ın temelini oluşturdu

995
00:59:21,057 --> 00:59:24,102
ve onu ulusal bir ilgi odağı
hâline getirerek

996
00:59:24,185 --> 00:59:28,690
ırksal adalet mücadelesinin
önde gelen seslerinden biri yaptı.

997
00:59:33,987 --> 00:59:36,823
"Bana 22 yıl önce, 14 yaşındayken

998
00:59:36,906 --> 00:59:39,742
James Baldwin'in
ikinci denemeler koleksiyonu

999
00:59:39,826 --> 00:59:41,327
Nobody Knows My Name'i verdiler.

1000
00:59:42,453 --> 00:59:45,373
"Kitabın kılıfında
Baldwin'in bir fotoğrafı vardı.

1001
00:59:45,456 --> 00:59:50,336
Beyaz bir tişörtle boş bir arazideki
moloz yığınının üstünde duruyordu.

1002
00:59:50,920 --> 00:59:54,882
Daha önce hiç bana benzeyen
bir siyahi gencin görselini görmemiştim.

1003
00:59:54,966 --> 00:59:58,678
Baldwin eski mahallemde
poz vermişti sanki.

1004
00:59:59,345 --> 01:00:04,559
Hatta Baldwin'in o fotoğrafının
bana ait olduğunu varsaymaya başladım.

1005
01:00:04,642 --> 01:00:10,106
Kitabın içeriği de
sürmeye özlem duyduğum hayatın kaydıydı."

1006
01:00:13,818 --> 01:00:17,905
The New Yorker ile beni ilk tanıştıran
gey akıl hocam oldu.

1007
01:00:17,989 --> 01:00:21,451
Bana bir abonelik hediye etti ve…

1008
01:00:21,534 --> 01:00:22,744
KADROLU YAZAR

1009
01:00:23,244 --> 01:00:25,955
Beklediğim şey oymuş.

1010
01:00:27,332 --> 01:00:32,211
Sırf âşık olduğum şehir değil,
hiç tanımadığım dünya hakkında

1011
01:00:32,295 --> 01:00:34,464
çok çeşitli sesler içeriyordu,

1012
01:00:35,048 --> 01:00:36,424
beni yakaladı.

1013
01:00:37,884 --> 01:00:41,638
Aslında tam bana göre bir şeydi.
Benim için olduğunu hissettim.

1014
01:00:42,263 --> 01:00:43,431
Ve de…

1015
01:00:43,514 --> 01:00:47,101
Genç bir çocuk için
böyle bir deneyim tektir.

1016
01:00:47,644 --> 01:00:48,936
YAZAN: HILTON ALS

1017
01:00:49,020 --> 01:00:51,773
Adımı The New Yorker'da görünce

1018
01:00:51,856 --> 01:00:53,232
şapşala döndüm.

1019
01:00:53,316 --> 01:00:54,692
BUZULUN UCU

1020
01:00:54,776 --> 01:00:59,864
Çünkü birden çok sevdiğin onca insanın
kullandığı dile dönüşüyorsun.

1021
01:01:00,448 --> 01:01:01,824
Takılıp kalmıştım.

1022
01:01:03,368 --> 01:01:07,163
Haftada iki, bilemedin üç
sanat sergisine giderim.

1023
01:01:08,915 --> 01:01:10,208
Bowery bu.

1024
01:01:10,708 --> 01:01:12,043
Şunlara bayılıyorum.

1025
01:01:13,670 --> 01:01:15,129
Çocuk figürlerine.

1026
01:01:16,964 --> 01:01:20,301
Sanat ve sanatın icra edilmesinin
en sevdiğim yanı

1027
01:01:20,385 --> 01:01:23,096
ruhunun vahşiliği
ve beklenmedik şeylerdir.

1028
01:01:23,179 --> 01:01:27,433
İşte bu da
bir çeşit iyimserlik gerektirir.

1029
01:01:28,351 --> 01:01:32,855
Dünyada yaşanan onca şeye
ve felaketlere rağmen

1030
01:01:32,939 --> 01:01:36,359
insan ruhunun baki kalacağı yönünde
bir iyimserlik.

1031
01:01:49,205 --> 01:01:50,998
Şehrin her yerinde

1032
01:01:51,749 --> 01:01:53,334
güzellik vardır.

1033
01:01:54,919 --> 01:01:57,213
Dikkatini verip bakmayı bileceksin.

1034
01:02:06,389 --> 01:02:08,766
100'ÜNCÜ YIL DÖNÜMÜ SANAT SERGİSİ
L'ALLIANCE NEW YORK

1035
01:02:13,980 --> 01:02:16,774
Çok güzel bir Sempé bu. İmzalı.

1036
01:02:17,483 --> 01:02:20,945
Derginin 100 yılını kutlamak amacıyla

1037
01:02:21,028 --> 01:02:24,574
100'ün üzerindeki kapağın

1038
01:02:24,657 --> 01:02:28,077
orijinal çizimlerini asıyoruz ki

1039
01:02:28,161 --> 01:02:32,373
sanatçıların gündemdeki şeyleri

1040
01:02:32,457 --> 01:02:35,460
nasıl katalize ettiğini

1041
01:02:35,960 --> 01:02:40,506
veya gerçekleştikleri anı
nasıl yakaladıklarını sergileyelim.

1042
01:02:40,590 --> 01:02:44,343
Evet, bu bir Kadir Nelson.
Yağlı boya tablo.

1043
01:02:44,427 --> 01:02:48,055
Kovid sırasında yapmıştı bunu.

1044
01:02:50,057 --> 01:02:51,601
En iyi görseller

1045
01:02:51,684 --> 01:02:55,730
size, okuyucunun duygusuna
bir çıkış noktası oluşturur.

1046
01:02:55,813 --> 01:02:58,483
9/11 baskısında da öyle oldu.

1047
01:03:02,904 --> 01:03:05,490
Eşimle birlikteydim.

1048
01:03:05,573 --> 01:03:08,201
Hatta oy vermeye gidiyorduk.

1049
01:03:08,951 --> 01:03:11,120
Dışarı adım atar atmaz

1050
01:03:11,204 --> 01:03:13,873
önümüzden koşup geçen insanlar gördük,

1051
01:03:13,956 --> 01:03:17,543
hepsi beyaz külle kaplıydı.

1052
01:03:18,711 --> 01:03:21,756
Sonra da ikinci kulenin
gözlerimizin önünde

1053
01:03:21,839 --> 01:03:24,258
öylece yıkılmasına şahit olduk.

1054
01:03:26,177 --> 01:03:31,307
Asistanım "Françoise,
ofisten aradılar" dedi.

1055
01:03:31,390 --> 01:03:34,644
"David Remnick
yeni bir kapak konuşmak istiyormuş."

1056
01:03:35,478 --> 01:03:37,814
Başka bir anneyle konuşuyordum.

1057
01:03:37,897 --> 01:03:42,360
"Ofise gidip
dergi kapağı bulmam gerekiyor" dedim.

1058
01:03:42,443 --> 01:03:46,322
Arkadaşım Elise, kendisi de annedir,

1059
01:03:46,989 --> 01:03:51,285
anında şöyle tepki verdi,
"Kapak mı? Dergiye kapak mı?

1060
01:03:51,369 --> 01:03:55,957
Ben sana neyi kapak yapacağını söyleyeyim.
Hiçbir şey! Kapak yapma."

1061
01:03:56,040 --> 01:03:58,459
Bu da bende yankı buldu tabii.

1062
01:04:03,673 --> 01:04:07,385
Benim eşim sanatçı Art Spiegelman'dır.

1063
01:04:07,468 --> 01:04:10,638
Dedi ki "Siyah üstüne siyah çalışmalısın.

1064
01:04:10,721 --> 01:04:14,976
Siyah arka plan üzerinde
siyah kuleler yapmalısın."

1065
01:04:15,059 --> 01:04:19,939
Sonra kalkıp ofise gittim,
bilgisayarımın başına oturup çizdim

1066
01:04:20,022 --> 01:04:23,734
ve görür görmez anladım ki cevap buydu.

1067
01:04:25,069 --> 01:04:30,032
Yitirilen şeyi,
yokluğunu sergileyerek ifade etmek.

1068
01:04:40,626 --> 01:04:43,212
YIL DÖNÜMÜ SAYISINA DÖRT HAFTA

1069
01:04:44,463 --> 01:04:45,965
Yıl dönümü kapağı için

1070
01:04:46,048 --> 01:04:49,302
işe yaracağını düşündüğüm
bir fikir bulduk.

1071
01:04:50,177 --> 01:04:54,765
Bunu sana anlatmanın tek yolu
maketini yapıp öyle göstermek

1072
01:04:56,100 --> 01:04:57,435
olacağı içindir ki…

1073
01:04:57,518 --> 01:05:01,272
-O yüzden kauçuk tutkalı kokuyor.
-Kesinlikle. Bana…

1074
01:05:01,355 --> 01:05:03,691
Okuldaki çocuklar bununla kafa bulurdu.

1075
01:05:03,774 --> 01:05:05,234
Sana önerdiğim şey…

1076
01:05:05,318 --> 01:05:07,028
Tutkalla kafayı bulmamak.

1077
01:05:07,612 --> 01:05:11,073
Dış kapakta
orijinal Eustace'ı kullanacağız,

1078
01:05:11,157 --> 01:05:14,368
sonra bir başka varyasyonu olacak,

1079
01:05:14,452 --> 01:05:17,204
sonra bir başka varyasyonu daha olacak.

1080
01:05:17,788 --> 01:05:21,918
Prodüksiyon anlamında
daha karmaşık bir şey ama…

1081
01:05:22,001 --> 01:05:24,462
-Ama o benim değil, senin derdin.
-Öyle.

1082
01:05:24,545 --> 01:05:27,006
-Olur, yapalım. Bence bu…
-Evet!

1083
01:05:27,089 --> 01:05:29,508
Neden bu kadar şaşırdın? Olaya bak!

1084
01:05:32,345 --> 01:05:33,554
Eğlenceliymiş.

1085
01:05:33,638 --> 01:05:36,140
-Çok hoş, değil mi?
-Evet, böylesini beklemiyordum.

1086
01:05:46,275 --> 01:05:49,904
Ünlülerin muhabiri olmayı
boş iş olarak görenler var.

1087
01:05:49,987 --> 01:05:52,448
Sonuçta bir savaş muhabirliği değil.

1088
01:05:52,531 --> 01:05:54,617
Ama benim açımdan kültür oluşumu…

1089
01:05:54,700 --> 01:05:55,534
KADROLU YAZAR

1090
01:05:55,618 --> 01:05:58,037
…kendimiz hakkında
anlatmak istediğimiz mitler,

1091
01:05:58,120 --> 01:06:01,207
sanatçıların mevcut konumlarına
gelmek için çektikleri,

1092
01:06:01,290 --> 01:06:04,377
bunlar benim gözümde
evrensel ve ilginç hikâyelerdir.

1093
01:06:04,460 --> 01:06:07,213
Bunların üzerine
derinlemesine düşünmeyi severim.

1094
01:06:07,296 --> 01:06:08,214
Tamamdır.

1095
01:06:08,714 --> 01:06:11,258
Kimine göre
profili The New Yorker yarattı.

1096
01:06:11,342 --> 01:06:13,469
Bu özgün muhabirliği tanımlamak için

1097
01:06:13,552 --> 01:06:16,389
"profil" kelimesini kullanmayı
onlar akıl etmiş.

1098
01:06:16,472 --> 01:06:19,100
Muhabirle röportajı veren bir araya gelip

1099
01:06:19,183 --> 01:06:22,311
geçirdikleri vaktin
kısa belgeselini yazıya dökerler.

1100
01:06:24,146 --> 01:06:26,565
David bana bir mesaj yazmıştı.

1101
01:06:26,649 --> 01:06:29,443
Mesajda sadece
"Carol Burnett olur mu?" diyordu.

1102
01:06:29,527 --> 01:06:33,781
Buna verilecek tek cevabın
ünlemli evet olduğu belli tabii.

1103
01:06:33,864 --> 01:06:37,159
Karşımıza çıkan
en komik kadınlardan biri olduğu kesin.

1104
01:06:37,243 --> 01:06:39,870
Alkışlarınızla Carol Burnett geliyor.

1105
01:06:42,289 --> 01:06:45,626
Carol Burnett öncelikle bir ikon.

1106
01:06:45,710 --> 01:06:48,671
Eğlencelisin.
Saçını açmak isteyince ne yaparsın?

1107
01:06:48,754 --> 01:06:51,007
-Senin saçınsa tabii.
-Çekip açarım.

1108
01:06:51,674 --> 01:06:54,760
Komedi işindeki kadınlara,
eğlence dünyasındakilere

1109
01:06:54,844 --> 01:06:57,763
kimsenin açmadığı kapıları açanlar
ilgi alanım.

1110
01:06:57,847 --> 01:06:59,306
Carol bunların hepsi.

1111
01:07:00,391 --> 01:07:02,518
-Seni görmek çok güzel.
-Seni de.

1112
01:07:02,601 --> 01:07:05,896
Carol, şimdi bunu açıyorum,
yani artık kayda geçiyorsun.

1113
01:07:05,980 --> 01:07:07,898
-Tamamdır.
-Pekâlâ.

1114
01:07:09,525 --> 01:07:10,985
-Lucky's'deyiz.
-Evet.

1115
01:07:11,068 --> 01:07:13,904
-Buraya ne sıklıkla geliyorsun?
-Haftada bir.

1116
01:07:13,988 --> 01:07:18,576
Bir profil yazmaya başladığında
kişinin verdiği her röportajı okursun.

1117
01:07:18,659 --> 01:07:20,369
Bazen hatıratını okursun

1118
01:07:20,453 --> 01:07:23,706
ve böyle yaparak
binlerce defa tekrarladıkları

1119
01:07:23,789 --> 01:07:27,251
belirli anekdotlar
ve laflar olduğunu görürsün.

1120
01:07:27,918 --> 01:07:32,048
Ben de her seferinde tam da onlarla ilgili
sorular sormaya çalışırım.

1121
01:07:32,131 --> 01:07:35,926
Onları konfor alanlarının,
ritimlerinin dışına itecek bir şey.

1122
01:07:36,010 --> 01:07:37,803
Hiç psikanaliste gittin mi?

1123
01:07:38,471 --> 01:07:39,680
Hayır.

1124
01:07:39,764 --> 01:07:42,808
Bir kere.
Kızım uyuşturucu kullandığı sırada.

1125
01:07:43,934 --> 01:07:44,852
Evet.

1126
01:07:44,935 --> 01:07:47,313
"Hoşuna gider mi?" diye asla düşünemezsin.

1127
01:07:48,064 --> 01:07:50,274
Dergideki akıl hocalarım bana hep

1128
01:07:50,357 --> 01:07:54,695
"Hoşuna gideceğini düşünüyorsan
yanlış yoldasındır" diye öğretti.

1129
01:07:55,446 --> 01:07:57,448
Tutarlı bulmasını umarsın.

1130
01:07:57,531 --> 01:07:58,866
Bir kadın olarak…

1131
01:08:00,868 --> 01:08:04,080
…Jackie Gleason veya Sid Ceasar olamazdım.

1132
01:08:04,163 --> 01:08:06,707
"Şurası çok kötü olmuş, düzelt" derlerdi.

1133
01:08:06,791 --> 01:08:11,253
"Bana yardım eder misiniz beyler?
Ben tam beceremiyorum" derdim.

1134
01:08:11,796 --> 01:08:15,549
-Naz yapıyordun.
-Bana "kaltak" dememelerini sağlıyordum.

1135
01:08:15,633 --> 01:08:18,886
Sana "kaltak" deseler
en kötü ne olabilirdi ki Carol?

1136
01:08:18,969 --> 01:08:19,845
Şey mi olurdu?

1137
01:08:19,929 --> 01:08:22,515
Eh, öyle anılmak istemiyordum.

1138
01:08:23,307 --> 01:08:25,559
Röportaj yapmanın büyük kısmı dinlemektir.

1139
01:08:25,643 --> 01:08:27,895
Kelimelerin altında yatanları
duymak gerekir.

1140
01:08:27,978 --> 01:08:30,356
Asıl söylemek istedikleri
veya düşündükleri nedir?

1141
01:08:30,439 --> 01:08:31,857
Zihinlerini meşgul eden nedir?

1142
01:08:32,525 --> 01:08:35,736
Sence annen çok zeki ve akıllı biri miydi?

1143
01:08:35,820 --> 01:08:37,530
Çok akıllıdır, çok zekidir.

1144
01:08:38,114 --> 01:08:40,241
Çok da hüzünlüdür.

1145
01:08:40,866 --> 01:08:44,203
Bir sürü hayali vardı ve…

1146
01:08:46,372 --> 01:08:48,457
…hiçbiri gerçekleşmedi diyebiliriz.

1147
01:08:50,584 --> 01:08:53,879
Yazmak bana
bu sürecin en zor kısmı gibi gelir.

1148
01:08:53,963 --> 01:08:55,005
Şüphesiz.

1149
01:08:55,089 --> 01:08:58,968
Hiçbir yazar arkadaşım yok ki
günün her dakikası oturup

1150
01:08:59,051 --> 01:09:03,889
"Bayılıyorum buna! Hayatımda
hiç bu kadar eğlenmemiştim" desin.

1151
01:09:04,849 --> 01:09:08,519
Carrie Bradshaw'a benzedim diye
ödüm kopuyor şu an.

1152
01:09:08,602 --> 01:09:11,272
Şey mesela, "Düşünmeden edemedim,

1153
01:09:11,981 --> 01:09:15,234
Carol Burnett
gelmiş geçmiş en komik kadın mıydı?"

1154
01:09:16,152 --> 01:09:18,404
Tam olması için sigara yakmam lazım.

1155
01:09:18,988 --> 01:09:21,574
Carrie yanında The New Yorker taşır.

1156
01:09:22,324 --> 01:09:24,785
Filmlerden birinde
kitabı kötü eleştiri alır.

1157
01:09:25,661 --> 01:09:27,496
"Yetenekli Bradshaw

1158
01:09:27,580 --> 01:09:31,333
evliliklerin karmaşık yanlarını
daha iyi kavrayana kadar

1159
01:09:31,917 --> 01:09:37,256
sessizlik yemini etmeye baksa
çok daha hayırlı olacaktır."

1160
01:09:38,007 --> 01:09:40,509
Vay be, bu bayağı can yakmıştır.

1161
01:09:43,179 --> 01:09:48,475
Mad Men'de o zamanlardan kalma
çok sayıda orijinal dergi kullandık.

1162
01:09:48,559 --> 01:09:52,980
Life dergisi vardı, Time dergisi vardı,
Newsweek ve The New Yorker vardı.

1163
01:09:53,063 --> 01:09:53,898
OYUNCU, YAPIMCI

1164
01:09:53,981 --> 01:09:57,526
Tabii o zamanlar
dergilerin en gözde olduğu zamanlardı.

1165
01:09:58,027 --> 01:10:02,031
Artık dergiyi fiziksel olarak alıp
bez çantada veya sırt çantasında

1166
01:10:02,114 --> 01:10:03,908
sağa sola taşımak kalmadı.

1167
01:10:03,991 --> 01:10:06,702
Metroda da kimsenin okuduğunu görmüyorum.

1168
01:10:06,785 --> 01:10:08,370
İnsanlar hep telefonlarında.

1169
01:10:08,454 --> 01:10:11,415
Belki The New Yorker okuyorlar
ama çok can sıkıcı.

1170
01:10:11,498 --> 01:10:15,628
Yineliyorum, dergilerin o harika hissiyatı
dijital devirde söndü.

1171
01:10:15,711 --> 01:10:19,423
Ölümüne kaydırma var artık,
öyle şeyler kalmadı…

1172
01:10:20,049 --> 01:10:23,636
Herhangi bir şeyin
fiziksel bir başlangıcı ve sonu yok.

1173
01:10:23,719 --> 01:10:25,596
Ölümüne kaydırmanın sonu yok.

1174
01:10:25,679 --> 01:10:29,099
İnterneti ben icat etmedim.
Etsem bir sonu olurdu.

1175
01:10:35,773 --> 01:10:37,816
NEW YORKER'DAN MASALLAR

1176
01:10:38,943 --> 01:10:42,196
Film Forum'da
çok heyecan verici bir etkinlikteyiz.

1177
01:10:42,279 --> 01:10:45,866
The New Yorker'ın
100'üncü seneidevriyesini kutlamak için

1178
01:10:45,950 --> 01:10:49,036
onunla bağı olan filmlerden oluşan
bir program hazırlamışlar.

1179
01:10:50,120 --> 01:10:54,333
Aralarında The New Yorker'da çıkan
bir kısa hikâye olan Brokeback Dağı var.

1180
01:10:55,084 --> 01:10:59,380
Addams Family Values da elbette
Charles Addams'ın karikatürlerinden.

1181
01:11:00,005 --> 01:11:04,051
Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği
Milan Kundera'nın hikâyesinden.

1182
01:11:05,219 --> 01:11:09,223
Tersyüz. New Yorker yazarı Susan Orlean
filmde bir karakterdir.

1183
01:11:11,141 --> 01:11:15,938
The New Yorker'la bağı olan bir başka film
Wes Anderson'ın Fransız Postası.

1184
01:11:16,021 --> 01:11:21,819
Bu filmde gerçek New Yorker yazarları
kurgusal karakterlere dönüştürüldü.

1185
01:11:21,902 --> 01:11:23,654
Bill Murray'nin karakteri

1186
01:11:23,737 --> 01:11:27,283
The New Yorker'ın kurucusu
Harold Ross'ın bir versiyonu.

1187
01:11:28,534 --> 01:11:31,287
Ustabaşından mesaj var. Baskıya bir saat.

1188
01:11:32,162 --> 01:11:33,038
Kovuldun.

1189
01:11:34,248 --> 01:11:38,627
Bu akşam da Truman Capote'nin
ünlü eserine dayanan In Cold Blood var.

1190
01:11:38,711 --> 01:11:39,712
BİLET SAHİPLERİ

1191
01:11:39,795 --> 01:11:42,339
Truman Capote'nin "In Cold Blood"ının

1192
01:11:42,423 --> 01:11:47,219
The New Yorker ve Amerika'nın
edebî yaşamı üzerinde yarattığı etkiyi

1193
01:11:47,303 --> 01:11:49,430
hayal etmek oldukça güç.

1194
01:11:50,014 --> 01:11:54,268
Truman Capote, gerçek suç yazarlığını
en üst seviyeden icat etti.

1195
01:11:56,437 --> 01:11:58,105
The New Yorker 1965'te

1196
01:11:58,188 --> 01:12:01,483
çok satan bir kitaba
ve çok tutan bir filme dönüşen,

1197
01:12:01,567 --> 01:12:04,528
çok başarılı,
dört parçalık bir yazı yayınladı.

1198
01:12:08,449 --> 01:12:10,284
In Cold Blood.

1199
01:12:12,036 --> 01:12:16,665
Dergi tarafından yayımlanmış
en çok tutan yazılardan biri olacaktı.

1200
01:12:16,749 --> 01:12:19,460
Öte yandan
en tartışmalılarından biri de olacaktı.

1201
01:12:20,127 --> 01:12:23,505
Yazarı Truman Capote
The New Yorker tarafından

1202
01:12:23,589 --> 01:12:27,634
17 yaşında kahve servisi
ve ayak işleri için işe alınmıştı.

1203
01:12:28,302 --> 01:12:33,223
Ofiste kısa sürede sevimli dedikoduları
ve kötü davranışlarıyla tanında.

1204
01:12:33,849 --> 01:12:38,228
Kendini kadrolu yazar olarak tanıttığı
ve şair Robert Frost'a hakaret ettiği için

1205
01:12:38,312 --> 01:12:39,646
kovulduğu söylenir.

1206
01:12:40,814 --> 01:12:44,401
Ancak editör William Shawn
yazı tarzını beğeniyordu.

1207
01:12:44,485 --> 01:12:46,403
O yüzden Capote yıllar sonra

1208
01:12:46,487 --> 01:12:50,491
Kansas'taki bir çiftlik evinde
işlenen cinayetin hikâyesini getirince

1209
01:12:50,574 --> 01:12:52,076
Shawn ona arka çıktı.

1210
01:12:52,785 --> 01:12:55,496
Bu yeni macerama, bu deneyime

1211
01:12:55,579 --> 01:12:58,582
kurgusal olmayan roman adını veriyorum.

1212
01:12:58,665 --> 01:13:01,251
Kurgusal olmayan roman türü

1213
01:13:01,335 --> 01:13:05,464
muhabirlik ile
kurgusal tekniğin sentezinin

1214
01:13:05,547 --> 01:13:07,925
ortaya çıkardığı bir tür.

1215
01:13:08,509 --> 01:13:09,760
Capote'nin iddiası

1216
01:13:09,843 --> 01:13:14,223
muhabirliğin titizliğiyle
kurgunun yazım tarzını birleştirdiğiydi.

1217
01:13:14,306 --> 01:13:18,352
John Hersey'nin yıllar önce
Hiroşima'yla yaptığı şeye benziyordu.

1218
01:13:18,977 --> 01:13:21,772
Ancak "In Cold Blood" yayınlandıktan
hemen sonra

1219
01:13:21,855 --> 01:13:25,526
bazı eleştirmenler
Capote'nin tarzını sorgulamaya başladı.

1220
01:13:25,609 --> 01:13:29,238
Yerel bir eleştirmen,
"Capote hep bir kurgu yazarı olmuştur,

1221
01:13:29,321 --> 01:13:31,573
hâlâ da bir kurgu yazarı" demiştir.

1222
01:13:31,657 --> 01:13:36,203
Not tutmadan veya ses kaydı olmadan
her kelimesini alıntıladığı konuşmaları

1223
01:13:36,286 --> 01:13:38,539
hatırlamasına şüpheyle bakıyorlardı.

1224
01:13:39,206 --> 01:13:44,670
Bende fotoğrafik hafızasının
işitsel versiyonu var.

1225
01:13:45,796 --> 01:13:50,050
William Shawn redaksiyon aşamasında
kendi endişelerini not etmişti.

1226
01:13:50,801 --> 01:13:53,762
Daha sonra öldürülecek
iki karakter arasında geçen

1227
01:13:53,846 --> 01:13:56,390
bir konuşmayı anlatan pasajın kenarına

1228
01:13:56,473 --> 01:13:58,559
Shawn kalemle şunları karalamıştı,

1229
01:13:58,642 --> 01:14:02,563
"Nereden biliyor? Tanık yok? Genel Sorun."

1230
01:14:05,065 --> 01:14:06,066
Beyefendi.

1231
01:14:06,733 --> 01:14:10,279
Capote on yıllar boyunca
eseri hakkında sorulara maruz kaldı.

1232
01:14:10,821 --> 01:14:13,407
Her şeyin merkezindeki asıl soru şu.

1233
01:14:13,490 --> 01:14:16,410
Bu eserleri kurgu olarak mı okumalıyız?

1234
01:14:16,493 --> 01:14:19,079
Sen her iki türü de içeren bir şey buldun,

1235
01:14:19,163 --> 01:14:21,707
hiç kimse
seni nereye koyacağını bilemiyor.

1236
01:14:21,790 --> 01:14:26,170
Demek istediğin
gerçeklere dayanan bir şeyi alıp

1237
01:14:26,253 --> 01:14:27,921
onu kurgulaştırdığım mı?

1238
01:14:28,005 --> 01:14:29,923
Hiç öyle bir şey yapmıyorum.

1239
01:14:30,757 --> 01:14:33,093
En ufak kurgulaştırmıyorum.

1240
01:14:34,219 --> 01:14:38,182
Capote daha sonraları
final sahnesini uydurduğunu kabul etti.

1241
01:14:38,265 --> 01:14:41,268
Komiser ile
öldürülen kızın en yakın arkadaşının

1242
01:14:41,351 --> 01:14:43,061
mezarlıktaki konuşmasıydı bu.

1243
01:14:43,979 --> 01:14:47,900
Shawn sonradan "In Cold Blood"ı bastığına
pişman olduğunu söyledi.

1244
01:14:47,983 --> 01:14:52,696
Dergi, takip eden yıllar içerisinde
bilgi teyit sürecini geliştirerek

1245
01:14:52,779 --> 01:14:55,991
böyle bir şeyin
bir daha yaşanmasını önlemeye çalıştı.

1246
01:14:57,493 --> 01:15:00,412
UFAK ÜZÜCÜ GERÇEK

1247
01:15:01,288 --> 01:15:02,789
BİLGİ TEYİT DEPARTMANI

1248
01:15:02,873 --> 01:15:05,792
Tamam. Yani idam gününün sabahında

1249
01:15:05,876 --> 01:15:10,631
ikinizi infaz odasının yakınındaki
bir hücreye alacaklar, doğru mu?

1250
01:15:10,714 --> 01:15:15,886
Yazar Jon Lee'yi bir fincan çay içmeye
davet ettiğinizi söylüyoruz.

1251
01:15:15,969 --> 01:15:17,763
Kahve miydi, çay mı?

1252
01:15:18,430 --> 01:15:22,184
Bilgi teyit departmanında
ben dâhil 29 kişi çalışıyor.

1253
01:15:22,267 --> 01:15:24,603
Sırf çok önemli isimler ve tarihler…

1254
01:15:24,686 --> 01:15:25,646
BAŞ ARAŞTIRMA EDİTÖRÜ

1255
01:15:25,729 --> 01:15:29,149
…tutsun diye burada değiliz.
Biz okurun yerine geçiyoruz.

1256
01:15:30,317 --> 01:15:34,196
Aklımızda sürekli
bir hikâyenin ardındaki bağlam var.

1257
01:15:34,279 --> 01:15:35,906
Erica'nın hiç dişi yokmuş.

1258
01:15:35,989 --> 01:15:39,201
Hapiste bakım sorunu yaşadığı içindir
diye düşünüyorum.

1259
01:15:40,369 --> 01:15:44,081
Her şey tamamıyla doğru olsa da
adil gelmeyebilir.

1260
01:15:44,164 --> 01:15:45,374
O ZAMAN TEYİTÇİ KİM?

1261
01:15:45,457 --> 01:15:47,292
Biz yazıların çıktısını alıp

1262
01:15:47,376 --> 01:15:49,878
bilgi içeren her şeyin altını çizeriz.

1263
01:15:49,962 --> 01:15:50,796
ESKİ TEYİTÇİ

1264
01:15:51,380 --> 01:15:53,215
Zaten neredeyse her şey çizilir.

1265
01:15:53,298 --> 01:15:57,803
Sanırım bazen "var" gibi ifadeleri
kontrol etmek mümkün olmayabilir.

1266
01:15:57,886 --> 01:16:00,931
Ama o zaman da
"Bu şey hâlâ var mı?" dersin.

1267
01:16:01,014 --> 01:16:02,724
Yoksa değiştirmek gerekir.

1268
01:16:03,308 --> 01:16:06,436
Sonra da kişilere ve kaynaklara ulaşırsın.

1269
01:16:06,520 --> 01:16:09,940
Çağrı cevaplarken ne söylediğinizi
teyit etmek istedim.

1270
01:16:10,023 --> 01:16:14,236
Bende "İyi akşamlar, Sparks Steakhouse.
Nasıl yardımcı olabilirim?" var.

1271
01:16:14,319 --> 01:16:15,404
Doğru mudur bu?

1272
01:16:15,904 --> 01:16:18,240
Dergide yayınlanan her şeyi teyit ederiz.

1273
01:16:18,323 --> 01:16:21,410
Kapakları, karikatürleri,
şiirleri, kurgu yazıları.

1274
01:16:21,493 --> 01:16:23,579
Evet, karikatürlere de bakarız.

1275
01:16:24,204 --> 01:16:27,416
İçinde penguen olan bir karikatür vardı

1276
01:16:27,499 --> 01:16:32,963
ve altında "Arktik-Amerikalı denmesini
tercih ediyoruz" gibi bir şey yazıyordu.

1277
01:16:33,046 --> 01:16:35,048
Bazı insanlar da haklı olarak

1278
01:16:35,132 --> 01:16:38,760
"Arktik'te penguen olmaz,
penguenler Antarktika'da" dedi.

1279
01:16:38,844 --> 01:16:41,847
Arktik'te penguen yoksa
espri biraz kaçıyor tabii.

1280
01:16:43,181 --> 01:16:46,768
Utanarak söylüyorum,
bir hatayı atladığım bir kapak oldu.

1281
01:16:46,852 --> 01:16:49,563
Kumsalda uzanmış
bir sosisli satıcısı vardı.

1282
01:16:49,646 --> 01:16:53,859
"Şemsiyesinin gölgesi doğru mu düşüyor
diye bakayım" dedim.

1283
01:16:53,942 --> 01:16:55,777
"Evet, gölge kabul edilebilir.

1284
01:16:55,861 --> 01:16:59,197
Bu kapağa mümkün olan
tüm teyit kabiliyetimi uyguladım."

1285
01:16:59,281 --> 01:17:01,992
Temizdi. Herhangi bir sorun yoktu. Bastık.

1286
01:17:02,075 --> 01:17:03,619
Adamın iki sağ ayağı varmış.

1287
01:17:03,702 --> 01:17:07,080
İki sol olsa hadi neyse,
ünlü deyişe uydurup geçerdik.

1288
01:17:07,164 --> 01:17:08,123
Fark etmemişim.

1289
01:17:09,666 --> 01:17:10,751
Korkunç!

1290
01:17:10,834 --> 01:17:13,420
İnsanlar teyitçileri yakalamaya bayılır.

1291
01:17:14,004 --> 01:17:17,591
Çok sık duyduğumuz,
tekrarlanan bir ifade var.

1292
01:17:17,674 --> 01:17:20,636
"The New Yorker'ın
sena edilen teyit departmanının

1293
01:17:20,719 --> 01:17:23,347
buralara düşeceği hiç aklıma gelmezdi."

1294
01:17:23,430 --> 01:17:26,642
Bu ifadenin başka hiçbir yerde
kullanıldığını görmedim.

1295
01:17:26,725 --> 01:17:29,269
Sadece hata şikâyeti mektuplarında var.

1296
01:17:29,353 --> 01:17:31,647
Kim "sena etmek" der ki yahu?

1297
01:17:32,939 --> 01:17:35,817
Mouaz, Jon Lee'ye rejimin bir ajanının

1298
01:17:35,901 --> 01:17:39,363
ailesinin güvercinlerini
öldürdüğünü söylemiş.

1299
01:17:39,446 --> 01:17:41,615
Bu iş vurdumduymazlık gerektirir.

1300
01:17:41,698 --> 01:17:45,452
İnsanların sizden hoşnut kalmamasını
kaldırabilmelisiniz.

1301
01:17:45,535 --> 01:17:48,580
Kalmamak için
çoğu zaman iyi bir sebepleri vardır.

1302
01:17:48,664 --> 01:17:49,873
Ulusal bir dergide

1303
01:17:49,956 --> 01:17:52,959
bazen hoş olmayacak bir şekilde
çıkmak üzeredirler.

1304
01:17:53,043 --> 01:17:57,339
Demişsiniz ki insanlar size gelip
Trump hakkında atıp tutarsa

1305
01:17:57,422 --> 01:18:01,510
yalan söylediği zamanları içeren
belgenizi çıkarıyormuşsunuz.

1306
01:18:01,593 --> 01:18:02,719
Doğru mudur?

1307
01:18:02,803 --> 01:18:05,972
Siyasi açıdan
çok çılgın bir zaman olduğu ortada.

1308
01:18:06,056 --> 01:18:09,935
Politikacıların
doğruyu söylemesi gerektiği fikrinin

1309
01:18:10,018 --> 01:18:12,062
biraz gevşediğini görüyoruz.

1310
01:18:12,145 --> 01:18:15,482
Bu da kendimizi
işimize iki kat adamamıza neden oldu.

1311
01:18:15,565 --> 01:18:18,568
Şahsen ben bunu çok can alıcı buluyorum.

1312
01:18:18,652 --> 01:18:24,032
Korkunç yalanlar sağanağının
en iyi panzehri buymuş gibime geliyor.

1313
01:18:24,116 --> 01:18:25,200
Anladınız mı?

1314
01:18:25,283 --> 01:18:28,370
Bununla başa çıkmak için
işimize özen göstermekten

1315
01:18:28,453 --> 01:18:31,540
ve bilgilerimizin doğruluğundan
emin olmaktan

1316
01:18:31,623 --> 01:18:33,583
daha iyi bir panzehir var mı?

1317
01:18:35,794 --> 01:18:37,546
-Merhaba.
-Selam, nasılsın?

1318
01:18:37,629 --> 01:18:39,131
-Sen?
-Ne var ne yok?

1319
01:18:39,214 --> 01:18:41,133
-Seni görmek güzel.
-Seni de.

1320
01:18:41,216 --> 01:18:46,346
The New Yorker ile münasebetim
Harvey Weinstein'i araştırırken başladı.

1321
01:18:46,430 --> 01:18:49,933
Weinstein'in seri tacizci olduğuna
inanmaya başlamıştım.

1322
01:18:50,016 --> 01:18:51,101
KATKI VEREN YAZAR

1323
01:18:51,184 --> 01:18:55,939
Ama bu haberi yayımlatamamıştım
çünkü çoğu medya kuruluşu sindirilmişti.

1324
01:18:56,022 --> 01:18:57,065
GÜCÜN KÖTÜYE KULLANIMI

1325
01:18:57,149 --> 01:19:01,361
Ama David çalışmamı görünce,
"Haberini burada tamamlayabilirsin" dedi.

1326
01:19:01,445 --> 01:19:03,572
Bence mantıklı bir yerdeyiz.

1327
01:19:03,655 --> 01:19:06,491
Casus yazılımlar hakkında
ufak güncellemeler var.

1328
01:19:06,575 --> 01:19:08,952
Sonra tamamen Elon'a odaklanacağım.

1329
01:19:09,035 --> 01:19:11,663
Elon Musk'a yakın insanlar
bilgi sızdırır mı?

1330
01:19:12,581 --> 01:19:15,667
Bizi uğraştıracak ilginç şeylerden biri

1331
01:19:15,751 --> 01:19:21,506
geçen sefer bilgi sızdıran insanların
bu defa daha az bilgi sızdıracağıdır.

1332
01:19:21,590 --> 01:19:24,259
Benim uzmanlık alanım "güç".

1333
01:19:24,342 --> 01:19:28,430
Ve şu an devasa siyasi kuvvetler gücü

1334
01:19:28,513 --> 01:19:31,933
teknoloji milyarderlerine devrediyor.

1335
01:19:32,017 --> 01:19:35,979
Elon Musk
bugüne kadar yaşamış en zengin insan,

1336
01:19:36,062 --> 01:19:39,191
şimdi de kalkıp verimliliğin başına mı
geçecek yani?

1337
01:19:39,274 --> 01:19:40,150
Evet.

1338
01:19:40,650 --> 01:19:45,322
Emeğe bu kadar aşırı dayalı,
zıtlaşmaya bu kadar aşırı dayalı

1339
01:19:45,405 --> 01:19:48,116
habercilik yapan fazla yer kalmadı.

1340
01:19:48,617 --> 01:19:50,827
Sonuçta bu insanlar aktivist değil

1341
01:19:50,911 --> 01:19:54,372
ama gerçeklerle desteklenince
korkusuz kesiliyorlar.

1342
01:19:55,457 --> 01:19:58,668
Merhaba, Ronan ben.
Bana döndüğünüz için çok sağ olun.

1343
01:19:58,752 --> 01:19:59,795
2018 PULITZER ÖDÜLÜ

1344
01:19:59,878 --> 01:20:05,383
Musk hakkında bir haberi irdeliyorum
ve şu an hâkim olan politik iklimde

1345
01:20:05,467 --> 01:20:09,638
basın özgürlüğüne pek de saygı duyulmuyor.

1346
01:20:09,721 --> 01:20:15,769
Ek olarak yaptıkları haberlerden dolayı
muhabirlere saldırma eğilimi var.

1347
01:20:15,852 --> 01:20:21,191
Bu da muhabirler ve kaynakları adına
korkunç bir hava esmesine neden oluyor.

1348
01:20:21,274 --> 01:20:25,445
O zaman bahsettiğiniz konudaki
belgelerin ve düşüncelerin bir kısmını

1349
01:20:25,529 --> 01:20:28,031
göndermeye razıysanız çok makbule geçer.

1350
01:20:28,114 --> 01:20:29,241
Kayıt dışı.

1351
01:20:29,324 --> 01:20:35,080
Yüksek risk içeren bir araştırma haberinin
kaynağı olmak zordur ve ciddi bir iştir

1352
01:20:35,163 --> 01:20:37,165
çünkü çok tehlikeli olabilir.

1353
01:20:37,249 --> 01:20:40,544
Öyle hikâyelerim oldu ki
bir kaynakla tek iletişimim

1354
01:20:40,627 --> 01:20:44,047
yaşadığım yerden uzaktaki
isimsiz bir alışveriş merkezinde

1355
01:20:44,130 --> 01:20:47,592
nakit parayla aldığım
kullan at telefon üzerinden ilerledi.

1356
01:20:47,676 --> 01:20:50,804
Ama bir hikâyede
büyük bir aşama kaydettiğiniz an

1357
01:20:50,887 --> 01:20:56,560
on numara beş yıldız bir andır
ve her muhabir bunun hayalini kurar.

1358
01:20:56,643 --> 01:20:59,187
Ama bir yandan da stres olup korkarsın

1359
01:20:59,271 --> 01:21:03,733
çünkü hikâyeyi doğru anlatmak için
daha fazlasını ortaya koyman gerekir.

1360
01:21:03,817 --> 01:21:06,236
Tekrar sağ olun. İletişimde olacağım.

1361
01:21:06,319 --> 01:21:07,612
Tamam, hoşça kalın.

1362
01:21:08,113 --> 01:21:12,284
Araştırmacı gazetecilik adına
çok acımasız bir zamandayız.

1363
01:21:12,367 --> 01:21:18,790
Ama ben yine de
bilginin gücüne hâlâ şiddetle inanıyorum

1364
01:21:18,874 --> 01:21:23,420
çünkü bence insanları bilgilendirmek
elimizde kalan tek umut.

1365
01:21:27,132 --> 01:21:30,385
Dergiyi kapaktan kapağa okumaya çalışmakla
gurur duyarım

1366
01:21:30,468 --> 01:21:35,307
çünkü hedefim bilmediğim şeyler hakkında
bir şeyler öğrenmektir.

1367
01:21:35,390 --> 01:21:38,101
Yani bir işi yarım bırakmamaya yönelik…

1368
01:21:38,184 --> 01:21:43,440
Evet, yarım bırakmamaya yönelik
ama asla tam bitiremiyorum ki.

1369
01:21:43,523 --> 01:21:47,152
The New Yorker zordur.
Akıllı insanlar içindir işte.

1370
01:21:47,235 --> 01:21:50,530
Çok kelime var.
Okumak hakkındaki fikirlerimi duydunuz mu?

1371
01:21:50,614 --> 01:21:53,825
Okuma fikrini seviyorum.
Hatta kitap satın alıyorum.

1372
01:21:53,909 --> 01:21:56,745
Ama kitaplarda çok kelime oluyor yahu.

1373
01:21:56,828 --> 01:21:58,330
Hiç de aksatmıyorlar!

1374
01:21:58,413 --> 01:22:01,207
Her sayfada yine kelime, yine kelime.

1375
01:22:02,667 --> 01:22:05,420
Araya birkaç tane boş sayfa koysanıza.

1376
01:22:05,503 --> 01:22:08,757
İki saniye soluklanmama
izin versenize yahu.

1377
01:22:18,850 --> 01:22:20,518
1980'LER

1378
01:22:20,602 --> 01:22:23,146
The New Yorker, 1980'lere adım atarken

1379
01:22:23,229 --> 01:22:25,523
değişim için şartlar olgunlaşmıştı.

1380
01:22:26,274 --> 01:22:29,277
30 yıldır derginin editörlüğünü yapan
William Shawn

1381
01:22:29,361 --> 01:22:31,655
yetmişli yaşlarının sonlarındaydı.

1382
01:22:31,738 --> 01:22:34,658
İnsanlar derginin modası geçmiş tarzıyla

1383
01:22:34,741 --> 01:22:38,370
ve pirincin tarihi gibi konularda
20.000 kelimelik yazılarıyla

1384
01:22:38,453 --> 01:22:39,788
dalga geçer olmuştu.

1385
01:22:39,871 --> 01:22:42,958
Okuyucular yaşlanıyor,
satışlar azalıyordu.

1386
01:22:43,041 --> 01:22:47,379
Derken 1985'te SI Newhouse devreye girdi.

1387
01:22:47,462 --> 01:22:50,256
Resmiyet kazandı.
The New Yorker'ın sahibi Newhouse oldu.

1388
01:22:50,340 --> 01:22:52,759
Dergi için 168 milyon dolar ödedi.

1389
01:22:52,842 --> 01:22:57,597
Derginin tüm yöneticileri
SI Newhouse Jr'a satışı kabul etti.

1390
01:22:57,681 --> 01:23:01,559
Kendisinin iletişim imparatorluğunda
29 gazete, Parade dergisi

1391
01:23:01,643 --> 01:23:02,852
ve Random House var.

1392
01:23:03,728 --> 01:23:07,565
Newhouse 20 ay sonra
William Shawn'ı emekli olmaya iterek

1393
01:23:07,649 --> 01:23:09,651
edebiyat dünyasını şoke etti.

1394
01:23:09,734 --> 01:23:11,277
GOTTLIEB'İN MUTLU GÜNLERİ

1395
01:23:11,361 --> 01:23:15,699
Shawn'ın yerini alan Robert Gottlieb'i de
1992'de kovdu

1396
01:23:15,782 --> 01:23:18,493
ve yerine tartışmalı yeni lider olarak

1397
01:23:18,576 --> 01:23:24,207
Vanity Fair'ın 38 yaşındaki atılgan,
İngiliz editörü Tina Brown'ı getirdi.

1398
01:23:24,708 --> 01:23:26,710
Bu derginin editörü,

1399
01:23:27,377 --> 01:23:28,795
yani Vanity Fair,

1400
01:23:29,713 --> 01:23:33,216
bu derginin editörlüğüne
getirilmiş bulunuyor.

1401
01:23:33,925 --> 01:23:35,176
Yani The New Yorker.

1402
01:23:35,260 --> 01:23:36,594
PEKİ O BİR "NEW YORKER" MI?

1403
01:23:36,678 --> 01:23:40,724
Dergiyi sıradan bir bulvar gazetesine
döndüreceğinden korkuldu.

1404
01:23:40,807 --> 01:23:45,603
The New Yorker standardını yitirecek diye
korkanlara sesleniyorum.

1405
01:23:45,687 --> 01:23:48,523
Bekleyin ve görün
çünkü henüz beni tanımıyorsunuz

1406
01:23:48,606 --> 01:23:51,109
ve kaliteye olan bağlılığımı
bilmiyorsunuz.

1407
01:23:51,192 --> 01:23:54,070
Derginin daha iyiye gittiğine
şahit olacaksınız.

1408
01:23:56,531 --> 01:23:58,825
Dergi gösterişli partiler düzenledi,

1409
01:23:58,908 --> 01:24:02,454
filmlere ve modaya adanmış
sayılar yayımladı.

1410
01:24:03,872 --> 01:24:08,543
Ciddi haberler de yaptılar. Bir sayıyı
baştan sona korkunç bir ifşaya ayırdılar.

1411
01:24:08,626 --> 01:24:09,627
EL MOZOTE GERÇEĞİ

1412
01:24:09,711 --> 01:24:13,715
ABD tarafından eğitilen birliklerin
El Salvador'da gerçekleştirdiği katliama.

1413
01:24:14,299 --> 01:24:15,383
Brown diyordu ki

1414
01:24:15,467 --> 01:24:20,263
"Bizim işimiz seksi olanı ciddiye aldırmak
ve ciddi olanı seksileştirmek."

1415
01:24:20,764 --> 01:24:23,600
Bir dizi genç muhabiri işe aldı.

1416
01:24:23,683 --> 01:24:25,560
Aralarında Malcolm Gladwell,

1417
01:24:25,643 --> 01:24:26,978
Jane Mayer,

1418
01:24:27,062 --> 01:24:28,521
Hilton Als

1419
01:24:28,605 --> 01:24:32,275
ve The Washington Post'un genç yazarı
David Remnick vardı.

1420
01:24:33,735 --> 01:24:36,905
Derginin görüntüsünü de değiştirdi.

1421
01:24:36,988 --> 01:24:39,574
İlk defa fotoğraf yayımlamaya başladılar

1422
01:24:39,657 --> 01:24:42,869
ve dünyanın
en ünlü fotoğrafçılarından biri olan

1423
01:24:42,952 --> 01:24:45,455
Richard Avedon'ı kadroya aldılar.

1424
01:24:46,748 --> 01:24:49,876
Kapakları daha iddialı
ve ivedi hâle getirdi

1425
01:24:49,959 --> 01:24:52,087
ve tartışmalı konulara kucak açtı.

1426
01:24:56,883 --> 01:25:00,929
Brown, Şubat 1994'te
kutsal olana dokunarak

1427
01:25:01,012 --> 01:25:05,475
neredeyse 70 yıldır
her yıl dönümü sayısının kapağını süsleyen

1428
01:25:05,558 --> 01:25:07,560
Eustace Tilley'nin yerine

1429
01:25:07,644 --> 01:25:10,897
R. Crumb'ın çizdiği
modern bir versiyonunu koydu.

1430
01:25:10,980 --> 01:25:12,273
YETİŞKİN XXX VİDEO

1431
01:25:12,857 --> 01:25:14,526
Gelenekçiler dehşete düştü

1432
01:25:14,609 --> 01:25:17,570
ama Brown sadece havasız kalmış bir kurumu

1433
01:25:17,654 --> 01:25:21,366
bir pencere açarak
havalandırdığında ısrarcıydı.

1434
01:25:25,328 --> 01:25:26,329
Sorel bu.

1435
01:25:26,412 --> 01:25:28,915
"Eustace'a can veren Tina için" diyor.

1436
01:25:29,582 --> 01:25:30,875
Ve beni çizmiş.

1437
01:25:31,835 --> 01:25:34,546
Eustace Tilley'yi
uykusundan uyandırıyorum.

1438
01:25:35,255 --> 01:25:39,884
Eustace Tilley işini hiç anlamamışımdır.
Bence son derece rahatsız ediciydi.

1439
01:25:39,968 --> 01:25:43,805
Bence daha ta 1935'te
ondan kurtulmaları gerekirdi.

1440
01:25:43,888 --> 01:25:44,973
EDİTÖR (1992-1998)

1441
01:25:45,682 --> 01:25:49,185
Bunlar benim ciltlenmiş kopyalarım ve…

1442
01:25:50,270 --> 01:25:51,646
Elbette ilki

1443
01:25:51,729 --> 01:25:54,190
5 Ekim 1992.

1444
01:25:57,485 --> 01:25:59,070
Ed Sorel kapağı.

1445
01:25:59,654 --> 01:26:02,031
İlk kapağımı Ed Sorel yapsın istedim.

1446
01:26:02,115 --> 01:26:05,577
"Yeni olduğumuzu ilan eden
bir şeyler yap" dedim.

1447
01:26:05,660 --> 01:26:09,289
Bana kalkıp
faytonda oturan bir punkçı çizimiyle geldi

1448
01:26:09,372 --> 01:26:11,666
ve bu çok zekiceydi.

1449
01:26:11,749 --> 01:26:13,251
Düşündükleri doğruydu.

1450
01:26:13,334 --> 01:26:16,129
Ben yıkıma gelmiştim, yıkım güllesiydim

1451
01:26:16,212 --> 01:26:18,339
ve pek de haksız sayılmazlardı.

1452
01:26:18,965 --> 01:26:22,635
Yanlış hatırlamıyorsam
birkaç yıllık bir süreç içerisinde

1453
01:26:22,719 --> 01:26:26,139
71 kişiyi işten çıkardım
ve 50 kişiyi işe aldım.

1454
01:26:26,639 --> 01:26:29,142
Tina beni yedi aylık gebeyken işe aldı.

1455
01:26:29,225 --> 01:26:30,101
MAKALE EDİTÖRÜ

1456
01:26:30,185 --> 01:26:32,687
O zamanlar bu oldukça sıra dışı bir şeydi

1457
01:26:32,770 --> 01:26:34,647
ve de müthiş bir şeydi.

1458
01:26:35,148 --> 01:26:37,150
Kadınların hâkimiyeti var gibiydi.

1459
01:26:37,233 --> 01:26:40,236
Bir grup kadındık,
hepimizin küçük çocukları vardı.

1460
01:26:40,320 --> 01:26:42,030
Gizli bir cemiyet gibiydik.

1461
01:26:42,113 --> 01:26:46,409
Bu cemiyetteki herkes
birbirini kolluyordu, tamam mı?

1462
01:26:46,492 --> 01:26:48,953
Hepsinin dadılarının ismini biliyordum.

1463
01:26:50,705 --> 01:26:52,916
Tina bir kuyruklu yıldız gibiydi.

1464
01:26:52,999 --> 01:26:57,045
Dergiye geldi ve bir şeyleri değiştirdi.

1465
01:26:58,004 --> 01:27:01,591
Bazen tartışmalara yol açıyordu
ama çoğunlukla haklıydı.

1466
01:27:01,674 --> 01:27:04,969
Derginin ivedilikle
değişime ihtiyacı vardı.

1467
01:27:05,637 --> 01:27:08,389
The New Yorker'da
altı buçuk yılın ardından

1468
01:27:08,473 --> 01:27:12,477
The New Yorker'ın
bir şirket olarak aksadığını hissettim.

1469
01:27:13,186 --> 01:27:16,689
Yatay bir genişleme
kaydetmemiz gerekiyordu.

1470
01:27:16,773 --> 01:27:18,608
SI Newhouse'a bir not yazıp

1471
01:27:18,691 --> 01:27:21,778
belgeseller çekmek,
kitap basıp film yapmak için

1472
01:27:21,861 --> 01:27:25,114
prodüksiyon ayağımızın
olması gerektiğini söylemiştim.

1473
01:27:25,198 --> 01:27:27,075
Radyo programı bile olabilirdi.

1474
01:27:27,575 --> 01:27:29,869
"Tina, sen örgüne bak" demişti.

1475
01:27:31,246 --> 01:27:36,334
"Peki" diye düşündüm.
Bu cevap cidden sinirlerimi bozmuştu.

1476
01:27:37,001 --> 01:27:40,088
"Belki de ayrılmamın zamanı gelmiştir"
diye düşündüm.

1477
01:27:42,715 --> 01:27:46,928
Geri dönüp bakıldığında
sonunu getirecek olan bir teklif aldı.

1478
01:27:47,512 --> 01:27:49,013
NEW YORKER'DAN AYRILDI

1479
01:27:49,097 --> 01:27:51,182
Bir fikir merkezi olabilecek

1480
01:27:51,266 --> 01:27:53,893
bir dergi yaratmak benim fikrimdi.

1481
01:27:53,977 --> 01:27:57,522
Bugüne kadar bulduğum en iyi fikirdi.
Gerisi Tina Brown.

1482
01:27:58,648 --> 01:28:02,277
Başkası kalmamış gibi
Harvey Weinstein'den iş teklifi aldı.

1483
01:28:02,360 --> 01:28:04,445
Talk diye bir dergi yaratacaktı.

1484
01:28:04,529 --> 01:28:09,200
Sırf bir dergi olmakla kalmayacak,
filmler falan da çekecekti.

1485
01:28:10,952 --> 01:28:13,454
Talk'un açılışına geldiğiniz için
sağ olun.

1486
01:28:14,038 --> 01:28:16,249
Hayatımda yaptığım en aptalca şeydir.

1487
01:28:17,041 --> 01:28:19,168
Yani birden ayrılıverdi işte.

1488
01:28:19,252 --> 01:28:21,546
Temmuz 1998'de gitti.

1489
01:28:22,046 --> 01:28:23,673
Biz de editörsüz kaldık.

1490
01:28:24,674 --> 01:28:28,469
SI Newhouse da
kısa bir süreliğine etrafa bakındı.

1491
01:28:28,553 --> 01:28:30,096
İşi bana teklif ettiler.

1492
01:28:30,179 --> 01:28:31,681
KADROLU YAZAR EDİTÖR OLDU

1493
01:28:31,764 --> 01:28:35,560
Bir saat sonra personelin
ve meslektaşlarımın karşısındaydım.

1494
01:28:35,643 --> 01:28:38,479
Hepsi biraz alkışladıktan sonra
işimize döndük.

1495
01:28:39,605 --> 01:28:42,984
Pekâlâ, hadi bakalım.
Bugün Dexter'ın kapanışı var.

1496
01:28:43,067 --> 01:28:44,902
YIL DÖNÜMÜ SAYISINA ON GÜN

1497
01:28:44,986 --> 01:28:46,988
-Twilley de bugün.
-Twilley de.

1498
01:28:47,071 --> 01:28:49,240
Evet, bugün günlerden…

1499
01:28:49,324 --> 01:28:52,827
Bugünün hangi gün olduğunu…
Bugün perşembeymiş anlaşılan.

1500
01:28:52,910 --> 01:28:56,039
Çıkmasına bir buçuk hafta kalan
yıl dönümü sayısı için

1501
01:28:56,122 --> 01:28:58,041
yazıları kapamaya başlayacağız.

1502
01:28:58,124 --> 01:28:58,958
Bu harika.

1503
01:28:59,042 --> 01:29:02,545
Çok çalışmamız gerekecek,
umarım herkes ayakta kalır.

1504
01:29:02,628 --> 01:29:04,339
Tamamdır, teşekkürler.

1505
01:29:04,422 --> 01:29:08,259
Haftaya pazartesi, salı, çarşamba
kapanış telaşı yaşanacak.

1506
01:29:08,343 --> 01:29:10,845
Perşembeye kadar bitmiş olması gerekiyor.

1507
01:29:11,346 --> 01:29:13,222
Her şey tıkırında ilerliyor mu?

1508
01:29:14,098 --> 01:29:15,808
Tıkırında diyebiliriz.

1509
01:29:17,602 --> 01:29:21,105
Tamam, ben sırayla gitme eğilimindeyimdir.

1510
01:29:21,189 --> 01:29:24,359
Ben başlarım,
sen devam edersin, öyle gider.

1511
01:29:24,442 --> 01:29:28,863
The New Yorker'daki her yazı
kapama toplantısı diye bir süreçten geçer.

1512
01:29:28,946 --> 01:29:33,034
Editör ile yazar,
redaktör ve teyitçiyle beraber oturup

1513
01:29:33,117 --> 01:29:36,996
satır satır yazının üstünden geçer.

1514
01:29:37,080 --> 01:29:38,623
Şeyi söylemek istedim…

1515
01:29:38,706 --> 01:29:41,584
"Televizyonun
karşıt kültürle ilk itilafı" diyor.

1516
01:29:41,667 --> 01:29:44,087
"İlk çarpışması" mı olmalı?

1517
01:29:44,170 --> 01:29:47,173
"Çarpışma" deyince
kazara olmuş gibi geliyor,

1518
01:29:47,256 --> 01:29:49,342
oysa pazarın itmesiyle oldu.

1519
01:29:49,425 --> 01:29:51,177
Ha bire bir şeyler çıkar.

1520
01:29:51,260 --> 01:29:54,347
Bitti sanırsınız
ama ufak tefek şeyler çıkar.

1521
01:29:55,056 --> 01:29:56,849
-Başlayalım mı?
-Evet, hadi.

1522
01:29:56,933 --> 01:29:58,476
İlk sayfada bir şey yok.

1523
01:29:59,227 --> 01:30:01,062
Stresli bir deneyim olabiliyor.

1524
01:30:01,145 --> 01:30:05,108
"Yeterince doğru anlatmış mıyım?
Her detayı doğru mu?" diyorsunuz.

1525
01:30:05,191 --> 01:30:09,612
"Mason günün birinde insan genlerinin
modifiye edilebileceğini öne sürüyor."

1526
01:30:09,695 --> 01:30:12,198
Açıklık getireyim, yapalım demiyor.

1527
01:30:12,281 --> 01:30:13,408
-Şu an.
-Bugün.

1528
01:30:13,491 --> 01:30:16,494
Bence bir yerde
bakanın kim olduğunu söylemeliyiz.

1529
01:30:16,577 --> 01:30:17,537
Evet.

1530
01:30:18,037 --> 01:30:18,913
Fakat…

1531
01:30:19,414 --> 01:30:21,082
Saatlerce sürebilir.

1532
01:30:21,165 --> 01:30:23,668
Yemek sipariş etmek zorunda kalabilirsin.

1533
01:30:23,751 --> 01:30:25,503
Bitene kadar bitmez.

1534
01:30:25,586 --> 01:30:29,257
Ofisin teyit departmanında
eskiden bir söz asılıydı.

1535
01:30:29,340 --> 01:30:31,175
"Bitmesindense mükemmel olsun."

1536
01:30:31,259 --> 01:30:33,553
"Al Franken'la alay."

1537
01:30:33,636 --> 01:30:36,806
Daha şapşal bir kelime olmalı,
"dalga geçme" olsun.

1538
01:30:36,889 --> 01:30:41,144
Bir kapama tamamlandığında
hep büyük bir tatmin duygusuna kapılırım

1539
01:30:41,227 --> 01:30:45,648
çünkü bir sistemimiz vardır,
eskiye dayanan ve iş gören bir sistemdir.

1540
01:30:45,731 --> 01:30:46,858
-Başardık.
-Yaşasın.

1541
01:30:46,941 --> 01:30:47,817
İyi iş çıkardık.

1542
01:30:47,900 --> 01:30:50,111
-Tebrikler.
-Cidden muhteşemdi.

1543
01:30:50,194 --> 01:30:51,654
Pekâlâ, sağ olun.

1544
01:31:07,712 --> 01:31:11,382
Evet, kurgu kısmının dizgisi şöyle,
şurada ufak bir başlık var.

1545
01:31:11,466 --> 01:31:14,177
Normaldeki gibi
yazı, resmin üstünde değil,

1546
01:31:14,260 --> 01:31:16,262
daha klasik bir yerleşim.

1547
01:31:16,345 --> 01:31:20,433
Sonra da Eustace Tilley'nin
geçmişini gösteren ara çizimler istiyoruz.

1548
01:31:20,516 --> 01:31:23,978
Kaç bin tane Eustace Tilley'miz olacak?
Bileyim de.

1549
01:31:24,061 --> 01:31:26,731
YIL DÖNÜMÜ SAYISINA İKİ GÜN

1550
01:31:27,648 --> 01:31:30,776
-İçeride mi yapsak?
-Senin odanda yapmak istiyorlar.

1551
01:31:30,860 --> 01:31:32,737
Hava bin derece.

1552
01:31:33,237 --> 01:31:38,075
Bir sayıyı baskıya göndermeden evvel
en son maket kitabı inceleriz.

1553
01:31:40,495 --> 01:31:42,079
Harika bir şey bu.

1554
01:31:42,163 --> 01:31:47,043
Grafikleri, dizgiyi kontrol eder
ve dergi posta kutularına atıldığında

1555
01:31:47,126 --> 01:31:50,755
tam olarak neye benzeyeceğini
görme fırsatı yakalarız.

1556
01:31:50,838 --> 01:31:54,175
-Karikatür ve şurası net olsun isteriz.
-Evet.

1557
01:31:54,258 --> 01:31:57,970
Ama aynı zamanda
rahatça derin bir nefes alarak

1558
01:31:58,054 --> 01:32:00,181
elindekinin tadını çıkarma anıdır.

1559
01:32:00,765 --> 01:32:03,184
Çok emek var. Çok insanın emeği var.

1560
01:32:03,267 --> 01:32:06,270
Çok tartışma, çok konuşma gerektiriyor.

1561
01:32:07,522 --> 01:32:09,482
Ama buna değiyor.

1562
01:32:10,107 --> 01:32:12,068
Harika. Kolay oldu yahu!

1563
01:32:22,370 --> 01:32:24,455
Şubat 2025'te

1564
01:32:24,539 --> 01:32:28,459
The New Yorker
100'üncü doğum gününü kutladı.

1565
01:32:29,126 --> 01:32:32,046
Bu özel günün şerefine
çifte sayı çıkardılar.

1566
01:32:32,129 --> 01:32:34,966
Kaderinde tekrar tekrar okunmak var.

1567
01:32:35,550 --> 01:32:39,720
Belki de kaderi
köşede durmadan büyüyen desteye eklenmek.

1568
01:32:40,304 --> 01:32:43,099
The New Yorker'ın
100'üncü yıl dönümü geldi.

1569
01:32:43,182 --> 01:32:44,850
The New Yorker 100 yaşında.

1570
01:32:44,934 --> 01:32:48,020
…100'üncü yıl dönümünü kutlayan dergi…

1571
01:32:48,104 --> 01:32:53,067
İnsanlar saçma tweet'lerden
daha fazlasını öğrenmek istiyor.

1572
01:32:53,150 --> 01:32:56,237
Ne olup bittiğini bilmeyi,
adil olunmasını,

1573
01:32:56,320 --> 01:33:00,157
bilgilerin teyit edilmesini
ve doğru dürüst iş yapılmasını

1574
01:33:00,241 --> 01:33:03,911
ve de baskı altında ezilmeyen
medya kuruluşları istiyorlar.

1575
01:33:05,913 --> 01:33:09,709
Bu yaratıcı, meraklı,
titiz iş yapan, tuhaf,

1576
01:33:09,792 --> 01:33:13,713
saplantılı olmanın
sınırlarında gezen bireyler

1577
01:33:13,796 --> 01:33:16,173
kutlama için bir araya geldiler.

1578
01:33:16,757 --> 01:33:20,845
Onlardan önce gelen devlerin
omuzlarında yükseldiklerini bilerek

1579
01:33:20,928 --> 01:33:25,016
dedikodu yaptılar, güldüler
ve birbirlerine kadeh kaldırdılar.

1580
01:33:26,809 --> 01:33:28,811
Derginin ilk yıllarında

1581
01:33:28,894 --> 01:33:33,816
istifa etmek isteyen bir yazar,
kurucu editör Harold Ross'a başvurmuştu.

1582
01:33:34,609 --> 01:33:36,402
Ross'ın karşılığı şu oldu,

1583
01:33:36,485 --> 01:33:40,740
"Biz bir hareketin içindeyiz
ve bir hareketten istifa edemezsin."

1584
01:33:41,532 --> 01:33:43,534
Ne demek istediğini iyi biliyorum.

1585
01:33:43,618 --> 01:33:48,873
Haftada bir basılan veya çevirim içi
her gün çıkan bir şeyden ibaret değil bu.

1586
01:33:48,956 --> 01:33:51,000
Bunun bir ruhu var.

1587
01:33:51,083 --> 01:33:54,629
Bir amacı var,
bir ahlak ve kalite anlayışı var.

1588
01:33:54,712 --> 01:33:56,297
THE NEW YORKER'IN BİR ASRI

1589
01:33:56,380 --> 01:34:00,968
Kendi kendini sorgular olmalı.
Deneyimlerinden ders çıkarmalı.

1590
01:34:01,052 --> 01:34:05,056
Fikrini değiştirme kabiliyetine
sahip olmalı.

1591
01:34:05,556 --> 01:34:09,143
Ama bu bir hareket.
Yüksek şeyleri amaçlıyor.

1592
01:34:09,226 --> 01:34:10,645
BU SAYI HİROŞİMA'YA ADANMIŞTIR

1593
01:34:10,728 --> 01:34:13,064
Kulağa çok burnu büyük geliyorsa da

1594
01:34:13,147 --> 01:34:15,733
umurumda bile değil.

1595
01:34:20,446 --> 01:34:22,615
Merhaba. Selam arkadaşlar.

1596
01:34:23,783 --> 01:34:26,160
-Diego, başlamak ister misin?
-Tabii.

1597
01:34:26,243 --> 01:34:29,080
Bence vergi aflarındaki artışı
konu almalıyız.

1598
01:34:29,664 --> 01:34:32,541
Bir dergi için
yeterince seksi bir konu değil mi?

1599
01:35:57,209 --> 01:36:00,087
Alt yazı çevirmeni: Yurdakul Gündoğdu



